www.burasicanakkale.com

 

BURASI ÇANAKKALE İNTERNET MEDYA & Tv

 

 

PAYLAŞ

 

 

 

 

 

Mutan’ın eşeği ve AKP’nin uyanıklığı

Hastanenin yeni yerine taşınmasından önce, toplu taşıma araçlarını Kepez sınırları içerisine sokmama tehdidi ile başlayıp, son olarak can dostlarımız hayvanlar üzerinden subliminal mesajların havada uçuştuğu “ulaşımda adalet” yürüyüşüne kadar süren süreçte her zaman olduğu gibi gerçekleri çarpıtma konusunda büyük bir hüner sahibi olan AKP yetkileri Çanakkale Belediyesini karalamak adına yeni hastanenin ulaşım sorunu ağızlarına sakız ettiler.

Kaldı ki böyle bir sorun yoktu, olsa bile yeni açılmış bu bağlamda yeni planlaması yapılacak bir hat düzenlenmesi için gerekli tedbirlerin Kepez Belediyesi’nin temsilcisinin de içinde bulunduğu ulaşım komisyonu tarafından alınması son derece basit bir önlemdir. Başta hastane ve il sağlık müdürlüğü yetkililerinin de bu konudaki görüşleri ortada iken, hazır Ömer Faruk Mutan kendi partilisi olan Çanakkale Belediyesi’ne ulaşım politikaları üzerinden muhalefet ediyordu ya; işte bu fırsat kaçmazdı!... Hemen uyanıklarını gösteriverdiler.

Ancak Kepez Belediye Başkanı’nın muhalefeti hastanenin ulaşım sorunu değildi. Yıllar öncesi yapılmış bir sözleşmenin günün şartlarına göre revize edilmesiydi sorun. Bugüne kadar kendisini tüm açıklığı ile her konuda görüşlerini ortaya koymakla tanıdığımız Ömer Faruk Mutan bu sefer yeni koşulara ilişkin revize edilecek sözleşme konusunda ser verip sır vermiyordu.

Böyle de olunca çok doğal olarak kamuoyuna bir şeklide yansımış olan Kepez için ilave hat talepleri noktasındaki spekülasyonlar gündeme geliyor ve Mutan böyle bir spekülasyonun öznesi olmak adına kendi imajını olumsuzlaştırıyordu.
Gelişmeler bu şekilde sürerken ve iki CHP ‘li belediyenin bir araya gelip bir konuyu çözme becerisini gösterememesi, Ömer Faruk Mutan’ın bu olumsuzluk karşısında eşek algısı ile yaratmış olduğu hava, yaşanan olumsuzluğun çirkinleşmesinin tuzu biberi oldu.

Temsil ettiği kesimlerin daha çok kazanması adına güzelim Kazdağlarımızı altın uğruna yok etmekte bir sakınca görmeyenler tıpkı altın bulmuşçasına Kepez’de yaşanan olayların üzerine atlayarak bu seferde siyasi rant yaratmak adına öyle bir faydacı yaklaşım sergilediler ki; bir anda Mutan’ın yürüyüş yoldaşları oluverdiler..

Bu konudaki olumsuzları bertaraf etmek, gelinen noktada yine Ömer Faruk Mutan’a düşmektedir. “Ulaşımda adalet” ilkesi temelinde yapılması gerekli sözleşme ile istediği talepleri açık ve net olarak ortaya koymalıdır. Bu taleplerin Kepez halkı yararına olması notasında kimsenin buna itirazı olamaz ,Ancak birilerine rant sağlama adına bazı talepler var ise buda kabul edilemez. Bakalım bu süreç nereye varacak, iki CHP’li belediye sorunların çözümü noktasında doğru bir adım atabilecek mi?

Sermet ATADİNÇ

 


 

Çanakkale siyaset gündeminden…

CHP ilçe kongreleri takvimi Biga ilçe kongresi ile başladı. Aralık ayının ilk günlerinde diğer ilçeler ve sonrasında il kongresi ile kongre sürecini tamamlayacak. Bu dönem, daha delege seçimlerinden başlayarak Biga ilçe kongresinin de gösterdiği gibi eski yıllara göre CHP üyelerinin daha bir ilgi gösterdiği kongre sürecine tanıklık etmekteyiz.

Tamda bu bağlamda Merkez ilçe başkanlığına aday olduğunu açıklayan Ali Uyanık’ın Olay Gazetesi’ne yapmış olduğu değerlendirmelerinde belirttiği gibi; CHP’sinin uzun yıllardır Çanakkale’de unuttuğu partililerinin siyasetin öznesi olarak aktif siyasetin içerisine çekilmesi noktasındaki hedefler aynı zamanda tabanda karşılığı olan gerçekler olarak dikkat çekmektedir. Ali Uyanık’ın bu konudaki değerlendirmeleri CHP’sinin başarısını ileriye götürecek tespitler olup, önemlidir.

Ancak bu tespitlerin karşılık bulması CHP’sinin Çanakkale’de siyasi mücadelenin aktif bir unsuru olması ile yakından ilişkilidir. Yoksa bu eksikliği tespit etmek tek başına bir şey ifade etmez. Bugüne kadar Çanakkale’de muhalif siyasi mücadelenin öznesi sol, sosyalist çevreler olmuştur. CHP bundan sonra en az onlar kadar ülkenin siyasi gündemine ilişkin mücadeleci bir hat oluşturmazsa ve bu mücadeleye parti tabanını katamazsa Ali Uyanık’ın değerlendirmeleri sözde kalır ki, söz de uçar gider. Bir bakmışsınız ki ilerleyen süreç Çanakkale açısından bambaşka bir görüntü ortaya çıkarmıştır.

CHP kongre süreci siyasal hava itibarıyla bir rüzgar yaratmış iken, AKP ilçe kongrelerinin tamamlanmış olmasının bir karşılığı olmamıştır. Ankara orjinli tek adam iradesi ile yönlendirilen kongreler ve oluşturulan yönetimlerin başka bir şekilde sonuç vermesi de zaten düşünülemez. Bu perspektif AKP içerisinde öylesine bir biat zinciri oluşturmuştur ki; daha dun AKP Merkez İlçe yönetiminde görev alan kişiler basının karşısına çıktıklarında ağız birliği yapmışçasına ‘ merkez ilçe başkanımız beni bu göreve uygun buldu, bende onun bu güvenine layık olmaya çalışacağım’ şeklindeki açıklamalar ile demokrasi kültürünün ne denli sığ olduğunu ortaya koymuşlardır.

AKP yeni yönetimleri ile, Çanakkale’deki siyasi hedefini Çanakkale Belediyesini ele geçirmek gibi dar, bir o kadarda Çanakkale halkının tercihlerini etkileme konusunda karşılık yaratmayacak , Çanakkale’nin siyasi gerçekleriyle uyumlu olmayan bir konsept üzerinden sürdürme kararlılığında olduğunu ortaya koymuştur.

Ülkemizin içeresinde bulunduğu gerçekleri görmezden gelerek, iktidar uygulamalarının yaratmış olduğu sonuçları gizleyerek Çanakkale’de siyaset yapamaya çalışan bir zihniyet yalnız kalmaya mahkûmdur. Demokrasi, özgürlükler, insan hakları, doğa ve çevre sorunları, siyasetin eğitimin bir bütün olarak yaşamın dini esaslar üzerinden dönüştürülmeye çalışılması, kadın hakları çocuk istismarı, eşit yurttaşlık bağlamında Kürt sorunu, işsizlik, zamlar, geçim derdi, ekonomik sorunlar gibi AKP’nin sabıkalı olduğu konuları es geçerek varsa yoksa Çanakkale Belediyesini AKP’nin ele geçirmesi üzerinden bir politika üretmek daha işin başında havlu atmak anlamına gelir. Hele hele ülkemizin içinde bulunduğu temel sorunların yereldeki yansımalarını halı altına süpürerek Çanakkale Belediyesi’ni alacağını zannedenler fena halde yanılmaktadırlar.

Bu bağlamda doğal olarak Çanakkaleliler şu günlerde çevrelerindeki gelişmelere ilişkin AKP’den bazı açıklamalar beklemektedirler. Devlet Hastanesi kantinine, daha ihale yapılmadan malların taşınması ihalenin önceden belli bir adrese verildiğine işaret etmiyor mu?Bir yolsuzluk uygulaması olarak AKP merkez ilçe yöneticilerinin de söyleyeceği bir şeyler vardır doğrusu!
Çanakkale’nin termik santral ve altın madeni yatırımları ile önemli bir çevresel risk ile karşı karşıya olduğu bir dönemde başta insan sağlığı olmak üzere tarımsal potansiyelin, havamızın,suyumuzun önemli zararlar göreceği gerçeğine rağmen Karabiga’da hukuk arkadan dolanılarak, faaliyete geçen termik santral, yine Lapseki’de başta tarım olmak üzere yaşamsal değerlerimizin yok olmasına neden olacak altın madeni üretimi için neler düşünmektesiniz?

Eğitim Sen Çanakkale Şubesi Yönetim Kurulu üyesinin işlerinden atılan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’ya destek olarak eylemlere katıldığı gerekçesiyle gözaltına alınması, muhalif bütün çevreler üzerinde sürdürülen baskıların bir devamı olarak demokrasi ve özgürlükler anlamında size bir şey ifade etmiyor mu? Bu noktadaki uygulamalar konusunda ne düşünüyorsunuz?
Hani şu vergi cennetinde kurulan şirketler ile vergi kaçırma operasyonları neticesinde, nasıl yerli ve mili olunuyor bir açıklasınız da, öğrense Çanakkale halkı!

Bunlar aklıma gelen yaşadığımız ana ilişkin AKP siyasetinin açıklaması gereken konular. Her gün bunun gibi onlarca sorunun muhatabı olduğunuzu unutmayın. Ama olsun, siz Çanakkale’yi AK belediyecilikle tanıştıracaksınız ya bunların hiçbir önemi yok. Birde kutuplaştırmaya değil birleştirmeye geldik diyorsunuz! Haksız, hukuksuz, adaletsiz, vicdansız onca uygulama ile karşı karşıya kalan halkımızın karşılaştığı tüm bu uygulamaları es geçerek nasıl birleştirici olacağınızı zannediyorsunuz.

Zaten birleştirmeye geldik derken, daha ilk adımınızda baltayı taşa vurdunuz. Tüm enerjinizi Ülgür Gökhan’ı karalayarak siyaset yapmak üzerinden kullandığınız için pek tabi olarak Gökhan’ı kutuplaştırmanın sorumlusu olarak göstermeye çalışarak işe başladınız. Bu hamleniz sizin maça 1-0 yenik başladığınızın işaretidir. Bu değerlendirmenizin Çanakkale halkı nezdindeki karşılığı budur. Tıpkı şeriat yanlısı Osmanlıcı siyasetin şimdi oy hesapları yaparak Mustafa Kemal Atatürk’ün arkasına saklanması gibi, ama yemezler.

Çanakkale halkı çağdaştır, laik Cumhuriyet değerlerine bağlıdır, özgürlükleri insan haklarını savunur, ekolojik çevrenin kar uğruna tahrip edilmesine karşı durur, barış taraftarıdır, savaş ve şiddet politikalarına tepkilidir. Siz istediğiniz kadar AK belediyecilikten bahsedin; Çanakkale halkı bunu da yemez.

Sermet ATADİNÇ