ÇANAKKALE'NİN DÜNYAYA AÇILAN PENCERESİ ::.  

Burası Çanakkale'yi Giriş Sayfanız Yapın Sık Kullanılanlara Ekleyin...



ÇANAKKALE BÖLGESİNDEN TÜM HABERLER ...                                                                                                                                  Son Güncelleme : 17.07.2018


     


Çevre duyarlılığı ve bilincini her çalışmasında ön planda tutan
Çanakkale Belediyesi, çevre duyarlılığı konusunda ürettiği projelerine
bir yenisini daha ekliyor.

Çanakkale Belediyesi Atık Su Arıtma Tesisinin harcadığı elektrik enerjisinin bir kısmının karşılanması amacı ile arıtma tesisinin yanında yer alan 14550 m2’lik alana yapılacak olan Şebeke Bağlantılı Güneş Enerjisi Santrali proje çalışmaları başladı. Temelleri ve beton dökme işlemleri başlanan Şebeke Bağlantılı Güneş Enerjisi Santralini ziyaret eden Başkan Gökhan, alanda incelemelerde bulunurken, teknik heyetten çalışmalar hakkında bilgi aldı.
2013 yılında Çanakkale Belediyesi tarafından kentlilerimizin hizmetine açılarak faaliyete başlayan Atık Su Arıtma Tesisi içerisinde 2000kVA gücünde trafo yer almaktadır. Senelik enerji tüketimi yaklaşık 3 milyon kWh tesisin elektrik enerjisi ihtiyacının bir kısmının karşılanması amacı ile 14550 m2’lik alana kurulacak olan 1071,84 kWp (992,8 kWe- AC) kurulu gücünde fotovoltaik panel kapasitesine sahip Şebeke Bağlantılı Güneş Enerjisi Santrali’nin ve veri kayıt, uzaktan izleme, proje sahasının güvenliği, kumanda kontrol binasının yapımı, kamera alarm sistemi (CCTV), saha aydınlatması, topraklama tesisatı genel teknik özelliklerini, temin koşullarını, kurulum ve montajını, şebekeyle senkronizasyonunu ve devreye alınması için ihale edilmiştir.
Santralde toplam 3828 adet 280 W gücümde polikristal veya monokristal panel kullanılacaktır. Kurulacak 1071,84 kWp gücündeki GES tesisi mevcuttaki Arıtma Tesisinin 2000kVA gücündeki trafosu kullanılarak, mevcut enerji nakil hattına bağlantısı yapılacaktır. Santralin yapım çalışmaları devam etmekte olup panellerin taşıyıcı sistemlerinin temelleri ve beton dökme işlemleri yapılmaktadır.



Çanakkale Savaşları sırasında boğazın güvenliğinde çok önemli yer tutan Gelibolu Yarımadası'ndaki Seddülbahir, Kilitbahir ve Bigalı kaleleri, yapılan restorasyonlarla ayağa kaldırılıyor. Gazi kaleler, birer açık hava müzesine dönüşüyor.
Restorasyonu tamamlandıktan sonra, Türkiye’nin ilk 'yaşayan müze' kalesi olarak ziyarete açılan Kilitbahir Kalesi’nin ardından, çalışmaları son aşamaya gelen Seddülbahir ve Bigalı kaleleri de yakın zamanda ziyaretçilerini ağırlayacak.
TÜRKİYE'NİN İLK YAŞAYAN KALE MÜZESİ
Fatih Sultan Mehmet tarafından 1462-1463 yıllarında boğazın en dar yerindeki Kilitbahir Köyü'nde yaptırılan üç yapraklı yonca biçimindeki kale, ihtişamlı görüntüsüyle boğazdan geçen gemileri selamlarken, ziyaretçilerini de kahramanlıklarıyla gururlandırıyor. Kilitbahir Kalesi'ndeki Sarı Kule ve 7 kattan oluşan Ana Kule'de, Piri Reis'in hayatından kale içindeki günlük yaşama, Osmanlı kalelerinin mimarisinden savunmasına, ticaretten ibadete kadar her şey, bugünün teknolojisiyle ziyaretçilere anlatılıyor.
İLK ŞEHİTLERİN VERİLDİĞİ KALE
Çanakkale Boğazı'nı geçmek isteyen itilaf devletlerinin gemilerinden atılan top mermileriyle ilk bombalanan ve ilk şehitlerin verildiği yer olan tarihi Gelibolu Yarımadası'ndaki Seddülbahir Kalesi, aradan geçen zaman diliminde savaşın yorgunluğunun yanı sıra doğa koşullarına da yenik düşerek zarar gördü. Harap haldeki kaleyi ayağa kaldırıp, açık hava müzesi haline getirmek için Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı'nca 2015 yılında başlatılan restorasyon ve çevre düzenlemesi çalışmalarında sona gelindi. Yaklaşık 40 milyon liraya mal olacak çalışmalarda restorasyonun yüzde 90'lık bölümü tamamlandı.



Çanakkale belediye başkanlığı seçimlerinin en büyük favorisi yine
açık ara CHP’dir.
CHP’nin oyu Çanakkale merkezde % 44 - AKP’nin oyu ise %27’dir.

Bugün aydınlığın karanlığa, sevginin nefrete yenildiği günlerden birisi, Bundan 25 yıl önce, gözü dönmüş bir güruh bize kötülüğün sıradanlığını bir kez daha gösterdi. 2 Temmuz 1993’te memleketin orta yerinde 35 kişi yakılarak katledildi. Adalet beklenen her sene, bir kez daha kapandı kapılar yüzümüze ve bir kez daha yapanın yanında kaldı. Sivas katliamında yaşamlarını yitiren 33 ü aydın 35 insanı, canları bir kez daha rahmet ve saygıyla anıyoruz.
24 Haziran 2018 Pazar günü sandığa giderek Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği Genel seçimi için,ülkemizin ve demokrasimizin kaderini belirleyecek, bizlerin şimdiki ve gelecekteki yaşamını derinden etkileyecek bir seçim için hep beraber sandık başına gidip oylarımızı kullandık.
Öncelikle demokrasiye olan inançlarından dolayı %86 gibi son derece yüksek bir oy oranı ile toplamda 51.188.000 oy kullanan tüm yurttaşlarımıza ve vatandaşlarımıza çok çok teşekkür ediyorum.
Yine Çanakkale’de % 91.21 oy oranı ile toplamda 371.045 oy kullanan tüm hemşerilerimizi ve Çanakkaleli seçmenlerimizi de yürekten kutluyorum.
Bu seçimler sonucunda milletvekili seçilen başta Genel Başkan Yardımcımız Muharrem Erkek, Özgür Ceylan, Bülent Turan ve Jülide İskenderoğlu’nu kutluyor ve başarılar diliyorum.
Cumhuriyet Halk Partisi olarak Çanakkale için çok önemli olan iki konunun yakın takipçisi olacağız. Bunlardan birincisi yabancılara konut satışı, ikincisi ise yatırımlara teşvik de öncelikli bölgeler kapsamında Çanakkale’nin ikinci bölgeden üçüncü veya dördüncü bölgeye alınması ile ilgili olarak bu konuları yakından takip edeceğiz.
Bu seçim ilan edildiğinden oyların kullanılmasına kadar, oyların sayılmasından sonuçların ilan edilişine kadar her şeyiyle adaletsiz ve anti demokratik bir seçim olmuştur.
Öncelikle seçimler OHAL şartları altında yapılmıştır. Bugün dünyada artık melez demokrasilerde bile OHAL şartlarında seçim yapılmamaktadır.
Devletin tüm olanakları bir siyasi anlayış ve AKP için sonuna kadar kullanılmıştır.
Görsel yazılı ve internet medyasının tamamı sadece tek taraflı, yani AKP için yayın ve haber yaparak halkın doğru ve gerçek bilgi sahibi olmasını engellemiştir.
Son referandum ile hepimizin bildiği gibi Türkiye’de sahip olduğumuz 143 yıllık parlamenter sistem sona ermiştir.
Parlamenter, Demokratik Laik, Hukuk Cumhuriyeti rejiminden, Cumhuriyet hükümet sistemine geçilmiştir. Uygulamaya giren yeni sistem ile tüm yetkiler, Yürütme, Yasama, Yargı ve 4. Güç kabul edilen Medya tek bir kişinin elinde toplanmıştır. Bu ülkemiz için çok ciddi bir tehlike oluşturmaktadır. Türkiye için başlı başına bir beka sorunudur. Türkiye için büyük bir tehlike olmaya devam edecek ve bunun bedelini hep beraber ödeyeceğiz. Türkiye demokratik değerlerle bağını koparmıştır. Toplumsal barışımız tehlike altındadır.
Cumhuriyet Halk Partisi olarak durum ne olursa olsun mücadelemiz bu ülkeye gerçek demokrasi gelinceye kadar devam edecektir. Halkımızla bütünleşeceğiz ve halkımızla buluşmaya devam edeceğiz.
Seçim sonuçlarına gelince ilk defa hem Cumhurbaşkanlığı seçimi hem de Genel seçimleri bir arada yaptık.
Bizim öncelikli görev alanımız Çanakkale.
Buna göre Çanakkale’de Muharrem İnce toplamda % 43,79 oranında oy almıştır. MHP ninde desteklediği ile Recep Tayyip Erdoğan ise oyların %41.93 oranında oy almıştır. 2014 yılında yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ise %51 oy alan Recep Tayyip Erdoğan Çanakkale’de oy kaybına uğramıştır yani Çanakkale’de Muharrem İnce birinci olarak çıkmış ve halkımız Muharrem İnce’yi Cumhurbaşkanı olarak görmek istemiştir.
Genel seçimlerde ise partiler seçimlere ayrı ayrı girmemişlerdir. Millet ve Cumhur ittifakı adı altında seçimlere girmişlerdir. Millet ittifakını CHP, İYİ parti ve SP oluşturmuş olup toplamda 190.000 oy almıştır. AKP ve MHP’den oluşan Cumhur ittifakı ise 160.000 oy almıştır. Milletvekili dağılımı ise Millet ittifakı iki, Cumhur ittifakı iki milletvekili olarak paylaşılmıştır.
Cumhuriyet halk parti olarak biz seçim sonuçlarını kendi içimizde detaylı ve ayrıntılı bir şekilde değerlendireceğiz. Mart 2019’da yapılacak olan yerel seçimlerede en iyi şekilde hazırlanacağız. Bu seçim sonuçlarıda açıkça gösteriyor ki Çanakkale belediye başkanlığı seçimlerinin en büyük favorisinin yine açık ara CHP dir. CHP i’nin oyu Çanakkale merkezde % 44 - AKP ’nin oyu ise %27 dir.
Bu seçim sürecince canla başla çalışan tüm örgütlerimize, gençlik ve kadın kollarımıza, sandıkların güvenliği için 18 saat sandık başında kalıp sandık güvenliğini sağlayan, Sandık görevlilerimize ve Müşahitlerimize,
Güvenliğimizi sağlayan emniyet mensuplarımıza
Sandık seçim kurullarında görev yapan tüm görevli arkadaşlarımıza
Tarafsız yayın yapan tüm basın mensuplarımıza çok çok teşekkür ediyorum.
İsmet GÜNEŞHAN - İl Başkanı



 Yapılan eski yatırımların AK Parti Hükümetinde yapılmış gibi gösteren DSİ 252.Çanakkale Şube müdürlüğünün yaptığı paylaşım tepki çekti.
Dönemin bakanı Cumhur Ersümer’in yoğun çabaları ile Çanakkale’ye kazandırılan, yıllardır Çanakkaleli üreticilere hizmet veren baraj ve göletlerin 15 yılda yapıldığına dair sosyal medyada paylaşım yapılması bir anda gündem oldu. DSİ Çanakkale Şube müdürlüğünün yaptığı paylaşıma tepki gösteren Cumhur Ersümer tepki gösterdi.
DSİ ÇANAKKALE ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜNÜN AÇIKLAMASI
Sosyal medyada DSİ Çanakkale Şube Müdürlüğünden yapılan açıklamada; “#Çanakkale Baraj Ve Göletler İle Donatılıyor, Münbit Topraklar Sulamaya Açılıyor... Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından son 15 yılda #Çanakkale'de 18 baraj ve 7 gölet inşa edildi, 462 milyon m3 su biriktirme hacmine ulaşıldı. 424.370 dekar zirai arazi sulamaya açılarak, çiftçilerimize yıllık 281 Milyon TL zirai gelir artışı sağlandı. #Çanakkale'de yatırımlar artarak devam etmekte olup, 6 baraj ve 3 gölette inşaat çalışmalarına devam edilmektedir” bilgisi verildi.
“1983-2002 YILINDA YAPILANLARI SON 15 YILDA YAPILMIŞ GİBİ GÖSTERİYORLAR”
Baraj ve Göletleri Çanakkale’ye kazandıran dönemin Bakanı Cumhur Ersümer; ise yaptığı açıklamada “Devletin bir memuru öyle olduğunu kabul etmek durumundayız, sosyal medyada sayfa açıyor. Çanakkale 252.DSİ şube müdürlüğü adına haber ve bilgi paylaşıyor. Seçimin arifesinde seçime seçmene yönelik bilgiler ama ne bilgiler izliyorum; 1983 yılından 2002 yılına kadar Çanakkale’de yapılanları görmeyip göstermeyip maalesef son 15 yıla sığdırmak ihtiyacında oluyor. DSİ’de her tesisin bir künyesi olur planladığı ihalesinin yapıldığı temelinin atıldığı açılışının yapıldığı tarihler yazar künyesinde bu künyeler yok ediliyor yazılarda.
“HİÇ BİR POLİTİKACI BİLE BÖYLESİNE, BU KADARINA CESARET EDEMEZ”
Ersümer açıklamalarının devamında; “Hiçbir politikacı bile böylesine bu kadarına cesaret edemez. Çanakkale’mizin, bütün hemşerilerimin yaşayarak bildikleri gördükleri gerçekleri böylesine çarpıtamaz, gizleyemez. Bu kadar yanlışı, yanıltıcı bilgiyi, bir araya getirip aktaramaz. Çanakkale’mizde gecemizi gündüzümüze katarak el ele verip barajıyla göletiyle kanalıyla sulama tesisleriyle yaptığımız hizmetleri yok kabul edip, bir Allah razı olsun demeden, bir döneme mal etmek telaşında olamaz, Kuldan utanır Allahtan korkar” ifadelerini kullandı.
ERSÜMER’DEN VALİLİĞE ÇAĞRI
Cumhur Ersümer açıklamaların devamında ise Çanakkale Valiliğine çağrıda bulunarak bilgi kirliliğinin önlenmesi için; “Birde çağrım var; devletimizin asli görevlerinden biride halkın gerçek doğru bilgiye ulaşmasını sağlamaktır. İlimizde devletimizin en üst temsilcisi sayın valimizdir bu bilgi kirliliğini önlemek yanlı yanlış gerçek dışı bilgilendirmeyi ortadan kaldırmakta sayın valimizin uhdesindedir. Bu baraj gölet ve sulama tesislerinin yukarıda yazdığım gibi künyelerini Valilik internet sitesinde yayınlayabilirlerse gerçeğe ulaşılmasında görevlerini yapmış olurlar. Vatandaşımızda 15 yılda ne yapılmış ne yapılmamış 15 yıldır hangi tesisler bitmiş hangileri hala bitirilememiş anlar” önerisini sundu.



Çanakkale Tabip Odası ve tıpta uzmanlık dernekleri, hekim örgütleri ve çevre derneklerini bir araya getiren Temiz Hava Hakkı Platformu (THH), Çanakkale’de termik santrallerden kaynaklanan hava kirliliğine ve Çan-2 termik santralinin de işletmeye geçmesiyle bu kirliliğe bağlı yaşanabilecek olası erken ölümlere dikkat çekti.
Çanakkale Tabip Odası ve Temiz Hava Hakkı Platformu (THH) yaptığı açıklamada, Çanakkale ili genelinde ve Çan ilçesi özelindeki hava kirliliği sorununa ve sayısı gün geçtikçe artan kömürlü termik santrallere dikkat çekti. Çanakkale’de 2017 Aralık ayına kadar üç adet kömürlü termik santral işletmedeyken Biga’da Cenal termik santralinin devreye girmesiyle kömürlü termik santrallerin sayısı dörde çıktı.
Hava kalitesinin halihazırda oldukça kötü olduğu Çan ilçesinde inşaatı biten ve Haziran 2018’de devreye girmesi beklenen Çan-2 Termik Santrali’yle birlikte toplam beş kömürlü santralin çalışacağı Çanakkale’de, bu santraller için yılda toplam 10 milyon ton kömür yakılacak. Platform yaptığı açıklamada, ülke çapında evlerde ısınma amaçlı yılda 11,4 milyon ton kömür yakıldığına dikkat çekerek, neredeyse aynı miktar kömürün sadece Çanakkale'deki termik santrallerde yakılmasının hava kirliliğini daha da kötü etkileyeceğini belirtti.
YÜZLERCE ERKEN ÖLÜM MEYDANA GELEBİLİR
520 bin nüfuslu Çanakkale’nin Biga ve Çan ilçelerinde toplam 3 bin 245 MW kapasiteli dört adet kömürlü termik santral aktif olarak çalışırken, Çanakkale Biga’da bulunan Türkiye’nin en büyük hurda demir-çelik işletmesi de hava kirliliğinin artmasına sebep oluyor. Çan ilçesinde linyit kömürüyle çalışan 18 Mart Termik Santrali’nin hemen yanına inşa edilen ve yine linyitle çalışacak 330 MW kapasiteli Çan-2 Termik Santrali’nin ise bu ay devreye girmesi bekleniyor. Hava kirliliğinin Çanakkale’nin en önemli çevre sorunu olduğu Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 2016 yılında yayımlanan Türkiye Çevre Sorunları Ve Öncelikleri Değerlendirme Raporu’nda da yer alıyor.
Temiz Hava Hakkı Platformu 2017’de yaptığı bir çalışmada, Çanakkale’de planlanan tüm santrallerin işletmeye geçmesi halinde (2017 verilerine göre Çanakkale'de mevcut 5 termik santrale ek olarak 11 adet daha planlanmaktaydı. Şimdi bu sayı 9'a indi.) Bandırma-Çanakkale arasındaki bölgede PM2.5 kirliliğinin yüzde 150, İstanbul’da ise yüzde 25 artabileceğini ortaya koymuştu; bu santrallerin yaratacağı hava kirliliğinin ise yılda 1.130 erken ölüme yol açabileceğini açıklamıştı



Çanakkale’mizin ve tüm ülkemizin 19 Mayıs, Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı meslektaşlarım ve şahsım adına en içten dileklerimle kutlarım. Onur vericidir ki yaşadığımız kadim şehir Çanakkale, Samsun’un habercisidir. 18 Mart, 19 Mayısın adeta müjdecisidir. Bu tarih; bir komutanın, bir şehre ayak basmasının ötesindedir. Kurtuluş mücadelesinde bir kırılma noktası, bağımsızlık destanının ilk sayfası , yeniden doğuşun en önemli anmasıdır.
AVUKATLAR, 19 MAYISTAKİ GİBİ HAKKIN PEŞİNDEDİR
19 Mayıs 1919 Anadolu’su hakkın gaspedildiği, hukuğun hiçe sayıldığı bir coğrafyaydı. Bu coğrafyada Havza’da, Amasya’da, Erzurum ve Sivas’da ve nihayet Ankara’da, büyük bir destanla İnönü’de, Afyon’da, Dumlupınar’da ve nihayet İzmir’de hak bir tamam yerini bulmuştur. O ruhu, avukatlar olarak anlıyoruz. Çünkü hakkın peşinde koşuyor, hukuku yüceltiyoruz.
BAYRAM, ADALET VE DEMOKRASİYLE GÜZEL
Biz avukatlar Atatürk’ü anma gününde onu anlamış olmakla onur duyuyoruz. Hukuk devrimlerini yapan, çağdaş yasalar getiren, fakülteler açan, demokratik bir hukuk devletini kuran Atatürk’le onur duyuyor, meslek mensupları olarak saygıyla ve rahmetle anıyoruz. Öte yandan Gençliğimizin bayramı olan bugün gençlerimizi de kutluyoruz. Bayram tadından bir gün ve bir ülkeyi kendileri için diliyoruz. Bunun yolunun adalet ve demokrasiden geçtiğine inanıyoruz. Geçen süreçte gençlerimizi özellikle uyuşturucudan korumak, çevre ve hukuk bilinci vermek, sanatla aydınlatmak için çok çabaladık. Hukukla ilgilenirken, sportif etkinliklere de sırtımızı dönmedik. Bugün hem Atatürk’ü anlamış olmaktan hem gençliğimizi önemsemekten hem de spora kayıtsız kalmamış olmamaktan mutluluk duyuyor, bayramımızı en içten dileklerle ve saygılarla kutluyorum.
Av. Bülent Şarlan
Çanakkale Barosu Başkanı



Borsa Meslek Komitesi ve Meclis Üyeliği seçimlerinin ardından 21 kişilik Çanakkale Ticaret Borsası Meclisi seçim sonuçlarının kesinleşmesine müteakip Yargı Gözetiminde Yönetim Kurulu Başkan ve Üyeliği, TOBB Birlik Genel Kurul Delegeliği, Disiplin Kurulu Üyeliği seçimleri ile Meclis Başkanlık Divanı seçimleri gerçekleştirdi.
21 kişilik Borsa Meclisinin açılışı en yaşlı Meclis üyesi Mehmet Ok tarafından yapıldı. Mehmet Ok Çanakkale Ticaret Borsası Meclisine seçilen Meclis üyelerini tek tek tebrik ederek, Ticaret Borsası Meclisinin yeni dönemde yapacağı hizmetlerin, ülkemize, ilimize ve borsamıza hayırlı olması dileklerinde bulundu.
Çanakkale Ticaret Borsası'nda yeni dönemde görev yapacak Yönetim Kurulu, Meclis Başkanlık Divanı ile Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Genel Kurul Delege Asil ve Yedek Üyeleri, Disiplin Kurulu Üyeleri seçimleri borsa hizmet binasında gerçekleştirildi. 21 kişilik meclisin tamamının oy kullandığı seçim sonrasında 7 kişilik yeni Yönetim Kurulu, 6 kişiden oluşan yeni Disiplin Kurulu ve 1 kişiden oluşan TOBB Birlik Genel Kurul Delegesi belirlendi.
Borsa Meclis Üyeleri, ilk olarak Meclis Başkan, Başkan Vekilliği ve Katip Üyeyi belirledi. Meclis Başkanı Abdullah Deniz yeniden Meclis Başkanı seçilirken; İzzet Arıcı Başkan Yardımcısı, Sinan Yücel ise Meclis Kâtip Üye olarak seçildi.
Daha sonra meclis üyeleri arasından yargı gözetiminde Yönetim Kurulu Başkanı ve Üyeliği, seçimi yapıldı. Tek liste halinde Yönetim Kurulu Başkanlığı'na aday olan S.Kaya Üzen güven tazeleyerek Yönetim Kurulu Başkanlığı görevine yeniden layık görüldü.
Yönetim Kurulu Üyeleri ise S.Kaya Üzen(Başkan), Birol Çetin, Cahit Akgül, Cahit Cem Demir, Gökhan Uysal, Melih Gündoğdu ve Ruhi Badem olarak seçildi.
Birlik Genel Kurul Delegeliğine Asil üye İzzet Arıcı, Yedek Üye Sinan Yücel seçildi.
Borsa Disiplin Kurulu Üyeliğine ise Mücahit Karaca, Erkan Çetin, Osman Selim Toprak, Ezgi Olgun, Mehmet Öztürk, Korhan Meriç seçildi.
Meclis Başkanı Abdullah Deniz ve Yönetim Kurulu Başkanı S.Kaya ÜZEN seçimlere katılan tüm Meclis üyelerine teşekkür etti. Seçimlerin tüm camiamıza, ilimize ve borsamıza hayırlı olmasını diledi.



Çanakkale’de, ‘Havacılık ve Savunma Sanayinin İleri Teknoloji Üretime Etkisi’ konferansında konuşan Kale Grubu Başkan Yardımcısı ve Teknik Bölüm Başkanı Osman Okyay, “Kendine yeterli bir savunma sanayisine sahip olmamız ulusal bağımsızlığımız açısından çok önemli” dedi.
Biga Belediyesi Atatürk Kültür Merkezi'nde, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Biga Uygulamalı Bilimler Fakültesi Dr. İbrahim Bodur Girişimcilik Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından, ‘Havacılık ve Savunma Sanayinin İleri Teknoloji Üretime Etkisi’ konulu konferans düzenlendi. Konferansa konuşmacı olarak Kale Grubu Başkan Yardımcısı ve Teknik Bölüm Başkanı Osman Okyay katıldı. Osman Okyay, konferansta yaptığı konuşmada, ülkelerin dışarıdan temin edilen silah ve savunma sistemleriyle kendilerini savunamayabileceklerini belirterek, “Kendine yeterli bir savunma sanayisine sahip olmamız ulusal bağımsızlığımız açısından çok önemli.
Birçok açıdan çok önemli ama birinci sıraya tabii ki de ulusal bağımsızlığımızı koyuyoruz. Yani siz dışarıdan temin ettiğiniz silah sistemleriyle, savunma sistemleriyle ülkenizi savunamayabilirsiniz. Savunamayabileceğiniz durumlara düşebilirsiniz. Bunu geçmişte birkaç defa yaşadık. Hâlâ daha zaman zaman yaşıyoruz. Önce topraklara sahip olmamız lazım ki üzerinde bir şeyler yapabilelim. O yüzden de ben ulusal bağımsızlığımızı birinci sıraya koyuyorum. Havacılık, savunma sanayine baktığımız zaman birkaç sebebi daha var. Bir tanesi refahın göstergesi” dedi.
Dünyanın gelişmiş ülkelerinin savunma ve havacılık sanayisinde de öne çıktığına ve bunun bir refah göstergesi olduğuna dikkat çeken Okyay, “Ülke olarak refah seviyemiz yüksek ise siz demek ki savunma ve havacılık sanayisinde de yatırımlarına devam edeceksiniz. Gelişmiş ülkelerde lokomotif sektörlerden bir tanesi de, bence en önemlisi, savunma ve havacılık sanayi. Çünkü birçok teknoloji bu sektörde ortaya çıkıyor. Yani, savunma ve havacılık sanayinde geliştiriliyor, daha sonra sivil sektöre kopyalanıyor. Öte yandan, çok pahalı bir sektör. Siz yapmadığınız, dışarıdan aldığınız bir savunma ürününü alırken, o ürünün fiyatı kaçla çarpılarak size satılıyor bilmiyorsunuz? Dolayısıyla bu ülkenin cebinden çıkan bir paradır. Bundan bir adım daha kötüsü şu: O ürünün gerçek bedeliyle, size fatura edilen bedel arasındaki farkı ile siz o ürünü aldığınız ülkenin bir sonraki savunma ve havacılık sanayisinin Ar-Ge'sini finanse edersiniz” diye konuştu.



Çanakkale köprüsü ve otoyolu projesi için ağırlıklı yabancılardan oluşan 24 banka ve finans kuruluşundan 2.3 milyar euro tutarında kredi finansmanı sağlandı.
Daelim-Limak-SK-Yapı Merkezi ortak girişiminin kurduğu Çanakkale Otoyol ve Köprüsü İnşaat Yatırım ve İşletme AŞ, 10 farklı ülkeden toplam 24 banka ve finans kuruluşundan finansman sağlandığını bildirdi.
Toplam 2.3 milyar euroluk kredinin yüzde 70'ine denk gelen 1.6 milyar euroluk bölümü yabancı bankalardan, yüzde 30'una denk gelen 683 milyon euroluk bölümü ise Türk bankalarının yabancı şubeleri tarafından sağlandı.
Kredinin 5 yılı geri ödemesiz olmak üzere toplam 15 yıl vadesi bulunuyor. Finansmana katılan ülkeler Güney Kore, Almanya, Fransa, İtalya, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, Çin, İngiltere, Danimarka ve Türkiye'den oluştu. Aralarında Deutsche Bank ve Bank of China'nın da bulunduğu 17 yabancı kurum finansmana katılırken, Türk bankaları arasında ise Akbank, Finansbank, Garanti Bankası, İş Bankası, Vakıflar Bankası, Yapı Kredi ve Kuveyt Türk yer aldı.
Uluslararası proje finansman standartlarda yapılandırılan kredinin Export Credit Agency (ECA) ve İslami finansman yöntemlerini de içeren farklı kredi dilimlerinden oluşuyor. Kredide, Koreli ihracat kredi destek kuruluşları KEXIM ve KSURE 1 milyar euro tutarındaki nakit kredi ve garanti destekleri ile Türkiye'deki bir proje için bugüne kadar tahsis edilen en büyük kredi paketi ile yer alırken, Danimarka ihracat kredi destek kuruluşu EKF de projede yer aldı.



Çanakkale İl Kültür ve Turizm Müdürü Kemal Dokuz,
2017 yılında 329 bin 258 kişinin ziyaret ettiği Troia Ören Yeri için önümüzdeki yıllardaki hedeflerinin 1 milyon ziyaretçi olduğunu söyledi.

Dokuz, '2018 Troia Yılı' çalışmalarını anlattı, ören yerlerini ziyaret edenlerin sayılarını açıkladı. 2016'da 242 bin 27 kişinin ziyaret ettiği Troia Ören Yeri'ne, geçen yıl ise 329 bin 258 ziyaretçinin geldiğini anlatan İl Müdürü Dokuz, Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı ören yerleri arasında Troia'nın 2017'de bir basamak atlayarak dördüncü sıraya yükseldiğini söyledi. Hedeflerinin ise ziyaretçi sayısını ilk etapta 500 bine, ardından da 1 milyona çıkarmak olduğunu açıkladı.
Türkiye'ye 2017 yılında 32.5 milyon turistin geldiğini ve 27 milyar dolar gelir bıraktığını belirten İl Kültür ve Turizm Müdürü Kemal Dokuz, bu yılki hedefin ise 36 milyon turist ve 34 milyar dolar gelir olduğunu kaydetti. Cumhuriyetin 100'üncü yılında turizmdeki hedefin 50 milyon turist ve 50 milyar dolar gelir olduğunu ifade eden Dokuz, "Çanakkale; Troia, Assos, Tarihi Gelibolu Yarımadası, Apollon, Smintheus, Alexandria Troas, Kazdağları, Gökçeada, Bozcaada gibi turizm destinasyonlarımızla birlikte, Türkiye'nin 2023 yılındaki 50 milyon turist ve 50 milyar dolar gelir hedefine katkı sağlayacak potansiyele sahiptir. İnşallah kültür varlıklarımızın ayağa kaldırılmasıyla, Troia Müzemizin açılmasıyla, Assos Ören Yerimizin çevre düzenlemesinin bitmesiyle, Tarihi Gelibolu Yarımadası'na yapılan yatırımlarla birlikte bu rakamlara ulaşacağımızı ümit ediyoruz" dedi.



Çanakkale'nin deniz ulaşım şirketi GESTAŞ kazancını yatırıma dönüştürmeye devam ediyoruz. Çanakkale'nin turizm paydaşı, 500'ü aşkın kişiye istihdam sağlayan ve Çanakkale'nin dışa açılan kapısı olarak bilinen GESTAŞ, yaz sezonuna hazırlanıyor.
GESTAŞ, filosunda dönemsel olarak değişen 16 ila 19 gemiyle, Gelibolu-Lapseki, Eceabat-Çanakkale, Kilitbahir-Çanakkale, Geyikli-Bozcaada, Kabatepe- Gökçeada ve Güney Marmara hatlarında 2017 yılında tam 15 milyon yolcu, 4.5 milyona yakın araç taşıdı. Geçtiğimiz yıl 94 bin sefer gerçekleştiren GESTAŞ, yeni sezon için gemilerine 9 milyon TL, iskelelerine de 3 milyon TL olmak üzere toplam 12 Milyon TL'lik yatırım gerçekleştirdi.
"Gemilerimiz daha donanımlı hale geldi"
GESTAŞ'dan yapılan açıklamada; "Atölye ekibimiz, Ekim ayı başından bu yana belirli bir takvim doğrultusunda yoğun mesai harcadı ve harcamaya devam ediyor. 9 gemimiz teknik ve fiziki açıdan daha donanımla hale getirildi, iki gemimizde de Nisan 2018'e kadar benzer iyileştirmeler yapılacaktır. Gemilerimizde teknik açıdan yapılan yenilemelerde 'daha güvenli bir yolculuk' ilkesine göre hareket edildi. Tüm gemilerimizde jeneratör kontrol sisteminin yenilenmesiyle, 'acil durum' hallerinde daha teknolojik bir sistem oluşturulmuş oldu. Yeni sistemle birlikte, seyir halindeki bir olumsuz durumda jeneratörün devre dışı kalması halinde yedek jeneratör artık otomatik olarak faaliyete geçecek. Böylece acil durumlara müdahalede ciddi bir zaman kazanılmış olacak" ifadelerine yer verildi.
"Her şey daha konforlu bir yolculuk için"
Teknik yenikliklerin yanı sıra fiziki değişikliklerin de yapıldığını belirten yetkililer,"Gemilerimizde fiziki açıdan yapılan yenilemelerde 'daha konforlu bir yolculuk' ilkesine göre hareket edildi. Tuvaletlerin yenilenmesi, dış alan oturma gruplarının yenileriyle değiştirilmesi, yolcu salonlarının zemin ve koltuklarının yenilenmesi, daha konforlu bir yolculuk için öne çıkan çalışmalar oldu. Tüm gemilerimiz, hijyen açısından komple temizlendi ve ilaçlandı. Gemilerimizde dış alanlara kaymaz boya uygulaması yapılırken iç alanların da zeminleri yenilendi. Gökçeada 1 gemisi salonuna çocuklar için oyun parkı, Ayvacık ve Lapseki gemilerine yeni tuvaletler monte edildi.
Güvenli ve konforlu yolculuk için yapılan yeniliklerin yanı sıra yolcularımıza 'zaman' kazandıracak yatırımlar da gerçekleştirdik. İskelelerimize PTS (Plaka tanıma sistemi) kurarak gemi yükleme işi daha da hız kazandırılırken aktarma, günübirlik geçiş gibi kampanyalardaki hataları da ortadan kaldırdık. Gişelerimize kurulan yeni sistemle birlikte artık bilet kesimi daha hızlı gerçekleşmektedir. Plaka tanıma sistemiyle birlikte, aktarma ve günübirlik geçişler 'yolcu beyanı esasına' dayanmaktan çıkarak, tamamen PTS sistemiyle kontrol edilmektedir. Ayrıca mevcut iskelelerimize yaptığımız altyapı ve üstyapı yatırımları, özellikle Gelibolu'da başlayacak yeni feribot terminali yatırımları, güvenli yolculuğun yanında, daha çabuk yükleme boşaltma işlemleriyle deniz taşımacılığına hız da kazandıracaktır" açıklamasında bulundular.



Kale Grubu ve Türkiye Bilişim Vakfı (TBV) iş birliğiyle Çanakkale'nin "akıllı şehir" vizyonuna katkı sağlamak amacıyla 1 Şubat'ta başlatılan "Aklım Fikrim Çanakkale" projesinin ilk aşaması tamamlandı. Kale Grubu Başkanı ve Üst Yöneticisi (CEO) Zeynep Bodur Okyay ve TBV Başkanı Faruk Eczacıbaşı'nın katılımıyla düzenlenen toplantıda, projenin ilk aşamasının sonuçları bir raporla paylaşıldı.
"Akıllı Şehir Yolunda Çanakkale" raporuna göre, projenin ilk aşamasında, mevcut durum analizi ve akıllı şehir vizyonunun oluşturulması için gereken çalışmalar belirlendi ve bundan sonrası için akıllı şehir yol haritası sunuldu. Mevcut sıkıntılar ve sorunlar tespit edildi, çözüm önerileri oluşturuldu. Proje için Novusens liderliğinde oluşturulan saha ekibi, kapsamlı bir kaynak taraması yaptı, ardından da proje süresince yoğun saha ziyaretleri ile şehir için durum tespitini derinleştirdi ve şehir genelinde kurumlara yönelik bir anket yapıldı.
Elde edilen bulgular ışığında akıllı şehir semineri ile kurumlar ve gençlerle ayrı ayrı iki ortak akıl çalıştayı gerçekleştirildi. Söz konusu çalışmalar sonucunda ortaya çıkan bulgular, proje ekibi tarafından dünyadaki uygulamalar ışığında değerlendirilerek Çanakkale'ye özgü bir akıllı şehir yol haritası ve öneriler bütünü halinde sunuldu.
Çalışmalar kapsamda Amsterdam, Barselona, Kopenhag ve Montreal gibi akıllı şehir örnekleri incelenirken, akıllı şehir projelerinin bir yandan yerel yönetim kuruluşlarının vizyoner liderliğini gerektirdiği, diğer yandan katılımcılık ve kurumlar arası iş birliğinin en önemli unsurlar olarak ortaya çıktığı belirlendi. Söz konusu örnekler ışığında, Çanakkale'nin bu ve daha önceki çalışmalarla belirlenmiş turizm ve tarım gibi tematik öncelikleri yol haritası kapsamında ele alındı.
Çanakkale'nin sahip olduğu doğal ve kültürel kaynakların değerini ve erişimini artıran çalışmaların devam ettirilip, bunların hem fiziki altyapı ve akıllı teknolojiler ile harmanlanıp hem de katılımcı yöntemlerle Çanakkale'nin sosyal, insan ve yaratıcı sermayesiyle buluşturulmasıyla Çanakkale'nin yaşanabilirliğine, çalışabilirliğine ve sürdürülebilirliğine katkıda bulunulabilecek. Bu sayede Çanakkale'nin hem ulusal hem de uluslararası düzeyde örnek oluşturulması ve görünürlüğünün artırılması da sağlanabilecek.
Proje kapsamında İstanbul-İzmir aksında kalan ve adına "altın çember" denilen bölgenin kalbinde yer alan Çanakkale'nin akıllı şehir olma yolunda atması gereken adımların, tüm yerel paydaşlarla birlikte belirlenmesi ve ortaya bir yol haritası çıkarılması amaçlandı. Projenin nihai hedefi ise Çanakkale'nin yaşanabilirliğine ve sürdürülebilirliğine teknoloji aracılığıyla katkıda bulunarak Çanakkale'nin rekabet gücünün gerek ulusal gerekse küresel ölçekte yükseltilmesi olarak belirlendi.
"ÇANAKKALE, YÜKSEK POTANSİYELE SAHİP BİR ŞEHİR"
TBV Başkanı Faruk Eczacıbaşı da Çanakkale'nin geleneksel ve coğrafi konumundan ötürü yüksek potansiyele sahip bir şehir olduğunu belirterek, "Bu bizim ilk attığımız adım." dedi. Eczacıbaşı, birçok şeyin yolda değişebileceğini, asıl hedefe sadık kalmanın önemli olduğunu söyledi.



CHP Çanakkale Milletvekili ve Anayasa Komisyonu üyesi Muharrem Erkek, Çanakkale yerel basın mensupları ile bir araya geldi. Gündeme dair açıklamalarda bulunan Milletvekili Erkek, GESTAŞ’ın birilerinin çiftliği halde getirildiğini söyledi. 2015 Sayıştay Raporlarındaki iddialar üzerine Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığının harekete geçerek GESTAŞ’a resen soruşturma başlatmaya davet etti.
Erkek, Türkiye ve Çanakkale gündemine dair değerlendirmelerde bulundu. GESTAŞ’ın büyük sansasyon yaratan 2015 Sayıştay Raporlarını gündeme getiren Milletvekili Muharrem Erkek, Çanakkale halkının paraları ile kurulan kamu şirketi GESTAŞ’ın AK Parti ve bazı kişilerin çiftlik gibi kullandığını söyledi. 2015 Sayıştay raporundaki iddialar üzerine Cumhuriyet Başsavcılığını göreve davet eden Muharrem Erkek, savcılığın GESTAŞ’a soruşturma açması gerektiğine dikkat çekti.
“Kentimizi yakından ilgilendiren, halkımızı, halkımızdan alınan vergileri ilgilendiren çok önemli konular var. Örneğin GESTAŞ.. GESTAŞ bir anonim şirkettir ama sermayesi Çanakkale Halkının parasıdır. GESTAŞ AK Parti’nin çiftliği değildir, GESTAŞ birilerinin çiftliği değildir. Bugün GESTAŞ’ta çalışan birçok işçinin GESTAŞ ile hiç ilgisi olmayan alanlarda çalıştırıldığını görüyoruz. GESTAŞ’tan bütün masrafları karşılanan belli kişilerin makam araçları olarak kullanıldığını görüyoruz. GESTAŞ ile ilgili çok ciddi iddialar var. Evet müfettişlerin burada olduğunu, ciddi incelemeler yaptığını biliyoruz ama artık bu memlekette cesur müfettiş namuslu savcı kaldı mı onu da çok merak ediyoruz. GESTAŞ’ı Çanakkale kamuoyu çok yakından takip ediyor, bizlerde takip ediyoruz.
Birileri GESTAŞ’ı herhalde kendi şirketi gibi görüyor. Partisinin, iktidarın çiftliği gibi görüyor ama bu böyle devam etmeyecek. Zamanı geldiğinde Çanakkale halkı bunlara gereken en güzel cevabı verecektir. Sayıştay raporları geçtiğimiz günlerde yayınlandı. Sayıştay raporlarını ayrıntılı olarak bizlerde inceleyeceğiz. Bildiğimiz kadarıyla İl Genel Meclisi başkanının makam aracını GESTAŞ tahsis etmiş. GESTAŞ’ta maaş alan birçok kişi başka, başka alanlarda çalıştırılmış. Biz bundan sonra hem Sayıştay raporunu inceleyeceğiz, müfettiş raporlarını inceleyeceğiz ve devamında bunları halkımız ile paylaşacağız.
Hepimiz biliyoruz ki; yargı şu an bağımsız değil. Yargı camiası içerisinde biliyoruz ki hala namuslu savcılar, hâkimlerimiz var ama onlarda şu anda hareket edemiyorlar. Herkes korku, baskı ve tehdit altında. Onun için ilk seçimlerde başta Çanakkale halkı olmak üzere Türk halkına güveniyoruz. Takip ettiğimiz konuları basın aracılığı ile halkımızla paylaşacağız. Maalesef geldiğimiz noktada GESTAŞ birilerinin arpalığı haline gelmiş, maalesef birilerinin çiftliği olmuş. Bu iddialar ve Sayıştay raporları ile ilgili olarak Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığı da gereğini yapmalıdır. Resen soruşturmalıdır.
Biz hep ne diyoruz; basın özgürlüğü, demokrasi, adalet diyoruz. Basın yazmazsa halk gerçekleri öğrenebilir mi? Gazetecilik yargılanıyor. Bir gazeteci zaten bunu yapmalıdır. O yüzden bu davalardan sakın korkmayın. Çünkü bu davalarda güçlü olan değil, haklı olanlar kazanır.
Muharrem Erkek, basın mensuplarının AK Partili belediye başkanlarının istifasının sonrasında başta CHP olmak üzere diğer partilerin belediye başkanlarının da görevden alınacağına dair Cumhurbaşkanı’nın söylemleri hatırlatıldı. Çanakkale Belediyesine kayyum atanıp-atanmayacağı ile ilgili soruya Milletvekili Muharrem Erkek; “Öyle bir ihtimal yok. Olamaz. Ama Tek Adam Rejimlerinde, diktatörlük rejimlerinde her şey olabilir” diyerek cevap verdi.
Çanakkale ve Türkiye’nin gündemlerine dair basın mensuplarıyla bir araya gelip açıklamalarda bulunan CHP Çanakkale Milletvekili Muharrem Erkek, basın mensuplarının sorularını da yanıtladı.
Geçtiğimiz ay Belediye Meclis toplantısında yaşanan olaylar ve sonrasında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 18 Mart Törenlerinde Belediye Başkanı Ülgür Gökhan’ın konuşmasının yasaklanacağını açıklaması, sonrasında Kepez Belediye Başkanı Ömer Faruk Mutan’ın “Çanakkale kayyum kaldırmaz, sakın ha” uyarısı ve son olarak AK Partili Belediye başkanlarının istifasının ardından diğer partili belediye başkanlarının görevlerinden alınacağının açıklaması gündeme geldi. Çanakkale Belediyesine Kayyum atanır mı? Sorusu sorulan CHP Çanakkale Milletvekili Muharrem Erkek, ilgili soruya; “Öyle bir ihtimal yok. Olamaz. Ama Tek Adam Rejimlerinde, diktatörlük rejimlerinde her şey olabilir” diyerek cevap verdi.
KAYYUM ATANIRSA İLK SEÇİMDE % 75-80 OY ALIRIZ
Çanakkale Belediyesine kayyum atanıp atanmayacağı sorusunu yanıtlayan Milletvekili Muharrem Erkek; “Kesinlikle böyle bir şey söz konusu bile olamaz. Türkiye şu an Tek Adam Rejiminde yönetiliyor değil mi? Bu şartlar altında olabilir. Normal şartlar altında ise böyle bir şey kesinlikle olamaz. Eğer bu Tek Adam rejiminde Çanakkale Belediyesine kayyum atanırsa; öyle sanıyorum ki biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak önümüzdeki yerel seçimde yüzde 75-80 oy ile kazanırız diye düşünüyorum” dedi.
HANGİ GEREKÇELERLE KAYYUM ATANACAK?
Çanakkale Belediyesine Kayyum atanabilmesi için hiçbir geçerli sebep olmadığına dikkat çeken Milletvekili Muharrem Erkek, “Çanakkale Belediyesine hangi gerekçelerle kayyum atanacak? Bir tane haklı gerekçe söyleyebilir misiniz? Şu anda AK Parti içerisinde büyük sıkıntı var. Onu örtebilmek için başka belediyelere yöneldiklerini biliyoruz. İç işleri Bakanı talimatıyla birçok belediyeye müfettiş gönderiliyor. Cumhuriyet Halk Partili Belediyelerimiz zaten müfettişlere alışkındır. Senelerdir belediye başkanlarımız müfettişler tarafından didik didik inceleniyor ama tüm incelemelere rağmen bir şey bulamıyorlar” dedi.
Bu tartışmayı başından sonuna kadar izledim. Taraflardan birinin bu tartışma esnasında hakareti varsa; suç işlemişse Çanakkale adliyesine, yargıya gider müracaatını yapar. Bu müfettişlerin konusu değil ki. Siyasette her zaman sert tartışmalar olur, bu tartışmalarda müfettişleri ilgilendirmez. Hakaret veya tehdit varsa; AK Partide olduğu gibi, belediye başkanları aileleri tehdit ediliyor. Kendi belediye başkanlarını lütfen bizim başkanlarımız ile karıştırmasınlar. Bizim başkanlarımız hak, hukuk ve adalet için sonuna kadar mücadele ederler” dedi.
ECEABAT BELEDİYE BAŞKANINI KİM KORUYOR?
Geçtiğimiz aylarda Eceabat Belediyesi’nin AK Partili Belediye Başkanı Adem Ejder’in bir meclis üyesini tehdit ettiği ve darp ettiği, bir kadına da şiddet uyguladığı gerekçesi ile kesinleşmiş ceza aldığı gündeme gelmişti. AK Partililere seslenen Milletvekili Muharrem Erkek, “Eceabat Belediye başkanını kim koruyor” sorusunu yöneltti.
ECEABAT BELEDİYE BAŞKANI KANUNEN BAŞKANLIK YAPAMAZ!
Muharrem Erkek AK Partili Eceabat Belediyesi ve Belediye Başkanı Âdem Ejder ile ilgili olarak; “Çanakkale’de fazla dillendirilmeyen bir şey var. Eceabat Belediye başkanı. AK Partili bir belediye başkanı kendisi değil mi? Belediye meclis üyelerini tehdit ettiği, hakaret ettiği, darp ettiği gerekçesi ile ceza aldı. Aldığı ceza da kesinleşmiştir. Bir belediye meclis üyesini darp ettiği için ceza aldı. Çanakkale’nin AK Parti teşkilatı ne yapıyor Eceabat Belediye Başkanı İle ilgili? Hak mahrumiyeti cezası var; şu an hukuken belediye başkanlığı yapamaz Eceabat Belediye başkanı. 10 ay hak mahrumiyeti cezası almış, 10 ay boyunca kamu haklarından yoksunluk var. Kim koruyor bunu? Kimler koruyor?” sorularını yöneltti.
“AK PARTİ TEŞKİLATI ECEABAT BELEDİYE BAŞKANINI İSTİFAYA ÇAĞIRSIN”;
AK Parti Çanakkale Teşkilatı’nın Eceabat Belediye Başkanı’nı neden görevden almadığını, AK Parti Teşkilatının Eceabat Belediye Başkanı hakkında ne yaptığı sordu; “Yine Eceabat’ta bir siyasi partiye mensup kadınlara hakaret ettiği gerekçesi ile ceza aldı. Ne yapıyor Çanakkale AK Parti teşkilatı. Bir partinin iç meselelerini tartışma yeri Belediye meclisleri değildir. Onların arasında yaşanan bir şey; hakaret olmamış, tehdit olmamış. Yaşanmaması gereken bir tartışma yaşanmıştır. Ama ben şu an yargı kararları ile cezalandırılmış bir olaydan bahsediyorum. Bunları neden sormuyorsunuz? Bunları herkes biliyor. Bu belediye başkanı hakkında ne yaptı AK Parti teşkilatı? İstifaya davet etsinler belediye başkanlarını; kadına hakaret var, belediye meclis üyelerine tehdit var, darp var. Bu Çanakkale’de olduğu için paylaşıyorum, hepiniz mahkeme kararlarını biliyorsunuz” dedi.



Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat ALBAYRAK tarafından cevaplandırılması bekleniyor.
Çanakkale’nin 10 kilometre yakınında 51 milyon metreküp su kapasiteli tek içme suyu kaynağı olan, birçok yer altı ve yer üstü su kaynağıyla beslenen Atikhisar Barajının hemen yakınında siyanürlü altın madenciliği yapacak Kanadalı Alamos şirketinin, açık sistem maden arama tekniği ile gerçekleştireceği çalışma öncesi, ÇED raporuna göre Bayramiç’te 1 milyon 800 bin metre kare ve Kirazlı’da 1 milyon 300 bin metre kare alanda bulunan ağaçları keseceği ileri sürülmektedir.
Bahsi geçen alanda katledilmesi planlanan ağaç sayısının 200 binin üzerinde olduğu bilinmektedir. Yine hazırlanan ÇED raporuna göre ise buradaki siyanür girdisi 26 bin ton, zehirli ağır metaller toplamı 40 bin ton ki bunun 17 bin 400 tonu arsenik, 87 tonu cıva, 4 bin 60 ton olmak üzere 40 bin 252 ton ağır metal olacaktır. Bu rakamların ÇED raporunda geçenler olduğu ve aslında çok daha fazla ağaç katledileceği, zehirli maddeler ortaya çıkacağı konunun uzmanları tarafından belirtilmektedir.
Böyle bir ortamda, çevre ve doğa, tarım, hayvancılık ve gıda ürünleri; başka bir ifadeyle canlı yaşamı ve ülkemizin, Çanakkale’nin geleceği doğrudan tehlike altındadır. Çanakkale’nin içme suyu kaynağının ve dolayısıyla Çanakkaleli hemşehrilerimizin sağlıklarının siyanür nedeniyle risk altına alındığı bölgede bir de yüz binlerce ağacın katledilmek istenmesi, bu arama faaliyetine karşı olan yöre halkı tarafından büyük tepkiyle karşılanmaktadır.
Oysa hem insan yaşamının ve yaşam kalitesinin tehlikeye atılması hem de çevre, doğa katliamının gerçekleşmesi olasılığının yanında, firma faaliyetlerine dair açıklanan mali rakamların Çanakkale ekonomisine de ciddi katkı yapmayacağı göz önünde bulundurulduğunda, Alamos şirketinin faaliyetlerinin milli maden politikası kapsamında yer alıp almadığı merak edilmektedir. Bu bağlamda:
1. Ülkemiz genelinde altın araması yapan şirketler hangileridir? Bunlar nerelerde altın araması yapmaktadır? Toplam işlenmesi planlanan rezerv ne kadardır?
2.Türkiye’de altın araması yapan şirketler, hangi yöntemlerle altın aramaktadır? Hangileri siyanürlü altın madenciliği yöntemini kullanmaktadır? Bunlar hangi illerimizdedir?
3.Alamos şirketinin siyanürlü altın arama faaliyetleri hangi aşamadadır? Ruhsat konusunda gelişmeler ne durumdadır? Şirketin sondaj ve arama faaliyetlerine ilişkin süreç bugüne kadar nasıl ilerlemiştir? Şirkete altın arama faaliyeti öncesi hangi izinler verilmiştir?
4.Bölgede tespit edilen cevher ne kadardır? Bunun çıkarılmasında kullanılacak su miktarı ne kadardır? Su kaynağı nereden ve nasıl karşılanacaktır?
5.Şirketin ağaç katletmesi için izin verilmiş midir? Bu izin verilmişse verilmeden önce bölgede kaç ağaç kesileceğine dair araştırma yapılmış mıdır?
6.Şirketin bölgedeki faaliyetlerinin ekonomik değerleri nedir? Canlıların yaşamının olumsuz etkilendiği ve yurt dışına çıkarılacak olan ekonomik değerler düşünüldüğünde, bu faaliyetlerin ülkemize ve Çanakkale’ye katkısı ne olacaktır?
7.Alamos şirketinin bölgedeki altın faaliyetlerinin Çanakkale’nin tek içme suyu kaynağı olan Atikhisar Barajı civarında yapılmasının doğuracağı riskler de göz önüne alındığında, altın arama faaliyetinin Çanakkale’nin geleceğine, insan yaşamına, doğa ve çevreye olumsuz etkilerine dair Bakanlığınızca bir çalışma yapılmış mıdır?
8.Hem insan yaşamının ve yaşam kalitesinin tehlikeye atılması hem de çevre, doğa katliamının gerçekleşmesi olasılığının yanında, firmanın Çanakkale’ye mali anlamda da büyük katkılar yapmayacağı düşünüldüğünde, şirkete verildiği söylenen izinler, milli enerji ve maden politikası kapsamında mıdır?
Av. Muharrem ERKEK - Çanakkale Milletvekili



TEMA’nın hazırladığı “Çanakkale İçin Hava Kirliliği ve Sağlık Etki Modellemesi” raporuna göre, bazıları proje aşamasında olan 16 termik santral faaliyete geçtiğinde Çanakkale’de yaşam duracak.
Hava kirliliği üst seviyeye çıkacak. Yılda, 1140 erken ölüm gerçekleşecek. Kirlilik uzun mesafeye de taşınarak İstanbul’a kadar ulaşacak. Halk sağlığını hava kirliliğinden korumak için bir araya gelen sivil toplum kuruluşları, Çanakkale’de Kirazlıdere kömürlü termik santralının yatırımcısı Yıldırım Holding’e projeden vazgeçme çağrısı yaptı. Çanakkale’yi tehdit eden santralların, 3’ü aktif, 2’si inşaat halinde, 11’i ise projede...
Erken ölümler artacak
Raporun sonuçlarına göre Çanakkale’de termik santral projeleri hayata geçerse, bölge yaşanmaz düzeylere ulaşacak. Hava kirliliğine neden olan ve gözle görülemeyen parçacık maddeler rüzgârın etkisi ile çok geniş bir alana yayılabildiğine dikkat çekilen raporda, santralların hava kirliliğini yüzde 50-150 arasında artırabileceğine dikkat çekildi. Bu kirliliğin sağlık etkisinin bölgede her yıl 1130 erken ölüm olacağı ve her yıl 160 bebeğin düşük doğum ağırlığıyla dünyaya geleceği hesaplanıyor.
Kömür devri geçti
Şişli’deki TEMA Genel Merkezi’nde bir araya gelen sivil toplum kuruluşları, termik santrallardan vazgeçilmesini isteyerek “Havamızı bozmayın” dediler. Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği adına konuşan Nebile Bayrak, santral projelerinden vazgeçilmesini isteyerek “Artık kömür çağı geçti” dedi. Halk Sağlığı Uzmanları Derneği’nden (HASUDER) Doç. Dr. Çiğdem Çağlayan da “Hava kirliliği, bronşit, amfizem ve akciğer kanseri gibi kronik solunum hastalıkları ve kalpdamar hastalıkları gibi ölümcül hastalıklara sebep olabiliyor. Her yıl dünyada 6.5 milyon insan hava kirliliği nedeniyle ölüyor” diye konuştu.











http://www.burasicanakkale.com ©  2000  - Bütün hakları Saklıdır.