ÇANAKKALE'NİN DÜNYAYA AÇILAN PENCERESİ ::.  

Burası Çanakkale'yi Giriş Sayfanız Yapın Sık Kullanılanlara Ekleyin...



 

BÖLGEMİZDEN HABERLER                                                                                                                                                                         Son Güncelleme : 10.08.2019



Çanakkale'nin Bayramiç ilçesindeki Mehmet Akif Ersoy Evi ve Müzesi'nde, İstiklal Marşı'nın kabulünün 98'inci yıl dönümü nedeniyle tören düzenlendi. İstiklal Marşı'nın yazarı Mehmet Akif Ersoy, çocukluğunun geçtiği evde anıldı.
Bayramiç'teki Mehmet Akif Ersoy Evi ve Müzesi'nde bugün Kaymakamlık tarafından gerçekleştirilen etkinlik, saygı duruşunun ardından, kabulünün 98'inci yıl dönümünde İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı. İstiklal Marşı'nı en iyi okuma yarışmasında derece alan Mustafa Kemal İlkokulu ana sınıfı öğrencisi Durmuş Buğra Özdemir, Milli Zafer İlkokulu 4'üncü sınıf öğrencisi Betül Ecrin Kaya ve Menderes Ortaokulu 7'nci sınıf öğrencisi Leyla Değerli, İstiklal Marşı'nı okuduğu sırada duygu dolu anlar yaşandı. Mehmet Akif'in hatıralarında belirttiği ve 'oynamaktan büyük zevk aldığım' dediği 'Taş Köprüde Yüzme Hatırası' ve 'Bayramiç'ten İstanbul'a Uğurlama' konulu drama öğrenciler tarafından sergilendi.
İlçe Milli Eğitim Müdürü Mehmet Etik'in, İstiklal Marşı'nın kabulünün 98'inci yıl dönümüyle ilgili günün anlam ve önemini belirten konuşmayı yapmasının ardından, Mehmet Akif'in Bayramiç'te dünyaya gelişi ve İstiklal Marşı'nın ilanının Bayramiç'teki yansımaları konulu dramalar öğrenciler tarafından sergilendi. İlçede görev yapan 3 öğretmenin çalıp, seslendirdiği müzik eserlerinin ardından, ilçedeki okullar arası şiir, kompozisyon ve en iyi İstiklal Marşı okunması yarışmalarında dereceye giren öğrencilere, Bayramiç Cumhuriyet Başsavcısı Osman Görgünoğlu, Bayramiç Belediye Başkanı AK Partili Sadettin Arslan ve Bayramiç Kaymakam Vekili Ali İkram Tuna tarafından ödülleri verildi. Törenin ardınan öğrenciler, Mehmet Akif Ersoy Evi ve Müzesi'ni ziyaret etti.



Kalker Ocağı ve Kırma Eleme Tesisi yapılması planlanan Çanakkale’nin Biga ilçesi Ilıcabaşı Köyü’nde köylüler projeye karşı çıktı. Köy muhtarı Nazmi Nazmi Baş, madenin köyün hemen üstünde olduğunu belirterek “Patlamalar sonrası evlerimize kayalar düşebilir. Başımıza taş yağacak” diye kampanya başlatıp imzaları dilekçe eşliğinde Cumhurbaşkanlığına gönderdi.
Çanakkale’nin Biga ilçesi Ilıcabaşı Köyü’nde Faruk Duman tarafından Kalker Ocağı ve Kırma Eleme Tesisi yapılması planlıyor. ÇED süreci başlatılan proje köyün 280 metre doğusunda kalıyor. Yıllık 2 buçuk milyon ton üretim yapılması öngörülen projede 40 kişi çalışacak.
Projede kalker madeni yüzeye patlayıcı yerleştirilerek çıkartılacak ve eleme tesisinde işlenecek. Maden çıkarımı işleminde oluşacak patlamalar nedeniyle köydeki evlerde zararlar meydana gelebileceği ve sarsıntının etkisi ile evlerde çatlaklar oluşması öngörülüyor. Ayrıca madenin çevreye yayacağı tozlardan dolayı köydeki hayvancılığın da tehlikeye girebileceği konuşuluyor. Geçtiğimiz hafta proje yetkilileri ve köylüler ÇED yönetmeliği kapsamında bir araya geldi. Köylüler toplantıda projenin köy için risk oluşturduğu gerekçe göstererek istemediklerini belirttiler.
“EVLERİMİZE KAYALAR DÜŞEBİLİR”
Köy Muhtarı Nazmi Baş, köydeki hanelerden imza toplayarak Cumhurbaşkanlığı’na projenin iptal edilmesi için dilekçe gönderdi. Dilekçeye 63 köylü imza attı. Konu ile alakalı yetkililere seslenen Muhtar Baş, içme suyu kaynaklarının ve köydeki hayvancılığında tehlikede olduğunu belirterek şunları söyledi: “Proje köyümüzün hemen üstündeki dağa yapılmak isteniyor. Maden ocaklarında dinamit kullanıyor ve orada da dinamit kullanıldığında kopan kayalar köyümüze düşebilir. Bir nevi başımıza taş yağabilir. Ayrıca köyümüzün içme su kaynağı madenin yapılacağı yerden çıkıyor. Suyumuza zarar gelebilir. Buradan çıkacak toz hayvanlarımızda sıkıntı yaşatır. Bu proje olursa köyümüz yok olur. Gerekli yerlere başvurumuzu yaptık, yetkililerin olaya el atmasını bekliyoruz. ” dedi. Muhtar Nazmi Baş, önümüzdeki günlerde Biga Kaymakamı Mustafa Can'ın köylerini ziyaret ederek durumu inceleyeceğini belirtti.



Çanakkale İl Özel İdaresi, yüzde 99,87 hissedarı olduğu GESTAŞ Deniz Ulaşım Turizm A.Ş’ye ait Gelibolu Feribot İskelesi projesine kefil olmaktan vazgeçti. Kararın gerekçesi, yükselen maliyetler gösterildi.
Gestaş Deniz Ulaşım A.Ş. tarafından yapımı devam eden feribot iskelesi için, Gestaş Deniz Ulaşım A.Ş.'nin kredilerine 9 Mayıs'da meclis kararı ile kefil olan Çanakkale İl Özel idaresi, 7 ay sonra kredi miktarının yaklaşık 2 katına çıkması ve Gestaş Deniz Ulaşım A.Ş.'nin yeniden kefillik talebi etmesi üzerine kefillikten vazgeçme kararı aldı. Kararın gerekçesi olarak yükselen maliyetler gösterildi.
Gestaş Deniz Ulaşım A.Ş. tarafından yapılan ve 4 Haziran tarihinde temeli atılan ve AKP Grup Başkanvekili ve Çanakkale Milletvekili Av. Bülent Turan'ın ‘1,5 yıl gibi kısa bir sürede bitecek' dediği ‘Gelibolu Feribot İskelesi'nde duraksamalar yaşanıyor.
Gestaş Deniz Ulaşım A.Ş.'nin alacağı kredi miktarını yaklaşık 2 katına çıkarması üzerine ve yeniden kefillik talep etmesini Çanakkale İl Özel İdare Meclis üyelerince 5 Ekim tarihli birleşmede değerlendirdi. Mecliste alınan karar şöyle ifade edildi: “Gelibolu Feribot İskelesi proje kredisi olarak kullanılmak üzere GESTAŞ AŞ. Yönetim Kurulu tarafından alınmış olan 35.999.603,61 TL borçlanma için ilgili şirketin % 99,87 hissedarı olan Çanakkale İl Özel İdaresinin 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 51/e maddesi gereğince kefil olmasına” şeklindeki İl Genel Meclis Kararının iptal edilmesine ve Gestaş Deniz Ulaşım Turizm Ticaret A.Ş'nin 01.10.2018 tarih ve 1254 sayılı yazısında belirtilen yüksek maliyetlerin karşılanması mümkün olmadığından herhangi bir kefalet altına girilmemesine karar verildi.”



Köylülerin istemediği termik santral için ÇED olumlu raporu çıktı. AKP’nin Kazdağları’ndaki kalesi Yenice’de yapılması planan termik santral için 24 Haziran’dan 5 gün sonra Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, ÇED olumlu raporu verdi. Karar ilçede şok etkisi yarattı.
24 Haziran Seçimleri'nde Cumhur İttifakı'na yüzde 63 oy çıkan AKP'nin Kazdağları'ndaki kalesi Yenice'ye seçim ertesi büyük şok geldi. Çanakkale'nin Yenice İlçesi Çırpılar Köyü'nde özel bir firma tarafından yapılması planlanan termik santral için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, 24 Haziran seçimlerinin üzerinden 5 gün geçtikten sonra ÇED olumlu raporu verdi. Çanakkaleli çevre gönüllülerinin ve köy halkının yapılmasını istemediği eylemlerle protesto ettiği, 65 muhtarın imzalarıyla üç kez ret edilen santral için bakanlıktan ÇED olumlu kararı çıkması şok etkisi yarattı. Kararla Kazdağları'nın doğal yapısı ve turizmi büyük zarar görecek.
BAKANLIK DUYURDU
Karar, bakanlık tarafından da açıklandı ve “Çanakkale İli, Yenice İlçesi, Çırpılar Köyü mevkiindeki Taşzemin İnş. Madencilik Enerji Üretim San. ve Tic. A.Ş. tarafından yapılması planlanan Çırpılar Termik Santrali (200MWe/203MWm/570MWt) Kül Depolama Sahası, Kömür İşletme İle Kırma Eleme Tesisi projesi ile ilgili olarak Bakanlığımıza sunulan ÇED Raporu İnceleme Değerlendirme Komisyonu tarafından incelenmiş ve değerlendirilmiştir. Proje ile ilgili olarak ÇED Yönetmeliği'nin 14. maddesi gereğince Bakanlığımızca ‘Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu' kararı verilmiştir” denildi. Aylarca inceleme ve değerlendirmeyi tamamlayamayan komisyonun 24 Haziran seçimlerinden sadece 5 gün sonra ‘ÇED olumlu raporu' vermesi tepkiyle karşılandı.
90 FUTBOL SAHASI
Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği Başkanı Süheyla Doğan, bakanlıklara sunulan resmi belgelere göre kurulacak termik santralin yılda 3,5 milyon kömür tüketeceğini ve proje kapsamında 90 futbol sahası büyüklüğünde bir alanın 465 bin ton külün depolanması için kullanılacağını söyledi.
Doğan, inşa edilecek Yenice termik santralinin Edremit, Gönen ve Bandırma'nın içme sularını sağlayan baraj koruma alanına çok yakın olduğunu ve ayrıca bölgedeki tarım arazilerini olumsuz etkileyeceğini belirtti. Projenin inşa edildiği alanın 1 ile 3 km yakınlarında çok sayıda köy olduğunu belirten Doğan, “Proje Edremit Körfezi'ne 20 km uzaklıkta. Bu santralden yayılacak küller rüzgarın etkisiyle körfeze kadar ulaşabilecek. Kazdağları ve Edremit Körfezi ciddi şekilde etkilenecek” dedi.
KAZDAĞLARI VE EDREMİT KÖRFEZİ CİDDİ ŞEKİLDE ETKİLENECEK!
Köy halkının yapılmasını istemediği eylemlerle protesto ettiği termik santral projesine ÇED onayı çıkması tepkilere neden oldu. Bu kararla Kazdağları'nın doğal yapısı ve turizmi büyük zarar görecek. Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği Başkanı Süheyla Doğan, “Bu santralden yayılacak küller rüzgarın etkisiyle körfeze kadar ulaşabilecek. Kazdağları ve Edremit Körfezi ciddi şekilde etkilenecek” diye konuştu.



Çanakkale Valiliği’nin yürütmüş olduğu Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası, Çanakkale İl Özel İdaresi, Lapseki Kaymakamlığı, Çanakkale Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü, Lapseki Belediyesi, Çardak Belediyesi ve Güney Marmara Gıda Kümesi Derneği’nin proje ortağı olduğu, Güney Marmara Kalkınma Ajansı (GMKA) 2017 yılı Güdümlü Proje Desteği kapsamında, Çanakkale’nin tarihi ve ticari özelliklerini ön plana çıkararak ekonomik gücünün ve rekabet edebilirlik düzeyinin yükseltilmesini, ayrıca bölgenin iç ve dış ticaretini geliştirmeyi hedefleyen “Çardak Ticaret Merkezi” güdümlü projesi, hayata geçiyor.
Bölgenin çehresini değiştirecek Kınalı-Tekirdağ-Çanakkale-Balıkesir Otoyolu Projeleri ve bunun bir parçası olarak yapılması planlanan Çanakkale Boğaz Köprüsü, bölgede yeni bir ekonomik oluşum yaratacak. Proje, burada yaşanacak hareketliliğin maksimum faydaya dönüştürülmesi amacıyla 10.000 m2’lik bir alanda kurulacak. 2.600 m2’lik iki katlı bir yapıyı da barındıracak olan merkezin, Lapseki ilçesine bağlı Çardak Belediyesi sınırlarında inşasına başlanıyor.
Proje kapsamında kiralanabilir 40 ofis, kompleks içinde bir yerel ürünler sergi alanı ve mesleki eğitim merkezinin yer almasının yanı sıra, ayrıca tek nokta hizmet merkezi vasfıyla hareket edecek olan merkezde, hizmetlerin yerinde etkin sunumu için; İŞKUR, KOSGEB, İl Müdürlükleri ile TÜRSAB’ın irtibat ofisleri yer alacak.
Turistler İçin Tercih Edilebilir Bir Destinasyon Olacak
Projenin; özel sektör işletmeciliğini güçlendirecek şekilde üretim ve ihracat kapasitesinin geliştirilmesi, ticaret merkezleri konusunda iyi uygulama örneğinin oluşturması, sektörel çeşitlenmenin ve ihtisaslaşmanın sağlanması, yeni hizmet ve üretim organizasyonlarının geliştirilmesi ve işbirliği ağlarının geliştirilmesi gibi daha birçok amaca hizmet etmesi bekleniyor. Kurulacak olan merkez, bölgenin ticaretini ve turizmini geliştirmeye yönelik olup Çanakkale Boğaz Köprüsünden sonra ortaya çıkan potansiyel de proje kapsamında değerlendirilmiş olacak. Çanakkale’de konaklama sürelerinin uzatılmasına yönelik olarak turizmden görece daha az pay alan Asya tarafında bu yeni cazibe merkezinin kurulması ve turistlerin Şehitlik ziyaretleri için yapacağı turlara Asya tarafının da dahil edilmesinin sağlanması, kentin farklı turist grupları için tercih edilir bir destinasyon haline dönüştürülmesine katkı sunacak.
“Mesleki Eğitim Merkezi” İle Beşeri Kaynaklar Güçlenecek
Çardak Ticaret Merkezi projesinde yer alan “Mesleki Eğitim Merkezi”nde iş dünyasının ihtiyaç duyduğu nitelikli insanların yetişmesine yönelik mesleki eğitimler verilmesiyle beşeri kaynaklarının güçlendirilmesi ve sosyoekonomik altyapının güçlendirilmesine de katkı sağlanacak. Yine kurulacak olan “Yerel Ürünler Sergi Alanı” ile de özellikle ev hanımları tarafından üretilmekte olan, pazar sıkıntısı yüzünden ticarete konu edilemeyen; tarihi, turistik, kültürel ve sanatsal dokusu olan yerel ürünler sergilenebilecek. Eksik olan bilgi ve deneyim tespit edildikçe mesleki eğitim merkezinde düzenlenecek kurslarla da açık kapatılacak.
Bölgede Turizm, Ticaret, Sanayi ve Hizmet Sektörü Gelişecek
Türkiye’nin şeftali, erik ve kiraz ihracatında en üstte yer alan Lapseki’nin marka değerinin yükseltilmesinin yanı sıra yine bölgede güçlü olan süt ve süt ürünleri, dondurulmuş gıda ve konserve, su ürünleri ve zeytincilik gibi gıda sektörü temsilcilerinin ticari faaliyetlerinin geliştirilmesi ve ihracatının artırılması da bekleniyor. Bölgede hızla gelişen enerji sektörünün ve sanayi kuruluşlarının işbirliği ağlarının güçlendirilmesi, sektöre yönelik personel yetiştirilmesi ve doğrudan yabancı yatırımların artışı ile bölgenin konumundan ötürü talebi artış gösteren lojistik, depolama, paketleme, şişeleme ve dağıtım yatırımları için yatırım ortamını gelişecek.
Çardak Ticaret Merkezi, Çanakkale’de; turizm, ticaret, sanayi, ulaşım ve hizmet sektörlerinin gelişimine katkı sağlayacağı gibi; sektör içi, sektörler arası ve kurumlar arası işbirliğinin ve işletmelerin kurumsallaşma düzeyinin gelişimini de arttıracak. Projenin hayata geçmesiyle ilçeler arası ekonomik ve sosyal gelişmişlik farklarının azalmasına hizmet edilmiş olunacak. 2 sene içerisinde bitmesi beklenen projenin tahmini maliyeti yaklaşık 6,5 Milyon TL olup Güney Marmara Kalkınma Ajansı, proje bütçesini %75 oranında destekleyerek yasklaşık 5 Milyon TL’lik bir kaynağı projeye aktaracak.



Çanakkale'nin Kuzey Ege Denizi'ndeki turizm cenneti Bozcaada, yıllardır doğal güzellikleri ve bakir koylarıyla tatilcilerin gözdesi olmayı başarırken, son zamanlarda yapılaşma baskısıyla karşı karşıya kaldı.
Özellikle adanın güney sahillerindeki betonlaşma, doğal güzelliği tehdit etmeye başladı. Son olarak Akvaryum Koyu'nun sırtlarında yükselen 19 villa, vatandaşların tepkisini çekti.
Doğal güzellikleriyle ve Türkiye'de köyü bulunmayan tek ilçe olma unvanıyla turizmde adını dünyaya duyuran Bozcaada, son yıllarda tartışmalı imar planları ve koylarının kiralanarak işletmeye açılma teşebbüsleri ile karşı karşıya kaldı.
2015'TE BAĞ EVİ YAPILMASI YASAKLANDI
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, 20 Ağustos 2014 tarihinde Balıkesir-Çanakkale Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı hazırladı. Plana göre Bozcaada ve Gökçeada'nın yüzde 90'ının imara açılacağı iddia edildi. Ancak adalarda yaşayan vatandaşlar ve çevreciler, protesto yürüyüşleri ve imza kampanyalarıyla imar planına tepki gösterince, Bakanlık 2015'te planı revize etti. Bozcaada'da barınma amaçlı da olsa bağ evi yapılmasına yasak getirildi.
KOYLARIN İŞLETMEYE AÇILMASI İHALESİ GERİ ÇEKİLDİ
2016 yılında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nca adadaki bakir bazı koylar, 'şezlong, şemsiye ve büfe' konularak işletme açılması veya kiralanması için ihaleye çıkıldı. Ancak, ada halkının tepkisi ve sosyal medyada başlatılan kampanyalar ses getirince, Bakanlık bu ihalelerden de vazgeçti.
AKVARYUM KOYU'NA LÜKS VİLLALAR
Son olarak, dünyaca ünlü Akvaryum Koyu'na bakan tepede, bir firma tarafından 19 villanın inşası için çalışma başlatıldı. Villaların inşası sürerken, yine son zamanlarda, bazı konutlar yapıldı. Ada'nın bakir bölgelerinde yükselen yapıların birçoğunun izninin önceki imar planlarına göre alındığı ve projelerinin onaylatıldığı, bu doğrultuda da belediye tarafından inşaat ruhsatı verildiği ifade edildi.
Güney sahillerinde yükselen villalar ve konutlar bu yüzden mevcut imar planına takılmadan, kazanılmış hak olarak inşa ediliyor. Yapılaşmadan nasibini alan yerler arasında Sulubahçe ve Habbele bölgeleri de bulunuyor.
BELEDİYE BAŞKANI: 2014'TEN ÖNCE ONAYLANMIŞ PROJELER
İnşaatı devam eden yapılara 26 Ekim 2015 tarihinde ruhsat veren Bozcaada Belediyesi'nin CHP'li Başkanı Dr. Hakan Can Yılmaz konuyla ilgili şunları söyledi: "Balıkesir-Çanakkale Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı 20 Ağustos 2014'te açıklanmıştı. O tarihten itibaren adamızda tarım alanlarında barınma amaçlı yapı yapılamıyor. Burada özellikle güney sahillerindeki konutlar başta olmak üzere, şu anda devam eden tüm yapılar, 20 Ağustos 2014'ten önce onaylanmış, Anıtlar Kurulu'ndan geçmiş son projeler. Hatta bununla ilgili biz Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'ne görüş de sormuştuk. Bize gelen cevap, bu projelerin geçerli olduğu yönündeydi. Bu nedenle ruhsat verildi. Artık bunlar son projeler ve bundan sonra devamının gelmeyeceğini düşünüyoruz.’’



Çanakkale’nin Ayvacık ilçesi, yaz mevsiminin yaklaşmasıyla birlikte doğa, tarih ve deniz üçgeninde misafirlerini bekliyor.
Kurulduğu günden buyana farklı medeniyetlere ev sahipliği yapan, dört mevsimin bir arada yaşandığı iklimiyle, zengin doğal güzellikleri ve binlerce yıldır farklı medeniyetlerin yaşadığı tarihi ve kültürel değerleriyle özel bir coğrafya olarak yer alan ve 83 kilomterelik sahil şeridiyle, Çanakkale’nin en uzun sahil bandına sahip olan Ayvacık ilçesi, farklı renk ve tatlar arayan turist profilinin talep ettiği tüm özellikleri bünyesinde barındırıyor.
Ayvacık Belediye Başkanı Mehmet Ünal Şahin, ilçenin en önemli gelir kapısının turizm olması gerektiğine dikkat çekerek, "Her ne olursa olsun, tarihimizi ve doğamızı koruyacağız. İlçemizin sahip olduğu tarihi ve kültürel değerleri bilmeyen yok. Bu değerlerimiz kadar korumamız gereken diğer unsur doğamız. Atalarımız bu yerleşim bölgesine milattan önce yerleşmiş. Yerleşirken de bu bölgenin doğal yapısının bozulmamasına dikkat etmişler. Bizde onların izinden devam edeceğiz. Ayvacık, tatil denilince ilk akla gelecek. Çünkü doğasını ve kültürünü korumasını bilen yöre halkıyla, yapılan yatırım anlayışıyla, Ayvacık’ın geçmişten geleceğine devir aldığı ve sıkı sıkı koruduğu en büyük miras bu. Ayvacık Belediyesi olarak tüm yatırım planlarımızı turizm odaklı yapıyoruz" dedi.
Amaçlarının kültür turizmi yaratmak olduğunu belirten Belediye Başkanı Mehmet "Ayvacık'taki Assos, Apollon Smintheion ve ören yerleri bir zincir. Kültür turizminin bu halkalarında düşüş olmadı. Biletler, gişe rakamları bunu ifade ediyor. Hatta yüzde 5 artış oldu. Ayvacık bölgesine yapılacak olan limana kamyon ve TIR girmeyecek. Sadece küçük araçlar geçecek. Belirli ölçekteki turist gemileri buraya yanaşacak.
Buradan gelen turistler, 5 dakikada Assos’a, oradan Apollon Smintheion ve ören yerlerine daha çabuk ulaşabilecekler. Bugün bitmiş bir uluslararası limanıyla Ayvacık kabuğunu kırarak, organik etiyle, sütüyle, zeytin ve zeytinyağıyla, halısıyla, tarihiyle, doğasıyla emin adımlarla büyüyen, gelişen bir ilçe konumuna gelmiştir. Bakın ülkemizde artık doğal güzelliğini korumuş bakir bir tatil yöresi az kalmıştır. Bölgemiz turizmde hak ettiği değeri almaya başlamıştır. İnsanlarımızın rahatça denize girebileceği mavi bayraklı yer Ayvacık sahilleridir. Gerçek bir tatil için herkesi Ayvacık'a bekliyoruz"



Çanakkale-İzmir karayolunun Ayvacık-Küçükkuyu kesiminde bulunan ve yaklaşık 40 dakikada katedilebilen 24 kilometrelik Kazdağları rampaları, yapımı devam eden 2 tünelin 2023'te tamamlanıp hizmete açılmasıyla
5 dakika kadar kısa bir sürede geçilebilecek.

Çanakkale'yi İzmir ve Balıkesir'e bağlayan karayolunda başlatılan bölünmüş yol ve tünel çalışmaları devam ediyor. Yüksek turizm potansiyeli nedeniyle özellikle yaz aylarında trafik yoğunluğu artan bölgedeki Kazdağları rampaları, sürücüler için en sıkıntılı ulaşım noktaları arasında yer alıyor. Çanakkale ve İzmir limanları ulaşımının hinterlandında yer alan lojistik karayolu altyapısını oluşturan yolun konforlu şekilde tamamlanmasıyla Kuzey Marmara ile Güney Marmara ve Ege Bölgesi arasında ulaşım kolaylaşacak.
Bölgeye çift gidiş gelişli iki tünel yapılacak
Ayvacık-Küçükkuyu arasında kalan 9,6 kilometrelik bölünmüş yol yapım çalışmaları kapsamında onlarca keskin virajı içinde barındıran bölgeye toplam 5 bin 745 metre uzunluğunda çift tüp 2 tünel inşa edilecek. Çoğu zaman yavaş giden ağır tonajlı bir aracın arkasında oluşan konvoy içinde sollama yapamayan sürücüler için çekilmez olan onlarca virajlı Kazdağları rampalarındaki çileli ulaşım, tüneller sayesinde son bulacak. 2023'te kullanıma açılacak tünellerle sürücülerin eğimli virajlar nedeniyle zorlandığı, kazalara davetiye çıkaran ve toplamda 40 dakikada katedilebilen 24 kilometrelik Kazdağları rampaları 5 dakikada geçilebilecek.



Çanakkale’nin Biga Belediye Başkanı İsmail Işık, yaşanacak şehir ortaya çıkarmak hedefiyle çıktığı yolda dördüncü yılı doldurduklarını söyledi.
İsmail Işık, "Biga'mızda hem alt yapıda hem de üst yapıda devrim denilecek yatırımlar yaptık. Atatürk Kültür Merkezi, Şehir Parkı gibi dev yatırımları inşa ettik. Katlı otopark, hal binası, kapalı pazaryeri gibi dev yatırımlarımızı tamamlamak üzereyiz. Engelli bakım merkezi, Tema park, Kocabaş çayı çevre düzenlemesi gibi dev yatırımları ise hayata geçireceğiz. Çarşı merkezimizi düzenledik. İlçemize yakışır şehir girişleri ortaya çıkarttık. Dört yılda gözle görülür, elle tutulur yatırımlara 125 milyon lira harcadık. Göreve geldiğimizde ev ve işyerlerini sular basıyor, elektrik kesintilerinde sular da kesiliyor, sosyal ve kültürel aktivitelerin ve ortak kullanım alanlarının azlığı nedeniyle vatandaşlarımız evlere hapsoluyor ya da Bandırma ve Gönen'e gidiyordu.
Düzenlediğimiz kurslar, atölye çalışmaları, kültürel ve sanatsal etkinliklerle ilçemizde ciddi anlamda kültür ve sanata olan ilgi arttı. Kısa sürede yerel kültür ve sanat meraklıları ve üreticiler ortaya çıktı. Yaşanan gelişmeler beni ve ekip arkadaşlarımı mutlu ediyor" dedi. Belediye Başkanı olarak çocukların gelecekte yaşayacakları bir ilçe ortaya çıkarmak amacında olduğunu ifade eden Başkan Işık,"Belediye başkanlığı görevimi tamamladığımda ben de bu şehirde yaşamaya devam edeceğim. Ben doğma büyüme Bigalıyım. Vatandaşlarımızın mutlu olmasını istiyorum. Bu şehirde yaşayanlar mutlu olursa ben daha çok mutlu oluyorum" dedi.



Çanakkale'nin Bayramiç ilçesinde yapımı devam eden
Yassıbağ Barajı'nın faaliyete geçmesiyle 5 bin 180 dönüm
tarım arazisi suya kavuşacak.

Orman ve Su İşleri Bakanlığı'na bağlı Devlet Su İşleri (DSİ) Müdürlüğü tarafından inşa edilen Bayramiç Yassıbağ Barajı’nda çalışmalar bütün hızıyla devam ediyor. Temelden 40.8 metre yüksekliğe sahip olacak barajın inşaatında şu ana kadar yüzde 94 fiziki gerçekleşme sağlandı. Bu yıl içinde tamamlanması planlanan baraj ile 5 bin 180 dönüm tarım arazisinin suya kavuşturulması hedefleniyor.
BARAJ İÇİN 19 MİLYON TL HARCAMA YAPILACAK
Ülkenin birçok yerinde baraj ve gölet inşaatlarının aralıksız sürdüğünü belirten Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu, "Çanakkale’de de şantiyelerimiz büyük bir hızla çalışmalarına devam ediyor. Yüzde 94 fiziki gerçekleşme sağlanan Yassıbağ Barajı için 19 milyon TL tutarında harcama yapacağız. 5 bin 180 dekar zirai araziye su temin edecek olan tesis ile ülke ekonomisine yılda 6 milyon TL katkıda bulunacağız" dedi.



Gökçeada ilçesi Kaleköy mevkiine bir firmanın kum taşı ocağı açılmasıyla ilgili Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) başvuru ilanını değerlendiren Gökçeada Belediye Başkanı İYİ Partili Ünal Çetin, Ada halkının madencilik çalışmasının bu bölgedeki turizmi olumsuz yönde etkileyeceği konusunda düşüncesi olduğunu söyledi.
Çanakkale'de, 4 ay önce Yuvacık mevkisinde altın ve gümüş madeni arama projesi ile gündeme gelen Kuzey Ege Denizi’ndeki Türkiye’nin en büyük adası olan Gökçeada, bu kez de kum taşı ocağı ÇED başvuru ilanıyla gündeme geldi. Ada'nın en çok ziyaretçi alan turizm merkezi Kaleköy mevkiinde, bir firmanın 1 Mart 2018 tarihli ÇED başvurusunda, sahada yıllık 40.000 ton/yıl üretim planlandığı kaydedildi. Ocağın yılda 8 ay, ayda 25 gün, günde 8 saat çalışma koşullarında işletileceği, proje alanında kırma eleme tesisi kurulmayacağı belirtildi.
ÇED başvuru raporunda, “Faaliyet alanı kapsamında tarım alanı bulunmaktadır. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünden gerekli izinler alındıktan sonra faaliyete başlanılacaktır. Faaliyet alanı kapsamında mera alanı bulunmaktadır. İşletme faaliyetleri malzemenin çıkarılması, kamyonlara yüklenmesi ve nakliyesini kapsamaktadır. Hava kirliliği olarak sadece toz oluşumu beklenmektedir” denildi.



Çanakkale'nin Bayramiç ilçesinde Belediye tarafından meyve sebze ve peynir üreticilerinin ihtiyaçlarına cevap vermesi amacıyla yapımına başlanan 5 bin ton kapasiteli soğuk hava deposu ve tesisleri törenle açıldı.
Bayramiç Belediyesi'nin İller Bankası'ndan aldığı krediyle hayata geçirdiği 5 bin ton kapasiteli soğuk hava deposu ve tesisleri, düzenlenen törenle hizmete girdi.
Törende konuşan AK Parti Grup Başkanvekili ve Çanakkale Milletvekili Bülent Turan, "Çanakkale'miz bir marka kenti. Bu marka kentin çok farklı ana başlıkları var. Bizim diğer iller gibi bir ve ya iki başlığımız yok. Tarımımız ayrı turizm ayrı sanayi ayrı tarih ayrı her alanda ciddi bir marka değerimiz var. Her alanda ciddi onurumuz var. Çanakkale bir tarih kenti, bir turizm kenti, bir sanayi kenti, bir orman kenti ama artık Çanakkale'nin marka olmasının dışında hani büyük şirketlerin alt firmaları, alt başlıkları olur ya artık adım adım Çanakkale'mizin markasının yan markaları çıkmaya başladı. Bayramiç'e bakın beş sene önce ki gibi mi hayır yeni bir Bayramiç var. Ezine'ye bakın Lapseki'ye bakın Çan'a bakın Yenice'ye bakın artık her tarafta Çanakkale'mizin alt markaları da hatırlanmaya başladı. ve tekrar ayağa kalkmaya başladı. Çanakkale markasının kıymeti Troya'sı, şehitliği tarihi bambaşka ama bunun yanında Bayramiç başlı başına marka olmaya başladı" dedi.



Türkiye’nin önde gelen ağır sanayi kuruluşlarından olan İÇDAŞ, yenilenebilir enerji üretiminde ilk çatı tipi güneş enerjisi santralini (GES) devreye aldı.
Rüzgar enerjisi santrali (RES) ve hidroelektrik santrali (HES) ile yenilenebilir enerji üretimini sürdüren İÇDAŞ, şimdi de GES ile sanayi üretiminde ilk adımı attı. Sanayi üretiminde çevreci yaklaşımıyla bilinen İÇDAŞ, güneş enerji santralini 30 Aralık 2017 tarihinde devreye aldı. Çelik üretiminde kullandığı enerji içinde yenilenebilir enerjinin oranını her geçen gün arttıran İÇDAŞ, Türkiye’ni en düşük karbon ayak izine sahip inşaat çelikleri üretiyor.
Çanakkale Biga Entegre Çelik Tesisleri’nde bulunan haddahane çatısında kurulan GES’in yıllık üretim miktarı 753.900 kWh. Çatıda 3742 metrekare alanı kaplayan 2300 adet güneş paneli, Çanakkale sanayisinde de bir ilk olarak öne çıktı. Çanakkale sanayi tesisleri arasında çatıda kurulan ilk GES olma özelliğine sahip oldu.
Sistem kapasitesi 550 kWe olan İÇDAŞ GES’in yıllık üretim miktarı 753.900 kWh. Bu miktar 250 konutun yıllık elektrik ihtiyacına eş değer. Çatı tip GES yatırımının devreye alınması ile birlikte İÇDAŞ’ın yenilebilir enerji toplam kurulu gücü 65.850 kWe oldu. İÇDAŞ’ın yenilenebilir enerji kaynaklarından ürettiği elektrik enerjisi toplamı ise 60.000 den fazla hanenin ihtiyacını karşılacak miktara ulaştı.
GES’ler karbondioksit sakınımlarıyla çevreci ve doğal hayatı koruyucu özillikleriyle öne çıkıyor. 452.213 kg/yıl karbondioksit sakınımı ile İÇDAŞ GES doğal hayata katkıda bulunacağı gibi ülkemizin enerji cari açığının azaltılmasına da katkı sağlayacak.



Şehre ruh katan sosyal etkinlikleri, eğitime verdiği destekleri ve Çanlıların kazandığı yerel kalkınma hamleleriyle diğer Belediyelerce takip edilen bir Belediye Başkanı olan Abdurrahman Kuzu, hayata geçirdiği dev projeler ve çevre düzenlemeleriyle de Çanın çehresini değiştirmeye, güzelleştirmeye devam ediyor.
Başkan Kuzu’nun Çan’ı güzelleştirmek için hayata geçirdiği çalışmalarda Çan çevre yolundaki peyzaj çalışmaları göze çarpıyor. Çevre yolunda devam eden çalışmalarla şehrin girişleri Çan’a yakışır bir şekilde değişirken refüjlerdeki yeşil alanlar şehre girenlerin içini ferahlatıyor. Tüm mevsimlerde yeşilliğin korunması için refüjlerde otomatik sulama sistemi de kuruldu. Son günlerde dikim işlemleri devam eden yeni çınar fidanları ve özellikle palmiye ağaçlarıyla Çan çevre yolu, turistik kentlere taş çıkaracağa benziyor.
Ağaç çığırtkanlığı kılıfıyla otopark için ağaçları katleden komşu Belediyelerin aksine yeşil alanlara verdiği önemle dikkat çeken Başkan kuzu otoyola bile ağaç dikerek yine farkını ortaya koymuş oldu. Belediye Başkanı yaptığı açıklamada; “Bizim için yaşadığımız şehir, yaşadığımız ev kadar önemli. Nasıl ki odalarımızın, balkonlarımızın, bahçelerimizin estetik olması göze hoş gelmesi önemliyse içinde bir hayat sürdürdüğümüz şehrin estetiği de bir o kadar önemlidir. Hele ki bölgede marka haline gelmiş, şehir dışından sayısız vatandaşın ziyaret ettiği hatta termal turizm için yurtdışından birçok insanın geldiği Çanımız için estetik ve güzellik olmazsa olmazdır. Çünkü Çan bizim evimiz ve Çanımız en güzelini hak ediyor. Bizler de Çanımızın misafirlerini rengarenk ferah şehir girişlerimizle karşılıyoruz. Bunun için 6 kilometre uzunluğunda 30 bin metrekarelik peyzaj alanlarımızı, yeşillendirme, ağaçlandırma ve çiçeklendirme çalışmalarıyla çehresini değiştirdik.” Şeklinde konuştu.



Gökçeada'da maden arama ruhsatı alan Merih Madencilik şirketi başvuruyu geri çekti. Çanakkale Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nden yapılan açıklamada ÇED sürecinin sonlandırıldığı açıklandı.
Altın madeni için sürecin başladığı Gökçeada’da karara tepki yağmıştı. Belediye Başkanı Ünal Çetin, ‘‘Maden çıkarılmasını bırakın sondaj yapılmasına da karşıyız. Önceki yıllarda yapılan sondajların ardından yeraltı sularımızın yeri değişti’’ demişti.
Gökçeada'da maden arama ruhsatı alan Merih Madencilik şirketi, çok tartışılan başvuruyu geri çekti. Çanakkale Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nden yapılan açıklamada ÇED ğı açıklandı.
2002 yılından bu yana ada içerisinde gerçekleştirilen organik tarım faaliyetleri ile özellikle 2008 yılından bu yana gerçekleştirilen tarım turizmi uygulamaları sayesinde misafirlerine eşsiz bir doğal ortam sunan Gökçeada, 2011 yılı Haziran ayında almış olduğu Cittaslow (Sakin şehir) unvanı ile dünyanın ilk ve tek sakin , adası seçilmişti.
Turizm, tarihorganik tarım ve doğa sporları ile son yılların gözde mekanları arasında yer alan ada altın madeni ruhsat izni ile sarsılmıştı. Uzmanlar 1 kilo altın için 1000 ton kayanın eritilmesi gerektiğini ve bunun siyanürle gerçekleştiğini söylüyor. Gökçeada’nın topografik yapısını değiştirecek kararın uygulanması halinde yeraltı suları ve adada bulunan 5 göl ciddi tehdit altında kalacaktı. Maden aranacak bölgeye 14 kilometre mesafede Sualtı Milli Parkı bulunuyor. Yine 11 kilometre yakınında ise Tuz Gölü yer alıyor. Maden şirketinin proje dosyasında milli parkın ve gölün aramadan etkilenmeyeceği ifade ediliyor.
Proje alanına en yakın mesafede bulunan güney yönünde Damlar deresi, kuzey yönünde Çamiçi deresi, güneybatı yönünde 2505 metre mesafede Şahinkaya göleti, kuzeybatı yönünde 1549 metre mesafede İncesu deresi yer alıyor. Söz konusu derelere katı veya sıvı atık atılmayacağı taahhüt edilmişti ancak toprağın yüzlerce metre altına yapılacak sondajların yeraltı sularına vereceği zarardan başvuru dosyasında söz edilmemişti.



CHP Çanakkale Milletvekili ve TBMM Anayasa Komisyonu Üyesi Muharrem Erkek, Çanakkale'de çevre konusundaki soruna dikkat çekerek, "Atıkhisar barajımızın üstünde bir siyanürlü altın madenciliği işletmesine yol açılması Çanakkale'ye ihanettir" dedi.
Çanakkale'de Kazdağları'nda altın madenciliği faaliyetleri, Biga Yarımadası'nda ve birçok ilçede termik santral projeleri Çanakkale'nin bu müstesna coğrafyanın, kazdağlarının, verimli topraklarımızın, yeraltı sularımızın, hepsini tehlikeye atıyor. Çanakkale ve çevresi ciddi bir tehdit altında. Bakın ilimizin, kentimizin tek su kaynağı olan Atıkhisar Barajı'nın uzak koruma sahası içerisinde Kanadalı Alamos şirketi siyanürlü altın madeni işletmeciliği için Çanakkale İl Özel İdaresine Gayri Sıhhi Müessese ruhsatı almak için başvurdu.
Bununla ilgili mecliste de konuşma yaptım. Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığına soru önergesi de verdim. Bu ruhsat verilirse, Çanakkale'nin tek içme suyu kaynağı olan Atıkhisar Barajımız ve bütün bölge yeraltı sularımız, ciddi tehdit altına girecek. Çanakkale bir tarım, tarih, kültür ve turizm kentidir. Tarıma dayalı sanayisiyle çok önemli bir kenttir. Maalesef Çanakkale'nin vizyonuna aykırı projeler, hep geleceğimizi tehdit altında bırakıyor. Çanakkale Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, Çanakkale Valiliğini ve AK Parti Çanakkale milletvekillerini görev ve sorumluluğa davet ediyorum. Bu ruhsat verilmemelidir. Bu ruhsatın verilmesi ve bizim Atıkhisar barajımızın üstünde bir siyanürlü altın madenciliği işletmesine yol açılması Çanakkale'ye ihanettir. Bunu da yakından takip ediyoruz."
"YENİCE'DE HERKES ÇOK TEDİRGİN"
Yenice Çırpılar Termik Santrali'nin bölgeyi olumsuz yönde etkileyeceğini belirterek: "Yine gündemde Agonya'nın en verimli toprakları üzerinde Yenice Çırpılar Termik Santrali. Devlet buraya ciddi yatırımlar yaptı. Sulama kanalları, tarımsal sulama amaçlı çok ciddi yatırımlar yaptı ki çok verimli topraklar. Yenice'de herkes çok tedirgin. Birçok Yeniceli muhtar ve bu konuyu takip eden birçok kişi, Tarım ve Köyişleri Bakanı'mızdan randevu istediler ama hala randevu verilmedi. Enerji ve Tabi Kaynakları Bakanlığı'nda devam eden süreçte de ÇED onayı çıkacak gibi duruyor. Çırpılar Termik Santrali Agonya bölgemizi, o verimli toprakları ve Yenice'yi, Kazdağları'nı son derece olumsuz etkileyecek bir projedir."



CHP Çanakkale Milletvekili ve TBMM Anayasa Komisyonu Üyesi Muharrem Erkek’in, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak’a sorduğu tarım üreticisinin elektrik borçlarına ilişkin önergesine yanıt geldi. Gelen yanıt, tarım üreticisinin ne derece zor durumda olduğunu gözler önüne seriyor.
Gelen yanıtta, Türkiye genelinde tarımsal sulama amaçlı elektrik kullanan abone sayısının 484 bin 621 olduğu, bu abonelerin 21 elektrik şirketine, anapara ve gecikme faiziyle birlikte, toplam 814 milyon 611 bin TL borcunun bulunduğu belirtildi.
Çanakkale özelinde durum benzer. Toplam 6 bin 206 tarımsal sulama amaçlı elektrik kullanan abonenin 5 milyon 138 bin 300 TL borcu var.
Bunun her bir abonenin yaklaşık 1.700 TL elektrik perakende satış şirketine borçlu olduğu anlamına geldiğini söyleyen Erkek, çiftçinin faturasını öderken TRT payını bile ödediğine dikkat çekti. CHP’nin kısa süre önce fındık, üzüm, tütün üreticileri için “adalet” istediğini anımsatan Erkek, “Bu rakamlar bize gösteriyor ki aslında bütün üreticilerimiz zor durumda. Hepsi borç batağında. Üstelik bunlar sadece elektrik borcu; mazotu, gübresi derken üreticimiz üretemeyecek hale getiriliyor” dedi.
Türkiye gibi iklim ve toprak koşullarına, insan gücüne sahip bir ülkenin ekmeğini yapacak buğdayı dışardan aldığını belirten Erkek şöyle konuştu: “Buğday, saman, meyve, sebze ve et ithal eden bir ülke konumuna düştük. Planlama sıfır, destekleme sistemi iflas etmiş, üretici yerine birkaç tekel ve yabancı kartel korunur hale gelmişse orada kalkınma, kendi kendine yetme olmaz. Gıdada dışa bağımlı hale geldik ki bu çok büyük bir risktir. Bakınız tarımsal sulama amaçlı elektrik kullanan abone sayısı 484 bin 621, bu abonelerin 21 elektrik şirketine, anapara ve gecikme faiziyle birlikte, toplam 814 milyon 611 bin TL borcu var. Eski parayla yaklaşık 1 katrilyon borç yapıyor. Çanakkaleli üreticilerin borcu ise 5 milyon yaklaşık. Ama iktidarın derdi üretici değil. Yakın zamanda açıklanan alım fiyatlarından da görüyoruz ki üreticinin sorunlarına sorun ekleyen, yeni sorunlar üreten bir iktidar söz konusu.”



Bayramiç İlçesi'nde, 50 ortaklı Sınırlı Sorumlu Tarımsal Kalkınma Kooperatifi'nce, 2010 yılında devletten alınan 4 milyon TL kredi ile kurulan Süt Sığırcılığı Tesisi, iflas etti.
Üretim, istihdam ve katma değer sağlaması beklenirken atıl duruma gelen 44 dönümlük büyükbaş hayvan tesisi, Suriyeli göçmenlerin yaşam alanı oldu.
Bayramiç İlçesi'nde, 50 ortaklı olarak Sınırlı Sorumlu Tarımsal Kalkınma Kooperatifi'nce, 2010 yılında Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'na bağlı Teşkilatlanma ve Destekleme Genel Müdürlüğü'nden (TEDGEM) alınan 4 milyon TL kredi ile örnek bir Süt Sığırcılığı Tesisi kuruldu. Kooperatif, süt besiciliği için 300 baş gebe inek satın aldı. Kooperatifin kurulmasından 2 yıl sonra ortaklardan biri, yolsuzluk ve usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla Bayramiç Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulundu.
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından görevlendirilen iki müfettişin besi çiftliğinde yaptığı inceleme sonunda soruşturma başlatıldı. Kooperatifin TEDGEM'den aldığı kredinin de çok büyük bir bölümünün vadesi geldiği halde geri ödemesi yapılmadı. Kooperatif, bu sıkıntılı durumdan kurtulmak ve borçları ödemek için konkordato (anlaşmalı iflas) ilan etti. Ancak bu süreçte yedieminde bulunan inekler sırra kadem bastı. Milyonluk tesisin içindeki süt sağma makineleri de kayboldu. Süt Sığırcılığı Tesisi'nde bu yaşananlarla ilgili yargı süreci devam ederken, milyonluk tesis de harabeye döndü. Sahipsiz kalan tesisi Suriyeli göçmenler kendilerine yaşam alanı alarak seçti.
Büyükbaş hayvan çiftliğine Suriyeli göçmenler yerleşti. Bir bölümü tesisin lojmanlarını ve çeşitli işlemler için yapılan kapalı alanlarını işgal ederken, bir bölümü de bahçesine kurduğu çadırlarda yaşamaya başladı. Tesisin suyundan da yararlanan Suriyeli göçmenlen, elektrik sorununa ise güneş enerjisi panelleriyle çözüm buldu. Bayramiç'te domates tarlalarına yevmiye ile işçi olarak çalışmaya giden Suriyeli göçmenler, iflas eden milyonluk tesis sayesinde kira bile ödemeden barınma sorunlarına çözüm bulmuş oldu.
Ancak, bu durum ilçede bazı kesimlerce, milyonluk tesisin Suriyeli göçmenlerin çiftliğine dönüştüğü yorumlarına neden oldu. Üretim, istihdam ve katma değer yaratması beklenen örnek projede hayaller gerçekleşemedi. Suriyeli göçmenler burada para ödemeden barınmanın sevincini yaşamasına rağmen, yaşam koşullarının çok da iyi olmadığı dikkatlerden kaçmadı. Bakımsız olan tesisin lojman ve bölümleri ile derme çatma çadırlarda Suriyeliler zor koşullara rağmen yaşamlarını sürdürürlerken, böyle bir fırsat buldukları için yine de hallerinden memnun olduklarını ifade etti.



Çanakkale’de yapılmak istenilen Kirazlıdere
Termik Santrali’ne şimdilik onay çıkmadı.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, ÇED raporunu onaylamayarak, özellikle hava kirliliği modellerinin yenilenmesi için şirkete 2 ay süre verdi. Halk takipçisi olmasaydı iklim, hava ve tarıma büyük etkisi olacak olan proje belki de dün onaylanmış olacaktı. Bölgede yapılmak istenen toplam 16 santralden sadece birisi olan projenin hiçbir koşulda yapılmaması için vatandaşlar ve sivil toplum kuruluşları kararlı.
Yılda 3.5 milyon ton ithal kömür yakacak ve 314 bin ton kül yayacağı öngörülen termik santral; bölgede çalışan ve planlanan diğer 15 santralle birleşince neden olacağı çevre ve sağlık etkileri sebebiyle Çanakkalelerin ve ülke çapında çevrecilerin tepkisini çekmişti. Projenin ÇED Raporu’nun onaylanmaması için, Çanakkale, Ankara ve İstanbul’dan pek çok derneğin yanı sıra Amasra, Bursa, Gerze, Aliağa, Foça gibi tüm Türkiye çapında da sivil toplum kuruluşları ve yurttaşlar itiraz dilekçeleri yollamıştı.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yapılan İnceleme Değerlendirme Toplantısına da katılım gösteren sivil toplum temsilcileri, proje için yapılan hava kirliliği modellemesinin eksik ve hatalı olduğu, projenin yayacağı kömürün ekolojik bir yıkım yaratacağı ve bölgenin tarım ve turizm gelirlerini sekteye uğratacağını ifade etmişti.
Yapılan itirazlar sonucunda, projenin ÇED Raporu, İnceleme Denetleme Kurulu tarafından yetersiz bulunarak şirkete iki ay ek süre verildi. Toplantıya katılan Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Süheyla Doğan “Bakanlığın projeye yaptığımız eleştirileri dikkate alarak ÇED raporunu şu anda onaylamamış olması çok önemli” dedi. Doğan “Ancak termik santral projesi maalesef hala rafa kalkmadı. Sadece Kaz Dağları’nda değil, Marmara ve Avşa Adası, İstanbul ve tüm Marmara Bölgesi’nde nefes almaya devam edebilmemiz için şirketin iddia ettiği gibi yeni teknolojiyle bile olsa kömür yakacak olan tek bir santralin daha yapılmaması gerekiyor. Bu nedenle, proje iptal edilene kadar Kazdağları, iklim, hava, su ve sağlığımız için mücadeleye devam edeceğiz.” dedi.
TEMA Vakfı’nın yaptırdığı modelleme çalışması, bölgede planlanan tüm santraller hayata geçerse özellikle Bandırma-Çanakkale arasındaki bölge ve Ezine’de hava kirliliğinin %50-150 arasında artırabileceğini ortaya koydu. Kirazlıdere termik santrali, doğa harikası Kaz dağları bölgesinde olacak olan toplam 16 termik santral ve ayrıca pek çok başka madencilik ve sanayi projeler, duble yol ve köprü gibi projelerden sadece biri. Kolombiya’dan ithal edilecek olan kömürle çalıştırılması planlanan santral yapılırsa; sadece çevresel yıkıma ve hava kirliliği nedeniyle kanser başta olmak üzere pek çok hastalığa sebep olmayacak, aynı zamanda kullanacağı ithal kömür nedeniyle ülkemizin en büyük sorunlarından biri olan enerjide dışa bağımlılığın ve dış ticaret açığınınartmasına da neden olacak. Oysa, yapılan çalışmalar Türkiye’nin 2030 yılına kadar enerji üretimi için iklime, doğaya ve tarıma bu derece zararlı olan kömürlü santraller yerine yenilenebilir enerji kaynakları ve enerji verimliliği ile enerjisinin %50’sini karşılayabileceği gösteriyor. Bu nedenle, sivil toplum kuruluşları iklim değişikliği ve hava kirliliği gibi geri dönülemez etkileri olacak olan proje tamamen iptal olana kadar takibe ve mücadeleye devam edeceklerini açıkladılar.



Çanakkale Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü ile Ezine İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü işbirliğiyle mekik dokumacısı kursu açıldı.
"Ustalardan Çıraklara Geleneksel Meslek Mirasımız Genelgesi" kapsamında planlanan kurs 17 Temmuz - 12 Ekim tarihleri arasında 18 kursiyerin iştirakiyle düzenlendi. Kursun dersleri Ezine Sosyal Dayanışma Merkezi'nde veriliyor. 60 ders günü sürecek kurs boyunca kursiyerlere günlük 35 TL ücret ödenecek.
Ayrıca Bayramiç İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü ile Halk Eğitim Müdürlüğü işbirliğiyle Sarıdüz Köyünde Sürü Yönetim Elemanı kursu düzenleniyor. 3 Temmuz - 28 Temmuz tarihlerinde 20 ders günü sürecek kursa 25 kursiyer katılıyor. Kursiyerlere günlük 25 TL cep harçlığı ödenecek. Mesleki eğitim kurslarına katılan kursiyerlerin genel sağlık sigortası ile iş kazası - meslek hastalığı primleri yatırılacak.
Kursları ziyaret eden Çanakkale İŞKUR İl Müdür Yardımcısı Mustafa Höke, mekik dokumacısı kursunda olduğu gibi kaybolmaya yüz tutmuş mesleklerin yaşatılmasını hedeflediklerini, ayrıca ilçelerde tarım ve hayvancılıkla ilgili modern yöntemlerin öğretildiği kursların da verildiğini belirtti.



Ayvacık İlçesi'nde bölgedeki jeotermal santrallere karşı, köylüler
bu kez zeytinliklere zarar vereceği ve suları zehirleyeceği
iddiasıyla tepki gösterdi.

Gülpınar sakinleri, köyün yakınındaki jeotermal sondaj sahasına giderek, görevlilerin çalışmaya son verip bölgeyi terk etmelerini istedi. Tartışmaların yaşandığı eylemde köylüler, 'Zeytinlikler içinde sondaja hayır' sloganları attı.
Ayvacık İlçesine bağlı Gülpınar Köyü yakınında zeytinliklerin yanında Pınarkale Enerji şirketi adına Safir Sondaj Hizmetleri adlı firmanın sürdürdüğü jeotermal sondaj çalışması köylüleri tedirgin etti. Hem zeytinliklere zarar vermesinden, hem de tarım arazilerine verdikleri suları zehirleyeceğinden endişe ederek 2 gün önce jeotermal sondaja karşı başlattıkları mücadeleyi son olarak sondaj sahasına taşıdılar. Köye yaklaşık 2 kilometre mesafede, bir zeytinliğin dibinde sürdürülen sondaj çalışması nedeniyle bugüne kadar çok sayıda zeytin ağacı ve çam ağacının kesilerek köklendiğini belirten köylüler, sıranın kendilerine de geleceği korkusuyla sondaj sahasını basıp, çalışmaları protesto etti.
Gülpınar Köyü'nde toplanarak traktör kasalarına ve diğer araçlara binip, korna çalıp slogan atarak sondaj sahasına giden köylüler, çalışmayı durdurdu. İşçilere tepki gösterip, şirket yetkilisiyle görüşmek istedi. Bu sırada sözlü tartışmalar yaşandı. Jandarma olay yerine gelerek tansiyonu düşürmeye çalıştı. Şirket yetkilisi Ahmet Erdilli kısa süre sonra sondaj alanına geldi. Köylüleri sakinleştirmek istedi. Ancak, köylüler, sondaj çalışmasının durdurulacağını kendilerine daha önce vaat ettiğini belirttikleri Erdilli'ye tepki gösterdi. Çalışmayı hemen durdurup, bölgeyi terk etmelerini istedi. Köylülerin tepkisi üzerine Erdilli bir araca binerek sahayı terk etti. Köylüler ise protesto boyunca, "Zeytinlikler içinde sondaj istemiyoruz" sloganları attı.



Çanakkale'nin Ayvacık İlçesi'nden başlayıp, Edremit Körfezi sahillerine kadar uzanan zeytinlikler, yapımı bitmek bilmeyen yazlık site inşaatlarının tehdidi altında.
Zeytinlik sahalarda sanayi yatırımı yapılmasına olanak sağlayan düzenleme, kamuoyundan gelen tepkiler nedeniyle TBMM Sanayi Komisyonu'nda yasa tasarısından çıkarıldı. Ancak zeytinlikler için tehdit ortadan kalkmadı. Çünkü, İmar Yasası'na göre zeytinliklerde konut imarı için ilk koşul yola cephesinin bulunması. Ayrıca kıyı kenar çizgisinden en az 50 metre sonra günübirlik kullanım alanı, 100 metreden sonra ise konut için imar izni veriliyor.
Bunun dışında 3 bin metrekareden küçük arazilerde yüzde 5 kısıtlaması var. 5 bin metrekare ve üstü arazilerde ise en fazla 250 metrekare sınırlandırılması olmasına rağmen yasaya pek uyulmuyor. Sahil kenarına yakın belediyelerde ise zeytinlikler imara açılmış durumda.
Belediye meclis kararlarıyla açılan yeni imar alanlarında Zeytinlik Yasası yeterince dikkate alınmıyor. 3573 sayılı Zeytinlik Yasası'na göre imarlı alanlarda da ancak yüzde 10'una konut yapılabilirken bu oran da aşılıyor.
Zeytin deposu olarak bilinen Çanakkale'nin Ayvacık İlçesi ile Küçükkuyu Beldesi başta olmak üzere Balıkesir sınırında kalan Edremit Körfezi sahilleri yazlıklarla dolu. Zeytinliklerin arasından yeni yazlık siteler yükselmeye devam ediyor. Kimi, imar yasasının kendisine tanıdığı imkan ile yazlık villa kimi ise kaçak olarak yazlık yapıyor. Geçtiğimiz günlerde TBMM'den geri çekilen yasa ile zeytinliklerde şimdilik sanayi yapılaşmalarının önüne geçildi. Ancak zeytinlikler yazlık villalara kurban edilmeye devam ediliyor. Sahil bandında zeytinlikler içinde gerek yasalara uygun şekilde yapılmış, gerekse kaçak olarak inşa edilen yazlıklar tepki çekiyor.
İda Dayanışma Derneği Başkanı Hicri Nalbant, "Bilindiği gibi Zeytincilik Yasası'nda yapılmak istenen 7'nci değişiklik de TBMM'de geri çekildi.
Sanayi Bakanı, '27'nci kez de olsa bu değişiklik gelecek, yapılacak' diyor. Zeytinlikler sanayi tesislerinin, kirli sanayilerin talanına açılmak isteniyor. Madenlerin talanına açılmak isteniyor. Onun dışında bir de imara açılmak isteniyor. Zeytinlik yasası, zeytinlikler şehrin gelişmesini engelliyor ise imara açılabilir. Ancak yüzde 10'u imara açılabilir. O yüzde 10'un içerisinde de zorunlu olmadıkça ağaç kesilmez.
Bir plan dahilinde yine zeytinlikler korunmaya çalışılır. Ama uygulamada baktığımız zaman Körfez'de, Ege'de, birçok yerde zeytinlik alanlarının içerisinde yapılaşmaların olduğu görülüyor. Bunların çoğu Zeytincilik Yasası'ndaki bu değişikliklerden önce yapılmış yapılaşmalar. Son dönemde de kaçak yapılaşma mutlaka vardır. Bu konuyla ilgili verilmiş yıkım kararları da var. Ama yıkım kararları uygulanmıyor. Ödenek yok diye bahane edilerek uygulanmıyor. Daha da önemlisi siyasi iktidar bu alanlarda bina yıkmak istemiyor. Çözüm kaçak yapıların tümünün yıkılması. O alanların zeytinlik olarak yine değerlendirilmesi gerekiyor" dedi.
Başkan Nalbant, "Zeytin barışın, bereketin, sağlığın simgesi kutsal ağaç. Gıdadan, kozmetiğe kadar her ürünü değerlendiriliyor. Herhangi bir atıkta bırakmıyor. Yaz kış yeşil ve oksijen üretiyor. Küresel ısınmayı önlüyor. Zeytinliklerin bu haliyle mutlaka korunması gerekiyor. Ayrıca dünyada zeytin yetişen bölgeler de çok az. Türkiye şanslı bölgelerden birisidir. Herkesin gözümüz gibi zeytinlikleri koruması gerekiyor" dedi.



Biga, Çanakkale’nin lokomotifi konumunda
Biga Belediye Başkanı İsmail Işık: Eskişehir’in dönüşümüne tanık olmasının Biga Belediye Başkanlığı’na uzanan serüvende yol haritasını çizmede kendisine büyük katkıları olduğunu ifade etti. “Neden Biga’da da aynı dönüşüm yaşanmasın?”
“Bizler Atatürk Kültür Merkezi ile ilçemizin kültür ve sanat yaşamını hareketlendirmeyi hedefledik ve büyük oranda başardık. Eylül ayından bu yana 100 bine yakın hemşehrimiz Atatürk Kültür Merkezi’ndeki etkinliklere katıldılar. İlçemizin kurumları için ciddi bir adres oldu merkezimiz. Atölye çalışmalarımızdan haftalık 1200 hemşehrimiz yararlanıyor. Dijital kütüphanemiz hizmete girdi. Dijital kütüphanede birçok farklı alanda 15.000’e yakın e-kitap var ve 30 farklı yabancı dili öğrenme şansınız var. Tüm bunlar ücretsiz. Şehir Parkı’mız Biga’ya nefes aldırdı. Haftanın her günü ilgi görüyor. Yollarımızı yeniliyoruz, şehrimizin ekonomisine destek olacak Alışveriş Günleri, kültür ve sana etkinlikleri, konserler ve bir çok etkinlik düzenliyoruz.
Biga’mızı araçların ve yayaların şehri, kültür ve sanat şehri yapma hedefiyle çıktığımız yolda büyük başarılar elde ettik. Sorunlarımız elbette var ama bizler sorunları en aza indirmek için çalışıyoruz. Sorunlardan kaçmıyoruz. İnsan odaklı çalışıyoruz. Halk Masa sistemimizi kurduk. Bu şekilde teknolojinin her alanını kullanarak belediyemize ulaşılabiliyor. Her sorun kayıt altına alınıyor. Şimdi ise yaşanacak şehir ve mutlu insanların şehri yapabilmek için çalışıyoruz. İnsanların mutlu olması için, onları evlerinden çıkarmamız gerekiyor. Kocabaş Çayı çevresini düzenleyerek bu hedefimize bir adım daha yaklaşmış olacağız. Daha sonra ise suyu tutup gondolların yüzdüğü bir Kocabaş Çayı çalışması ortaya koyacağız. İnsanlarımıza zaman geçirebilecekleri etkinlikler yapmalı, sosyalleşebilecekleri alanlar üretmeliyiz. Bunun için çalışıyoruz.
Biga, Çanakkale’nin lokomotifi konumunda. Biga’nın büyümesine, gelişip bölgemizin parlayan yıldızı olmasına kimse engel olamaz. Bu bölgenin konumu itibariyle Biga her zaman ilgi görmektedir. Büyük İskender’in Pers savaşına tanık olmuş, Osmanlı Devleti’ne sancak beyliği yapmış ve Kurtuluş Savaşı’nda önemli kahramanlar çıkarmış bir ilçedir Biga. Hem doğal güzellikleri, hem coğrafi konumu hem de ekonomik altyapısı dikkate alındığında; bir çok yatırımcı tarafından da dikkatlice takip ediliyor ilçemiz. Bizler ilçemizin kontrollü ve güzel büyümesi için, gelecek nesillerimize temiz bir Biga bırakmak için çalışıyoruz. Büyük sanayi devlerinin yatırımları, köklü bir esnaf kültürü, üniversite öğrencilerinin katkısı, köylerdeki yatırım için uygun alanların değerlendirilmesi ile Biga, Çanakkale ekonomisini sırtlamayı sürdürecektir.”



Gelibolu'nun kaderi yeni feribot terminali için Çanakkale İl Özel İdaresi'nin 13 Nisan tarihinde gerçekleştirdiği ihaleyi GESTAŞ Deniz Ulaşım aldı. Tartışmasız, Gelibolu'da bütün kesimlerin, siyasi parti, düşünce ayırt etmeksizin üzerinde hem fikir olduğu, şehir merkezindeki mevcut feribot iskelesi sorunu tarihe karışıyor.
Gelibolu'nun kaderi haline gelen, ilçenin uzun yıllardır gündeminde olan yeni feribot terminali için önemli bir somut adım atılmış oldu. Tehlikeli madde ve ağır yük taşıyan vasıtaların Çanakkale Boğazı'nı geçişte mecburi olarak Gelibolu İskelesi'ni kullanması, mevcut iskelenin şehir merkezinde bulunması ile birleşince; iskele trafiği ilçe için büyük bir tehlike arz ediyordu. Yıllık yaklaşık 650 bin ağır vasıta araç hem şehir içi trafiği çekilmez hale getiriyor, hem de taşıdıkları yük itibariyle olası bir kazaya davetiye çıkarıyordu.
Mevcut iskelenin yaklaşık 2 km gerisinde, yerleşim yerinin dışında 40 bin metrekare alan üzerinde 2 ayrı terminal ve 4 rampa olarak inşa edilecek yeni feribot iskelesi hem trafik yoğunluğunu, hem de olası kaza ihtimallerini ortadan kaldıracak. Yeni feribot iskelesinin iki yıl sonunda hizmete girmesiyle birlikte, aynı anda birden fazla geminin rampaya yanaşması, hızlı araç transferi gibi kolaylıklar sayesinde Gelibolu-Lapseki hattındaki deniz ulaşımı daha da hız kazanmış olacak; Boğaz'ı geçiş süreleri kısalacak. Ticari satış büfeleri, zabıta ve polis noktaları, bekleme salonları ile feribot terminali Gelibolu'ya, Çanakkale'ye uzun yıllar hizmet edebilecek modern bir tesis olacak.



Biga ve Çan'da faaliyet gösteren termik santrallerin ardından, Yenice ilçesinde de yapılmak istenen Çırpılar Termik Santrali, çevrecileri Kazdağları için endişelendiriyor.
Çanakkale İda Dayanışma Derneği, Türkiye'nin oksijen deposu Kazdağları'na yapılmak istenilen Yenice Çırpılar Termik Santrali Projesi ile ilgili kaygılarını dile getirdi. Projenin, bölgedeki doğal yaşam alanları ile beraber içme suyu havzalarını ve tarımsal üretimi tehdit ettiğini belirten Dernek Sözcüsü İlhan Pirinçciler, Kazdağları ve yöresinin acil destek beklediğini söyledi. İnsanı büyüleyen doğal güzellikleriyle birçok efsaneye konu olan Türkiye'nin cennet köşesi Kazdağları ve yöresi, son yıllarda bölgede yapılmak istenen enerji ve maden projeleri ile gündeme geliyor. Yer altı ve yer üstü su rezervleri ile doğal bitki örtüsü olan ormanları, endemik türleri ile toplumsal miras olan Kazdağları, aynı zamanda başta Çanakkale ve Balıkesir olmak üzere tüm bölgenin hayat kaynağı. Bölge insanının ya temiz bir nefes almak için uğradığı ya da orada yetiştirilen çileği, kirazı, biberini yediği Kazdağları ve çevresinde yapılmak istenilen projeler, çevrecilere göre bir yandan bu doğal güzellikleri tehdit ederken diğer bir yandan ise yerel halkın geçim kaynaklarını da yok edecek. Endişeye yol açan o projelerden birisi ise Taşzemin İnşaat Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından, Yenice İlçesine bağlı Çırpılar Köyü'nde, kurulması için 2014 yılında çalışmalara başlanan, toplam kurulu gücü 200MWe203MWe495MWt olan termik santral.
65 KÖY MUHTARI PROJEYİ İSTEMİYOR
Konuyla ilgili bir açıklama yapan İda Dayanışma Derneği Sözcüsü İlhan Pirinçciler, Kazdağları ve yöresinde yeni bir termik santral yapımının daha gündemde olduğunu üzülerek söylemek zorunda kaldıklarını belirtti. Pirinçciler, Çırpılar Köyünde planlanan yaklaşık 200 MWe gücündeki termik santralde yılda 3.5 milyon ton kömür yakılacak ve yine yılda 465 bin ton kül çıkaracak. Bu küllerde 90 futbol sahası büyüklüğünde bir arazide depolanacak. Yani neredeyse külden dağlar oluşacak. Bu 30 yıllık bir proje. Yenice'de 72 köy muhtarının 65'i bu projeyi istemiyor. Biz Çanakkaleliler olarak da istemiyoruz. Çanakkale'de güneş var. En önemlisi de rüzgar var. Yenice'de çok değerli tarımsal ürünlerimiz var. Yenice tarımını bitirecek böyle kömürlü termik santral projesi Kazdağı ve çevresinde yaşamı bitirecektir diye konuştu.
KAZDAĞLARINI KORUMAK İÇİN DAYANIŞMA
İda Dayanışma Derneği olarak, ulusal ve yerel birçok dernekle birlikte Kazdağları için büyük bir dayanışmaya imza attıklarını da belirten Pirinçciler, Sosyal medyada 3 gün süren kampanyaya 55 bin change.org ve 750 bin twit ile destek aldık. Amacımız Türkiye'nin önemli oksijen depolarından biri olan, sadece Çanakkale'nin değeri değil, bütün Türkiye'nin değeri olan Kazdağımızı külden ve zararlı gazlardan korumak. Tabi ki yöredeki insanları da. Bu amaçla Türkiye'de Yuva Derneği, TEMA, Ankara'daki 350.org, Kazdağı Kültürel Hayatları Koruma Derneği ve İda Dayanışma Derneği olarak büyük bir dayanışmaya imza atıyoruz. Termik santraller yöredeki su kaynaklarını çok büyük zarara uğratacak. Kül depo sahaları hem insan, hem de bitki ve hayvan sağlığına ciddi zararlara sebep olacak. Bu anlamda bütün Türkiye'yi önümüzdeki günlerde açacağımız sosyal medya dayanışmasına da çağırıyoruz dedi.
KAZDAĞLARINA VURULMUŞ BİR HANÇER GİBİ!
Çanakkale'de dünyaca ünlü oksijeni ve endemik bitki türleriyle çok önemli bir doğa mirası olan Kazdağları'nın nasıl bir tehdit altında olduğu ise zirveden kuş uçumu yaklaşık 30 kilometre mesafede bulunan Çan Termik Santrali ile gözler önüne serildi. Bayramiç İlçesine bağlı Çırpılar Köyü'nde yaşayan emekli ormancı Mehmet Özenç, Kazdağları'nın zirvesinden, 1450 metre yükseklikteki Sazak Orman Gözetleme Kulesi'nin bulunduğu alandan durum değerlendirmesi yaptı. Kazdağları'nın, dünyada en çok oksijenin bulunduğu yerlerden birisi olduğunu belirten Özenç şunları söyledi
Buraya Türkiye'nin değişik illerinden nefes darlığı, KOAH rahatsızlığı olan insanlar rahat bir nefes almak için geliyorlar. Kazdağlarında en çok endemik bitki ve koru ormanı olan yer de bu bölge. Ancak buradaki manzaraya yakışmayan bir de Çan Termik Santrali var. Maalesef biz dünyada Kazdağları'nın oksijeniyle ne kadar övünsek de, Kazdağlarını tehdit eden bir santral de var burada. Kazdağları'na yakışmayan bir görüntü. Dileriz ki yetkililer bir çare bulur ve santrali buradan kaldırırlar. Muhakkak enerjide Türkiye için önemli. Ama bu santralin yerinin burası olmadığını düşünüyorum. Burası doğaseverlerin nefes darlığı olanların nefes alacakları yer. Muhteşem bir orman örtüsü ve orman zenginliği var. Endemik bitkileri var, Kazdağı göknarı var. Etraf Kazdağlarının endemik bitkileriyle örtülü. Etraf koru ormanlarıyla bezenik ve yemyeşil her taraf. Ancak bunlara uygun olmayan birde Çan Termik Santrali var. Kazdağları'na kuş uçuşu yaklaşık 30 kilometre. Kazdağları'na vurulmuş bir hançer gibi. Bunun yerinin burası olmadığını düşünüyorum.










http://www.burasicanakkale.com ©  2000  - Bütün hakları Saklıdır.