ÇANAKKALE'NİN DÜNYAYA AÇILAN PENCERESİ ::.  

Burası Çanakkale'yi Giriş Sayfanız Yapın Sık Kullanılanlara Ekleyin...



  EKONOMİ HABERLERİ                                                                                                                                                                                  Son Güncelleme : 12.11.2017


     


Çanakkale'nin ünlü domatesi, bu sezon üreticisini memnun etmedi. Yaz mevsimi boyunca fiyatı düşük kalan Çanakkale domatesi, bu kez düşen kırağı yüzünden üreticilerin bir bölümünün hayal kırıklığına uğrattı.
Meşhur Çanakkale domatesi, büyük zahmetle tarlalarda yetiştirilip, toplanarak tüketicinin mutfağına girdi. Harcadığı emeklerin karşılığında para kazanmayı hedefleyen üretici ise, düşük fiyatlar nedeniyle domatesten beklediği kazancı bir türlü elde edemedi. Sezon, domates üreticisi için oldukça kötü geçti. Tarladan toplanan domatesin toptancıya satışı bir ara 35 kuruşa kadar düştü. Maliyetleri karşılayamamaktan yakınan üreticilerin hayali, son turfanda ürünlerden para kazanmaktı.
Ancak, bu da Çanakkale'de bazı bölgelere düşen kırağı nedeniyle tam olarak gerçekleşemedi. Kırağı düşen yerlerdeki üreticilerin hayalleri suya düşerken, bu doğa olayından etkilenmeyen belli sayıdaki üretici ise bekledikleri gibi para kazanabildi.
Çanakkale Ziraat Odası Başkanı İsmail Kaya, ilk turfanda domates fiyatlarının üreticiyi üzdüğünü, orta turfanda üretiminin de yine düşük fiyat politikasıyla seyrederek üreticiyi üzmeye devam ettiğini ve domates üreticisinin umudunu son turfanda üretime bağladığını belirtti. Başkan Kaya, şöyle dedi:
"Domates fiyatları 50-60 kuruşlardan 1 hafta 10 gün içerisinde 1.25- 1.50 TL'ye yükseldi. Yaklaşık 15 gün süreyle de fiyatlar bu seviyede kaldı. Bu zaman diliminde üretim yapan arkadaşlarımız belli ölçüde memnun oldu. Ancak son turfanda domates üretimi Çanakkale'de ciddi şekilde risk teşkil eder. Havaların soğuması ile birlikte kırağı tehlikesi oluşur. Kırağı düştüğünde de domates üretimi sonlandırılır. Ürünleri arazide kalır, bozulur ve çürür. Geçen hafta içinde don uyarıları vardı. Son turfanda üretim yapan üreticilerde tarladaki ürünlerinin üzerini tüllerle kapatarak kırağı olayını aşmaya gayret ettiler.
O arada kırağı yağdı. Bu olayı kısmen aşan üreticiler de oldu, aşamayanlar da. Bu olayı aşan üreticiler hala daha mallarını toplamaya devam ediyorlar. Ancak son 15-20 günü saymadığımız takdirde fiyat noktasında çok sakıntılı bir yıl geçirdik. Son günlerde üretici domatesten tatmin edici bir kazanç elde ediyor. Ama bunun ne kadar süreceği beli değil. Eğer hava şartları uygun olursa üretici önümüzdeki 1 aylık süreçte de domates toplamaya devam eder. Havanın bir anda bozması ve kırağı düşmesiyle beraber de Çanakkale domatesi tezgahlardaki yerini sera ürününe bırakır."
DOMATESTEKİ FİYAT FARKI ŞAŞIRTTI
Çanakkale'de kırağının vurduğu ve vurmadığı bölgeler bulunduğuna dikkat çeken Ziraat Odası Başkanı İsmail Kaya, denize yakın arazilerde, rüzgarın bol olduğu yerlerde kırağı tehlikesinin görülmediğini anlatırken şöyle konuştu:
"Bir de tül dediğimiz bir malzeme ile domates tarlasını örten arkadaşlarımız var. Gündüz bu tülü açıp, gece de kapatarak ürününü soğuktan koruyup üretimine devam edenler var. Örneğin Bayramiç İlçemiz biraz daha yukarıda kalıyor. Bu nedenle Bayramiç üreticisi son turfanda da fazla üretim yapmaz. Bayramiç bölgesinde kırağı oldu ve tarladan toplanan ürün artık örtü altına girmiştir. Şu anda tarladan ciddi şekilde domates çıktığını tahmin etmiyorum. Örtü altında muhafaza ettikleri domatesleri tezgahlara gönderiyorlar. Ama Çanakkale merkezinde daha hala tarlada dalından kopartılıp tezgahlarda satılan ürün var. Yani arada kalite farkı var. Bayramiç'teki fiyatlarla Çanakkale merkezindeki fiyatlar arasındaki fark bu kalite farkından kaynaklanıyor. Çünkü örtünün altındaki mal kendini koruyamayacaktır. Üreticinin bir an önce onu tüketiciye satma telaşı vardır. Çanakkale merkezinde Batak Ovası'nda son turfanda için Temmuz ayının ortasında dikilen domatesler şu anda yeni toplanmaya başladı."



ABD Ticaret Bakanlığı, aralarında Türkiye'nin de bulunduğu yedi ülkeden yapılan çelik ithalatına antidamping soruşturması başlattı.
ABD Ticaret Bakanı Wilbur Ross yaptığı açıklamada, İtalya, Kore, Güney Afrika, İspanya,Ukrayna, İngiltere ve Türkiye’den yapılan çelik ithalatına, ABD’ye satışlarını gerçek değerin altında gerçekleştiren üretici ve ithalatçıları tespit etme amacıyla, soruşturma başlatıldığını duyurdu.
Trump Yönetimi için piyasa fiyatının değerini altında gerçekleştirilen satışların önemli olduğunu söyleyen Ross, "Ticaret Bakanlığı, herkesin eşit şartlarda ticaret yapabilmesi için, Amerikalı iş ve işçileri korumaya devam edecek" dedi.
Yapılan açıklamada, 2016 yılında ABD’ye 41.4 milyon dolar çelik ithalatı gerçekleştiren Türkiye için, "Soruşturmaların Türkiye ayağında, Habaş Sınai ve Tıbbi Gazlar İstihsal Endüstrisi A.Ş.’nin ABD’ye çelik satışlarını 2.80 marjından, İçdaş Çelik Enerji Tersane ve Ulaşım Sanayi A.Ş.’nin ise 8.01 marjından gerçekleştirdikleri Bakanlık tarafından tespit edildi. Türkiye’den ABD’ye yapılacak çelik satışlarında, diğer tüm üretici ve ithalatçılar için başlangıç damping oranları 5.41 olarak ayarlandı" denildi.
Bakan, ABD Gümrük ve Sınır Koruma birimine bahsi geçen yedi ülkeden yapılan çelik satışında her ülke için ayarlanan başlangıç damping oranları üzerinden tahsil etmesi bilgisinin verileceğini duyurdu.
ABD Ticaret Yasası’nın uygulanması Trump Yönetimi’nin odağında olmasının etkisiyle, ABD Ticaret Bakanlığı, geçtiğimiz yıl yürütülen 48 antidamping ve ek gümrük vergisi soruşturmasına göre yüzde 52 artışla 73 soruşturma yürüttü. Bakanlık ayrıca, soruşturmaların nihai sonuçlarının 9 Ocak 2018 tarihinde açıklanmasının planladığını duyurdu. (Hürriyet)


TOBB BAŞKANI
HİSARCIKLIOĞLU ÇANAKKALE'DE

Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Çanakkale'de 2015-2016 yıllarında yüksek düzeyde ticari kazanç beyan eden ve döviz kazandıran üyeler için düzenlenen ödül törenine yaptığı konuşmada, kent topraklarının bereketli olduğunu anlatı.

Çanakkale programına Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) tarafından yapılan Çanakkale TOBB Sosyal Bilimler Lisesi'nin açılışını yaparak başlayan TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, ardından Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası (ÇTSO) Kongre ve Fuar Merkezi'ndeki ödül törenine katıldı. TOBB'un çalışmalarını anlatan Hisarcıklıoğlu, Çanakkale'nin topraklarının ne denli bereketli olduğuna dikkat çekti.
Çanakkale'nin tarih, turizm ve tarım açısından büyük bir potansiyele sahip nadide bir şehir olduğunu hatırlatan Başkan Hisarcıklıoğlu, şöyle konuştu:"Tarih var, deniz var. Allah size her şeyi vermiş. Müthiş topraklar vermiş. Çanakkale baktığınız zaman, Allah'a çok şükür, huzur var, her şey var. Şimdi benim topraklara bakıyorum. Bizim Kayseri'de inanın fidanı alıyoruz, dikiyoruz. 5 sene sonra ağaç ölüyor. Çanakkale'de kuru dalı dik.
Bir sene sonra meyve vermeye başlıyor. Allah'tan reva mı bu? Ben diyorum ki, eğer Kayseriliye 5 vakit namaz farzsa, Çanakkale'de ilave 5 vakit şükür namazı kılması lazım. Allah size böyle bereketli topraklar verdi diye. Çanakkale'de 109 tane farklı ürün ekiliyor. Şu zenginliğe bakın. 109 tane farklı ürün içinde 35 ürün ve organik tarımda Türkiye'de ilk 10 içinde Çanakkale var."
Ardından diğer protokol üyeleri yaptıkları konuşmalarla Çanakkale'den övgüyle bahsetti.
ÇTSO Kongre ve Fuar Merkezindeki ödül töreni, ÇTSO ve Ticaret Borsası'nın 2015-2016 yıllarında yüksek düzeyde ticari kazanç beyan eden ve döviz kazandıran üyelerine ödüllerini takdim etmesiyle sona erdi. Hisarcıklıoğlu, Gelibolu ve Biga'daki programlarına katılmak üzere kentten ayrıldı.



Çanakkale Ziraat Odası’ndan yapılan açıklamada Toprak Mahsulleri Ofisi(TMO)’nin müdahale alım fiyatlarını sezonun ortasına gelinmesine rağmen halen açıklamadığını belirtti. Çiftçi ve üreticilerin çok zor durumda olduğu, banka borçları nedeni ile büyük çıkmazda olduğu belirtilen açıklamada TMO’nun bir an önce alım fiyatlarını açıklamak zorunda olduğu belirtildi.
Oda yönetimi; “Hububat üreticisi üretim sezonunun ortasına gelmiş olmasına rağmen bazı bölgelerde bitme aşamasına gelmiş, bazı bölgelerde bitmiş buna rağmen TMO müdahale alım fiyatlarını açıklamamıştır. Bu durum üreticiyi çıkmaza götürmektedir zor şartlar altında üretim yapmaktan vazgeçmeyen bölge üreticimize TMO fiyat açıklamayarak zorda bırakmıştır. Bu yanlış uygulamadan derhal vazgeçilmeli geçen yılki fiyatların üzerine enflasyon oranları eklenerek üreticiyi memnun edecek şekilde fiyatlar belirlenmeli ve üreticinin önünü görmesi sağlanmalıdır.”
“BÖLGE ÜRETCİLERİMİZİ ZOR DURUMDA BIRAKTILAR”
Çanakkale ve Bölge üreticilerinin son derece zor durumda olduklarını, buna rağmen zor şartlar altında da olsa üretim yapmaya gayret ettikleri belirtilen açıklamada; “Yapmış olduğumuz açıklama gerçekten zorda olduğumuz için sesimizin duyulması ve belirsizliğe bir an önce son verilip üreticimizin moralini toplayıp gelecek yılki ekim planlamalarına başlayabilmesi için yapılan bir açıklamadır. Altını çizerek söylüyorum gerekli müdahalenin bölgemizde hububat piyasalarına bir an önce yapılması gerekmektedir. Piyasanın bozuk gitmesinin sebepleri neler olduğu sorulursa; sizlerinde bildiği gibi üretim sezonumuz arpa üretimiyle başlar. Arpa üretiminin başladığı ilk günlerde arpa için fiyatlar piyasa koşullarına göre 87.5 kuruş gibi açılmıştır. Bu fiyat üreticilerimiz tarafından kabul görmüş her şey iyi olacak derken arpa üretim sezonundan 45 gün önce ülkemiz stoklarında kalmadığı için yurt dışından getirilmekteydi. Fiyatı ise 1.10 TL den alınıp satılırken üretim sezonu yani yerli yeni mahsulün çıkmasıyla birlikte 85 ile 87.5 Kuruşlara geriledi. Bu fiyatlar bir ay önceki ithal gelen arpa fiyatlarının çok gerisinde olmasına rağmen üreticilerden kabul gördü.”
YURTDIŞINDAN GELEN ARPA 1.10 TL, YERLİ ARPA 85 KURUŞ!
“Ancak Kamuoyunda tarım ürünlerinin ithalatında vergiler düşürülecek hatta sıfırlanacak söylentileri konuşulmaya başlandı. Biz bu haberlerin gerçek olmayacağını düşünürken bu haberlerin doğru olduğu kamuoyunda duyulmasıyla beraber üretici ve sanayici tedirginliğe düştü. Buğday üreticisi fiyat düşmeden ürününü satmayı düşünürken sanayicide haklı olarak yurt dışından daha ucuz ürün getirmenin hesabını yapmaya başladı. Arpa hemen 80 Kuruşa buğdayda geçen yılın fiyatlarının gerisine buğdayına ve un olma özelliğine göre 80 ile 85 kuruş seviyelerinden işlem görmeye başladı.
TARIM ÜRÜNLERİNDE VERGİ İNDİRİMİ YAPMANIN SIRASI MIYDI?
“Bu arada da üreticilerin fiyatlar daha da kötüye gider mi endişesi arttı. Özellikle acil nakite ihtiyacı olan üreticilerimiz ürünlerinin bir kısmını bazı üreticilerimiz ürünlerinin tamamını geçer piyasa koşullarından satıp nakit ihtiyaçlarını karşılamak zorunda kalmışlardır. Şimdi ben yetkililere soruyorum; "Sırası mıydı hasat zamanında tarım ürünlerinde vergi indiriminin!" Hasattan 1 ay sonra bunlar konuşulmaya başlansa üreticimizde korunsa neşesi kaçırılmasa kazancı yok edilmese daha doğru olmaz mıydı? Tekrar söylüyorum bu yanlıştan bir an evvel dönülmeli ve üreticilerimizin moralini yerine getirecek fiyat açıklamalarının bir an önce yapılması gerekmektedir ki üreticilerimizde kendini üretime versin üretsin, üretsin, üretsin.”



Çanakkale'nin Biga İlçesi'nde fabrikası bulunan mobilya firması Doğtaş Kelebek, 2018 hedefini 1 milyar TL ciro olarak belirledi.
Doğtaş Kelebek CEO'su Ersin Serbes, "2017 başından itibaren 197 kişilik işe alım gerçekleştirdik. Bayilerimizle birlikte bu rakam 280 oldu. Yıl sonuna kadar yaklaşık 1000 kişiye istihdam yaratmış olacağız" dedi.
Doğtaş Kelebek CEO'su Ersin Serbes, şirkette yaşanan olumlu gelişmeleri paylaşmak üzere Marka ve Satış Genel Müdür Yardımcısı İlhan Tunçman ve marka ekipleriyle beraber Çanakkale'de basın mensuplarıyla bir araya geldi. Doğtaş Kelebek CEO'su Ersin Serbes, 2022 yılına, sektörün lideri olarak girmeyi hedeflediklerini belirtti. Geçen yıl 15 Temmuz darbe girişiminin ardından piyasada en büyük hareketlerden birinin mobilya sektöründe yaşandığını ifade eden Serbest, "Maalesef sektörün en büyüğü olduğunu hepimizin kabul ettiği Boydak Grubu'na kayyum atandı. İstikbal, Bellona ve Mondi'den oluşan 3 büyük markayı kayyum, devlet yönetiyor. Yani diyebiliriz ki bizim en büyük rakibimiz devlet şu an itibariyle. Yine bunun dışında sektörün önemli oyuncularından biri Alfemo Grup vardı. Oraya da devlet el koydu, oraya da kayyum atandı. Dolayısıyla enteresan bir yapı oluştu mobilya sektörü içerisinde, taşlar yerinden oynadı değişti her şey. İnşallah hedefimiz 2022 yılında Türkiye'nin en büyük mobilya grubu olacağımıza yürekten inanıyoruz" dedi.
2018 SONUNDA İSE 1 MİLYAR TL CİRO HEDEFİ
Doğtaş Kelebek'in 2017'de güçlü bir büyüme hikayesi yaratacağını söyleyen Serbes, "Yılın ilk üç ayında satışlarımızı yüzde 41 oranında artırdık. Bu büyüme sektör ortalamasının çok çok üzerinde ve bunun için de '41 kere maşallah' diyoruz. Yılsonu ciro hedefimiz 600 milyon TL. 2018 sonunda ise 1 milyar TL ciroya ulaşmak istiyoruz" dedi. Doğtaş Kelebek'te sektörel deneyimi çok uzun yıllara dayanan güçlü bir ekiple tekrar yapılandıklarının altını çizen Serbes, gelişmelere ilişkin şunları söyledi:
"Geçtiğimiz yıl, sektörel deneyimi çok uzun yıllara dayanan güçlü bir ekiple yeniden yapılandık. 2000'li yıllarda büyümeye devam ederken, Kelebek Mobilya'yı çok yakından takip ediyor, mobilya sektörüne getirdiği yenilikler ve bakış açısını takdirle izliyorduk. Gitmek istediğimiz yolculukta kendimize örnek aldığımız markaydı. Yönetim Kurulu Başkanımız Davut Doğan'la birlikte Doğtaş'ı ilerde Kelebek Mobilya gibi değerli bir marka yapmanın hayallerini kurardık. Ne mutlu ki, 2012 yılında Kelebek Mobilya'nın bünyemize katılmasıyla Davut Bey markanın sahibi, ben de geçtiğimiz yıl yöneticisi oldum. İki değerli markamız Doğtaş ve Kelebek, Türk mobilya sektörünün en önemli oyuncuları arasında, birçok ödülle de başarısını tescil etmiş durumda. Yılların verdiği birikim ve uzmanlığımızı ustalıkla yansıttığımız tasarımlarımızı müşterilerimize uygun koşullarda sunmanın gayretindeyiz. Tasarım ve trendler konusunda öncülük etmek, müşterilerimizle bir araya geldiğimiz tüm temas noktalarımızda onlara iyi bir deneyim sunmak bizim için her zaman çok önemli. Yenilenen ürün portföyümüz, hem Doğtaş hem Kelebek Mobilya'da yenilemeye başladığımız mağaza konseptlerimiz, satış sonrasında da fark yaratan uygulamalarımızla önümüzdeki günlerde mobilya perakendeciliğinde adımızdan söz ettirmeye devam edeceğiz."
YIL SONUNA KADAR YURTİÇİ VE YURTDIŞINDA 92 YENİ MAĞAZA
2017 sonuna kadar yurtiçi ve yurtdışında 92 yeni Doğtaş, Kelebek Mobilya ve Kelebek Mutfak&Banyo mağazası açmayı planladıklarına değinen Serbes, "Perakende sektörü dinamikleri ile yürüyen bir şirketiz. CRM yapımız, bayi yapılanmamız, satış sonrası destek ekibimize kadar uzanan her iş sürecimizi bir perakendeci gözüyle ele alıyoruz. Şirkette verimliliği artıracak bir yapılanmaya gittik. Üst kadrolardan alt kadrolara bu sektörün dinamiklerine hakim hızlı aksiyonlar almaya açık bir ekip kurduk. Verimliliği artıracak kadro yapılanmamıza paralel yürüttüğümüz birçok aksiyon bulunuyor. Bayi kanalında da bu yönde adımlar atıyoruz" dedi.
Mobilya sektöründe KDV indirimi uygulamasının hayata geçirilmesiyle sektörde hareketlenme yaşandığına değinen Serbes, konuya ilişkin şöyle konuştu:
"KDV indiriminin yanı sıra bir o kadar daha indirim sunarak avantajlı alışveriş fırsatı yarattık ve bu durumu müşterilerimize fazlasıyla yansıtıyoruz. Bu uygulamanın kalıcı olması yönünde karar çıkmasını destekliyoruz. Yeni koleksiyonlarımızı da müşterilerimize en uygun fırsatlarla sunuyoruz. KDV indiriminin yarattığı olumlu gidişin etkisiyle istihdam planlarımızı yeniden düzenledik. Teknolojiye yaptığımız yatırımların yanında insan kaynağı açısından da kendimizi geleceğe hazırlıyoruz. Şirketimizin hedeflerine ulaşmasının ve gelişmesinin en önemli unsurunun insan kaynağı olduğu bilinciyle hareket ediyoruz. İstanbul'daki genel merkezimizle Biga ve Düzce'de yer alan üretim tesislerimize bu yıl için kararlaştırdığımız 215 kişilik işe alım planını 300 kişiye çıkardık. Açılacak bayii mağazalarımız da ek istihdam demek. 2017 başından itibaren 197 kişilik işe alım gerçekleştirdik. Bayilerimizle birlikte bu rakam 280 oldu. Yıl sonuna kadar yaklaşık 1000 kişiye istihdam yaratmış olacağız."
Toplantıda Doğtaş Marka Müdürü Çağrı Öztürk Doğtaş markası adına yapılanlar ve hedefler hakkında bilgi paylaşırken, Kelebek Marka Müdürü Serkan Kaplan, 82 yıllık geçmişe sahip Kelebek'in gitmek istediği yolculuğu anlattı. Doğtaş Kelebek Medya Planlama Yöneticisi Birnur Özgül ise yaptığı sunumda şirketin pazarlama stratejisinde medya planlama ve satın alma konusunun ne kadar profesyonel bir şekilde ele alındığına değindi.



Çanakkale’de bir araya gelen sanayiciler, ilin potansiyeline dikkat çektiler. Şehrin, tarım devriminin laboratuvarı, yüksek teknoloji şehri haline gelebileceği vurgulanırken, gelecekte yurtdışından beyin göçü alabilecek bir cazibe merkezi olabileceği belirtildi.
İstanbul Sanayi Odası (İSO) Başkanı Erdal Bahçıvan, geçmişinde efsaneler barındıran Çanakkale’nin geleceğin high- tech şehri olabileceğini söyledi. Çanakkale’de denizin, temiz havanın ve üniversitenin bulunduğuna dikkat çeken Bahçıvan, “Çanakkale gelecekte İstanbul’dan göç alır hale gelecek. Sadece Türkiye’nin diğer bölgelerinden değil yurt dışından da beyin göçü alacaktır” dedi.
İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclisi ile Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası ortak bir toplantı düzenledi. Toplantıya İSO Başkanı Erdal Bahçıvan, İSO Meclis Başkanı Zeynep Bodur Okyay, Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Bülent Engin, Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkanı Osman Okyay ve çok sayıda sanayici katıldı.
Toplantıda Çanakkale ziyaretlerinin iki kez ertendiğini hatırlatan Zeynep Bodur Okyay, ilkinde hava muhalefeti, ikincisinde ise İbrahim Bodur’un (Kale Grubu kurucusu) vefatının, ertelemede etkili olduğunu kaydetti. Çanakkaleli olmaktan gurur duyduğunu ifade eden Zeynep Bodur Okyay, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, “Askeri zaferler ne kadar büyük olursa olsun, ekonomik zaferlerle taçlandırılmadıkça sonuçsuz kalır” sözüne atıf yaparak, bu cumhuriyet vizyonuna sahip olan merhum İbrahim Bodur’un ve bu nedenle ülkede sanayileşmenin temellerini atanlardan olduğunu söyledi. Türkiye’nin reform yapmaya devam etmesi gerektiğini vurgulayan Zeynep Bodur Okyay, ülke olarak ilerlemek istiyorsak farklılıklarımızı değil ortak yönlerimizi ön plana çıkarmamız gerektiğini dile getirdi.
Yenilenebilir enerjide tasarımcı olabilir
Osman Okyay da Türkiye’nin hedeflerine ulaşması için İstanbul’un yanına yeni cazibe merkezleri koyması gerektiğini bildirdi. Bölgede potansiyeli en yüksek ilin Çanakkale olduğunu savunan Okyay, “Çanakkale yeni tarım devriminin laboratuvarı olabilir. Yenilenebilir enerjide sadece üretici değil, tüm gelişmiş rüzgar türbini ve güneş panellerinin sanayicisi, yazılımcısı ve hatta tasarımcısı olabilir. Kültür ve sağlık turizminin en önemli lokasyonlarından biri olabilir. Çanakkale, bir ileri eğitim merkezi haline gelip ülkenin üretken zeka ihtiyacını karşılayabilir. Bu şehre yatırım yapanlar, yarının gerçek kazananları olacaktır” dedi.
Bilim üreten bir şehir kurmak hayal değil
Konuşmasında teşvik politikalarının eksiklerinden söz eden İSO Başkanı Erdal Bahçıvan ise yetişmiş insan gücü olan Çanakkale gibi bölgelerdeki yatırımların da doğu illerindeki kadar desteklenmesi ve teşvik edilmesinin önemine işaret etti. Çanakkale’nin gelecekte İstanbul’dan göç alır hale geleceğini öngören Bahçıvan şöyle konuştu:
Kalkınma için Çan modeli yaygınlaşmalı
“Deniz arıyorsanız var, temiz hava var, güçlü bir üniversite var. Burada Türkiye’nin bilim üreten, sanayiyi, tarımı, hizmeti destekleyen, örnek bir şehir kurmak hayal değil. Sadece Türkiye’nin diğer bölgelerinden değil yurt dışından da beyin göçü alacaktır. Türkiye’nin tek bir formülü var. O da Çanakkale. Başka modele gerek yok sosyal anlamda. Yıllarca Japon ve Güney Kore modellerini inceledik, onları Türkiye’ye nasıl uygularız diye düşündük. Oysa bir Çanakkale Çan modeli var. Sanayimizin ulu çınarı, odamızın kuruluşunda büyük emeği geçen ve Meclis Başkanımız Zeynep Bodur Okyay’ın değerli babası merhum İbrahim Bodur’un üzerinde ot bitmeyen Çan’da yarattığı bir sanayi devi var. Bodur’un yarattığı Çan modeli devlet, millet, sermaye, çalışan arasında bağ kurdu. Sermayeyi ürküten değil, kucaklayan hale getiren bir model bu.”
İstanbul ile Çanakkale’nin kalkınma yolunda yaratacağı birlikteliğin, ekonomik refahın ülke genelinde dengeli paylaşımı kadar toplumsal barış ve huzur açısından da büyük bir önem taşıdığını belirten İSO Başkanı Erdal Bahçıvan Bahçıvan sözlerine şöyle devam etti: “Doğası, yeraltı ve yerüstü zenginlikleri, birikimli insanları ile Çanakkale değerli bir hazineye sahip. Türkiye’nin Avrupa’ya açılan iki üç kapısından biri. Bu hazineden ülke olarak daha fazla yararlanmanın yolları geliştirilmeli. Çelik, çimento, seramik, deniz ürünleri ve tarıma dayalı gıda sanayiinin ön plana çıktığı Çanakkale, sanayicilere de önemli fırsatlar sunuyor. Dünyanın en uzun asma köprülerinden biri olarak temeli atılan projenin açılması ile Çanakkale, ulaştırma açısından Anadolu’yu Avrupa’ya bağlamada daha etkin bir rol üstlenecek. Çanakkale, İstanbul’dan çok önemli bir yük alır hale gelecek. Bu çok önemli bir şans. Beyaz yakalılar için mutlu yaşam için çok güçlü bir alternatif olacak. Bu kapsamda geçmişin efsaneler kenti Çanakkalemiz, sahip olduğu potansiyel ile geleceğin high-tech kenti de olabilir.”



Sabancı’dan, Sönmezler Holdinge, Ali Ağaoğlu’ndan, Murat Türker’e, Nihat Özdemir’den Aziz Yıldırım’a, Doğan Holdingden, Tüya Holding’e Çanakkale’de arazi almak için kuyruğa girdi..
Lâpseki-Çanakkale ve Gelibolu Eceabat arasında arazi almak için yıllardır süren yarış büyük hız kazandı. ‘1915 Çanakkale Köprüsü’, yerlerde vasıfsız tarla, imarlı arazi ve konut fiyatlarını 2 ile 10 kat arası artırdı.
Dünyanın en uzun asma köprüsü olacak “1915 Çanakkale Köprüsü”nün ihalesi bitti. Bir iki ay içinde projeye ilk kazma vurulacak. Projenin ilk duyulduğu andan itibaren gerek köprü gerekse otoyolların çevresindeki bölgelerde ev ve arazi fiyatlarında belirgin bir artış yaşanmıştı. Limak-Yapı Merkezi ve Güney Koreli iki grubun oluşturdukları konsorsiyumun en iyi teklifle öne çıktığı ihale aşamasının sonlanması gözleri yeniden bölgeye çevirdi. Bir süredir özellikle Lapseki - Gelibolu arasında konut fiyatları yüzde 50 oranında artarken arsa ve tarla fiyatlarında yüzde 100, hatta kimi yerlerde yüzde 200’ü aşan artışlar kaydedildi.
BÖLGEYE AKIN OLACAK
Çanakkale Köprüsü dopingi, İstanbullu büyük inşaat şirketlerini de harekete geçirdi. Markalı konut üreticileri, değerleme şirketleri üzerinden bölgede fiyat ve arazi araştırmalarını hızlandırdı. İzmir, İstanbul ve Bursa gibi büyük illerin yapılacak otoyol ve köprü üzerinden bölgeye erişimi kolaylaştıracak olması yeni konut projeleri ve turizm yatırımlarının kısa sürede bölgede yükseleceğinin göstergesi. TSKB Gayrimenkul Değerleme Genel Müdürü Makbule Yönel Maya, İstanbullu firmalar için bölgede bir süredir çalışmalar yaptıklarını belirtirken, kısa ve orta vadede fiyat artışları ile bölgeye yeni bir nüfus akışı olabileceğini söyledi. Eva Gayrimenkul Değerleme Lisanslı Değerleme Uzmanı Şeyma Şehirli de ilk defa İstanbullu müteahhitlerden bölge için talepler aldıklarını ifade etti.
'İKİNCİ ELE DÖNÜLDÜ'
Bölge genelinde boş arazi oranının düşük olması da artan taleple fiyatların hızlı yükselişine yol açıyor. Hatta köprünün temelinin atılmasıyla yeni bir fiyat artışı dalgasının oluşması ihtimali de yüksek. Bölgedeki emlakçılar, birçok konut, vasıfsız tarla ve imarlı arazinin şimdiden ikinci el olarak satıldığını ifade ediyor. Kuşkusuz en rağbet gören alanlar köprünün iki yakasında bağlandığı noktalar olan Gelibolu ile Lapseki. Mega proje etkisiyle bölgenin sanayi yatırımları çekmesi, lojistik anlamda da önemli bir değer kazanımı bekleniyor. Bu anlamda, değer artışı pek çok bölgeyi de yakından ilgilendiriyor. Sadece Çanakkale değil, Tekirdağ, Balıkesir ve İzmir’e kadar bu artışın etkileri tüm geçiş noktalarında, ulaşımın daha kolaylaştığı alanlarda hissedilecek.
METREKARE FİYATI 200 TL'YE FIRLADI
Eva Gayrimenkul Değerleme’nin yaptığı araştırmaya göre, Lapseki ilçesinin güneyinde yer alan Kocaveli-Suluca köyü bölgelerinde istenen değerlerde yüzde 100’e hatta daha üstünde bir artış var. 1 yıl kadar önce metrekaresi 25-80 lira arasında oan arazi fiyatları son zamanlarda 70-200 lirayı gördü. Gelibolu bölgesinde ilçenin güneyinde yer alan Sütlüce köyü bölgelerinde de istenen değerler bakımından yüzde 100’e varan artışlar görülüyor. En fazla metrekaresi 50-60 lirayı gören araziler anda 130 lirayı geçen fiyatlarla satılıyor. Şehrin Gelibolu bölgesinin büyük bölümünün Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı kapsamında olması sebebiyle bölgede yapılaşma kısıtlamaları bulunuyor. Bölge genel olarak ikinci ve üçüncü derece sit alanı olduğu için yapılaşma belirli izinlerin alınmasının ardından yapılabiliyor. Bu yüzden Gelibolu’da fiyat artışı daha sınırlı kalsa da Lapseki’de daha hızlı bir artış var.
ARAZİ FİYATI 1'Dİ 10 OLDU
Gelibolu emlakçılarından Yunus Emlak’ın sahibi Şenol Çorbacı, piyasanın ciddi bir hareketlenme içinde olduğunu anlatırken, vasıfsız arazilerin dönümünün 10 kat fazla kazandırmaya başladığını kaydetti. Çorbacı, “10 bin lirayı görmeyen dönüm fiyatları 90 bin liraya kadar çıktı. Bunlar, köprüyü, denizi, boğazı gören araziler. İmarlı araziler daha fazla artıyor. 18 Mart’ta köprü temelinin atılmasıyla daha da yüksek fiyatlar bekliyoruz. Tabi yerleşim alanları olarak yeni imara açılacak yerler göç de alacaktır” diye konuştu.
120 BİNLİK ‘EV’ 200 BİNİ BULDU
Lapseki emlakçıları da bölgede yoğun bir köprü gündemi olduğunu ifade ediyor. Lapseki Emlak Yöneticisi Necati Çekmez, 120 bin liraya satılan evin şu anda 200 bin liraya kadar alıcı bulduğunu anlatıyor. İpek Emlak Yöneticisi Rıfat İpek ise pek çok noktada kat be kat artışların yaşandığını söylerken, “10 liraysa 100 lira oldu. Bin lira olacak. Hiç kuşku yok. Bölge halkı elindekinin değerlendiği için memnun. Bir de nüfus gelecektir tabi. Bu da bölgenin beklediği bir şey” dedi.
TURİZMDE İYİ GÜNLER YAKIN
Turizmciler de gerek yerli gerek yabancı turist açısından köprünün önemli bir ziyaretçi akını oluşturmasını bekliyor. Çanakkale Turistik Otelciler, İşletmeciler ve Yatırımcılar Birliği Derneği Başkanı Kemal Pazarbaşı, turizmde her şeyin ulaşımdan geçtiğini belirterek, Çanakkale’nin daha iyi erişilebilirliğiyle daha iyi talep göreceğini söyledi. Turizmdeki zorlu 2016 öncesinde yıllık 700 bin yerli, 500 bin yabancı ziyaretçi aldıklarını anlatan Pazarbaşı, bu rakamları iki katına çıkarmanın zor olmadığını dile getirdi. Pazarbaşı, köprü projesiyle birlikte Çanakkale’nin kendini daha iyi anlatacağını ve daha çok yakınlaşacağını kaydetti.
ÇANAKKALE, TANINMIŞ VE MARKALI KONUT ÜRETİCİLERİNİN İŞTAHINI KABARTTI
Türkiye'nin tanınmış ve Markalı konut üreticilerinin değerleme şirketleri üzerinden Çanakkale bölgesinde fiyat ve arazi araştırmalarını hızlandırdığı belirtiliyor. Çanakkale 1915 Köprüsü'nün 26 Ocak 2016 tarihinde ihalesi gerçekleştirilmesiyle birlikte Türkiye'nin tanınmış ve markalı konut üreticilerinin adeta iştahları kabardı. Dünyanın en uzun asma köprülerinden birisi olacak Çanakkale Köprüsü'nün ihalesinin yapılmasıyla birlikte; İstanbul, Tekirdağ, Balıkesir ve Çanakkale illerine sınırı bulunan köprü müteahhitlerin ilgi odağı oldu. Gayrimenkul fiyatları bu projeden sonra daha da arttı.
ARAZİ FİYATLAR ARTMAYA DEVAM EDİYOR
Sütlüce köyü, Lapseki ilçesi, Suluca köyü bölgelerinde ciddi değer artışı yaşanıyor. Özellikle arazi fiyatları bakımından Kocaveli-Suluca köyü bölgelerinde yüzde 100'e yakın artış meydana geldi. Bir yıl kadar önce metrekaresi 25-80 TL arasında değişmekte olan arazi fiyatları 70-200 TL arasında değişiyor.Denize yakın bölgelerde istenen değerler 200 TL civarında iken iç kesimlerde 80 TL civarında seyrediyor. Sütlüce köyü bölgelerinde bir yıl kadar önce arazilerin metrekaresi için istenen değerler 25-60 TL civarında iken arazi fiyatlan son zamanlarda metrekare bazında 50-130 TL'ye çıktı.
MARKALI KONUT ÜRETİCİLERİ ARAŞTIRMALARINI HIZLANDIRDI
Markalı konut üreticilerinin değerleme şirketleri üzerinden bölgede fiyat ve arazi araştırmalarını hızlandırdığı belirtiliyor. Köprünün kurulacağı Şekerkaya mevkiine en yakın köylerden bir diğeri de Gökköy. iki yıl önce metrekaresi 10-15 TL'den satılan arazilerin bugünkü fiyatının 40-50 TL'ye kadar ulaştı.
ÇANAKKALE KÖPRÜSÜ'NDE İLK KAZMA 18 MART'TA
Başbakan Yıldırım, dün ihalesi gerçekleştirilen Çanakkale 1915 Köprüsü için "İnşallah bu sene 18 Mart'ta bu köprüye ilk kazmayı vurmak istiyoruz" dedi. Başbakan Binali Yıldırım, Şehircilik Şurası'nda konuştu. Yıldırım, ihalesi gerçekleştirilen Çanakkale 1915 Köprüsü'nün 10,5 milyar dolarlık proje olduğunu belirterek, "İnşallah bu sene 18 Mart'ta bu köprüye ilk kazmayı vurmak istiyoruz" dedi. Başbakan'ın açıkladığı tarih çok özel bir tarih. İlk kazmanın vurulacağı tarih 18 Mart, Çanakkale Zaferi'nin 102'inci yılına denk gelecek” dedi.
BÜYÜK PROJELERİN BİRİ BİTMEDEN ÖTEKİNE BAŞLIYORUZ
Yıldırım ' 'Türkiye'de 15 yılda bir Türkiye'yi üç Türkiye yaptık. Mazlumlara mağdurlara kucak açan ev sahipliği yapan bir ülke oldu Türkiye'' dedi. Başbakan Yıldırım'ın açıklamalarından satır başları şöyle: ' 'Türkiye'de 15 yılda bir Türkiye'yi üç Türkiye yaptık. Mazlumlara mağdurlara kucak açan ev sahipliği yapan bir ülke oldu Türkiye. Geçen 15 yılda dev yatırımları birer birer hayata geçirdik. Büyük projelerin biri bitmeden ötekine başlıyoruz. Çanakkale 1915 Köprüsü son olarak vatandaşlarımıza yeni bir hizmet olarak geliyor. Çanakkale Köprüsü ve otoyolları ile birlikte ihalesini gerçekleştirdik. 10.5 milyar dolarlık bir projeden bahsediyoruz. Dünyada kriz derinleşirken Türkiye art arda büyük projelere ya başlıyor ya da hizmete alıyor”
(HABER: AYNALI PAZAR)



Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nin oda ve borsaların katkıları ile KOBİ'lere yönelik gerçekleştirmeyi hedeflediği Nefes Kredisi Kampanyası ile ilgili çalışmalar son aşamada.
Proje kapsamında; TOBB tarafından tahsis edilecek kaynağa ilave olarak Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu ayrıca kaynak ayırarak üyelerinin kredi imkanını 5.000.000 TL daha arttırıyor.

% 7,50 faiz oranı ile aktarılacak kaynak üzerinden üyelerimiz yıllık % 9,90 faiz oranından 1 yıl vadeli ve aylık eşit taksitli ödemeli olarak kredi kullanabilecek.
Kredilendirmelerde tüm risk ve teminatlandırma protokol imzalanan bankalara ve Hazine Müsteşarlığının sağladığı destekle Kredi Garanti Fonu A.Ş.'ne ait olacaktır.
Bilindiği üzere; ÇTSO Yönetim Kurulu Mart ayında bir karar alarak Meclisimiz ve İlimiz Oda ve Borsaları Ortak Toplantısında zor durumda olan üyelerimiz için aşağıdaki şekilde bir öneri paketi sunmuş ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğine iletmişti:
1- Öncelikle zor durumda olan üyelerimiz için bir fon oluşturulması,
2- TOBB'ne ödenen oda ve borsa paylarının fona aktarılması.
3- TOBB ve iştiraklerinden işadamlarının aldığı maaş, huzur hakkı, yol gideri, harcırah vs adında her türlü ödemelerin bu fona aktarılması.
4- TOBB'nin bankalardaki mevduatının her ile düşen oranındaki meblağın fonda kullanılması.
5- TOBB'nin seyahatlerinde katılımcıların hissesine düşecek ve TOBB ya da oda ve borsa bütçelerinden harcanan yol, konaklama, yeme içme giderinin bu gezilerden muaf tutularak fona aktarılması.
TOBB tarafından uygulamaya konulacak projede ise; TOBB 100 milyon TL mevduat kaynağı tahsis ediyor ve projeye katılacak oda ve borsalardan da tahsis edecekleri kaynak için taahhüt alıyor. Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu, KOBİ statüsünde üyelerine kullandırılmak üzere TOBB tarafından bildirilen bankalarda Oda adına açılacak hesaplara kaynak aktarmayı taahhüt etmiştir.


Çanakkale’nin gurur kaynağı oldu


Doğanlar Yatırım Holding ve Doğtaş Kelebek Mobilya Yönetim Kurulu Başkanı Davut Doğan, iş dünyasına yön veren Türkiye’nin en etkili 50 iş insanı arasında yer aldı.
Aylık iş hayatı ve ekonomi dergisi Business Life'ın yaptığı ve Ekim sayısında kapak konusu edilen “İş Dünyasına Yön Veren Türkiye’nin En Etkili 50 İş İnsanı” araştırması sonucunda; Melek Yatırımcı unvanı da bulunan Davut Doğan, bu yıl da listede yer alarak Çanakkale’nin gurur kaynağı oldu.
İtibar başta olmak üzere; dünya ticaretine yön verme, yenilikçilik, girişimcilik ve Anadolu'ya yön verme gibi kriterlerin göz önüne alındığı araştırma sonucunda listede yer alan Davut Doğan konuyla ilgili; “Bu yıl da Türkiye’nin en etkili 50 iş insanı arasında yer almaktan gurur ve mutluluk duydum. Doğduğumuz topraklara, ülkemize değer katacak çalışmaların içinde yer alarak bugünlere geldik. Türk mobilya sektörünün en değerli ve en beğenilen iki markası Doğtaş ve Kelebek Mobilya’yı bünyemizde bulunduruyoruz. Bu markalarımız Türkiye dışında global marka olma yolculuğunda ve her geçen gün büyümeye devam ediyor. Mobilya sektörü dışında, enerji, inşaat, gıda ve siper güvenlik sektörlerine de yatırımlar yapıyoruz. Ekonominin gelişmesi adına üzerimize düşen görevleri yerine getirme kararlılığı içerisindeyiz. Türkiye’nin en etkili 50 iş insanı arasında yer almamı destekleyen herkese teşekkür ederim.” dedi.


Ülke ekonomisine güç veriyor...


Uluslararası marka değerlendirme kuruluşu Brand Finance tarafından açıklanan "Türkiye’nin En Değerli Markaları-Turkey 100-2016" listesinde mobilya sektöründen sadece Doğtaş Kelebek yer alıyor.
Uluslararası marka değerlendirme kuruluşu Brand Finance tarafından hazırlanan ‘Türkiye’nin En Değerli Markaları-Turkey 100-2016 Araştırması’nın sonuçlarına göre; mobilya sektörünün en değerli markası olarak Doğtaş Kelebek gösteriliyor. Listede mobilya sektörünü tek başına temsil eden Doğtaş Kelebek, yeni mağazalar açmak isteyen yatırımcıların da gözdesi durumunda. Farklı araştırmalarda mobilya sektörünün en beğenilen şirketi de seçilen firma mobilya perakendeciliğine getirdiği yenilikçi bakış açısı ve kazan kazan yaklaşımıyla bayilerine kârlı bir iş ortaklığı sağlayarak sektördeki konumunu güçlendirmeye devam ediyor.
Doğtaş Kelebek ülke ekonomisine güç veriyor
Üretim ve ihracatla ülke ekonomisine güç katan bir şirket olarak, Türkiye'nin yanı sıra bugün 32 ülkeye ihracat gerçekleştiren Doğtaş Kelebek Mobilya’nın şu anda yurtiçinde 146 Doğtaş, 100 Kelebek Mobilya ve 55 Kelebek Mutfak olmak üzere toplam 301; yurt dışında ise 52 Doğtaş, 8 Kelebek Mobilya ve Mutfak olmak üzere toplam 60 konsept mağazası bulunuyor. Dünyanın birçok bölgesinde Türk mobilyasını kalitesi ve modern tasarımıyla öne çıkaran Doğtaş Kelebek, bir mobilya üreticisi olmanın ötesinde, müşterilerinin yaşam alanlarına keyif katan ve onlara uygun çözümler sunan, hayatlarını kolaylaştıran bir şirket olma yolculuğuna hız kesmeden devam ediyor.



Doğanlar Yatırım Holding bünyesinde mobilya sektöründe; Doğtaş ve Kelebek markaları yanında, enerji, inşaat, gıda ve siper güvenlik gibi sektörler bulunuyor.
İlk 500 sanayi kuruluşu arasında bulunan ve Türkiye mobilya sektöründe ihracat ikincisi olan Doğtaş Kelebek Mobilya Yönetim Kurulu Başkanı Davut Doğan yaptığı açıklamada; "Dünyadaki yaklaşık 200 ülkeden biri olan Türkiye’nin ilk 10 ülke arasına girme hedefinin yanında, yoksul ülkelere yardım eden bir ülke olduğunu, bugüne kadar Cumhurbaşkanımızla 2004 yılından beri katıldığım 50’den fazla ülkede gözlemledim. Ülke olarak, sanayicimizle, ihracatçımızla, iş adamı, esnafı ve tüm vatandaşlarla, Sn. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde büyük hedeflere odaklanmışken özellikle devletin içine sızmış paralelci hainlerin darbe girişimleri bizleri bu hedeften caydıramayacaktır. Öncelikle devletimizin bu hainlerden temizlenmesi için, ilan edilen "olağanüstü hali" bir arınma ve fırsat olarak görüyoruz.
Holdingimizin mobilyada bugüne kadar ihracat yaptığı 65 ülke dışında, enerjide ve inşaatta ortaklık yaptığımız Amerikalı, Hollandalı, Senegalli, Güney Koreli ortaklarımıza da içinde bulunduğumuz durumu anlatıyoruz. Ülkemize ve bize güvenleri tam olduğundan, yolumuza kaldığımız yerden devam etme kararlılığı içindeyiz.” dedi.
Yeni termik santral yatırımı için de Çin devletinin enerji şirketi ile ortaklığın son aşamasına geldiklerini belirten Doğan; “Çin devlet şirketi ile yaklaşık 3 milyar dolarlık yatırım ve finansman anlaşmasını yapmak üzereyiz. Bu anlaşmayı, 4 Eylül’de Çin’de yapılacak G-20 Zirvesi’nde, Çin Devlet Başkanı ve Sn. Cumhurbaşkanımızın katılımıyla imzalamayı planlıyoruz. Ülkemize güveniyor ve yolumuza tüm hızımızla devam ediyoruz.” dedi.



Biga Ticaret ve Sanayi Odası (Biga TSO) Başkanı Şadan DOĞAN, İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından açıklanan Türkiye’nin ilk 500 büyük sanayi kuruluşu arasına giren altı Bigalı firmayı başarılarından dolayı kutladı.
Doğan, Biga’dan 5 firmanın Türkiye’nin ilk 500 firması arasında yer alarak bölgenin yüz akı olduklarını söyledi. Firmaların başarılarında payları olan herkese şükranlarını sunduğunu kaydeden Başkan Doğan, bugün Türkiye’nin ilk 500 firması arasına girerek göğsümüzü kabartan beş firmamızla ne kadar övünsek azdır. Bu firmalarımız, Biga’nın gelişme ve kalkınma çabasının çok önemli katkı sağlayıcılarıdır. Bizler bugünden daha zengin olmak istiyorsak, yarın, bugünden daha gelişmiş olmak istiyorsak, daha mutlu olmak istiyorsak daha çok çalışmalıyız, daha çok birlik içinde olmalıyız” dedi.
İstanbul Sanayi Odası tarafından her yıl gerçekleştirilen Türkiye'nin En Büyük 500 Sanayi Kuruluşu sıralamasında üretimlerini Biga'da gerçekleştiren 5 şirket yer aldı.
İSO 500 listesinde yer alan Biga TSO üyesi şirketler:
10. İÇDAŞ Çelik , 52. ABALIOĞLU, 61. AKÇANSA, 92. İÇDAŞ Elektrik,
400. DOĞTAŞ Kelebek



Biga Ticaret ve Sanayi Odası ile Tekirdağ Ticaret ve Sanayi Odası arasında iletişimi güçlendirmek, karşılıklı hizmet standartlarının artmasını sağlamak, ortak toplantılar ve faaliyetler düzenlemek, işbirliği sayesinde daha kapsamlı faaliyetler, projeler hazırlamak, sanayi ve ticaretin gelişmesinin yanında sosyo-kültürel faaliyetlerde de birlikte hareket etmek, eğitim, iş geliştirme ve akreditasyon konularında işbirliğini güçlendirmek amacıyla düzenlenen kardeş oda ve işbirliği protokolü 30 Mart 2016 Çarşamba günü Tekirdağ TSO hizmet binasında yapılan törenle imzalandı.
Kardeş Oda ve İşbirliği Protokolü imza törenine Biga Ticaret ve Sanayi Odası’nı temsilen Yönetim Kurulu Başkanı Şadan Doğan, Meclis Başkanı Eşref Temiz, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Melih Akyıl, Yönetim Kurulu Üyesi Furkan Şanlı, Meclis Üyeleri Zekai Baş, Ümit Alşan ve Hakan Akın, 1.Meslek Komitesi Başkanı Ramazan Altın, Meclis Üyesi ve 8.Meslek Komitesi Başkanı Hüseyin Erdoğan ile Genel Sekreter Mustafa Mutlu katıldı.
Tekirdağ Ticaret ve Sanayi Odası adına ise protokol imza törenine TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve Tekirdağ TSO Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Günay, Meclis Başkanı Mustafa Özden, çok sayıda yönetim kurulu ve meclis üyesi ile Genel Sekreter İrfan Ekici katıldı.
Cengiz Günay “Bölüşünce artan tek şey bilgidir”
Tekirdağ TSO Başkanı Günay; Güney Marmara’nın parlayan yıldızı Biga ve Biga’nın gelişimindeki öncü kuruluş olan Biga TSO ile böyle bir törenin gerçekleşmesinden dolayı memnun olduğunu belirterek, zaten kardeş olan odaların imzayla bu kardeşliği perçinlediğini söyledi. Kardeş Odaların ileride daha güzel işlere imza atacağını belirten Günay, birlikte çalışmanın hem bölge hem de ülke adına çok yararlı olacağını belirtti. Başkan Günay ayrıca, uluslararası bağlantılarda her iki Oda ile ortak hareket edileceğini, iç ve dış piyasa analizlerinin paylaşılmasında ortak faaliyetler ve çalışmalar yürütüleceğini, yeni projelerde bilgi alış-verişlerinde bulunulacağını da sözlerine ekledi.
Günay; “Kardeş oda olarak her türlü yardımı ve imkânı sizlerle paylaşmaya hazırız. Yönetim kurulu ve meclis üyelerimizle birlikte çalışmalarda ortak hareket etmek isteriz, dünyada bölüşünce artan tek şey bilgidir” diyerek imzalanan protokolün her iki kent için de hayırlı olması temennisinde bulundu.
Şadan Doğan “İmzalanan bu anlaşma ile iki Oda arasında köprü kurmuş oluyoruz.”
Biga Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Şadan Doğan “Bizler de sizin tecrübeleriniz üzerine bir şeyler daha ilave edebilirsek daha güzel kardeşlikler daha iyi çalışmalar gerçekleştirip Biga ve Tekirdağ halkının ve üyelerimizin hizmetine sunabilirsek mutlu oluruz. İki Oda arasında sağlanacak işbirliğinin yanısıra ortak faaliyetlerde bulunmak ve projeler geliştirmek amacıyla kardeş oda protokolü imzalıyoruz” diyerek Tekirdağ TSO ile kardeş oda ve işbirliği protokolü imzalamaktan mutluluk duyduklarını ifade etti.
Doğan ayrıca “Sayın başkan ve yönetimi gerçekten bizi çok sıcak ve samimi bir şekilde karşıladılar. Öncelikle kendilerine çok teşekkür ediyoruz. Bundan sonra kardeş Odamız olan Tekirdağ Ticaret ve Sanayi Odası ile karşılıklı ziyaretlerimiz ve bilgi alışverişimiz sıkça olacaktır. Tekirdağ, ülkemiz ekonomisi için önemli limanları ve büyük işletmeleri bölgesinde bulunduran bir ilimiz. Dolayısı ile böyle bir bölgenin Ticaret Sanayi Odası ile işbirliği halinde olmanın ayrıca mutluluğunu yaşıyoruz.” diye konuştu.



Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası Yönetimi, gıda, elektrik, elektronik, ahşap ve inşaat malzemesi gibi birçok sektörü bünyesinde barındıracak olan toptan ve perakende sektöründe faaliyet gösteren esnaf, sanatkar ve imalatçıların günün koşullarına uygun, modern ve teknik şartlara haiz bir alanda faaliyet göstermeleri ve rekabet güçlerini arttırmaları amacıyla uzun zamandır çalışmaları yürütülen “Küçük Ölçekli Sanayi Sitesi” kurulmasına yönelik ilk adım olan “ Kooperatif” kurulması için start verdi.
Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası’nın inşaat sektöründe faaliyet gösteren komite üyelerinden gelen talep üzerine yakın bir dönemde ÇTSO Yönetim Kurulu konuyla ilgili bir komisyon kurarak ilgili çalışmalara başladı. ÇTSO tarafından bir yandan yatırım için uygun bir alan bulunması için çalışmalar devam ederken bir yandan da yasal statü oluşturulması için görüşmeler yapıldı.
Kurulması planlanan sitenin raporlama çalışmalarıyla birlikte talep toplama süreci devam ederken uygun olarak görülen alan için ilgili makamlara başvuru yapıldı. Çalışma kapsamında ÇTSO Yönetim Kurulu üyelerinin Kurucu ortaklığında projenin hayata geçirilmesi için ilk adım olarak bir kooperatif kurulmasına karar verildi.
ÇTSO Yönetim Kurulu üyelerinin kurucu üye olarak yer aldığı “Sınırlı Sorumlu Çanakkale Ticaret Küçük Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi” ana sözleşmesi Noter huzurunda imzalandı. Kooperatifin ilk Yönetim Kurulu; ÇTSO Yönetim Kurulu Başkanı Bülend Engin, Yönetim Kurulu Sayman Üye Mustafa Kansu ile Yönetim Kurulu Üyeleri, Emin Bacak, Fatih İş, Fikri Kutlu, Tamer Selçuk Semizoğlu ve Yaşar Murat Aydoğdu olmak üzere 7 kişiden oluştu. İlk Denetim Kurulu Üyeliklerine ise Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Selçuk Erdoğan ve Genel Sekreter Sema Sandal seçildi.



TÜİK Balıkesir Bölge Müdürlüğü verilerine göre, Çanakkale'de 2015 yılında 2014 yılına göre ithalat ve ihracat azaldı.
Çanakkale'de 2015 yılında geçen yıla göre ihracat yüzde 13,1 azalarak 129,4 milyon dolara, ithalat ise yüzde 11,7 azalarak 69,3 milyon dolara geriledi. 2015 yılında Çanakkale'den yapılan ihracat miktarları fasıllara göre incelendiğinde, en büyük pay 79,0 milyon dolar ile 'Seramik mamulleri' olurken, bu faslı 11,1 milyon dolar ile 'Et, balık, kabuklu hayvanlar, yumuşakçalar veya diğer su omurgasızlarının müstahzarları' ve 8,3 milyon dolar ile 'Yenilen sebzeler ve bazı kök ve yumrular' faslı takip etti.
2015 yılında Çanakkale'ye yapılan ithalat miktarları fasıllara göre incelendiğinde ise en çok ithal edilen fasıl 20,7 milyon dolar ile 'Kazanlar, makineler, mekanik cihazlar ve aletler, nükleer reaktörler, bunların aksam ve parçaları' olurken bu faslı 15,5 milyon dolar ile 'Tuz, kükürt, topraklar ve taşlar, alçılar, kireçler ve çimento' ve 6,3 milyon dolar ile 'Debagatte ve boyacılıkta kullanılan hülasalar, tanenler, boyalar, pigmentler,vb, vernikler, vb, macunlar, mürekkepler' faslı takip etti.
2015 yılı itibarıyla sektörlere göre dış ticaret incelendiğinde Çanakkale'de dış ticaret hacminin en çok olduğu sektör İmalat Sanayi oldu. 2015 yılında Çanakkale'den yapılan ihracat ülkelere göre incelendiğinde, en fazla ihracatın 16,1 milyon dolar ile İngiltere'ye yapıldığı görülüyor. İngiltere'yi 15,4 milyon dolar ile İtalya ve 10,7 milyon dolar ile Kanada takip etti. Çanakkale'ye yapılan ithalat ülkelere göre incelendiğinde ise 23,4 milyon dolar ile İtalya ilk sırayı alırken 12,5 milyon dolar ile Çin ikinci ve 5,8 milyon dolar ile İspanya üçüncü sırada yer aldı.



Ticari hayatına 1970’li yıllarda Baba Ali Doğan’ın Doğan Mobilya’yı kurmasıyla başlayan Doğanlar Yatırım Holding, seneler içinde istikrarlı bir şekilde büyüyerek, hem toplumsal hem de ekonomik kalkınmaya katkıda bulunmak misyonuyla ilerleyen ve mobilya, inşaat, enerji, gıda gibi farklı sektörlerde hizmet gösteren Türkiye’nin en büyük şirketleri arasındadır.
Mobilyanın iki güçlü markası Doğtaş ve Kelebek’i de bünyesinde bulunduran 2022 yılında 50. Yaşına girecek Doğanlar Holdingin hedefi; 50. Yaşında Türkiye ekonomisine yön veren ilk 50 aile arasına girmek.
Başarılarının sırrının her zaman aile birliğine dayandığını dile getiren ve Türkiye’ye rol model olacak Aile Meclisi Anayasalarını yıllar önce yazan Doğanlar Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Davut DOĞAN, 3. Kuşak temsilcileri Doğan Ali DOĞAN ve Ogün DOĞAN ile birlikte ‘’ Birinci Nesilden İkinci Nesile Geçiş ‘’ sempozyumuna katıldı.
Aile İşletmeleri ve Girişimcilik Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından düzenlenen ‘’ Birinci Nesilden İkinci Nesile Geçiş ‘’ sempozyumunda Türkiye’de bunu en iyi şekilde yöneten ailelerden biri olan Doğanlar Ailesi, Doğanlar Holdingin başarı öyküsünü, Aile Anayasasını ve Aile Şirketlerindeki yönetimi anlattı. Doğan konuşmasında ‘’ 21 kişilik aile meclisimiz, yıllar önce 6 kardeş birlikte oluşturduğumuz Aile Anayasamız var, başarımızın sırrı bu anayasada… Şirketlerin büyümek ve kurumsallaşmak için mutlaka yazılı kuralları olmalı, her şirketin kendine özgü bir Anayasası olmalı ‘’ dedi.



Ticari hayatına 1970’li yıllarda Baba Ali Doğan’ın Doğan Mobilya’yı kurmasıyla başlayan Doğanlar Yatırım Holding, seneler içinde istikrarlı bir şekilde büyüyerek, hem toplumsal hem de ekonomik kalkınmaya katkıda bulunmak misyonuyla ilerleyen ve mobilya, inşaat, enerji, gıda gibi farklı sektörlerde hizmet gösteren Türkiye’nin en büyük 100 gurubu arasındadır.
Grubun ana faaliyet alanı olan mobilya’ da sektörün öncü markaları Doğtaş ve Kelebek Mobilyayı bünyesinde barındıran Doğanlar Yatırım Holding, Çanakkale’den doğan 300 ün üzerinde mağaza ve 65 ülkeye gerçekleştirdiği ihracatla sektörde öncülüğünü korumakta olan Doğtaş markasıyla, Türkiye’nin en büyük mobilya fuarı olan İstanbul Mobilya Fuarında
( İSMOB ) büyük ilgi toplantı.
Fuarın ilk günü Ekonomi Bakanı Sn. Mustafa ELİTAŞ tarafından ziyaret edilen Doğtaş yeni ürün ve tasarımlarını görücüye çıkardı. Fuarın ikinci günü yapılan yarışmalarda 6 ödül birden alarak sektördeki yenilikçi imajını ve öncülüğünü pekiştirdi.
Konuyla ilgili konuşan Doğanlar Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Davut DOĞAN; ‘’ Doğtaş ve Kelebek Mobilya olarak Dünya markası olma yolunda emin ve hızlı adımlarla ilerliyoruz, yeni tasarımlarımızla fuarda büyük alkış topladık, Ekonomi Bakanımız Sayın Mustafa ELİTAŞ’ ta standımızı ziyarete gelerek bizi şereflendirdiler. Türkiye’nin En Beğenilen Mobilya Şirketi olmamızın haklı gururunu yaşıyoruz’’ dedi



“Çanakkale’nin Yıldızları” ödül töreni, Osmanlı Belgelerinde Çanakkale Deniz Ticareti Lansmanı ve TOBB Sosyal Bilimler Lisesi’nin temel atma töreni ÇTSO Kongre Fuar Merkezi’nde gerçekleşti.
Ödül törenine Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakan Yardımcısı Mehmet Daniş, Çanakkale Valisi Hamza Erkal, Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu, ÇTSO Yönetim Kurulu Başkanı Bülend Engin, ÇTSO Yönetim Kurulu ve Meclis Üyeleri ve Çanakkale’de faaliyet gösteren Oda ve Borsa başkanlarıyla beraber ile çok sayıda kamu kuruluşu ve sivil toplum örgütlerinin temsilcileri katıldı.
Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası adına konuşma yapan Yönetim Kurulu Başkanı Bülend Engin; Ticaret ve Sanayi Odası olarak memleketimiz için tek bir kuruş üretim yapan, vergi veren, istihdam sağlayan tüm işadamlarımızı gönülden alkışlıyorum. Alkışın büyüğünü elbette az sonra ödüllerini sizlerin ellerinden alacak olan işadamlarımız hak ediyor.
“Dünyada yaşanan ekonomik krizlere rağmen, ülkemizin tek partili siyasi istikrarı ile üretmeye devam eden, vergisini veren işadamlarımızın kazançları analarının ak sütü gibi helaldir.” Alın teri kutsaldır, mübarektir. Bizler işadamları olarak ekmeğimizi paylaştığımız işçimizin, çalışanımızın alın teri kurumadan emeğinin hakkını vermeyi prensip edinmiş insanlarız. Vergi kutsaldır, mübarektir. Bu memleket için üreterek, kazançlarımızın vergisini vermekten de gurur duyuyoruz. Verdiğimiz vergilerin ülkemizin gelişimine, dünyaya örnek projelere ve hizmetlere harcanıyor olmasını görmekten de ayrıca mutluluk duyuyoruz.
Çanakkale’mizin işadamları; vatanperverdir, kadirşinastır, vefakardır, cefakardır. Atalarımızın 100 yıl önce var ettiği o ruhla, Çanakkale ruhuyla üretmenin onurunu, gururunu yaşamaktadır. Tarımda ve sanayide ürün çeşitliliğine sahibiz. Memleketimizin iki boğazından birinin kıyılarındayız. Çanakkale’de deniz ticareti önemlidir. Bu nedenle Çanakkale’nin Osmanlı dönemindeki deniz ticaretini araştırdık. Geçmişini bilmeyen geleceğine yön veremez, dedik. Atalarımızın yürüdüğü yolların izini çıkardık. Belgelerini, vesikalarını, haritalarını sergileyerek herkesin görmesini sağladık. Bu değerli belgeleri ÇTSO olarak “Osmanlı Belgelerinde Çanakkale Deniz Ticareti-Geçmişe Yolculuk Sergisi” ile 7’den 70’e herkesin görebilmesi için sergiliyoruz. Bununla da yetinmedik, bu belgeleri, evrakları kitap halinde bastırdık. Bugün sizlerle bu değerli eseri paylaşmaktan da ÇTSO olarak mutluluk duyuyoruz. Çanakkale’mizin deniz ticaretinde daha aktif olması, daha çok kazanması, netice olarak daha çok vergi vermesi hedeflerimiz arasında. Geçmişte bu alanda liderlik yapmış olan kentimizi yine o günlerdeki coşkulu günlerine döndürmek için çalışıyoruz.
Çanakkale ruhuyla çalışıyoruz. Ancak bu topraklarda Çanakkale ruhundan bihaber olanlar da var. Kardeşin ve kalleşin yerlerini karıştıranlar var. Birileri, “kardeş” ve “kalleşi” birbirine karıştıranları da ardına alıp; bizim birliktelik çatımızda farklı söylemler geliştirmeye çalışmakta. Hiç kimseye “uşaklık” yapmayı bilmeyen bu millet “kalleşlik” yapanlara da gereken cevabı hukuk ve demokrasi çerçevesinde verecektir. Bizim tek devletimiz, demokratik seçimle yönetime gelmiş tek hükümetimiz var. “Merkezi hükümet” gibi tanımlamalara karşı çıkarız. Bu ifadeyi kimlerin kullandığını herkes biliyor. Bizim öyle başkaları gibi farklı merkezlerle işimiz olmadı, olamaz.
Çanakkale’mizin mübarek topraklarındaki üretimimizi, Türk bayrağı altında özgürce ve devletimize olan bağlılığımıza iman ederek sürdüreceğiz.’’











http://www.burasicanakkale.com ©  2000  - Bütün hakları Saklıdır.