ÇANAKKALE'NİN DÜNYAYA AÇILAN PENCERESİ ::.  

Burası Çanakkale'yi Giriş Sayfanız Yapın Sık Kullanılanlara Ekleyin...



ÇANAKKALE BELEDİYESİNDEN HABERLER                                                                                                                                           Son Güncelleme :                   


     


Bu yıl 15-18 Kasım 2017 tarihleri arasında Antalya Expo Center’da düzenlenen 25. YAPEX Yapı, İnşaat ve Restorasyon Fuarı'nda
Çanakkale Belediyesi de yer aldı.

Çanakkale Belediyesinin de üyesi bulunduğu Tarihi Kentler Birliğinin (TKB) de desteklediği fuarda bu yıl da belediyeler, sektör uzmanları, restoratörler, yatırımcılar, yükleniciler, endüstri kuruluşları ve daha pek çok katılımcı yer aldı.
Fuar 15 Kasım 2017 Çarşamba günü ziyaretçilerine kapılarını açarken, Çanakkale Belediyesi de fuar boyunca hem yapısal anlamda restore edilerek kent yaşamına kazandırılan hem de kente değer katan projelerinin tanıtımını gerçekleştirecek. Bu kapsamda, Çanakkale Belediyesi tarafından kentte yürütülen projelerin yanı sıra zengin tanıtım materyalleriyle de kent tanıtımına katkı sunuluyor. Stantta ayrıca canlı seramik performansı da gerçekleştiriliyor.
Fuarın açılış törenine Belediye Başkanı Ülgür Gökhan da katılarak, hem Çanakkale Belediyesi standını hem de fuar alanındaki diğer stantları gezerek bilgiler aldı. Açılış törenine Başkan Gökhan’ın yanı sıra eşi Hale Gökhan, Belediye Başkan Yardımcısı Rebiye Ünüvar ve birim müdürleri de katılım gösterdi.
Çanakkale’nin kültürel ve coğrafi güzellikleri başta olmak üzere tüm değerlerinin tanıtıldığı 3. Hall 635/A’da yer alan Çanakkale Belediyesi standı, katılımcıların ilgi odağı oldu. Çanakkale Belediyesi standı fuarın ilk gününden itibaren hem Tarihi Kentler Birliği yönetiminden hem de fuar katılımcısı pek çok ziyaretçisini ağırlarken, fuar 18 Kasım 2017 Cumartesi gününe kadar Antalya Expo Center’da ziyarete açık kalacak.



Tarihi Kentler Birliği (TKB) tarafından bu yıl 16.’sı düzenlenen
“Tarihi ve Kültürel Mirası Koruma Proje ve Uygulamalarını
Özendirme Yarışması”nda Çanakkale Belediyesi
Uygulama Ödülüne layık görüldü.

YAPEX Fuarında düzenlenen ödül töreninde Çanakkale Belediyesi’ne, Kentin çok kültürlü kimliğini yansıtan, sivil mimarlık örneği olarak tescillenen yapının yok olmamasını, Geleneksel Çanakkale Konut Mimarisinin yaşatılmasını ve devamlılığını sağlamak, Kentin tarihsel değerlerinden olan yapıların korunması, yaşatılması ve diğer atıl durumda yok olmaya yüz tutmuş binaların da restore edilerek kente kazandırılmasına öncülük edilmesi amacıyla yapılan restorasyon sonucunda, Tarihi Kentler Birliği Uygulama Ödülü verildi. Ödül törenine katılan Belediye Başkanı Ülgür Gökhan’a ödülü, Tarihi Kentler Birliği ve Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz verdi.
Ödüle layık görülen yapı, Çanakkale İli, Merkez, Cevatpaşa Mahallesi, Kayserili Ahmet Paşa Caddesi’nde 51 Pafta, 867 (Eski:416) Ada, 66 parselde kayıtlı bulunan taşınmaz Necip Paşa Camii ve Golf Çay Bahçesine cephelidir. Taşınmaz Çanakkale Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 21/03/2010 tarih ve 4777 sayılı kararı ile korunması gerekli kültür varlığı olarak tescillenmiştir.
Mülkiyeti Maliye Hazinesine ait olan taşınmaz 03/09/2014 tarihinde Belediyemize tahsis edilmiş olup, Çanakkale Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 30.06.2015 tarih 2438 sayılı kararıyla onaylanan restorasyon projesi kapsamında, restore edilmiştir.



İçişleri Bakanlığı’nın PKK Terör Örgütü mensupları ile benzer şekilde hareket etme suçlaması ile Belediye Başkanı Ülgür Gökhan hakkında verdiği soruşturma izni Danıştay tarafından iptal edildi.
Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan; Sur Belediyesine Kayyum atanması ile ilgili verdiği bir röportajda kullandığı “Kayyumu tanımıyorum” ifadeler nedeniyle İçişleri Bakanlığınca soruşturma izni verilmişti. İçişleri Bakanlığı’nın soruşturma iznine itiraz eden Belediye Başkanı Ülgür Gökhan’ın itirazı Danıştayca kabul edilerek soruşturma izni kararı kaldırıldı.
SORUŞTURMAYA KONU OLAN AÇIKLAMALAR
Sur Belediyesine Kayyum atanması sonrasında AK Parti Çanakkale Milletvekili Bülent Turan’ın “Yeni Kardeşimiz Kayyum” ifadelerini basında yer almıştı. Bülent Turan’ın açıklamaları sonrasında Ülgür Gökhan, bir gazeteye yaptığı açıklamada; “Kayyum halkı temsil edemez, Sur halkı ile kardeşliğimiz ilelebet devam edecek. Biz kayyumla kardeş falan olamayız. Çanakkale Halkı Sur Halkı ile kardeştir. Bu kardeşlik kurulmuştur e ilelebet devam edecektir. Biz demokrasilerde kayyumların halkı temsil etmediğine inanırız. Kayyumlar demokrasilerde halkı temsil edemez.
Halkı seçilmiş olan insanlar temsil eder. Eğer böyle bir sıkıntıları varsa; seçim yapar, kim seçilirse halkı o temsil eder. Ama bizim kardeşliğimiz, anlaşmamız, Çanakkale halkı ile Sur halkının kardeşliğidir. Dolayısıyla kayyum falan bizim muhatabımız değildir, kendileri muhatap alsınlar. Onlara da o yakışır. Bu durumun sık sık gündeme getirilmesi son derece yakışıksızdır. Bilgisizce yapılan yorum ve değerlendirmeler siyasi ortamı geliştirmez. Demokrasiden haberi olmayan insanlar demokrasi havarisi kesiliyor. Bir halkı kayyumun temsil edemeyeceğini bilmeyen, anlamayan insanlar Çanakkale halkı ile Sur halkının kardeşliğine laf ediyor. Kendi işlerine bakacaklar. Biz kardeşliğimizi sürdüreceğiz onlara rağmen” ifadelerini kullanmıştı.
İÇİŞLERİ BAKANLIĞI ÜLGÜR GÖKHAN’A SORUŞTURMA İZNİ VERMİŞTİ
Belediye Başkanı Ülgür Gökhan’ın yaptığı bu açıklamalar sonrasında harekete geçen İçişleri Bakanlığı, PKK Terör Örgütü mensupları ile benzer şekilde hareket etme suçlaması ile Belediye Başkanı Ülgür Gökhan hakkında soruşturma izni vermişti. İçişleri Bakanlığının vermiş olduğu soruşturma iznine itiraz eden Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan’ın yaptığı itiraza bakan Danıştay Birinci Dairesi itirazı kabul ederek İçişleri Bakanlığının verdiği soruşturma iznini iptal etti.
DANIŞTAY “İFADE ÖZGÜRLÜĞܔ DEDİ SORUŞTURMA İZNİNİ İPTAL ETTİ
Danıştay Birinci Dairesi aldığı itiraz kararının gerekçesinde; Çanakkale ile Sur Belediyelerinin 21.03.2012 tarihinden buyana kültürel ve sosyal işbirliği protokolü imzalandığına dikkat çekere; KHK ile Sur Belediyesine kayyum atandığı hatırlatıldı. Danıştay Birinci Dairesi; Ülgür Gökhan’ın “Kayyumları tanımıyorum” sözlerini ifade özgürlüğü olarak değerlendirdi. Danıştay Birinci Dairesi verdiği gerekçeli kararda; Ülgür Gökhan’ın sözlerini, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 26’ncı maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 10’uncu maddesinde teminat altına alınan ifade özgürlüğü kapsamında kaldığı, bu nedenle hakkında soruşturma açılmasını gerektirecek nitelikte olmadığından İçişleri Bakanlığının verdiği soruşturma izninin kaldırılmasına oy birliği ile karar verdi.



Çanakkale Belediye Meclisi bütçe görüşmelerinin ardından yapılan oylama sonucu kabul edildi. Çanakkale Belediyesinin 2018 yılı tahmini bütçesi 327 Milyon 345 Bin TL olarak belirlendi.
2017 yılında 281 Milyon 633 Bin TL olarak belirlenen bütçesi 2018 yılında yaklaşık yüzde 17’lik artışla 327 Milyon 345 Bin TL olarak tahmin edildiği; aradaki bütçe farkının ise 71 milyon 910 Bin lira tutacağı tahmin ediliyor. Aradaki bütçe açığının ise İller Bankası finansmanı, diğer finansman kaynakları ve Banka nakit kullanımıyla karşılanacağı açıklandı. Yapılan oylamalarda bütçe CHP’li üyeler ve bağımsız üye Ufuk Demirbaş’ın kabul, Ak Parti grubunun ise; Hayır oyları karşılığında oy çokluğu ile kabul edildi.



Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, Belediye çalışmalarına gönüllü olarak katılan ve destek veren Kent Gönüllüsü kadınlar ile kahvaltı programında bir araya geldi.
Başkan Gökhan, Çanakkale Belediyesi’nin sosyal ve kültürel çalışmalarına gönüllü olarak katılarak, hizmetlerin tüm kente yayılması için emek veren Kent Gönüllü kadınlara teşekkür etmek için kahvaltı programı düzenledi. 1 Kasım 2017 Çarşamba günü Lodos’ta düzenlenen kahvaltı programına Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, eşi Hale Gökhan, Belediye Başkan Yardımcıları Rebiye Ünüvar ile Özleyiş Çetin, Belediye Meclis Üyeleri, ilgili birim müdürleri ve Kent Gönüllüleri katılım gösterdi.
Keyifli bir sohbet ortamında geçen kahvaltıda ilk olarak söz alan Belediye Başkan Yardımcısı Rebiye Ünüvar, Kent Gönüllüsü kadınlara çalışmaları nedeni ile teşekkürlerini iletti. Kendisinin de Kent Gönüllülerinin bir üyesi olduğunu ifade eden Ünüvar; “Kent Gönüllüsü arkadaşlarımız ile birlikte bu şehirde 2014 yılından bu yana büyük bir yol aldık. Aslına bakılırsa bunu biraz da kurucularımıza borçluyuz. Onlar böyle bir gönüllülük hareketini başlattılar. Böylelikle belediye hizmetlerini şehrin her yerinde götürebiliyor ve görünür olabiliyoruz. Hem belediye hizmetlerinin halka götürülmesi, hem de halkın istek ve taleplerinin belediyeye geri dönmesi gibi güzel bir sinerji yaratabiliyoruz. Belediye Başkanımız da Kent Gönüllülerine büyük bir değer veriyor. Çünkü böylelikle kadınlar şehirde görünür oluyor. Kadınların olduğu yerde de özgürlükler genişliyor. O nedenle bütün arkadaşlarımın şahsında tüm kadınlar adına Başkanımıza teşekkür ediyorum. Bu şehre kattığınız bütün katkılardan dolayı sizlere teşekkür ediyorum” dedi.
“Mustafa Kemal de Kadınları Her Zaman Ön Planda Tuttu”
Programda konuşan Başkan Gökhan ise, kadınların toplumdaki önemine vurgu yaparak; “Türk toplumunun temel unsuru kadınlardır. İstiklal Savaşında bunun en canlı örneklerini gördük ve okuduk. Geçmişimizde de, Orta Asya kökenimizde de, Türk boylarında kadınlar ön plandadır. Çünkü kadın üreticidir, doğurgandır. O nedenle o zamanlarda da kadınlar hep ön planda tutulmuştur. Anadolu’ya geldikten sonra da, tarih boyunca kadınlarımızın efsanelerini dinlemişizdir. Mustafa Kemal de Cumhuriyeti kurarken her zaman kadınları ön planda tutmuştur. O nedenle de biz Çanakkale’de kadının önemini bilen bir anlayışa sahibiz. Bu anlayışın doğru olduğunu da siz ispat ediyorsunuz. İşte Çanakkale’nin gönüllü kadınları kentin gelişimine canı gönülden destek veriyorlar. Hem de hiçbir karşılığı olmadan” dedi.
“Bu Haksızlıklara Karşı Sahiplenmedir”
Kendine yönelik yapılan algı operasyonlarına karşı Kent Gönüllüsü kadınların verdiği desteğe teşekkür eden Başkan Gökhan; “3 gün önce Cumhuriyetimizin 94. Yılını büyük bir coşku ile kutladık. Çanakkale’de yer yerinden oynadı. Orada baktım, Kent Gönüllüleri zincir oluşturmuş gidiyorlar. İşte bu sahiplenme duygusudur. Haksızlıklara karşı sahiplenmedir. Bana karşı yapılan her algıya karşı bir zincir halkası oluşturmaktır” şeklinde konuştu.
“Haklı Olduğumuz Ortaya Çıktı”
Gündeme ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Başkan Gökhan; “Son günlerde farklı şeyler oluyor. Yeniden Cumhuriyeti sahiplenme bilinci ortaya çıktı. Yıllardır biz söylüyorduk; T.C.’leri kaldıranlar, onları geri vermek zorunda kalacaklardı. Bunları unutmuyoruz ve yutmayız. Çünkü biz, kandırılmadık, kandıramazlar. Biz yıllardır Cumhuriyetimize sahip çıkmak için mücadele verdik, tepkimizi koyduk. Türkiye Cumhuriyetine, Mustafa Kemal Atatürk’e, bu ülkenin kurucu unsurlarına, şehitlerimize canı gönülden sahip çıktık. Şimdi arkadaşlar yavaş yavaş geliyorlar. Bu konuda ne kadar haklı olduğumuz ortaya çıktı” şeklinde konuştu.
“Kent Gönüllüleri Olarak En Önde Gidiyorsunuz”
Kent Gönüllüsü kadınların çalışmaları ile kente sahip çıktığını ifade eden Başkan Gökhan; “Çanakkale’de sizler Cumhuriyetin kadınları olarak kentinize, Cumhuriyetinize olduğu gibi sahip çıkıyorsunuz. Türkiye’de de Kent Gönüllüleri olarak en önde gidiyorsunuz. Çanakkale’de devamlı çoğalarak çok güzel işler yapıyorsunuz. Çoğaldıkça da daha güzel işler yapacaksınız, çünkü yeni katılan arkadaşlarınızın da projeleri olacaktır. Biraz önce öğrendim, 300 kişiye yaklaşmışsınız. Tabiatı ile daha çok olmalıyız. Erkeklerimizi de buraya davet ediyoruz. Onların da katılması önemli. Burada kadın erkek diye bir ayrım söz konusu değil” dedi.
“Önemli Katkılar Sunuyorsunuz”
Kent Gönüllülerinin her koşulda kentlilerin yanında olduğunu vurgulayan Başkan Gökhan; “Bu kentte sosyal işlerin yürütülmesinde çok önemli katkılar sunuyorsunuz. Örneğin, sabah üniversite öğrencilerine çorba dağıtan kadınlarımız var. Para almıyorsunuz, sabah ayazında kalkıyorsunuz ve bu soğukta, bu kentin gençlerine bir anne gibi hizmet ediyorsunuz. Acılı günlerde ailelerin yanında oluyorsunuz. Bebekler doğuyor, ailelerine paketler götürüyorsunuz. Askere gidenlere, ailelerine destek oluyorsunuz. Sosyal Yaşam Merkezlerindeki birçok etkinliğe katkılarda bulunuyorsunuz. Altın Yıllar Yaşam Merkezine olabildiğince katkı sunmaya çalışıyorsunuz” dedi.
“Sizi Hissediyorlar”
Bu noktada çabalarınız çok kutsal. Birçok şey saydım. Tüm bunları zamanınızdan, ailenizden, çocuklarınızdan zaman ayırarak yapıyorsunuz. Sizler işsiz güçsüz insanlar değilsiniz ki, kimi torun bakıyor, çalışan var, yaşlısı olan var. Ama sizler hepiniz canı gönülden çalışmalara destek veriyorsunuz. Bu kentte siz biliniyorsunuz. Kentin her yerindesiniz ve sizi hissediyorlar. Sizin sayenizde bu kent özgürlükçü bir kent oldu. İnsanlar özgürce yaşamanın sevincini yaşıyorlar. Bu nedenle de mutlu bir kentiz. Bana ne yaparlarsa yapsınlar. Sonuçta ben de bir faniyim ve bugün varsam yarın yokum. Ama kente bu anlayışı aşıladık. Siz bu aşı sonucunda meyve verdiniz ve bu ağacı kurutmayacağız. Bu ağacı sizler sayesinde devamlı büyütüp yeşerteceğiz ve bu kenti kadın düşmanlarına, Cumhuriyet düşmanlarına teslim etmeyeceğiz.
“Nefret İle Kınıyorum”
Cevatpaşa Mahalle Meclisi seçimlerinde yaşanan tartışmaya da değinen Başkan Gökhan; “15 yıldan bu yana Belediye Başkanlığı yapıyorum. 15 yılda da bütün anlayışımı biliyorsunuz. Ülgür Gökhan’ın kadın hakkındaki düşüncesi nedir, toplum hakkındaki düşüncesi nedir biliyorsunuz. Kimseyi dışlamadığımı, herkesin kökenine, inancına, kimliğine saygı duyduğumu biliyorsunuz. Onları da savunduğu mu da bilirsiniz. Geçtiğimiz gün bir Mahalle Meclisi seçiminde, Fevzipaşa Mahalle Meclisi Başkanının eşine, maalesef yine bir hanımefendi kimliği ile ilgili bir söylemde bulunuyor. ‘Ucube, çingene’ lafını ediyor ve ‘O mahalleye girmekten korktum’ diyor. Bugüne kadar o mahalle üzerinden çok spekülasyon yapıldı ama her seferinde ben bunlara engel oldum. Dedim ki, onlar birer insan, onlar bu kentin asli unsuru ve onlar bu şehri kurdu. Fatih Sultan Mehmet döneminde kalenin yapımı için buraya geldiler, sonra bizler geldik. Bu kentte Yahudiler de vardı, Rumlar da Ermeniler de vardı. Şimdi çeşitli insan gruplarımız da var. Biz hiç kimseyi dışlayamayız. Hepsi Çanakkaleli hemşerilerimdir. Onların da kültürleri, yaşam tarzları var. Eğer biz onların yaşam tarzlarını düzeltmek için çaba göstermezsek, bu kabahat bizimdir, onların değil. Burada biz suçlu oluruz. Onları kötüleyemezsiniz. Onlar da bu memleketin insanları. Onlar da oy veriyor, vergilerini veriyorlar. Böyle bir yaklaşımı nefret ile kınıyorum” dedi.
“Siyasi Kimlik Değilim, İnsani Bir Objeyim”
Konuşmasını sürdüren Başkan Gökhan; “Aşağılık bir şekilde benim kökenimi sorgulamaya çalışarak, bu Kürt ve Tuncelili diye nitelemeye çalıştılar. Ben de kökenimi anlattım. Velev ki Tunceliliyim, velev ki Kürdüm, ne olacak? Ben bu yurdun insanı değil miyim? Ben Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı değil miyim? Şu anda bu ülke coğrafyası içerisinde Ay Yıldızlı kimliği taşıyan herkes benim yurttaşımdır. Nereden geldiği, kim olduğu, cinsiyeti, ırkı dili ve ırkı hiç önemli değil. Onu kucaklamam için o kimlik yeterli. Bu kentte de ben bunu yapıyorum. Ben 15 yıldır Belediye Başkanlığı yapıyorum ve bir tek gün üstümde parti rozeti görmemişsinizdir. Çünkü ben Çanakkale’nin Belediye Başkanıyım. Burada yaşayan herkesin Belediye Başkanıyım. Şu anda doğup, ağlamakta olan bebeğin de Belediye Başkanıyım, Şu anda hasta yatağında son nefesini vermekte olan insanın da Belediye Başkanıyım. Dolayısı ile kimseyi ayırt etmeye hakkım yoktur. Onun için Çanakkale’de insanlar beni seviyorlar. Ben bu kette bir siyasi kimlik değilim, insani bir objeyim. Bu anlayışla hizmet ediyorum. Bunu anlayamıyorlar ve saldırıyorlar. Sen de benim gibi yap, sen de kazan” dedi.
“Devamlı İftira Var”
Başkan Gökhan; “Kent gönüllüsü olarak bir kapıyı çaldığınız zaman, sizin yüzünüzü karartacak bir şey yapmadım. Size bu Belediyede nasıl gönüllü olarak çalışıyorsunuz, bu adamın yönettiği bir kentte nasıl gönüllü olabilirsiniz diye kimse sormuyor. Tam tersine size güvenle bakıyorlar ve katkı veriyorlar. Kapıyı Belediye gönüllüsü olarak çaldığınızda, eğer Belediye Başkanı ile ilgili hırsızlık, yolsuzluk, ahlaksızlık noktasında bir zafiyet olursa size de yansır. Bunu size söylerler. Peki ne var? Devamlı iftira var. Ben bunları ortaya koya koya illallah dedim, ama onlar iftira atmaya illallah demedi. Ben yine doğru bildiğimi söylerim. Zaten bu noktada da beni anlayanlar anlıyor” şeklinde konuştu.
“Türkiye’ye De Örnek Oldunuz”
Kent Gönüllülerine çalışmaları nedeni ile teşekkürlerini ileten Başkan Gökhan; “Kent Gönüllüsü olarak bugüne kadar yaptığınız hizmetler nedeni ile kentliler adına hepinize teşekkür ediyorum. Bundan böyle yine çoğalarak gideceksiniz ve hizmetleriniz devam edecek. Yeni projeler ile ilgili de çabalarınızı eksik etmeyeceksiniz, bundan da eminim. Türkiye’ye de örnek oldunuz. Bu bağlamda Belediye Başkan Yardımcımız Rebiye Hanım başta olmak üzere Belediye çalışanlarımıza da teşekkür ediyorum.
Bu toplumun temeli kadındır demiştim, bunu lafta söylemediğimi de görüyorsunuz. Kentin mimarı kadınlarımızdır. Belediyede 4 Başkan Yardımcımız var ve 3’ü kadın. Belediye’deki müdürlerimizin yüzde 70’i kadın. Hatta bir tane de kadın otobüs şoförümüz var. Bu bile bizim anlayışımızı göstermeye yeterli.” dedi.



Belediye Meclis Üyeleri'nden Başkan Gökhan'a Destek…
Eylül ayı olağan Belediye Meclisinde yaşanan tartışmanın ardından bazı basın organlarında yer alan haberler üzerine Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan’a yönelik yapılmaya çalışılan algı yönetimine karşı Belediye Meclis Üyeleri Başkan Gökhan’a destek verdi.
Destek olmak amacı ile 17 Ekim 2017 Salı günü Belediye binası önünde toplanan Belediye Meclisi üyeleri, Başkan Gökhan’ı çiçekler ile karşıladı. Burada Başkan Gökhan’a destek olmak amacı ile bir araya gelen Belediye Meclis Üyeleri adına açıklamada bulunan Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkanvekili Avukat Adnan Güler; “Bugün bizler Cumhuriyet Halk Partisi Belediye Meclis Grubu ve üyeleri olarak Sayın Başkanımıza hoş geldin diyoruz ve kendilerine son gelişen olaylar karşında desteğimizi iletmek üzere gelmiş bulunuyoruz.
Son gelişen olaylar hepimizin malumu. Maalesef Çanakkale’de son birkaç yıldır Belediye Başkanımızı yıpratmaya yönelik algı yaratmak amacı ile bir takım girişimler gündeme geliyor. Ben Belediye Meclis toplantılarında da Belediye Meclisinde yaptığım çeşitli açıklamalarda bu hususlara değinmiştim. Başkanımızı yıpratmaya dönük algı yaratma eylemlerinin Çanakkale’de karşılık bulamayacağını söyledim. Çünkü Çanakkale halkının bilinçli bir halk olduğunu, okuduğunu ve izlediğini sağlıklı bir şekilde değerlendirdiğini, bu nedenle de bu tip algı yönetimlerine ve kafa karışıklıklarına izin vermeyeceğini belirtmiştim. Bunu son olayda da gördük” dedi.
Güler; “Maalesef mecliste kameraların önünde gerçekleşen ve Başkanımızın son derece iyi niyet ile müdahale ettiği bir olayın, bir takım görüntüleri kırparak, montajlayarak, Başkanımız hakkında olumsuz bir algı yaratılmaya çalışılmıştır. Ama o görüntüleri baştan sona izleyen herkes, o algının yanlış olduğunu ve Başkanımızın orada meclisin kurallarına uygun olarak gerekli müdahaleyi yaptığını görüntüleri baştan sona izleyenler göreceklerdir. Meclisin bir çalışma yönetmeliği var. Meclis, belirli kurallar ile çalışan resmi bir kurum.
Bu anlamda da yönetmelik uyarınca kimlerin mecliste hangi konularda görüş belirteceği ve konuşacağı da belli. Meclisin gündemi ile alakası olmayan ve mecliste konuşulmaması gereken bir konunun mecliste konuşulması, siyasi anlamda çok büyük bir hatadır. Birinci hata budur. İkinci hata, o konuyu gündeme getiren kişinin de o yetkiye sahip olmamasıdır. O konuyu Çanakkale’de gündeme getirecek olan il ve ilçe başkanlarıdır. Onlar da gerekli açıklamaları zaten yapmıştır. Meclis Grup Başkanvekilinin bu konuyu yetkisi olmadan ve yersiz bir şekilde meclis gündemine getirmesi siyaseten hatalı bir davranıştır” ifadelerini kullandı.
Çanakkale’deki huzur ve barış ortamının bozulmaması gerektiğini vurgulayan Güler; “Biz her zaman şunu vurguladık; Çanakkale’de huzur ve barış istiyoruz.
Mecliste yaptığım birçok konuşmada da bunu belirttim. Gereksiz konular meclis gündemine gelmesin, mecliste bir gerilim yaratılmasın ve meclis çalışmaları daha sağlıklı, daha verimli bir şekilde yürüsün dedik. CHP Meclis Grubu olarak hep bunun için gayret ettik. Ama maalesef AKP grubu bazen haksız, iftira dolu girişimler ve çıkışlar yapıyor. Bunlar da meclisin çalışmasını olumsuz bir şekilde engelliyor. Bundan sonrası için bir mesaj vermek istiyorum. Lütfen Çanakkale Belediye Meclisinde herkes aklıselim davransın. Görevinin ve yetkilerinin bilincinde olarak hareket etsin. Meclisin sağlıklı çalışabilmesi için de elinden gelen gayreti göstersin. Göstersin ki, bu meclis Çanakkale halkını geçmişte olduğu gibi bugün ve bundan sonrasında da güzel işler ile temsil edebilsin. Bizler mecliste gerilim ve kavga ortamı olmasını istemiyoruz. Umarım bu olay son olur. Bundan sonra huzur ve barış içerisinde meclis çalışmalarımızı gerçekleştiririz” ifadelerini kullandı.
Konuşmasına, “Belediye Meclis Grubundaki arkadaşlarımıza bu nazik davranışlarından dolayı teşekkür ediyorum” diyerek başlayan Başkan Gökhan ise mecliste yaşanan tartışmaya değinerek; “Aslında bu olayın izahı çok basit. Belediye Meclisinde bir siyasi parti temsilcisinin suç işlemesini engellemiş oldum. Çünkü meclislerde siyaset konuşulamaz ve konuşulmaması gerekir. Bu bizim yasamıza da terstir. Bu konuyu da ısrarla gündeme getirmemesini istememim sebebi de budur. Olayın buralara kadar gelmiş olması algı operasyonu yaratılma çabasıdır. Ben Çanakkale halkının Belediye Başkanıyım. Ben sadece Çanakkale halkını temsil ediyorum. Şu anda hangi siyasi partiden olursa olsun, ben herkesi temsil ediyorum. Dolayısı ile ben Çanakkale halkının ne düşündüğüne, ne dediğine, nasıl algıladığına bakarım” şeklinde konuştu.
Çanakkale halkının algı yönetimine kanmadığını ifade eden Başkan Gökhan; “Benim izlediğim kadarı ile şu an itibari ile Çanakkale halkı olayı kavramıştır.
Çanakkale halkı akıllıdır. Takip eder, izler, kararını öyle verir. Olumlu ya da olumsuz, Çanakkale halkının kararına saygı duyarım. Benim izlenimim, Çanakkale halkının olumlu yönde düşündüğüdür. Yani mecliste siyasi bir partinin iç meselelerinin konuşulmaması gerektiğini düşünüyor. Olmamış bir olayı, orasından burasından kırparak basına servis edilmesi ile bir algı operasyonu yaratılmaya çalışıldı, ama tutmadı. Hatta bu işin içerisine maalesef Sayın Cumhurbaşkanımızı da kattılar. Ona da eksik bilgilendirme yaptıklarını zannediyorum. Dolayısı ile burada süreç onların aleyhine gelişti. Ben bunun bir daha olmamasını diliyorum” dedi.
Belediye Meclisinin düzenini sağlamaya devam edeceğini belirten Başkan Gökhan; “Bundan sonra da görevim süresince, Belediye Meclisinde nasıl davranılması gerekiyorsa öyle davranılmasını sağlamak için görevimi yapacağım. Bundan sonra olursa yine müsaade etmem. Meclis kendi konularını üslubu içerisinde sağlıklı biçimde götürür ve Belediye Başkanının ikazlarına dikkat edilir. Dikkat edilmezse ne olur? Edilmezse, böyle olur.
Böyle olmasını bir daha istemiyoruz. Böyle bir kaotik ortamı Çanakkale halkı da istemiyor. Zaten Türkiye’nin yeteri kadar sorunu var, Çanakkale’de artık bu barış ve huzur ortamının bozulmasını istemiyor.
Burada yıllardan beri görev yapıyoruz. Kimin hakkında ne düşündüğümüz de belli. Kadınlar, çocuklar, engelliler, herkes için ne düşündüğümüz belli. Biz bir tek şey istiyoruz, Çanakkale’de halkın barış, huzur ve esenlik içerisinde özgürce yaşamasını istiyoruz. Bunun sağlamak için de çalışmaya devam edeceğiz. Umuyorum bundan sonra da böyle olaylar ile Çanakkale halkı yüz yüze gelmeyecektir diye temenni ediyorum” şeklinde konuştu.



Kent genelinde teknik hizmet anlamındaki çalışmalarını ara vermeden sürdüren Çanakkale Belediyesi, araç filosunu da her geçen gün yeniliyor ve geliştiriyor. Bu kapsamda Çanakkale Belediyesi araç filosuna katılan yeni araçlar, Belediye Atölyesi’nde düzenlenen törenle basına tanıtıldı.
Başkan Gökhan belediye araç filosuna yeni katılan dozer, asfalt silindiri, pikap, kar küreme bıçağı ve tuz serme araçlarını basına tanıttı. Başkan törende yaptığı konuşmada; “Bugün burada son günlerde belediyemize kazandırdığımız araçların tanıtımı için bir araya geldik. Bu noktada aldığımız araçlar ile ilgili birkaç bilgi sunmak istiyorum. Bir dozerimiz var. Bu çok önemli bir araç. Daha önce 40 yaşında bir dozerimiz vardı. Sürekli olarak tamire gidiyordu. Tamirden geldikten kısa bir süre sonra yeniden bozularak tamire gönderilmek zorunda kalınıyordu. Bunun yanında bir de iş kaybımız oluyordu. Dozer orada kalıyor ve işler aksıyordu. Yeni aracımız 1 milyon 463 bin liraya mal oldu. Aracımızı Devlet Malzeme Ofisinden aldık” dedi.



Belediye Başkanı Ülgür Gökhan'ın 5 Ekim 2017 Tarihli Gündeme İlişkin Basın Açıklaması…
4 Ekim 2017 Çarşamba günkü Ekim Ayı Belediye Meclis Toplantımız normal seyrinde başlamış devam ederken, maalesef Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkan Vekili Tülay Ömercioğlu’ nun genel değerlendirmelerinin ardından, Cumhuriyet Halk Partisinde devam eden delege seçimleri süreciyle ilgili konuşmaya hazırlandığı ilk anda kendisine, bu konunun asla Belediye Meclisinin konusu olmadığını, bu konu ile ilgili sonsuz eleştiri hakkına sahip olduklarını, kendi parti merkezlerinde eleştirilerini kamuoyu ile paylaşabileceklerini ama Belediye Meclisi çatısı altında buna izin veremeyeceğimi önce rica ederek, defalarca ifade ettim.
Ancak kendisinin ısrarlı ve bu konuyu mutlaka meclis gündemine taşıması talimatının heyecanıyla, benim de ısrarla bu konuyu Çanakkale halkının meclisini kullanarak gündeme getirmesine izin vermeyeceğimi ifade etmeme rağmen, sabrımı taşırmak üzere grupça üstlendikleri rollerini başarıyla sergilemişlerdir. Yaygara çıkararak mağduriyet yaratmak, konuyu asıl merkezinden uzaklaştırmak konusunda mahir olan arkadaşlar, Çanakkale halkının oylarıyla bir bir seçilerek geldikleri meclisi terk ederek, asıl saygısızlığı yapmışlardır.
Çanakkale halkı benim kadına, çocuğa, yaşlıya, gence sevgimi, saygımı, nezaketimi gayet iyi bilir. Ben kadına saygının en yüksek perdeden yaşandığı bir aileye doğdum ve tüm yaşantımı da böyle sürmekteyim. Belediye Meclisinde Adalet ve Kalkınma Partili iki kadın üyenin sürekli tahrik edici, ısrarcı, imalı sözleri sadece dün yaşanan meclis toplantısında değil, pek çok toplantıda yaşanmaktadır. Onların partimde yaşanan delege seçimi süreci hakkında ki ısrarlı söylemlerine karşılık, CHP’li üyelerin de kendi aidiyetlerini savunmak için yapabilecekleri girişimler mecliste arzu edilmeyen görüntülere sebep olabilirdi, oluşması muhtemel bu tabloyu görüp gerekli önlemleri almak, söz almadan konuşanları uyarmak da meclis başkanı olarak görevimdir.
Kamuoyunun bilgisine saygılarımla



Çanakkale-Kepez belediyeleri arasındaki toplu ulaşım konusunda eleştirilerde bulunan Kepez Belediye Başkanı Ömer Faruk Mutan’a Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan’dan yanıt.
2006 yılında toplu taşıma konusunda yetkilerin belediyelere devredilmesinden sonra Çanakkale Belediyesi ile Kepez Belediyesi dönemin Belediye Başkanı İsmail Yaşar Oğuz ile arasında protokol yapıldığını ve yapılan protokolün devam ettiğini hatırlattı. Başkan Ülgür Gökhan; “O yıllarda Çanakkale ve Kepez arasında iki ayrı hat vardı. Yetki çıkınca önce Çanakkale içerisindeki hat sahipleri oturup anlaştık.
Kendilerinin M plakaları yerine ihale ile kendilerine E plakası verdik. Daha sonra Kepez Belediyesi ile dönemin başkanı İsmail Yaşar Oğuz’du yaşanan sorunları, Kepez’de yaşayanların Çanakkale merkeze gelmesi, buradakilerin oraya gitmesi konusundaki karmaşayı çözmek amacıyla bir protokol yaptık. Bu protokolün yasal dayanağına göre; Belediyeler Yasası 5393 sayılı kanunun 75’nci maddesindeki ‘…Taşıma işlerinin yapılmasında bedelli veya bedelsiz üstlenebilir yada kuruluşlarla ortak hizmet gerçekleştirebilirler’ hükmüne göre oturup anlaştık. 27 Aralık 2006 tarihindeki bu protokol ile oradaki minibüsçü arkadaşlarda kooperatif uhdesine alınarak; toplu taşıma sistemi Kepez Beldesini de işin içine kattık” dedi.
“KEPEZ BELEDİYESİNİN DIŞLANMASI SÖZ KONUSU OLAMAZ”
Yapılan protokol ile oluşturulan komisyonda Kepez Belediyesi’nin de görüşlerinin alındığını belirten Başkan Ülgür Gökhan; “Yapılan protokol ile bir komisyonun oluşturulması ve toplu taşıma sisteminin iyileştirilmesi ve diğer konularda Kepez Belediyesinin görüşlerinin de alınması kararı alınmıştır. Şu anda da komisyonda Kepez Belediyesinin yetki verdiği arkadaşlar komisyona katılabiliyor kararlarda söz hakkını kullanabiliyor. Kepez Beldesinin içerisinde hat organizasyonun yapılmasında yetki bizlere geçmiş olmasına rağmen; belediyenin de görüşlerine başvuruluyor. Bu güne kadar da görevlendirilen arkadaş, her hafta yapılan toplantılarımıza katılıyor.
Dolayısıyla Kepez Belediyesi dışlanmamış, tamamıyla Kepez ile ilgili sorunlarında gündeme getirilip sorunlarının tartışılarak çözüm getirildiği bir süreç yaşanıyor. Ayrıca bu protokol ile Kepez Belediyesinin iki adet otobüsü de söz konusu hatlarda çalışabileceği belirtiliyor. Şu anda Kepez Belediyesinin sadece bir otobüsü bu hatlarda görev yapıyor. Protokole göre iki otobüs çalıştırma hakları var ama şifai görüşmelerimizde kendilerine Kepez Belediyesinin, belediye resmi plakası olmak üzere daha fazla otobüs çalıştırabileceğini, hatta isterse kendi Kepez sınırları içerisindeki güzergâhlarda destek verebileceğimizi ilettik” dedi.
“AKTARMA YAPMAK MEVCUT ULAŞIM SÜRESİNİ KISALTMAZ, UZATIR”
Kepez Belediye Başkanı Ömer Faruk Mutan’ın dile getirdiği; “Esenler’den kalkan otobüsler Kepez’e bir saatte gelebiliyor” sözlerine de yanıt veren Başkan Ülgür Gökhan, “Esenler-Kepez arasında hizmet veren expres otobüslerimiz var. 35 dakikalık bir süreçde bu otobüsler sefer yapıyor. Bu kadar uzun bir güzergahta bu kadar sürenin geçmesi de normal karşılanmalıdır. Burada bir aktarma talebi var ama; aktarma süreyi kısaltmaz tam tersine süreyi uzatır.
İndiniz yeni araca binecekseniz yeni ücret vereceksiniz.
Bunun verimli olmadığını düşünüyorum. Elbette ki burada bir trafik yoğunluğu olduğu zaman bu süreçler uzayabilir ama bu sadece Çanakkale’ye özgü bir sorun değil, trafik yoğunluğu olan tüm şehirlerde neredeyse bu tür ulaşım sorunları yaşanıyor. 117 adet toplu taşıma sistemimizde araç var. Kepez-Çanakkale arasında tam sekiz hatta hizmet veriliyor. Sistemimizde belediyeye ait 66 aracın 40 tanesi Kepez belediyesine kadar hizmet veriyor. Kışın bu sayı daha da artıyor. Kepez’e ulaşım sıkıntısından bahsetmemiz bu durumda söz konusu değil” dedi.
“YENİ DEVLET HASTANESİNE ULAŞIMIN ENGELLENMESİ SÖZ KONUSU OLAMAZ”
Kepez Belediye Başkanı Ömer Faruk Mutan’ın söylediği; “Kepez Belediyesi toplu ulaşım sorunu çözülmezse; Yeni açılacak devlet hastanesine gelecek olanlar Kipa’da iner” sözlerine de yanıt veren Belediye Başkanı Ülgür Gökhan; “Değerli Başkan çok yanlış bir ifadede bulunmuş. Bu sözleri halklara karşı yapılmış olmasını doğru bulmuyorum. Çünkü yeni açılacak Devlet Hastanesi de toplu taşıma sisteminin içerisindedir. Herhangi bir engellemenin yapılması da söz konusu olamaz.
Böyle bir şey söz konusu olursa da yetkili kurumlar devreye girer; devletin Valisi var gerekli tedbirler alınır. Neden böyle bir söz söyledi anlayamıyorum. Bu tür tehditlerde bulunmak; sosyal demokrat bir belediye başkanına açıkçası pek yakışık kalmaz diye düşünüyorum. Bu sistem devam ediyor; devam etmeye de devam edecektir. Eğer mahkeme kararıyla bu protokol bozulursa; vatandaşların sağlıklı ulaşımı için oturulur yeni çalışma yapılır” dedi.
“İLÇE OTOBÜSLERİNİN KEPEZ’E GİRMESİ YETKİSİ KENDİLERİNDE!”
İlçelerden gelen otobüslerin Kepez Belediyesine girip-girmemesini de değerlendiren Başkan Ülgür Gökhan; “Lapseki ve o taraftan gelen araçlar garajda yolcularını boşaltıyorlar, insanlar Kepez’e gelmek için bir sürü araç değiştirmek zorunda kalıyorlar şeklinde bir sitem var. Bu ifadeler tamamıyla bilgisizlikten kaynaklanıyor. 2011 yılında yapılan yasa değişikliği ile belediyelerin yetkisine verilmiştir ilçe minibüslerinin şehir merkezlerine girişleri.
Biz ilçe minibüslerine eski garajın oradan dolaşarak ring yaparak gitmelerine müsaade ettik. Hatta tespitlerimize göre günün bazı saatlerinde de bu minibüsler Troya Caddesinde gidip geliyorlar. Bunlarda bir sıkıntı yok. Bu yetkiler bizim belediyemizde olduğu için biz bunlara müsaade ettik. İsterlerse Kepez Belediyesi de yetkisini kullanarak bu otobüslere yetki verebilirler” dedi.



Çanakkale Belediye başkanı Ülgür Gökhan, Kazdağları’nda yaşanan tahribata dikkat çekerek, Kazdağları’nın doğal güzelliğinin korunması ve gelecek nesillere bırakılması amacı ile verilen mücadelenin önemini vurguladı.
“İda, Çanakkale Demektir”
Yani Biga’sından Çan’ına, Bayramiç’inden Ayvacık’ına kadar, bütün bölgeyi kapsar. Hatta Gökçeada’yı da kapsar. Gökçeada’nın en tepesinde bir su kaynağı vardır. O su, Kazdağları’nın suyudur. Kazdağları aynı zamanda Midilli Adası demektir. Yani bu coğrafyanın kutsal ve mitolojik bir bağı vardır. Kazdağları, doğal zenginlikleri yaratan bir dağ olmuş. Aynı zamanda doğurgan da bir dağdır. Oksijeni ile su kaynakları ile doğal bitkileri içinde barındıran, kendine özgü ağaçları ile anılan ve mitolojiden beri gelen, bin pınarlı bir dağdır. Yani sadece ülkemizin değil, dünyanın da en önemli dağlarından bir tanesidir. Coğrafi konumu ve üstünde taşıdığı zenginlikler bakımından bir bütünlük arz eder. Onun sonucunda, oradan gelen sular, oksijen ve alüvyonlar ile ovalarımız oluşmuştur. Bu ovalarımızda da bildiğiniz gibi bölgemize özgü ürünlerin oluşmasına, üretilmesine kaynak olmuştur. Eğer bugün Çanakkale Domatesi, Ezine Peyniri diyorsak ya da şeftali ve kirazımızdan bahsedebiliyorsak, zeytinyağımızın kalitesinden söz edebiliyorsak, bunun bir numaralı sebebi Kazdağları’mızın varlığıdır. Onun için Kazdağları’nın, İda Dağı’nın üzerinde titriyoruz”.
“Çocuklarımız İçin Korumak Zorundayız”
“Biraz önceki konuşmada derneğin yaşlılardan oluştuğu söylendi. Bunun çok hızlı bir biçimde gençleşmesi lazım. Yani yöneticilerin yaşlarından bahsetmiyorum, gençlerin ilgisinden bahsediyorum. Bizler, yani belli bir yaşın üzerindekiler Kazdağları’nı yaşadık, nimetlerinden faydalandık, faydalanmaya da devam ediyoruz. Hep beraber varlığımızı koruma gayreti içerisindeyiz. Kimin için? Kendimiz için değil. Biz yararlandık ve yaşadık. Ama biz çocuklarımız için bunları korumak zorundayız. Çocuklarımızın bu zenginliği yıllar boyu yaşayabilmesi için bizim bu coğrafyayı korumamız lazım. Korumak için de mücadele etmemiz lazım. Bu bizim boynumuzun borcu. Biz bunu lütuf olarak yapmıyoruz. Bu bizim insanlık borcumuz. Geleceğe olan borcumuzu ödemek zorundayız ve ödemeye de çalışıyoruz”.
“Mücadele Bittiği Noktada Tekrar Ortaya Çıkacaklardır”
“Eğer hep birlikte verdiğimiz bu mücadele olmasaydı, şu anda her taraf tarumar olmuştu. ÇED’lere karşı yapılan mücadele olmasaydı, eylemler yapılmasaydı, tüm bunlar gündeme getirilmeseydi, bu gün daha kötü bir durumda olurduk. En son Ayvacık Gülpınar’da zeytinlikler için yapılan mücadele kazanıldı. Zannetmeyin ki gittiler, bir köşeye sindiler. Mücadele bittiği noktada tekrar ortaya çıkacaklardır. Çünkü o rant ve para hırsı var ya, sanki bu hayat bitmeyecekmiş gibi düşünüp çok paranın kendilerine mutluluk getireceğini düşünenler var ya, işte onlar pusuda bekliyorlar. Onlar pusudaysa, biz de tam tersine nöbette olmaya devam etmek zorundayız”.
“Lokomotif Olmamız Gereken Noktadayız”
“Burada tabi kendi menfaatimiz de var. Bunu sadece çocuklarımız için yapmıyoruz. Çünkü suyumuzun, havamızın kirlenme riskine karşı bu mücadeleyi yapmak zorundayız. Doğa bozulduğu zaman bunun geri dönüşü yok. Son dönemlerde yaşanan yağışlardan sonra olanları görüyorsunuz.
Dere yataklarının kapatıldığında, ormanların kesildiğinde, yakıldığında neler olduğunu görüyorsunuz. Doğa bize bir şeyleri gösteriyor. Yapmayın diyor, yeşili bozma, oksijeni yok etme, suları kirletme diyor. Ama biz anlamamakta direniyoruz. Sanki o para, rant bizim hayatımızı kurtaracak zannediyorlar. Bizim gibi düşünen insanlar çok fazla, ama lokomotif olmamız gereken noktadayız. İda Dayanışma Derneği bu konuda büyük mücadele yürütüyorlar. Biz de onlara destek oluyor ve mücadelelerine katılıyoruz”.
“Kadınların Verdiği Mücadeleyi Kutluyorum”
“Gülpınar’a gittik ve orada verilen mücadeleye katkı verdik. Orada mücadele veren kadınlar kazandı. Kadınların bu bağlamda verdikleri mücadeleyi kutluyorum ve kendilerini tebrik ediyorum. Neden kadınlar bu mücadeleye sahip çıkıyor? Çünkü kadın anadır, doğurgandır ve üretimin ne olduğunu bilir. Onun için kadınların bu mücadelesini çok önemsiyor ve kadınlarımızı kutluyorum. Gülpınar’da da kadınlar bu mücadeleyi verdi. Gittik, destek olduk ve onlar da mücadeleyi kazandılar. Geçtiğimiz akşam festivalde onları misafir ettim. Yine mücadeleci bir kadınının, Ümmiye Koçak’ın programına onları davet ettim. Neden? Çünkü mücadelenin sonunda farkındalık yaratıldığını bilmeleri lazım. Eğer mücadele ediyorlarsa, bu mücadelenin kutsallığının farkında olmalarını bilmelerini istedim. Her yerde de bunu yapmaya çalışıyoruz. Gençleri de bu mücadelenin içerisine katmamız lazım. Bu bağlamda gençleri bilinçlendirmemiz şart. Gençler ile beraber bu mücadeleyi vermek için destek vermeye devam edeceğiz”.
“Ben Gelecek Kuşaklara Olan Borcumu Ödüyorum”
“Bugün Belediye Başkanı olsam da olmasam da İda Dağı ve çevre mücadelesi içerisinde yer alacağım. Ben gelecek kuşaklara olan borcumu ödüyorum. Kazdağları’nın tahrip edilmesine neden olanlar, bunların altına imza atanlar, onay verenler, emin olun ki en büyük günahkarlar. Çünkü Allah’ın yarattığı ve gelecek nesillere aktarmamız için bunları korumamızı söyleyen Allah’ın emirlerine aykırı davranıyorlar”.
“Maden Çıkartarak Toplum Zenginleşmez”
“Madenciliğe karşı mısın diyorlar. Hayır karşı filan değilim, ama doğanın üstü altındaki madenden daha değerliyse, elbette ki doğamızı koruyacağız. Madenler zenginliğimiz ise doğamız zenginlik değil mi? Doğamız da zenginlik. Birçok kıraç alan var ve orada işleyebilirsin. Orada madeni işlerken de doğaya dikkat edeceksin. Havasına suyuna dikkat edeceksin. Maden çıkartarak toplum zenginleşmez”.
“Toplumun Kalkınması Bilimden Geçer”
“Avrupa’da birçok çevre kirliliği yaratan tesis kapatılıyor. Bizim gibi ülkelerde de bunları teşvik ediyorlar. Çimento fabrikaları, termik santraller, nükleer santraller kapatılıyor. Almanya’da petrol mü var? Ama ne yapıyorlar, başka yönden zenginleşiyorlar. Bugün en büyük zenginlik bilimdir. Toplumun kalkınması bilimden geçer. Ama biz ne yapıyoruz? Ranta gözümüzü dikmişiz, imarda rant, çevrede rant, eğitimde geriye dönüş. Sonuçta kendi kendilerinin ayaklarına sıktıklarının farkına varacaklardır. En son sınav sonuçlarını da görüyoruz. O çocuklar başarısız değil, o imam hatiplere gitmiş çocuklar başarısız değil. Onlar da en az diğer okullara giden çocuklar kadar zeki. Ama siz onlara doğru eğitim vermezseniz sonuç bu olur. Halbuki kalkınmamız için hem çevremizi koruyacağız, hem geleceğimizi koruyacağız. Bunun için de öne bilimi koymak zorundayız”.



Zeytin Nöbetine Destek…
Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, Ayvacık’ın Gülpınar Köyünde yapılmak istenen jeotermal çalışmalarına karşı zeytin ağaçlarını korumak amacı ile direnişe geçen köylülere destek verdi. zeytin ağaçlarına sahip çıkmak için nöbet tutan köylüleri ziyaret etti.
Jeotermal arama çalışmaları nedeni ile yaşanan tahribatı incelemek ve zeytin ağaçlarını korumak için nöbet tutan köylülere destek vermek amacı ile Gülpınar’a ziyaret düzenleyen Başkan Gökhan’a Çanakkale Milletvekili Muharrem Erkek ve CHP Ayvacık İlçe Başkanı Mesut Bayram eşlik etti. Başkan Gökhan ziyaret kapsamında ilk olarak Gülpınar Köyü Muhtarı Ünal Karagöz’ü ziyaret etti. Başkan Gökhan, Muhtar Karagöz’den jeotermal çalışmaları nedeni ile yaşanan tahribat hakkında bilgi aldı. Başkan Gökhan ardından jeotermal arama çalışmalarının yürütüldüğü alanda zeytin ağaçlarına sahip çıkmak için nöbet tutan köylüleri ziyaret etti. Başkan Gökhan, alanda incelemelerde bulunurken, yaşanan tahribat hakkında bilgiler aldı.
Burada nöbet tutan vatandaşlar ile sohbet eden Başkan Gökhan; “Özellikle 14 Nisan 2017 tarihli Çanakkale Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünün yazısı beni ilgilendiriyor.
O yazıda şöyle diyor; ‘İlgili belgelerin değerlendirilmesi sonucunda P2, P3, P6 nolu alanlarda yapılmak istenen jeotermal kaynak arama amaçlı sondaj çalışması talebi, 3573 sayılı Zeytinlerin Islahı ve Aşılattırılması adlı kanunun 20. maddesi kapsamında uygun görülmemiştir’. Devam ediyor; ‘P7, P8, P9 ve P10 nolu alanlarda yapılmak istenen sondaj çalışması talebiniz, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı kanunun 14. maddesi kapsamında uygun görülmemiştir’ diyor.
Bitmedi, devam ediyor; ‘P1, P4, P5, P11 alanlarında yapılmak istenen sondaj çalışması talebiniz, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı kanunun 13. maddesi kapsamında uygun görülmüş, ama arama faaliyetlerinizi 12 ay süresince tamamlamanız gerekmektedir. Ancak söz konusu işlem geçici bir ön değerlendirme olup, Bakanlıktan alınması gereken izinlerin mevzuatlarını içermemektedir. Bu nedenle, jeotermal su kaynağı bulunması ve yatırım yapılmak istenmesi durumunda Koruma Kanunu kapsamında yeniden izin alınması gereklidir. Tarım İl Müdürlüğü 14 Nisan’da bunları yazmış, daha sonra Mayıs ayında yukarından bir parmak el atmış bu işe. Sonrasında Bakanlık tarafından yazılan yazıda; ‘Bakanlığımızca yapılan yeniden değerlendirme sonucunda, çevresinin zeytinlik alan ile kaplı olduğu tespit olunan bahse konu arazinin vasfının zeytinlik olmadığı, üzerinde zeytin ağacı bulunmadığına’ deniyor. Ama burada zeytinler var” dedi.
Sondaj çalışmalarının yapıldığı alanda bir vatandaşın da mülkünün işgal edildiğini ifade eden Başkan Gökhan; “Bir başka konuda şu, bu alan hazinenin olabilir. İzin de verilmiş olabilir, ama şu anda bulunduğumuz alan başka bir kişinin mülkiyeti. Şahsın mülküne de tecavüz etmiş. Yol buradan geçirilmiş. Bunların izni var mı? Hiçbir şey yok. Bunların dışında bir başka konu da, 3 kilometre mesafesi olayı var.
Onu da vaz geçtim, buna 300 metre diyelim. Ama burada 30 metrede zeytin var. Biraz önce bir arkadaşımız söyledi, burası organik zeytin üretim çabası içerisinde. Bunu burada yaptığınız an, organik üretim vasfınız sıfırlanır. Çiftçinin menfaati de sıfırlanmış olur. Bu tür çevreyi zehirleyen malzemeler kullanılarak araştırma yapılması çok tehlikeli. Mebran branda kullanmışlar. O brandanın delinmeyeceğini kim garanti edebilir? Buraları deprem bölgesi. Deprem nedeni ile o mebranın zedelenmeyeceğini kim garanti edebilir? Böyle bir durumda o sülfürik asidin tüm bölgeye yayılması söz konusu olacaktır” dedi.
Altın madenciliğine karşı da aynı mücadeleyi yürüttüklerini belğirten Başkan Gökhan; “Aynı mücadeleyi altıncılar ile Kazdağları’nda da yapıyoruz. Siyanürle altın aramaya karşı orada da mücadele ediyoruz. Maalesef bir de termikçiler var. Çanakkale’nin coğrafyası, sadece burası değil, Biga Yarımadası da buna dahil, Türkiye’nin en güzel ve en verimli coğrafyası. Ama bunu ne hikmetse perişan etmek için, buralardan rant etmek için buraların talan edilmesine müsaade ediyorlar. Mücadelemizi engellemeye çalışıyorlar. Maalesef iktidar partisinin milletvekilleri de buna ön ayak
oluyorlar. Yani bu yörenin insanlarının hak ve hukuklarını koruyacaklarına, buradan rant elde edecek, bir menfaat elde edecek kurumların, şirketlerin menfaatleri doğrultusunda hareket ediyorlar. Tüm bunlar nedeni ile yapmış olduğunuz bu eylem çok kutsal. Verdiğiniz mücadele nedeni ile hepinizi ayrı ayrı kutluyorum” şeklinde konuştu.
Başkan Gökhan, nöbetin devam etmesinin önemine vurgu yaparak; “Buradan sizin gitmenizi bekliyorlar. Eğer siz yorulursanız, gelir biz bekleriz. Bir hafta da gelir biz bekleriz. Zeytin bizim, bu bölgenin varlığının nedeni. O nedenle zeytinimiz çok önemli. Dünyada giderek kuraklaşan bir iklim var. O nedenle zeytinimizi ne kadar çok koruyabilirsek, o kadar bizim menfaatimize olur. Bizim bir ağacımız bile çok önemli. Ne olacak şuradan 5 ağaç gidiversin diye düşünmemeliyiz. Tam tersine 5 ağaç daha dikmeliyiz” dedi.
Sondaj çalışmalarının hukuksuz bir şekilde devam ettiğini ifade eden Başkan Gökhan; “Burada bir kere hukuksuzluk ve yasadışılık var. Bir hemşerimizin mülküne tecavüz var. Zaten bu konu ile ilgili de dava açılmış. Gözünüzün içine baka baka gitmenizi bekliyorlar. Benim hemşerilerim, Çanakkale’de savaşan atalarımızın torunları. Hiçbir yere gitmezler. Nasıl ki o gün düşmanı savuşturdularsa, bunları da buradan savuştururlar. Bu konuda hiçbir sıkıntımız yok. Sonuna kadar arkanızdayız. Bu konu siyasi bir konu değildir. Bu konu tamamen insani konudur. Bu bir ülke konusudur. Sadece burada değil, bu eylem tüm Türkiye’deki hukuksuzluklara ve çevreye verilen zararlara karşı verilen mücadeleye destek olacaktır. Mücadeleniz hayırlı olsun” dedi. Başkan Gökhan, konuşmasının ardından köylülerin taleplerini dinlerken, mücadelenin devam etmesi için gereken desteği vereceğini ifade etti.



Çanakkale Belediyesi tarafından yöresel ürünlerin korunması ve sürdürülebilir olması amacı ile başlatılan Tohum Sandığı projesi kapsamında üretilen yerli ürünlerin ilk hasadı yapıldı. Hasat öncesinde Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, incelemelerde bulundu.
Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, ilk hasat öncesinde Tohum Sandığı’nı ziyaret etti. Başkan Gökhan, Tohum Sandığında yerel tohumların gelecek nesillere aktarılması amacı ile ekilen ürünleri incelerken, Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekiplerinden ürünler hakkında bilgi aldı. Başkan Gökhan, Çanakkale’nin marka ürünleri arasında yer alan domatesleri de yakından incelerken, tatlarına da bakarak lezzet kontrolü yaptı.
Çanakkale Belediyesinin çevre ve doğaya yönelik en önemli projelerinden biri olan Tohum Sandığında ilk ürünler, Çanakkale Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekipleri tarafından hasat edildi. Yerel tohumların üretilebilmesi amacı ile olgunlaşan karpuzları toplayan ekipler, Tohum Sandığının ilk hasadını gerçekleştirdi.



Çanakkale Belediyesinin ana destekçisi olduğu 4. Çanakkale
Korolar Festivalinin salon etkinlikleri açılış töreni, ÇOMÜ İÇDAŞ
Kongre Merkezinde yapıldı.

ÇOMÜ İÇDAŞ Kongre Merkezinde başlayan açılış törenine Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, eşi Hale Gökhan ve çok sayıda kentli katılım gösterdi. Törende açılış konuşmasını Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Öğretim Görevlisi Mete Gökçe yaptı. Gökçe konuşmasında; “Korolar Festivali’nin akademik anlamda birleşme çerçevesinde olabildiğince önemli. Hem birbirleri ile hem de Çanakkale halkı ile şehirde yaşayan herkesle kaynaştırmak için büyük bir koro olmaya gayret ediyoruz. Bu anlamda da büyük ülke içerisinde büyük bir koro olabilirsek, barış içinde birbirimizi anlayabilirsek daha çok gelişebileceğimize inanmaktayız“ dedi.
Gökçe’nin ardından konuşmasını yapmak üzere sahneye Belediye Başkanı Ülgür Gökhan çıktı. Başkan Gökhan, Çanakkale’ye kültürün ve sanatın yakıştığını ifade ederek; “Özellik Çanakkale ve Kurutuluş Savaşları sonrasında kurulmuş olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nde, bağımsız bir ülkenin özgür insanları olarak artık ülkemizin kalkınması için elimizden gelen çabayı gösterme zamanı gelmiştir.
Bu kalkınma yalnız ekonomik ve sosyal anlamda değil kültürel anlamda da kalkınma zamanı gelmiş ve giderek gelişme noktasında olacaktır. Yeter ki bugünkü sıkıntılarımızdan bir nebze olsun kurtulabilelim ve bu bağlamda bu noktaya göz dikebilelim” dedi.
Başkan Gökhan; “Kültür ve sanat bir toplumun en önemli damarlından bir tanesidir. Biz, korolar festivaline ev sahipliğinin dördüncüsünü yapıyoruz. Dün gece çok güzel bir başlangıç oldu. Festivali halkla beraber açtık. Eğlendik, güldük, dans ettik. Festivale uygun bir açılış töreni gerçekleştirdik. Herkes mutluydu, çünkü ortada sanat vardı. Demek ki, sanat insanı mutlu eden bir kavram. Bu noktada sanatın ve kültürün Çanakkale’ye çok yakıştığını söyleyebilirim. Sloganımız ‘Çanakkale Barışın Kenti’ diyoruz. Artık savaşlarla değil. Barış kültür ve sanat ile anılmak istiyoruz” dedi.
Festivalin uluslararası bir noktaya gelebilmesi için imkan sunmaya hazır olduğunu belirten Başkan Gökhan; “Biz, bu etkinliği 18 Mart Üniversitemize borçluyuz. Çünkü o olmasaydı festival olmayacaktı. O zaman bunu renklendiren gençlerde olmayacaktı. Diğer aktörler ile Mete hocamızın önderliğinde bu festivalimiz gerçekleşiyor. Finalinde güzel olacağına inanıyorum. Bundan sonra uluslararası olması noktasında imkanlarımızı sunacağız” dedi.
Başkan Gökhan son olarak; “Geleceğimizi kaybetmediğimiz, pırıl pırıl umutları yeşerttiğimiz, huzur, barış ve kardeşlik içerisinde yaşadığımız yarınları umut ediyorum. İnanıyorum ki, aynı bir koro gibi çok sesli, çok renkli, ama ahenkli bir ortak seste buluşmak hepimizi birleştirecektir” ifadelerini kullandı.



AK Parti İl Başkanı Yeşim Karadağ’ın yaptığı basın açıklamasında Çanakkale’nin CHP’li Belediye Başkanlarının katıldığı adalet yürüyüşünü ‘FETÖ, PKK gibi terör örgütlerine destek veriyorlar’ sözleriyle eleştirmişti.
Karadağ’ın yakın akrabasının FET֒nün kadın yapılanmasına yönelik operasyonda tutuklandığına atıf yapan Ülgür Gökhan; “Çanakkale’de FETÖ ile irtibatlı siyasi İl Başkanı da var! Saklı, ailede saklanmış" dedi.
Gökhan, AK Parti İl Başkanı Yeşim Karadağ’ın yaptığı basın açıklamasında kullandığı; “İlk bakışta masum bir yürüyüş olarak gözüken bu yürüyüşe FETÖ, PKK gibi terör örgütleri de destek veriyor, yürüyüşte DHKP-C Marşları çalınıyor” sözlerine yanıt verdi. Başkan Ülgür Gökhan; “FET֒cülere destek, köstek şudur budur gibi ifadeler var. Bu lafları Eden insanların konuşurken Aynaya bakmalarını tavsiye ederim. Bizlere FET֒cüler destek oluyorlar, FET֒cüler gibi konuşuyorlar diyenlere tavsiyem var; aynayı karşılarına koyacaklar bu lafları ederken FET֒cüleri görecekler. Beni FETÖ ile hiç yan yana görmediniz, bizi FET֒cüler ile hiç yan yana görmediniz” dedi.
ÇANAKKALE’DE FETÖ İLE İRTİBATLI SİYASİ İL BAŞKANI VAR!
4 Ocak 2017 tarihinden Çanakkale’de yürütülen FET֒nün Kadın yapılanmasına yönelik operasyonda AK Parti İl Başkanı Yeşim Karadağ’ın yakın akrabası olan A.K gözaltına alınmıştı. Yapılan yargılamanın ardından da Karadağ’ın akrabası A.K tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. İl Başkanı Yeşim Karadağ’ın akrabasının FET֒nün kadın yapılanmasına yönelik operasyonla tutuklanmasına atıf yapan Belediye Başkanı Ülgür Gökhan; “Çanakkale’de FETÖ ile irtibatlı birçok siyasi İl Başkanı da var! Saklı, ailede saklanmış! Ama bende böyle bir şey yok. Beni kimse FETÖ ile ilişkilendiremez. Bu noktada Sayın AK Parti İl Başkanı Yeşim Karadağ’a meclis toplantısında cevap vereceğim.



Sevgili Hemşerilerim; biliyorsunuz önce göz bebeğimiz Kaz Dağları, ardından Atikhisar Barajı Su Toplama Havzası bölgesindeki altın arama çalışmaları ve bu çalışmaların doğaya, suya, toprağa, insana, hayvana kısaca tüm yaşama vereceği zararlar, zeytinlik alanların ölüm fermanı olarak nitelenen bir sürecin gölgesinde “ 5 Haziran Dünya Çevre Günü” nü kutluyoruz.
Tüm bu karanlık tablo için bu günü kutlamak çok yerinde bir tanım olmayabilir, ancak çevre için, tüm bu kötü tabloyu engelleyebilmek için mücadele eden herkesi gönülden kutluyorum.
Yerel yönetim anlayışı; yalnızca yol, imar, çöp, su hizmetlerini sağlamak değil aynı zamanda, kentte yaşayanların ve gelecekte yaşayacakların sağlıklı bir çevrede yaşamlarını sürdürebilmeleri için gerekli önlemleri almak, gerekli çalışmaları yapmak demektir. Biz bugün yaşayanların, geleceğe borcu ve büyük sorumlulukları var. Bu anlayıştan hareketle geçtiğimiz Nisan ayı Belediye Meclisinde bir karar aldık. Nihayetinde bu sorun tüm Çanakkale’yi ilgilendiren bir sorundu ve Belediye Meclisi olarak bu soruna bir el atmamız gerekiyordu. Geçtiğimiz günlerde de değerli meclis üyesi arkadaşlarımla Balaban Tepesinde toplandık ve Atikhisar Barajı’na sahip çıkmak ve olası felakete dikkat çekmek amacıyla bir basın açıklaması düzenledik.
Üzülerek söylemeliyim ki doğa tahribatı gizli oyunlar içinde kendisini iletiyor. Kaz Dağları’nda da aynı mücadeleyi verdik, hala veriyoruz. Altın arayışında yemyeşil Kaz Dağları’mız ve su kaynaklarımıza gözler çevrildi. Daha çok yeni, zeytinlik sahalarda yapılaşmanın önünü açacak yasa tasarısı ile karşı karşıya geldik. Umudumuzu kaybetmedik. Bunun sonucunun ne gibi felaketlere yol açacağını anlattık.
Ben, bu şehrin Belediye Başkanı olarak tüm duyarlı kesimleri ve bu kentin insanlarını kendi geleceklerine sahip çıkmaya davet ediyorum. Birlik olmalıyız beraber olmalıyız. Biz ki, Gezi Parkı’nda bu direnişin en yücesini göstermiş insanlar, şimdi de Çanakkale’yi Çanakkale yapan değerlerimizi, suyumuzu, toprağımızı ve temiz havamızı koruyacağız. Doğaya yapılan her türlü kötü girişime karşı çıkacak, gözümüzün önünde doğa katliamı yapılmasına izin vermeyeceğiz. Milyonlarca yıl önce bu hava, bu toprak, bu su vardı, bundan sonra da olacak. Gerek bu şehrin Belediye Başkanı, gerek Ülgür GÖKHAN olarak mücadele vermeye devam edeceğim.
5 Haziran Dünya Çevre Günü’nü doyasıya kutlayabileceğimiz günlere hasret, sevgi ve saygılarımla.
Ülgür GÖKHAN - Belediye Başkanı



Çanakkale Belediyesi, geçen 6 Şubat da Ayvacık'ta meydana gelen 5.3 büyüklüğündeki ve 10 mahallede hissedilen depremde mağdur olan depremzedelere Ayvacık İlçe Pazaryeri'nde iftar yemeğine verdi.
Davete, Çanakkale Belediye Başkanı CHP'li Ülgür Gökhan, Ayvacık Belediye Başkanı
AK Parti'li Mehmet Ünal Şahin, Küçükkuyu Belediye Başkanı CHP'li Cengiz Balkan,
CHP Çanakkale İl Başkanı Nejat Önder, vatandaşlar ve depremzedeler katıldı
Yemeğin ardından konuşan ve depremde özellikle Tuzla, Yukarıköy ve Gülpınar'ın çok etkilediğini belirten Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, "Allah'a şükür bir ölüm yok. Ama sonuçta depremden hasar gören köyler var.
Köylülerin evlerinde yıkımlar var. Deprem uzun sürdü. Defalarca sarsıntılar oldu. Dolayısıyla depremzedelerin moral ve motivasyonunda bir bozukluk oldu. Depremzedelerle biz daha önce Çanakkale'de kahvaltıda bir araya geldik. Sportif faaliyetlere de onları misafir etmiştik. Bu akşam da o bölgenin köylüleriyle bir iftar programı yapalım dedik. En azından onlara dayanışma içerisinde olduğumuzu, onları unutmadığımızı ve bir sıkıntıları olduğunda onların yanında olduğumuzu ifade etmek istedik. Mübarek Ramazan ayında bir kez daha acılarını hafifletmek için böyle bir organizasyon yaptık" dedi.



KİRAZLI ALTIN MADENİNE KARŞI BELEDİYE DE HUKUKİ MÜCADELE BAŞLATACAK
Çanakkale'nin Çan İlçesi'ne bağlı Kirazlı Köyü'ndeki altın madeninin yakın bir zamanda işletmeye açılacağını duyup bir süredir bunu protesto eden çevrecilere Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan ile belediye meclis üyeleri de destek verdi.

Madenin, kentin içme suyu ihtiyacını karşılayan Atikhisar Barajı'nı zehirleyeceği iddiasıyla Çanakkale Belediyesi konuyu yargıya taşıyacak.
Kirazlı'da bulunan Balaban tepesi orman gözetleme kulesi sahasında bir süredir yürütülen altın arama çalışmalarına karşı mücadele veren çevreciler, madenin yakında işletmeye açılacak olması nedeniyle yeni bir kamuoyu oluşturmaya hazırlanıyor. Çanakkale İda Dayanışma Derneği, Çanakkale Kent Konseyi Çevre Meclisi gibi sivil toplum örgütleri, olayın ciddiyetini anlatmak için bugün Çanakkale Belediye BaşkanıÜlgür Gökhan ve bazı belediye meclis üyeleriyle birlikte kent merkezine bağlı Kirazlı Köyü bölgesindeki maden sahasına gitti. Katılımcılar, altın madenine karşı olduklarını anlatan pankartları gözetleme kulesine astı. İda Dayanışma Derneği Başkanı İlhan Pirinçciler, konuyla ilgili olarak hazırladıkları dosyadaki bilgileri Belediye Başkanı Ülgür Gökhan ve meclis üyelerine anlattı. Pirinçciler, "Kirazlı altın madeni işletmesinin açılması Çanakkale suyunun ölüm fermanı olacak. Ton olarak buradaki siyanür girdisi 26 bin ton. ÇED raporundan çıkardık. Zehirli ağır metaller toplamı 40 bin ton. Bunun 17 bin 400 tonu arsenik, 87 tonu civa" dedi.
BAŞKAN GÖKHAN HALKI DESTEĞE ÇAĞIRDI
Çanakkale'nin 10 kilometre yakınında 51 milyon metreküp su kapasiteli Atikhisar Barajı'nın birçok yeraltı ve yerüstü su kaynağıyla beslendiğini belirten Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan da sunları söyledi:
"Şu anda bulunduğumuz tepe, komple çukur hale getirilecek. Bu ormanlık alanda 600 metre çapında ve 400 metre derinliğinde bir çukur oluşacak. Buradan çıkarılacak olan kayaçlar, zehirli ağır metallerle, özelikle siyanürle işlenmek suretiyle ayrıştırılarak altın içinden alınacak. O topraklar olduğu gibi kalacak. Çünkü burası bir deprem bölgesi, burada en ufak bir çatlamada sızıntılar, sular buradan giderek, kılcal damarlar suretiyle bizim barajın içine girecek. Bu metaller barajı kirlettiği andan itibaren geri dönüşü yok. Biz de yasal sürece belediye olarak bilfiil katılmak amacıyla geçen ay bir meclis kararı aldık. Yazılarımızı yazdık. Cevaplar geliyor. Bu cevaplara karşı hukuki mücadeleyi başlatacağız. Bunun kararını aldık. Çanakkale halkının da harekete geçmesi gerekir. Artık sadece sivil toplum kuruluşu, gönüllüler ya da sadece belediye ile kalmamalı bu iş. Burada herkesi davet ediyoruz. Sadece Çanakkale'yi değil, tüm Türkiye'yi bu konuya sahip çıkmaya davet ediyoruz."
Altın madenine karşı düzenlenen etkinlik orman gözetleme kulesi önünde toplu fotoğraf çekilmesiyle son buldu. Toplu fotoğraf çekimi sırasında grup ellerini kaldırarak, 'dur' işareti yapıp, altın madeni işletmeciliğine 'dur' mesajı verdi.


KENTİN HİZMETİNE GİRDİ


Çanakkale Belediyesinin önemli projelerinden birisi olan ve yaklaşık
11 bin metrekarelik bir alanda bulunan Sağlıklı Yaşam Parkında
kentliler, keyifle spor yapabilecek.

Çanakkale Belediyesi, kentlileri sağlıklı yaşama ve spora teşvik etmek amacı ile yürüttüğü çalışmalarına devam ediyor. Kentlilerin konforlu ve rahat bir şekilde spor yapabilmeleri amacı ile Çanakkale Belediyesi'nin yürüttüğü Sağlıklı Yaşam Parkı Projesi, 16 Mayıs 2017 Salı günü gerçekleştirilen açılış töreni ile hayata geçirildi.
Esenler Mahallesi'nde gerçekleştirilen açılış törenine Belediye Başkanı Ülgür Gökhan ile eşi Hale Gökhan, Vali Yardımcısı Bekir Sıtkı Dağ, Çanakkale Cumhuriyet Başsavcısı Hikmet Turan, Belediye Başkan Yardımcıları, Belediye Meclis Üyeleri ve çok sayıda kentli katıldı. Açılış töreni Çanakkale Belediyespor Kulübü jimnastik takımının gerçekleştirdiği gösteri ile başladı. Törende ilk olarak konuşan Çanakkale Belediyespor Kulübü 2'inci Başkanı Doğan Türkmen; “Çanakkale Belediyespor Kulübü olarak 1987 yılından bu yana, aralıksız 13 branşta kent sporunun gelişmişine katkı sağlamaktayız.
Kulübümüzün temel ilkesi, çocuklarımıza ve gençlerimize sporu sevdirmek, dayanışmayı, yardımlaşmayı, mücadele etmeyi ve kazanabilirlik becerisini aşılamaktır. Bu bağlamda kulübümüz ulusal ve uluslararası müsabakalarda yarışacak sporcular yetiştirmektedir ve yetiştirmeye de devam edecektir. Şu anda açılışını yapıyor olacağımız Sağlıklı Yaşam Parkında tenis kortları, kaykay, paten pisti, buz pisti, basketbol sahası, yürüyüş yolları, çok amaçlı spor aletleri, fitness salonu ve çok amaçlı faaliyetleri ile birlikte her yaştaki insana spor yapma olanağı sağlamaktadır. Bu açıdan siz katılımcıları ve tüm Çanakkale halkını bu tesislerden faydalanmaya davet ediyorum.
Bu tesisler Çanakkale Belediyesinin Çanakkale halkına sunduğu çok değerli bir hizmet anlayışıdır. Çanakkale Belediyesi Sağlıklı Yaşam Parkı'nı Çanakkale'ye kazandıran değerli Belediye Başkanımız Sayın Ülgür Gökhan'a ve bütün emeği geçenlere kulübümüz adına sonsuz teşekkür ediyoruz” dedi.
Törende konuşan Belediye Başkanı Ülgür Gökhan; “Esenler Mahallesi eski Çanakkale'den sonra yeni yerleşim alanı olarak planlanmış bir mahalle. Eski Çanakkale, Barbaros Mahallesi dahil olmak üzere, özellikle Kemalpaşa, Namıkkemal, Cevatpaşa, Fevzipaşa gibi mahallelerimiz, bunlar eski Çanakkale'nin mahalleleri. Ama Esenler daha sonra yerleşime açıldı. Dolayısı ile de planlı bir yerleşim alanı Esenler Mahallesi'nin bulunduğu alan. Dolayısı ile bu planlama içerisinde takdir edersiniz ki, elbette ki yeşil alanlar daha fazla. Fazlası ile yeşil alan, sosyal alan yaratma fırsatımız var burada. Örneğin biraz ileride Özgürlük Parkı var. Hemen karşımızda yine bir piknik alanımız var.
Şimdi de bu alanı bir spor alanı olarak gerçekleştirdik. Daha ileride de başka parklarımız var. Ayrıca Yörem Meyve Bahçesi’ni oluşturduk. Geçen sene bu meyve bahçesinin de fidanlarını diktik. Şimdi de, 60 metrelik yolun sol tarafında yeni planlanan, imara açtığımız bir alanımız var. Orada da iki tane 75’er bin metrekarelik yeşil alanımız var. Bu tür tesisler ile Çanakkale'deki her kesimin yararlanacağı, spor yapma, en azından yeşil alanda keyif yapma fırsatını yaratmış oluyoruz. Dolayısı ile güzel bir mahalledeyiz ve bugün de burada bir spor alanını tamamladık” dedi.
Sağlıklı Yaşam Parkı alanının Hazineden devralınarak hayata geçirildiğini ifade eden Başkan Gökhan; “Bu alan Hazineye ait bir mülk idi. İmarda yeşil alan olarak görülüyordu. Hazine arazileri yeşil alan olduğu zaman Belediyelere tahsis ediliyor. Bu alanın tamamı karşı tarafla beraber 26 bin metrekare. Spor tesisi olarak yaptığımız alan 11 bin metrekarelik bir alan. Hazineden buranın devrini aldık ve bu şekliyle de tesisimizi açma fırsatı bulduk ve Çanakkale halkının hizmetine sunduk” dedi.
“Gençlerimizin Başarısı İçin Spor Şart”
Spor yapmanın önemini de vurgulayan Başkan Gökhan; “Spor çok önemli. Toplumlarda spor yapma alışkanlığı giderek artıyor. Özellikle sağlıklı yaşam için sporun çok önemi var. Bunu televizyonlarda, okullarda, her yerde duyuyoruz. Bunu yapabilmek için de insanlara fırsat yaratmak lazım. Bu tür alanlar, kentte yaşayan herkesin, çocuğundan tutun büyüğüne kadar, hatta yaşlısına kadar önemli alanlar. Yaşlısı ne yapacak? Yürüyecek. Çocuklar için oyun alanlarımız var, bunun dışında kafeteryamız, fitness alanı, bir basketbol sahamız, bir kaykay pistimiz, buz pateni pistimiz, iki tane tenis kortumuz var. Bu şekli ile olabildiğince daha fazla spor aktivitesinin yapılabileceği bir alan. Kentte yaşayanlara bu fırsatı yaratmak zorundayız. Çünkü Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk'ün bir sözü var, 'Sağlam kafa, sağlam vücutta bulunur'. Çok doğru bir söz. Kafanın çalışması için spor aktivitesi çok önemli. Biraz önce Lapseki'den gelen bir öğretmen ile iki öğrencisi vardı.
Plevne Ortaokulu öğretmeni ve iki öğrencisi ile açılıştan sonra röportaj yapacağız. Röportajın konusu ise şu; ‘Acaba öğrenciler spora ilgi duyarlarsa derslerinden geri kalırlar mı?’ Ailelerde böyle bir anlayış vardır biliyorsunuz; 'Oğlum bırak topu şimdi dersine çalış' gibi. İşte, topu bırakmadan başarılı olunabilir mi, diye soracaklarmış. Ben şimdiden söyleyeyim, kesinlikle spor yapan daha başarılı olur. Bunu iddia ediyorum. Sadece ben etmiyorum, uzmanlar da bunu söylüyor. Biliyorsunuz batı ülkelerinde ders başarıları, okul başarıları için spor yapan çocuklar, kültürel hizmetlerde bulunan çocuklar, ekstra puan alırlar. Örneğin, 10 üzerinden 7 aldıysa, o çocuğun notlarına ilave puanlar verilir. Hatta yurtdışındaki okullara müracaat edildiğinde, o formların içerisinde lisanslı olarak hangi sporları yapıyorsun diye sorular vardır. Onlar kabullerde sizi iki basamak yukarı çıkarır. Dolayısı ile spor için mücadele edeceğiz ve yeni tesisler yapmak için yatırımlarımıza devam edeceğiz. Spor Müdürlüğü ile de bu bağlamda diyaloglarımız var. Onlara da fırsatlar yaratmaya çalışıyoruz. Güzelyalı'da Gençlik Kampı yapılacak. Yine bu bağlamda her yatırıma destek olmaya çalışıyoruz” dedi.
“Bu İmkanları Özellikle Gençlerimiz İçin Yaratmak Durumundayız”
Gençleri kötü alışkanlıklardan kurtarmanın en iyi yolunun gençleri spora yönlendirmek olduğuna vurgu yapan Başkan Gökhan; “Özellikle gençler ve çocuklarımız çok önemli. Biliyorsunuz çocuklarımız ve gençlerimiz için en büyük tehlike, uyuşturucu tehlikesi. Onların bu illetin kucağına düşmemesi için, spor ve aktivite noktasında onlara her türlü imkânı yaratmak hepimizin boynunun borcu. Sadece devlete bırakmak olmaz. Biz de yerel yönetimler olarak, aileler olarak, sosyal kurumlar olarak gençlerin sosyal ve sportif aktivitelerde bulunmaları için onlara fırsat yaratmak durumundayız” dedi.
Parka Şehit Kıvanç Kaşıkçı’nın Adı Verilecek
Sağlıklı Yaşam Parkı'na şehit Kıvanç Kaşıkçı'nın adının verilmesinin planlandığını belirten Başkan Gökhan; “Maalesef bir şehidimiz var. Astsubay Kıvanç Kaşıkçı şehidimiz var. Onunla ilgili demiştim ki ailesine, eğer müsaade ederseniz bu alana şehidimizin adını verelim, o şekilde anılsın. Önümüzdeki mecliste konuyu gündeme getireceğim. Belediye Meclisimiz de bu kararı verecektir, bunda hiç şüphemiz yok. Daha sonra önümüzdeki ay içerisinde, Ramazan'dan sonra, burada yine bir anma töreni ile beraber bu alana onun adının verilmesi için buluşacağız. O şehitler olmazsa, bizler bu işleri burada yapamayız. Bunu unutmamamız lazım. O şehitler sayesinde burada ayakta duruyoruz. Hem karşıdaki şehitlerimizi, hem de bugün vatan savunması için canlarını veren şehitlerimizi asla unutmayacağız, unutmamalıyız. Unutursak, yok oluruz. Millet için, var olabilmemiz için, bizler adına yapılan fedakarlıkları unutmayacağız. Kimseye de unutturmayacağız. Mustafa Kemal'i de unutturmayacağız, şehitlerimizi de, gazilerimizi de unutturmayacağız. Bu ülke için fedakarlık yapan herkesin başımızın üstünde yeri olacaktır” dedi.
Açılış konuşmalarının ardından Belediye Başkanı Ülgür Gökhan ve protokol üyeleri kurdele keserek Sağlıklı Yaşam Parkı'nın açılışını yaptı. Kurdele töreni sonrasında ise Başkan Gökhan ve davetliler tesisleri gezerek Sağlıklı Yaşam Parkı ile ilgili bilgiler aldı. Başkan Gökhan, açılış töreni sonrasında Lapseki Plevne Ortaokulu öğretmen ve öğrencileri ile bir araya gelerek sohbet ederken, Sağlıklı Yaşam Parkı'nın açılış töreni katılımcılara pilav ikram edilmesi ile son buldu.
Sağlıklı Yaşam Parkı Hakkında
Çanakkale Merkez Esenler Mahallesi Özgürlük Caddesi üzerinde bulunan 771 ada 258 parselde 11,347 m² alana projelendirilen Sağlıklı Yaşam Parkı, açık ve kapalı alan düzenlemeleri ile kent geneline hitap eden spor alanıdır.
Açık sahalara hizmet eden 953 m² kapalı alana sahip binası ile birlikte, sentetik buz pisti, kay-kay platformu, basketbol sahası, tenis kortu, yürüyüş yolları, çocuk oyun alanları, yetişkin, çocuk ve engelli spor alanları ile bir bütün olarak tasarlandı.
Hizmet binasında ise, fitness salonu, dinlenme alanı ve soyunma odalarının yanı sıra kafeterya ve idari ofisler bulunuyor.



Gelecek nesillere aktarılacak olan yerli tohumların korunup temin edilebileceği Tohum Sandığı Projesi hizmete girdi.
Tohum Sandığı Projesi ile birlikte yerli tohumların toplanması, korunması ve saklanmasının yanı sıra Kazdağlarına da dikkat çekmek amacıyla “Kaz Dağları Çevre Koruma Koordinasyon Merkezi” adıyla çevre konularına ilişkin bilgilendirme faaliyetlerinde de bulunulması amaçlanıyor.
Çanakkale Belediyesinin çevre ve doğaya yönelik en önemli projelerinden biri olan Tohum Sandığının açılış töreni gerçekleştirildi. Tohum Sandığında, yerli tohumlarımız toplanacak, saklanacak ve gelecek nesillere aktarılacak…
Tarihi Emile Vitalis binasının bulunduğu alandaki Tohum Sandığının açılış törenine, Çanakkale Milletvekili Muharrem Erkek, Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, Ziraat Odası Başkanı İsmail Kaya, Belediye Meclis Üyeleri, Muhtarlar, Sivil Toplum Kuruluşlarının Temsilcileri, Belediye Başkan Yardımcıları, Belediye çalışanları, kent gönüllüleri ve çok sayıda davetli katıldı.
Açılış töreninde ilk konuşmayı Çanakkale Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürü Göksel Koyuncu gerçekleştirdi. Projeye ilişkin bilgiler veren Koyuncu, “Tohum Sandığı gibi tesislerin kurulmasının amaçlarından biri, ticari kaygı gözetmeksizin yerel tohumların üretici ve hobi sahipleri arasında tohum alışverişini sağlamaya öncülük ederek, yerel çeşitlerin korunmasına katkı sağlamaktır. Yerel tohumlar önemli çünkü; hibrit ve laboratuvar koşullarında üretilen GDO’lar doğadaki gen kaynağımız olan yerli ve yabani ırklarla tozlanabiliyor.
Biyolojik çeşitliliğimizi ve ekosistemi tehdit ediyor. Dirençli gen kaynaklarımızın yitirilmesi, patentli sertifikalı tohumların yaygınlaştırılması sonucu farklı strese dayanıksız ve coğrafyamıza ait olmayan türlerin olası kuraklık, hastalık ve böcek saldırıları karşısında yaşanacak kayıplar nedeniyle doğabilecek kıtlığa sebep olunabiliyor. Yapılan araştırmalar biyolojik çeşitliliğin azalması ile astım, alerjik hastalıklar, kanser çeşitleri hatta depresyon gibi hastalıklar arasındaki bağlantıya dikkat çekiyor. Bir tarafta dirençli ve besleyici gen kaynaklarımız yitiriyor, patentli sertifikalı tohumları yaygınlaştırıp tohum tekellerini zenginleştirip yerli tohumları tohum bankalarına hapsederken, diğer yanda gıda güvenliğimizi çokuluslu birkaç şirketin eline bırakıyoruz” dedi.
Pek Çok Tohum Toplandı
Proje çalışmalarının başlamasıyla birlikte pek çok tohuma ulaştıklarını kaydeden Koyuncu, “Tohum sandığımızın yapımına başlanılması ile kendi yöremiz, ailemiz ve arkadaşlarımızla yerli tohum arayışına başladık. Gördük ki hala yöremizde köylerimiz, bahçe ve balkonlarımızda bu çeşitler kullanılıyor ve aranıyordu. Üretim alanında müdürlüğümüz seralarında çimlendirilen bu tohumların bazıları ekildi ve yetiştiriliyor.
Biga’dan, Bayramiç’ten, Çan’dan ve merkez köylerimizden temin ettiğimiz mısır, kara karın börülce, tez gelen kabağı, sarı nohut, bamya, karakılçık buğdayı, yerli alaca karpuz, sakız bakla, domates, pembe domates, fıstık, kış kavunu, günebakan ve dağ çileği fideleri gelişiyor. Mor fesleğen, karagöz kadife, kına, portakal nergisi ve kedi tırnağı gibi mevsimlik çiçekler hem bu alanda hem de Park ve Bahçeler Müdürlüğünün seralarında tohum hasadından sonra üretilerek kentimiz peyzajına kazandırılması amaçlanıyor. Ayrıca, şekerpancarı, sarı kunduz buğdayı, susak kabağı, maydanoz, bal kabağı, susam ve bostan tohumlarımız da ekimi beklemektedir. 1900’lü yıllarda Emile Vitalis tarafından yapılmış, Belediyemizce su makineleri tesisi olarak kullanılmış bu binanın peyzaj ve yetiştirme alanlarındaki sulama suyu, önceki yıllarda kentimize su temin eden keson kuyunun tekrar çalıştırılması ile elde edilmiştir. Binada bulunan toplantı salonu ve derslikte ekolojik tarım, amatör bahçıvanlık, çevre bilinci konularında kurslar, seminer ve toplantılar düzenlenmesi hedefleniyor. Ayrıca gerek STK’lar gerekse üniversitemiz ve gönüllülerle ortak projeler geliştirmeyi hedefliyoruz” diye konuştu.
Yerli Tohumun Önemi Büyük…
Açılış töreninde bir konuşma yapan Belediye Başkanı Ülgür Gökhan ise, tarımın ülkenin önemli kaynaklarından biri olmasına rağmen en çok ihmal edilen sektörlerden biri olduğuna değindi. Gökhan, “Her yıl, Belçika büyüklüğündeki toprağımızı ekemiyoruz. Tarımdan uzaklaşıyoruz, toprağımızın kirlenmesine engel olamıyoruz. Tohumlarımızı geliştiremiyoruz. İthal tohumlar, GDO’lu ürünler ya da hibrit tohumlara mahkum olmuş durumdayız. Tabi onlar da kendi hastalıklarını getiriyor. Bu sefer de kendi hastalıkları ile uğraşıyoruz. Bir örnek verelim, Çanakkale domatesi… Hibrit tohum geldi ama TUTA ile beraber geldi. Şimdi TUTA ile mücadele ediyoruz. Yarın başka bir üründe başka şeyler oluyor. Dolayısı ile kendi yerel tohumlarımızın burada önemini bir kez daha vurgulamak için bu girişimi yapıyoruz. Çünkü yerel tohum ne demektir? Bu yörenin şartına kendini yıllar, yüzyıllar boyu oluşturmuş, bu yörenin kendi iklim şartlarının oluşturduğu bir sürece girmiş ve bu yörenin en önemli tohumu, ürünü olmuş. Bizim de bunu yaratmamız gerekir. Tabi bu bilim adamlarımızın yapacağı bir iş, bizim işimiz değil ama biz en azından bizim yörenin tohumlarını kaybolmadan, yok olmadan muhafaza altına alalım, bunları üretelim, buralarda üremesini sağlayalım. Bu süreç içerisinde bilime de bir alt yapı sağlamış oluruz. En azından biz de buralarda yetiştirip, yayılmasını sağlayabiliriz” dedi.
“Çanakkale Belediyesi Olarak Tarıma Önem Veriyoruz”
Başkan Gökhan, konuşmasını şöyle sürdürdü; “Tarım noktasında Çanakkale Belediyesi olarak, mesela yukarıda, Esenler’de meyve bahçesi yaptık. Her çeşit meyveden ağaç diktik. Niye çünkü çocuklar, insanlar yörelerinin meyvelerini tanısın diye yaptık. Okulların hobi bahçeleri yapmalarına fırsat veriyoruz. Yani tarımı özendirmek, halkı tarımla buluşturmak ama aynı zamanda da özellikle tohum noktasında yöremizin tohumlarının kaybolmadan muhafaza etmek için bu binayı yaptık. Bu bina Emile Vitalis tarafından 1900 yılında yapılmış. Su müteahhitti aslında, belediyelerin kanallarını yapmış. 1999’lara kadar da burası faaliyet gösteriyordu. Daha sonra yeniledik. Bu bağlamda hem kültürel bir varlığımızı koruyoruz hem de yerel tohumlarımızı burada korumuş oluyoruz. Onun için ben bunu çok önemsiyorum.”
“Ürünlerimiz İle İlgili Riskleri Ortadan Kaldırmamız Lazım”
Kazdağlarındaki çevre mücadelesine de değinen Başkan Gökhan, “Tam Atikhisar Barajımızın üzerinde bir altın işletmeciliği teşebbüsü var. Ona engel olmak için elimizden geleni yapıyoruz. Tarım alanlarımızı sulayan bu kaynakların, bütün barajlarımızın çok iyi korunması lazım. Tarım alanlarımızın çok iyi korunması lazım. Buraların kirlenmemesi lazım. Dolayısı ile iklimin yok olmaması lazım. Burada bir iklim var ve bu bütün. Kazdağları, bütün Çanakkale ilinin tam göbeğinde, suyu ile oksijeni ile bu bölgeyi besleyen bir konumda. Bu iş yine sonunda tarıma gelip dayanıyor. İçme suyu için de önemli, ama tarım alanlarımız için de son derece önemli. Ürünlerimiz ile ilgili riskleri ortadan kaldırmamız lazım. Bu mücadelede maalesef aşırı ilaçlama, iyi ve sağlıklı bir ürün elde edememenin sonucunda hibrit tohumlar nedeni ile hastalığın da birlikte gelmesi ile aşırı ilaçlama, yanlış gübreleme, bunları alt alta koyduğumuzda, ihracatımızı da vuruyor, mallarımız geri geliyor. Dolayısı ile bunlar bir bütün. Biz de belediye olarak en azından bir teşebbüste bulunduk, bir ön açtık. Üniversitemiz, hocalarımız bize her zaman yol gösterebilirler. Bize destek olabilirler. Hep beraber bu duyarlılığı topluma ulaştırmış olacağız. Bunu bütün toplum, hepimiz, bir kez daha tarımın önemini aklımıza koymamız lazım. Mesela dün burada bir peynir çalıştayı yapıldı ve iyi oldu. Ben memnun oldum. Çanakkale’de olması doğrudur. Yakıştı ve herkes de bundan memnuniyet duydu. Mesela Sayın Bakanın ifadesi var, tarım alanlarını konuta açmayacağız diye. Çok doğru bir tespittir. Yöremizi korumamız lazım. Sayın Valimizin konuşması çok anlamlıydı. Sanki ben konuşuyorum gibi hissetim. Çünkü doğayı korumaya, Çanakkale’nin doğasını kavramaya ve bu doğanın mutlak korunması gerektiği konusunda en üst düzeydeki insanlar da bilinçlenmiş. Bundan büyük bir memnuniyet duydum. Özelikle herkesin katkılarını bekliyoruz. Elinde yerel tohumlar olan arkadaşlar varsa getirsinler. Biz de alalım, büyütelim, yetiştirelim ve depolayalım” diye konuştu.
Başkan Gökhan, konuşmasının ardından Tohum Sandığı projesine tohum bağışlayan kentliler ile binanın yapımında katkısı bulunan yüklenici firma yetkililerine plaket takdiminde bulundu. Binanın temsili açılışı da gerçekleşirken, konuklar hem bahçe hem de bina alanını gezerek bilgi alma fırsatı buldu.
Tohum Sandığı Hakkında
Yaklaşık 3.800 metrekarelik bir alan üzerinde bulanan Tohum Sandığı proje alanındaki binada toplantı ve teşhir salonu, bahçede tohum takas şenliği yapılabilecek alanlar ile 1.400 m2 peyzaj düzenlemesi ve 1.300 m2 tohum yetiştirme ve kurutma alanı bulunuyor.
Öte yandan proje ile birlikte yerli tohum temini üzerine çalışmalar da başlatıldı. Tohum Sandığı ile yörede kullanılan yerli tohumlar yaşayacak, genlerin korunması için bir adım atılacak, kentlilerimizin de bu tohumlara olan ihtiyacı giderilmeye çalışılacak.
Ayrıca Proje ile birlikte yöremizin doğal güzelliklerinden ve dünyanın sayılı oksijen merkezlerinden biri olan Kazdağlarına da dikkat çekmek amacıyla “Kaz Dağları Çevre Koruma Koordinasyon Merkezi” adıyla çevre konularına ilişkin bilgilendirme faaliyetlerinde bulunulması da amaçlanıyor.



Uzun yıllar kent ekonomisine katkı veren eski Trutaş fabrikasının bulunduğu alanın yaklaşık 10 bin metrekaresi Çanakkale Belediyesine hibe edildi.
Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, firma yetkilisi Yıldıray Ahmet ile Çanakkale Belediyesi Emlak ve İstimlak Müdürü Zeki Çakır’ın da katıldığı protokol imza töreninde bir konuşma yapan Başkan Gökhan, “Trutaş, kurutulmuş gıda üzerine yıllarca kente hizmet veren ama artık şehrin merkezinde kalmış olan bir müessese. Burasıyla ilgili bir plan tadilatı yapmıştık.
Orada Belediyeye hibe edecekleri bir alan vardı. Bu alanın tamamına baktığımız zaman, yüzde 49’unu almış oluyoruz. Yani Trutaş’ın imar plan tadilatı yaparak, sanayi alanından konut, işyeri, turizm, park, yeşil alan olarak terkleriyle, yollarıyla toplamda mülkiyetin yüzde 49’unu almış oluyoruz” dedi.
Başkan Gökhan, “Bununla birlikte bir adayı bize hibe ediyorlar. Ve bu adanın toplam metrekaresi itibariyle de, 10 bin 408 metrekarelik alanı, turizm tesis alanı, ticaret alanı, otopark ve yeşil alan olarak bize şartsız hibe ediyorlar. Dolayısıyla bundan sonra ikinci adada oradaki hakkımızı da inşaat aşamasında, ruhsa aşamasında kat karşılığı verecekleri mülkler olacaktır. Daha sonra onun protokolünü yapacağız.
Şimdi hibe alanıyla ilgili imzalarımızı atıyoruz. Ben Sayın Yıldıray Ahmet Bey’e teşekkür ediyorum. Çanakkale’ye hayırlı olmasını diliyorum” diye konuştu.



Çanakkale Belediyesi Ulaşım Hizmetleri Müdürlüğü bünyesinde hizmetlerini
sürdüren Yat Limanı, yat ve tekne sahiplerinin en çok tercih ettiği duraklardan
birisi olmaya devam ediyor.

Yat Limanının kent merkezinde yer alması yat ve tekne sahiplerinin çeşitli ihtiyaçlarını karşılamalarını oldukça kolaylaştırmaktadır. Kentin en yoğun sosyal yaşam alanı olan kordon bölgesinde bulunan yat limanı, kullanıcıların kentin sosyal yaşamına katılmalarına da olanak sağlamaktadır. Uluslararası ve ulusal düzeyde en yoğun olarak kullanılan İstanbul -Akdeniz yat güzergahı üzerinde bulunan Çanakkale Belediyesi Yat Limanı, Çanakkale Havalimanına yaklaşık 10 dakika mesafede oluşuyla da kullanıcıların tercih ettikleri limanların başında gelmektedir.
Yat Limanı Kullanıcılarına Çevre Dostu Çözümler
Ülkemizde kent yaşamıyla iç içe olan sayılı yat limanlarından birisi olan Çanakkale Belediyesi Yat Limanında, yatçıların kenti gezmeleri ve alışveriş merkezlerine gidip gelmeleri için ücretsiz bisiklet hizmeti de verilmektedir. Böylece yat limanı çevre dostu alternatif ulaşım araçlarının özendirilmesine ve karbon ayak izi miktarının azaltılmasına da katkı sağlamaktadır.
Hizmet Kalitesi Her Geçen Gün Artıyor
Yat Limanında 2016 yılında gerçekleştirilen iyileştirme çalışmalarıyla beraber kapasite ve hizmet kalitesi artırımı sağlanmıştır. Aynı zamanda Yat Limanımız geçici hudut kapısı olduğundan transit Log işlemleri marina personeli tarafından kısa süre içinde yapılmaktadır. Yatçılarımızın elektrik, su, akaryakıt, sıcak duş, tuvalet, çamaşır yıkama, internet gibi ihtiyaçlarının karşılanabildiği marinamızda palamar, tonoz ve zodyak hizmetleri de mevcuttur. Ayrıca marinamızda yat ve tekne sahiplerinin rahat etmelerini sağlamak amacıyla misafir salonu da bulunmaktadır.
Çanakkale Boğazının ortasında kullanıcılar için güvenli bir liman olma özelliğini koruyan Yat Limanımızda, özel güvenlik personeli ve idari personelimiz tarafından 7/24 hizmet verilmektedir. Yine Yat Limanımızda her türlü güvenlik tedbirleri alınmış olup, gece görüşlü kameralar vasıtasıyla 7/24 izlenmektedir.


2018 YIL SONUNDA TAMAMLANACAK

Çanakkale Belediyesi Yeşil Yerel Yönetim Binası’nda çalışmalar tüm hızıyla devam ediyor. Çanakkale Belediye Meclis üyeleri ve Belediye Başkanı Ülgür Gökhan inşaat alanını gezerek çalışmalar hakkında yetkililerden bilgi aldılar. İnşaat çalışmalarının 2018 yılı sonunda tamamlanacağı belirtildi.
Yeşil yerel Yönetim Binasının İnşaat Mühendislerinden Oktay Abbasoğlu, sondaj ve zemin güçlendirme çalışmalarının tamamlandığını açıkladı. İnşaat Mühendisi Oktay Abbasoğlu, Çanakkale’nin zemininin kil ve alüvyonlu bir zeminden oluştuğuna dikkat çekerek; “Birinci derecede deprem bölgesi içerisinde olan Çanakkale’nin zemini de Sarıçay’dan gelen alüvyonlu topraklardan ve kil tabakalarından oluşmaktadır. Böyle bir binanın yapımı için hem Müteahhit firma hem de Çanakkale Belediyesi büyük hassasiyet göstermektedir.
Bu nedenle sondaj ve zemin güçlendirme çalışmalarında son teknoloji ürünleri ve bilimsel metotlardan faydalanmamız gerekti.
Başkanı Ülgür Gökhan da meclis üyelerine inşaat faaliyetleri hakkında bilgilendirme de bulundu. Başkan Ülgür Gökhan; “En önemli zaman diliminin harcandığı çevre duvarlarıdır. Ankrajlar çevre deki binaların da zeminlerini güçlendiriyor. Bu çalışma yapılırken; zemine indikçe basınç artıyor, bu yüzden yeni bir teknoloji kullanıldı. Bunları yapmazsak civardaki yol ve binaların inşaat alanına doğru gelmesi söz konusuydu. Bunlar yapılarak iyileştirme çalışmaları tamamdı. İnşaat çalışmalarında şu anda zeminin temelleri atıldı. Tahmin ediyorum ki; 15-20 gün içerisinde dışarıdan da temelin yükseldiği görülecektir. Burada inşaatın bitim süresiyle igili bir sıkıntı söz konusu değil. 2018 yılı sonunda inşaatımız tamamlanmış olacak” dedi.
Gökhan; “Bizim Dolarla, Euro ile işimiz olmaz. Dolar ile işi olanlar belli, geçişleri başka şeyleri dolara bağlayanlar bellidir. Çanakkale Belediyesi’nin dolar, Euro ile hiç işi olmaz. Biz ezelden beri Türk Lirası ile hareket ediyoruz. Mevzuatımız da bunu gerektiriyor.
Türkiye’nin ilk Kendi enerjisini kendisi üretecek olan olan Yeşil Yerel Yönetim Binası 10 bin 964 metrekarelik alan içerisinde kültür merkezi, sergi salonları, konferans Salonları’ndan oluşacak ve toplamda 27 bin 83 metrekare alan olarak inşa ediliyor. 10 Temmuz 2018 tarihinde tamamlanarak kullanıma açılacak olan Yeşil Yerel Yönetim Binası’nın yaklaşık maliyeti
50 milyon 729 bin TL’yi bulacak.











http://www.burasicanakkale.com ©  2000  - Bütün hakları Saklıdır.