ÇANAKKALE'NİN DÜNYAYA AÇILAN PENCERESİ ::.  

Burası Çanakkale'yi Giriş Sayfanız Yapın Sık Kullanılanlara Ekleyin...



ÇANAKKALE BELEDİYESİNDEN HABERLER                                                                                                                                           Son Güncelleme :                   


     


Hızla ivme kazanan teknolojik gelişmeleri ve geleceğin bilişim dünyasının gereksinimlerini göz önünde bulunduran Çanakkale Belediyesi, bu anlamda çocuklarımıza ve geleceğe yatırım yapmaya devam ediyor.
Bu kapsamda, yeni dünyayı şekillendirecek çocuklarımızın bilişim, teknoloji ve dijital dünyayla buluşmaları için yeni bir Çocuk Kültür Evi’nin hazırlığı yapılmaya başlandı.
21. yüzyılda ülkeler arasında üretim, buluş yapma ve teknolojik yenilik alanlarındaki gelişme iyice hız kazandı. İçinde bulunduğumuz çağ, tüm bireylerden meraklı, hayal gücü yüksek, araştırmacı ve analitik düşünme becerilerinin yüksek olmalarını istemektedir. Bilişimle üretme becerisi geliştirmeyen ülkeler yenidünya ekonomik modelinin yarattığı yarışta geride kalacaklar. Önümüzdeki 10 yılda rekabet; yapay zekâ, blockchain, 3 boyutlu yazıcılar, mobil teknolojiler, sürücüsüz araç, robotik, sanal zenginleştirilmiş gerçeklik ve 5G gibi alanlarda olacak.
Önümüzdeki bu yeni ekonomik modelde, çocuklarımızda yeni global ekonomide rekabet edecek becerilerin geliştirilmesi gerekiyor. İşte bu nedenle her yurttaşın ve kurumun üzerine düşen görevler var. Şimdi yeni bir devrim başlıyor. Yeni ekonominin dinamosunu oluşturan bilişim ve yüksek teknolojili ürünler üretme becerisine sahip insan modelini oluşturmak için tüm kurumların eğitim kendisine dert etmesi gerekiyor.
İşte bu bilinçle Çanakkale Belediyesi olarak yeniçağın gereksinimlerini karşılayacak nesiller yetiştirmeye katkı sunmak, çocuklarımızın okuldan aldıkları eğitimi desteklemek amacıyla STEM-A eğitim etkinliklerinin gerçekleştirilebileceği proje tabanlı öğrenme ve mühendislik tasarım süreci gibi yenilikçi pedagojilerin uygulandığı yeni bir Çocuk Kültür Evinin proje aşamasındayız. Kurumumuza okul dışı zamanlarda gelen çocuklarımıza fen, teknoloji, mühendislik, matematik, sanat gibi alanlarda katma değeri yüksek beceriler kazandırmayı hedefliyoruz.
Fonksiyonları belirlendikten sonra çizim aşamasına geçen Çocuk Kültür Evi Projesinde; matematik, akıl oyunları, fizik, kimya, biyoloji, robotik, kodlama, 3D tasarım, mühendislik, doğa ve uzay bilimleri, sanat, edebiyat, felsefe gibi malzeme ve materyalleri belirlenmiş olup, istihdam edilecek öğretmenlerin de STEM-A eğitimi alarak gelişimleri sağlanacaktır. Altın Yıllar Yaşam Merkezinin simetriği olacak şekilde L formunda hazırlanan binanın oturma alanı 1207 metrekare, toplam kapalı alanı ise 4926 metrekare olacak. Çizim aşamasında olan projenin 2019 yılında ihaleye çıkması planlanıyor.



Tasarlanacak olan Çarşı ve Yaşam Merkezi’nin farklı yaş gruplarının yararlanabileceği ticaret ve yaşam boyu sosyo-kültürel faaliyetleri destekleyen bir çekim noktası olması amaçlanmaktadır.
Çanakkale Belediyesi tarafından hazırlanan ve 17 Nisan 2018 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanan Çanakkale Belediyesi Çarşı, Yaşam Merkezi Ve Otopark İle Yakın Çevresi Ulusal Mimari Proje Yarışması süreci tamamlandı. 126 projenin katıldığı yarışmanın ödül töreni Troy Park AVM’de gerçekleşti.
İlk olarak dereceye giren projelerin değerlendirildiği ve tartışıldığı, soruların yanıtlandığı kolokyumun ardından düzenlenen ödül törenine Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Çanakkale Milletvekili Muharrem Erkek, CHP İl Başkanı İsmet Güneşhan, Belediye Başkan Yardımcıları Özleyiş Çetin ile Handan Özyayla, Belediye Meclis Üyeleri, birim müdürleri ve davetliler katıldı.
Kent merkezinde, Cumhuriyet Meydanının hemen yanında bulunan mevcut Belediye İş Merkezi ve yakın çevresinin günümüzün gelişen gereksinimlerine cevap verebilmesi amacı ile düzenlenen yarışmanın ödül töreninde bir konuşma yapan Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, yarışmaya 126 projenin katıldığını belirterek, “Bu bir yerde Çanakkale’ye duyulan ilgi ve Belediyeye duyulan güvenin göstergesidir” dedi.
“Çanakkale’de İddialı Projelere İmza Atıyoruz”
Jüri üyelerinin yarışmaya katılan tüm projeleri özenle ve dikkatle incelediğini kaydeden Başkan Gökhan, “Jürimiz bu konuda yoğun bir çaba gösterdi. Tercih konusunda ciddi tartışmalar yaşandı. Sonuç itibariyle de oybirliğiyle uygun gördükleri projeyi seçtiler. Birinci olan proje betonarmenin ötesinde çelik konstrüksiyon bir yapı. Bu proje yapılabilir mi? Türkiye’de nasıl olur diye hocalarımız araştırma yaptı ve yapılabilir olduğunu ortaya koydular. Güzel ve değişik bir proje olduğu için benim de içime sindi. Biliyorsunuz biz Çanakkale’de tek düze değil iddialı projelere imza atıyoruz. Örneğin “Yeşil” Yerel Yönetim Binamızı yapıyoruz, yeni bir teknolojiyle. Sonuçta kentin de yeni teknolojileri yaşamasını istiyoruz” şeklinde konuştu.
“Gençlerin Katılımı Bizim İçin Önemli”
Yarışma için projelerini sunan çoğu katılımcının genç olduğunun altını çizen Başkan Gökhan, bu durumun kendisini oldukça memnun ettiğini belirterek, “Türkiye’de hala umut var. Baktığımızda katılımcıların çoğunun genç olduğunu görüyoruz. Değerli üniversitelerde öğrenim görmüş arkadaşlarımız var. bu da bizim için çok önemli. Çünkü onlar yeni bir vizyonla bakıyorlar olaya. Dolayısıyla bu tür projelerin Çanakkale’ye kazandırılmış olması çok önemli. Ben buradaki esnaf arkadaşlarımızın da beğeneceğini düşünüyorum” diye konuştu.
Bu Projede de Katılımcı Anlayışla İlerlenecek
Yarışmanın ardından yine şeffaf ve katılımcı bir anlayışla sürecin devam ettirileceğinin de altını çizen Başkan Gökhan, Belediye İş Merkezindeki hak sahipleriyle sonuçların tartışılacağını kaydetti. Başkan Gökhan, şöyle konuştu; “Bundan sonra projeyi alacağız ve A’dan Z’ye tartışacağız. Burası hem belediyenin hem de özel mülkiyet sahiplerinin bir arada olduğu bir alan. Belediye ve mülkiyet sahipleri olarak, iş ortakları olarak bu projenin ne şekilde yapılıp yapılmayacağını tartışacağız. Herkesin mevcut hakları doğrultusunda kazanımı olacak. Sonuçta bu proje kentin çok değerli bir alanında yapılacak. Hep beraber ortak aklı bulacağız.”
Başkan Gökhan’ın konuşmasının ardından asıl jüri üyeleri Mimar- Şehir Plancısı Prof. Dr. Emre Aysu, Mimar – Şehir Plancısı Hasan Ömer Korman, Mimar Doç. Dr. Yasemen Say Özer, İnşaat Yüksek Mühendisi Tankut Balkır, Mimar Ali Emrah Ünlü; Yedek Jüri üyeleri Mimar Doç. Dr. Arbil Ötkünç, İnşaat Mühendisi İsmail Çalışkan, Şehir Plancısı Özgür Şahan Özer; raportörler Çanakkale Belediyesi – İnşaat Teknikeri Seyyide Gültekin, Çanakkale Belediyesi – İnşaat Teknikeri Suzan Demir, Çanakkale Belediyesi – Mimar Merve Erdik ile raportör yardımcıları Çanakkale Belediyesi – Har. Kad. Teknikeri Aynur Atan ve Çanakkale Belediyesi – Sanat Tarihçisi Ahmet Yuran’a hediyeleri takdim edildi.
Proje Hakkında
Tasarlanacak olan Çarşı ve Yaşam Merkezi’nin farklı yaş gruplarının yararlanabileceği ticaret ve yaşam boyu sosyo-kültürel faaliyetleri destekleyen bir çekim noktası olması amaçlanmaktadır. Ayrıca aynı bütün içinde kent merkezindeki otopark alanlarını arttırmak amacıyla da yarışmaya çıkılmaktadır. Bu amaçla, çağdaş, kent estetiğine uygun ve yakın çevresi ile bütün olacak şekilde bir mimari tasarım hedeflenmektedir.
Yarışma alanında bulunan bina, 1980’li yılların ikinci yarısında Belediye İş Merkezi ve Katlı Otopark olarak yapılmıştır. Mevcut binada 5308,60 m² iş merkezi alanı ve 210 araçlık 4226,50 m² katlı otopark alanı bulunmaktadır. Sözü edilen bu alan “Çanakkale Kentsel Sit Alanı 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı” kapsamında yer almaktadır. Kentsel hizmetlerin çağdaş, işlevsel bir bütün içinde kentlilerin en kolay ulaşacağı bir biçimde verilebilmesi ve yine aynı bütün içinde yeni bir cazibe merkezinin oluşturulabilmesi amaçlanmaktadır.



Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, basın mensuplarıyla bir araya gelerek, ülke ve kent gündemindeki güncel konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Gökhan açıklamalarında Adalet ve Kalkınma Partisi Milletvekili Bülent Turan’ın “Çanakkale’de Cumhuriyet Halk Partisi neden çok oy alıyor?” şeklindeki açıklamasına da değinerek, bunun yeni bir durum olmadığını, kentlilerin çok uzun yıllardır sosyal demokrat anlayışı desteklediğini kaydetti. Bu durumu gerekçeleriyle aktaran Başkan Gökhan, “Adalet ve Kalkınma Partisi’nin Milletvekili Bülent Turan hedefi Çanakkale’ye çevirdi ve bir soruyla ortaya çıktı. ‘Cumhuriyetin ön sözünün yazıldığı Çanakkale’nin merkezinde CHP’ye oy niye çok?’ diye bir soruyla karşılaştık. Yeni değil bu durum. 1968’den beri CHP’ye oy çok bu kentte. Bunda şaşılacak bir şey yok. Çünkü anlayışımız ve topluma bakış açımız farklı” dedi.
Açıklamalarına devam eden Başkan Gökhan, “Sayın Turan diyor ki, ‘mezbaha yok, hal yok, temizlik yok, park yok… Yok, yok, yok… Neden birinci bunlar?’ diye sormuş.
Mezbaha yok; girişimciler mezbaha yapmak isterse yapar. Girişimcilere bu noktada her türlü desteği vereceğimizi söylemiştik. Belediyenin asli görevi değil mezbaha yapmak.
Hal binamız bitmek üzere. Bir ay içerisinde tamamlanacak.
Temizlik var, arkadaşlarımız canla başla çalışıyorlar. Temizlik ötesinde birçok esenlik hizmetini de yerine getirdik. Çöp deponi alanımızı yaptık, atık su arıtma tesisimizi yaptık. Bunlara bir bütün olarak bakmak lazım ama sonuçta bir basın mensubunun dolmuş bir konteyneri çektiği fotoğrafa bakıp bu kentte temizlik yoktur demek pek hakkaniyetli değil. Arkadaşlarımız canla başla çalışıyorlar” dedi.
“Pek Çok Proje Yaptık, Yapmaya Devam Edeceğiz”
Başkan Gökhan, bu bağlamda kentte yürütülen çalışma ve projelerden de söz ederek; “Bunlar düzelecek şeyler; temizlik de yapılır, mezbaha da yapılır. Ancak park da yok diyor Sayın Turan. Sayın Turan geldiğinde gezip bizim parklarımızı görmüyor. Halbuki son dönemde çok ciddi oranda park ve plaj yaptık. Esenler’deki Özgürlük Parkı’ndan başladık. Şehit Kıvanç Kaşıkçı Sağlıklı Yaşam Merkezi, Esenpark, Yörem Meyve Bahçesi, Hobi Bahçelerimiz, çalışmaları tamamlanınca yeni bir görünüm kazanacak olan Halk Bahçesi… Halk Bahçesi demişken; biz meclis kararıyla Tarım İl Müdürlüğünden hastane alanının bahçesini de içine alıp denize kadar olan alanı yeşil alan ilan etmiştik. Sonra bunu bozdurdular, iptal ettirdiler. Sarıçay kenarındaki yeşil alanlarımız, Tohum Sandığımız, Barbaros Mahallesinde oluşturduğumuz parklar, Dardanos’ta yapmakta olduğumuz Halk Plajı, Güzelyalı Halk Plajı ve en son Gençlik Kampı’nın yanında Güzelyalı Piknik Alanı yapıldı. Çok da büyük ilgi görüyor. Bu gibi projeleri yaptık, yenilerini de yapmaya devam ediyoruz. Sayın Turan onları teşrif edip de gezse bunları görecektir” şeklinde konuştu.
“Yönetimin Her Aşamasında Kentliyle Beraberiz”
Başkan Gökhan, “Çanakkale’de halk niye Cumhuriyet Halk Partisi’ne oy veriyor? Niçin bize oy veriyor? Niçin sosyal demokratları tercih ediyor? Burada biz hem yatırımlar yapıyoruz ama aynı zamanda da halkla birebir ilişki içinde olduğumuz etkinlikleri yapıyoruz. Konserler yapıyoruz, mekanlar açıyoruz, plajlar yapıyoruz, sinema günleri yapıyoruz, festivaller yapıyoruz, her ay kültür sanat etkinlikleri yapıyoruz, müzeler açıyoruz. Çok çeşitli etkinliklerimiz var. Ama aynı zamanda Belediye binamızı yapıyoruz, Barbaros Kreşimizi yapıyoruz, Barış Kordonumuzu yeniden düzenliyoruz, Halk Bahçesi yenileme çalışmaları devam ediyor. Güzelyalı ve Dardanos’un altyapı çalışmalarını yaparken, arıtma tesisini de yapıyoruz. Yeni bir çalışmamız; Altın Yıllar Yaşam Merkezi’nin yan tarafına Çocuk bilim merkezini yapıyoruz, aynı zamanda Kale Seramikle beraber yapılacak olan Çocuk Bilim Merkezinin de zemin iyileştirmesi başladı. Bu arada sosyal konutlar ile ilgili çaba gösteriyoruz. Bakanlığın burayı riskli alan ilan etmesini bekliyoruz. Birçok alanda sadece Belediyenin yapmakla görevli olduğu işleri değil halka birebir dokunan, sosyal yardımlardan tutun, engellilerden tutun, birçok konuda halkla birlikte mahalle meclislerimizle birlikte her aşamada Çanakkale halkımızla beraber işlerimizi götürüyoruz” dedi.
“Her Yaptığımızın Hesabını Veriyoruz”
Kamu kaynaklarının kullanımına da ayrı bir özen gösterildiğinin altını çizen Başkan Gökhan, “Biz kamu kaynaklarını kullanırken çok dikkat ediyoruz. Vatandaş onun için de oy veriyor bize. Kaynaklarımızı nasıl kullandığımız da takip ediliyor, bunun hesabını veriyoruz. Biz şeffaf belediyeyiz. Bizim gizli ve hesabını veremeyeceğimiz hiçbir şey yok” dedi.
“Belediye Kentine ve Geçmişine Sahip Çıkıyor”
Kamu kaynaklarının yine kamu yararına kullanılması için ayrı bir çaba sarf edildiğini de sözlerine ekleyen Başkan Gökhan, “Özgürlük Parkı; sanki orası eskiden yeşillikmiş de burayı park alanına çevirmiş sanabilir insanlar. Ama orası 57 dönüm bir araziydi. Konut parseliydi. Hepsini tek tek istimlak etmek suretiyle Çanakkale halkının hizmetine sunduk. Ayrıca yüzme havuzumuz var biliyorsunuz, arkada Çanka evleri var. Hemen havuzun arkasında Altın Yıllar Yaşam Merkezimiz var. Bunların hepsi kamuya ait alanlar. Biri Telekom’a aitti, Ön taraftaki arsayı satıyorlardı aldık. Arkadaki Çanka evlerini de TKİ’den satın aldık. Kat karşılığı verdik. Onun karşılığında kapalı spor salonu ve havuzu yaptırdık. Kamuya ait bütün alanı yeniden kamuya kazandırdık. Dolayısıyla Altın Yıllar Yaşam Merkezinin yerini de Telekom’dan aldık. Kale Seramik’le birlikte yapacağımız Çocuk Bilim Merkezi de Eski Tekel Şarap Fabrikasının alanıydı hibe olarak aldık. Seramik Müzesini aldık, Kent Müzesini yaptık.
Eski kentin belleğini, kültürel mirası koruduk. Korfmann Kütüphanesini yaptık, eski tekel deposuydu. Şimdi dünyanın en önemli arkeoloji eserlerinin bulunduğu kütüphanelerinden biri. Ece Ayhan Evimizi yaptık, Yazar ve Sanatçı Evini yaptık. Dolayısıyla bunları yaparken insanlar bunları görüyor, bunları hissediyor. Kentine ve geçmişine sahip çıkan belediye ve burada her şey açık ve şeffaf bir biçimde işlerini götürüyor. Ve ben Belediye Başkanı olduktan sonra Çanakkale’de çok önemli miktarda konut ve arsa sahibi olduk. Hiçbir parselimizi satmadık, kat karşılığı verdik. Parsel artıklarının hepsini kat karşılığı verdik. Oradan çok ciddi dükkan, konut, arsalarımız oldu. Karacaören mevkiinde iki tane 75 biner metrekarelik yeşil alanımız var.
Tüm bunlar bu kente kazandırılmış varlıklardır. Çanakkale Belediyesinin varlıkları hepimize ait. Onun için hesap vermek durumundayız biz. Yaptıklarımızın hiçbirinde hesap verilememesi gibi bir şey söz konusu olamaz. Bazı gazetelerde çıkan haberleri de hemen cevaplıyorum. Çok müsterih ve rahatız. Bu bağlamda bir sıkıntımız yok. Alnımız açık. Kent halkı da bunu böyle bildiği için, insana insan gibi davrandığımız için elbette bizi tercih ediyor. Bizim betondan, ranttan uzak, kaynakları verimli kullanan ve insanlara yararlı olmaya çalışan bir belediye olduğumuzu ifade etmek istiyorum” diye konuştu.
Başkan Gökhan, “Yıllardan beri bu anlayışı güttüğümüz için bu böyle gelmiştir ve böyle gidecektir. Çanakkale halkı bunu son seçimlerde de göstermiştir. Niye insanlar bu avantajları kaybetsinler? Ne vaat edecekler insanlara? Kapanan fabrikalardan mı bahsedecekler? Petkim’den Sümerbank’tan mı bahsedecekler? Biz o alanları bile değerlendirdik” dedi.
Kentlilerin Çanakkale’de yaşama sevincini hissettiğini belirten Başkan Gökhan, “Biliyorsunuz Açık Hava Sinema Gecelerimiz başladı, büyük ilgi görüyor. Şimdi bir talep var, gösterimlerin yapıldığı ekranın büyütülmesi ile ilgili. Seneye büyük ekran koyacağız. O bile büyük ilgi görüyor. Birbirini tanımayan insanlar bir araya geliyorlar, beraber film izliyorlar. O insanlar bu kentte yaşama sevincini hissediyorlar. Mühim olan bunu hissettirebilmek. İkilik olmadan, taraf olmadan, kimseyi kayırmadan, kimsenin siyasi, etnik, dinsel görüşüne bakmaksızın her insanı mutlu etmek için çalışan yönetimlere halk destek veriyor. Çanakkale’de de insanlar mutlu yaşıyorlar ve mutlu yaşamaya devam edecekler” dedi.
Gündeme ilişkin bazı konulara da değinen Başkan Gökhan, Kale Gıda’nın bulunduğu alandaki akaryakıt istasyonuna ilişkin de açıklamalarda bulunarak, “Bir akaryakıt istasyonunun yeri var Kale Gıda’nın yanında. Orayı işte birisi şu kadara vermiş biz 5 bin lira vermişiz şeklinde haberler çıktı. Çanakkale Belediyesinin şirketi bu yeri ihaleyle aldı, ihaleye başka bir firma katılmış ama geri çekilmiş. Biz belediye şirketinin orada da belediyeye ait olan parselde bir akaryakıt istasyonu yapmasını açıkçası uygun gördük. İnşaat başlamasından itibaren 5 bin lira aylık, ruhsatı aldıktan sonra 10 bin liraya çıkıyor ve 10 sene sonra da mülk tamamen belediyeye geçiyor. Bunun karşılığında ne oluyor? Şimdi arkadaşlarımız 4 büyük firmayla pazarlık yapıyor. Orada biliyorsunuz şirketler para veriyorlar ve inşaatı yapıyorlar. Tabi biz inşaatı yaptırmayacağız şimdi en çok parayı veren şirketle şirketimiz anlaşacak. Biz kim ne vermiş neye evet demişiz, onu da kamuoyuyla paylaşacağız” diye konuştu.
Hamidiye Tabyalarındaki çalışmalardan da söz eden Başkan Gökhan, “Mesela Tabyalarda son durum ne? Tabyalarda hatırlarsanız yerel seçimler öncesinde afişler asılmıştı böyle yapılacak diye. Oradaki inşaat alanını görüyorsunuz ama işte daha ancak bitirildi. Ama tabyalardaki son durum ne derken, tabyaların içindeki işletmelerin son durumu ne diye de sormak istiyorum. Bir takım laflar dolaşıyor. Kimlere verilecek o yerler? İhale açılacak mı? İşletmeleri kimler elde edecek? Bunları çok yakında göreceksiniz. Nasıl aldıklarını takip edeceksiniz. Hatta Emlak Müdürlüğümüze talimat verdim biz de talibiz oraya. Belediyenin şirketi de talip. Ama bize teklif sunacaklar mı bilmiyorum. Sunarlarsa bilgi veririz” dedi.



Çanakkale Belediyesi öncülüğünde İsmetpaşa Mahallesi Eski Sanayi Bölgesinde gerçekleştirilen kentsel yenileme çalışması kapsamında yapımı tamamlanan Bayar Premium Konutları’ndaki hak sahiplerine tapuları teslim edildi.
Bayar Premium Konutları meydanında 15 Mayıs 2018 Salı günü düzenlenen tapu teslimi törenine Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, Belediye Başkan Yardımcıları, Belediye Meclis Üyeleri, Kale Bayar İnşaat Sahibi Mustafa Bayar ve hak sahipleri katılım gösterdi. Törende konuşan Başkan Gökhan; “Biz kentsel dönüşüm kavramını kendi yerelinde, yerel yönetim ve vatandaş ile birlikte yapılmasını, ayrıca da vatandaşın mağdur edilmeden yapılmasını ön planda tuttuk. Bu nedenle de her yere TOKİ girdi ama Çanakkale’ye girmedi. Biz de burada yıllarca yaşamış, hatta evlerde oturan ve aşağıdaki dükkanların kirası ile geçinen insanlar vardı. Şimdi bu insanlara al parayı çık dışarı diyemeyiz. O binanın değeri de ne kadar eder ki. Aynı durum Sosyal Konutlar için de geçerli. Umarız kısa bir sürede orayı da çözeceğiz” dedi.
“Hak Sahipleri İle Tek Tek Görüştük”
Kentsel dönüşümü kentin tümünde hak sahipleri ile birlikte yaptıklarını ifade eden Başkan Gökhan; “Diğer mahallelerde de aynı şeyleri yapıyoruz. İşte Barbaros Mahallesi’ni görüyoruz, güzel bir dönüşüm oluyor. Burada da bütün hak sahipleri ile oturup konuştuk, hepsi ile bire bir görüştük. Sonuçta bir noktaya geldik ve bir imar tadilatı yaptık. Burası sanayi alanıydı ve burayı konut alanına çevirdik. Bu alan çok güzel bir alan. Merkeze, pazara, iş merkezlerine yakın bir alan. Dolayısı ile burada yeni bir sosyalleşme ve konut alanı oluşturduk. Bu düşünce ile camiden bu tarafa bu alanı bu şekli ile çözmüş olduk” şeklinde konuştu.
“Hak Sahipleri Tapularını Belediyeye Teslim Etti”
Hak sahiplerinin belediyeye güvenerek tapularını teslim ettiğini belirten Başkan Gökhan; “Hak sahiplerinin hepsine teşekkür etmek istiyorum. Bize güvendiler ve tapularını belediyeye verdiler. Biz de elimizden geldiği kadar bu işin bitmesi için müteahhidimiz ile gayret gösterdik. Tabi eksiklerimiz olabilir ama biz ve müteahhidimiz burada. Ne eksiklik varsa hepsini tamamlamaya hazırız. Tekrar bize duyduğunuz güvenden dolayı sizlere teşekkür ediyoruz” dedi.
“Belediyeye Ait 24 Konut ve 30 Araçlık Otoparkımız Var”
Projenin Çanakkaleli mimarlar tarafından çizildiğini belirten Başkan Gökhan; “Bu alan için bir proje yarışması yaptık ve bu yarışmaya sadece Çanakkaleli mimarlar katıldı. 35 proje geldi, hak sahipleri ile birlikte oylama yaptık ve bu proje seçildi. Sonrasında en kısa süre içerisinde tamamladık. Burada dükkan ve ev olmak üzere 77 adet bölüm hak sahiplerine verildi. 24 konut ve 30 araçlık bin metrekarelik otopark alanı belediyeye verildi” dedi.
“Kentsel Dönüşüm Projeleri Devam Edecek”
Kentsel dönüşüm projelerinin devam edeceğini de vurgulayan Başkan Gökhan; “Bundan sonraki hedefimizde, buradan Atatürk Caddesine kadar devam eden alan ve karşı taraftaki Barbaros sanayi alanı var. Orayı da çözmeye çalışıyoruz. Şu anda o bölgedeki sorun şundan dolayı; buradaki esnaf arkadaşlarımızı iyi kötü bir yere yerleştirdik. Onlara küçük Sanayide yer bulduk. Hatta belediyenin binalarından da verdik ve durumu çözdük. Diğer alanlardaki esnafa ise yer gösteremiyoruz. Peki ne yapacağız, Organize Sanayi arkasında 500 dönümlük çok büyük bir alan var. Buranın Küçük Sanayiye verilmesi lazım. Yasalar da buna el veriyor. Orası yapıldığında buradaki esnafları oraya taşıma sureti ile o alanlarında bu şekli ile yapılmasını hedefliyoruz. Umuyorum, bu konuda bir girişim var ve çok hızlı bir biçimde o alan bitirilirse, kent içinde kalan diğer alanları da yapacağız. Sosyal Konutlar için de bakanlıkta bekleyen bir imza var. O imza geldiğinde de oraya başlamış olacağız. Tüm bunlar ile birlikte Çanakkale’de önemli bir dönüşüm yapmış olacağız” şeklinde konuştu.
“Emeği Geçenlere Teşekkür Ederim”
Bayar Premium Konutlarının yapımında emeği geçenlere teşekkürlerini ileten Başkan Gökhan; “Maalesef devlet çarkları çok ağır dönüyor. Ama yerel yönetim olarak daha hızlı hareket edebiliyoruz. İnsanlar ile yüz yüze konuşabiliyoruz. Ama devlette yüz yüze konuşma şansı bulamıyorsun. O kadar insan ile tek tek kim konuşabilir, bunu ancak yerel yönetimler yapabilir. Biz de bunu yaptık ve bu dönüşüm konusunda yüzümüzün akı ile bir yere geldik. İhalemiz 2016 yılının Mayıs ayında yapıldı. Yerin müteahhite teslimi ise 21 Ekim 2016’da yapıldı. Tam 15 ayda burayı tamamlamış olduk. Bu güzel çalışma için kendisine teşekkür ediyorum. Aynı zamanda buranın inşasında tüm emeği geçen işçilere, teknik elemanlara ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Gerçekten güzel bir alan kazandırdılar” dedi.
“Filistin’de İnsanlar Katlediliyor”
Konuşmasında Filistin’de yaşanan insanlık dramına da değinen Başkan Gökhan; “Biliyorsunuz 3 günlük yas ilan edildi. Filistin’de insanlar vahşiler tarafından katledilmekte. Gerçekten insanlık dışı bir durum yaşanıyor. Amerika Büyük Elçiliğini bile bile Kudüs’e taşıyor. Bunun böyle olacağını bilerek neden insanların katledilmesine sebep veriyorsun. Mustafa Kemal Atatürk çok zor şartlarda bağımsızlığımızı ve özgürlüğümüzü sağladı. Oradaki mücadeleyi de bizim verdiğimiz mücadele gibi algılıyorum. Oradaki kardeşlerimizin başarılı olacağına inanıyorum. Sonunda aynı Türkiye’de olduğu gibi zalimler kaybedecektir. Biz bağımsız bir ülkede yaşıyoruz. Çanakkale’de huzur içerisindeyiz. İnşallah oradaki kardeşlerimiz de bağımsız ve huzur içerisinde yaşayabilirler. Eğer bugün bu saydıklarımız bu ülkede varsa, halkın mücadelesini hayata geçiren Mustafa Kemal Atatürk’e borçluyuz” şeklinde konuştu.



Çanakkale Belediyesi tarafından 7’den 70’e her yaştan kentlinin kullanımı için hazırladığı projelerden olan Şehit Polis Emre Bağcı Parkı’nın açılış töreni ile Barbaros Kreşi’nin temel atma töreni gerçekleştirildi.
Törenlerden ilki, Çanakkale Belediyesinin yeni projelerinden biri olan ve Şehit Polis Emre Bağcı’nın isminin verildiği Barbaros Mahallesindeki yaklaşık 3600 metrekarelik yeni park alanında gerçekleşti. Parkın açılış törenine Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, eşi Hale Gökhan, Belediye Başkan Yardımcıları, Belediye Meclis Üyeleri, Şehit Polis Emre Bağcı’nın ailesi, yakınları ve organlarıyla hayat verdiği kişiler ile çok sayıda davetli katıldı.
Açılış töreninde ilk konuşmayı yapan Şehit Babası Ahmet Bağcı, katılım gösteren herkese teşekkürlerini sunarak, “Bizim acımız büyük bir acı. Ancak bu güzel parka oğlumuzun adının verilmesi bizi mutlu etti, onurlandırdı, gururlandırdı. Bu park çalışmasında emeği geçen Park Bahçeler Müdürlüğü çalışanlarına ve diğer ekiplere sonsuz teşekkür ediyorum. Belediye Başkanımızın bana bir sözü vardır; asla unutmam. Ben kendisine bu park için girişimde bulunduğumda “Ben memleketimin çocuğuna yapmayacağım da kime yapacağım?” demiştir. Bu yüzden kendisine kendim ve ailem adına sonsuz teşekkür ederim. Biz bu mutluluk içindeyiz. Bir çocuk doğar, insanlar “Memleketine, milletine hayırlı bir evlat olsun” temennisinde bulunurlar. Benim oğlum bunun ta kendisidir. Vatanı için 3 yıl çalıştığı kurumdaki işini bırakıp, özel harekât polisi olmak için can atmıştır. Ve bu görevini de başarıyla sürdürürken, böyle bir olayla karşılaştık. Oğlum, insanlara da organlarını bağışlamıştır. Vatana, millete hayırlı evladın ta kendisidir. Mekanı cennet olsun” dedi.
Park açılışında bir konuşma yapan Belediye Başkanı Ülgür Gökhan ise, “Bugün hüzün var, doğaldır, aile evlatlarını kaybetti ama aynı zamanda da gururlu bir gün. Burada bir hayat kaybolurken, yaradan bu konuda hükmünü verirken diğer yandan bir insanlık kararıyla da karşı karşıyayız. Rahmetli şehidimiz organlarıyla 7 kişiye hayat vermiştir. Organ nakli konusu çok önemlidir ve hepimizin bu konuda irade ortaya koyması gerekir. Ben de organlarımı bağışladım. Ayrıca dinimiz de bu konuyu uygun bulur” diyerek organ bağışının önemine değindi.
Barbaros Mahallesindeki yeni park alanının şehidin ailesinin ikamet ettiği evin tam karşısında olduğunu belirten Başkan Gökhan, “Bizler şehitlerimizin adlarını gelecek nesillere aktarmak istiyoruz. Vatanı için canını seve seve vermiş olmanın bilincini göstermek istiyoruz. Bu park alanı için de girişimde bulunulduğunda bir tesadüf ortaya çıktı. Bu park alanı tam da şehidimizin ailesinin evlerinin karşısında. Güzel bir park olacak. Dolayısıyla aile de teselli bulacak. İnşallah burası son şehit parkımızdır, şehitlerimiz olmasın. Ama biz ne olursa olsun şehitlerimize ve ailelerine sahip çıkmaya devam edeceğiz” dedi.
Başkan Gökhan, “Biz aslında bugün Emre’yle birlikteyiz” diyerek, Şehit Polis Emre Bağcı’nın organlarıyla hayat verdiği ve törene katılan kişileri de kürsüye davet ederek katılımları için teşekkür etti. Başkan Gökhan sözlerini parka ilişkin teknik bilgiler vererek noktaladı.
Konuşmasının ardından Başkan Gökhan, şehidin ailesine ve organlarıyla hayat verdiği kişilere çiçek takdiminde bulunurken, park alanı yapılan duaların ardından kentlinin hizmetine sunuldu.
Barbaros Mahallesi Profesör Ümit Serdaroğlu Caddesinde Seher Sokak ile Ayaz Sokak kesişiminde bulunan Şehit Emre Bağcı Parkı, 1540 metrekaresi yeşil alan olmak üzere toplamda 3654 metrekarelik bir alanda kentlilerimizin kullanımına açıldık. 7’den 70’e tüm kentlilerimizin kullanımı için tasarlanan yeni park alanında 267 metrekarelik çocuk oyun alanı, 140 metrekarelik fitness alanı, 912 metrekarelik piknik alanı ve 225 metre uzunlukta koşu parkuru bulunuyor.
Kentli Çocuklarımız İçin Yatırımlar Devam Ediyor…
Çanakkale Belediyesinin yeni projelerinden biri olan Barbaros Kreşi’nin temel atma töreni de park açılışının hemen ardından gerçekleşti. Barbaros Mahallesinde Portakal Sokak ile Osman Hamdi Bey Caddesinin kesişimin de bulunan alanda yükselecek yeni kreşin temel atma törenine Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, eşi Hale Gökhan, Belediye Başkan Yardımcıları, Belediye Meclis Üyeleri, Kale Bayar İnşaatın Sahibi Mustafa Bayar ve kentliler katıldı.
Eğitimde geri dönüşü en yüksek yatırım okul öncesi dönemidir gerçeğinden hareketle, ilki geçtiğimiz yıl hizmete başlayan Ata’m Kreş’in büyük ilgi görmesi ile birlikte Barbaros Mahallesi’nde de yeni bir kreş için adımlar atıldı. Kentli çocuklarımızın eğitim göreceği Barbaros Mahallesinde yapımı başlayan kreş binasında toplam 9 adet sınıf, 4 adet tematik atölye, çok amaçlı salon, kış bahçesi gibi alanlar çocukların zihinsel, duygusal, bedensel ve sosyal gelişimlerine uygun olarak tasarlandı.
Kreşin temel atma töreninde bir konuşma yapan Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, “Daha önce Cevatpaşa Mahallesinde Atam Kreş ve Gündüz Bakım Evini açmıştık. Üzerine de Çocuk Kültür Evimizi açmıştık. Şimdi de Barbaros Mahallesinde bir kreşimizi daha açıyoruz. Mustafa Bayar’ın temin ettiği ve onun yapmakta olduğunu kreş binasının temelini atıyoruz. Umarız yeni eğitim sezonuna yetiştireceğiz. Her mahalleye bir kreş açma hedefimiz var” dedi.
Kreşe başlama yaşının düşürülmesi amacı ile çalışma yürütüldüğünü ifade eden Başkan Gökhan; “Kreşlerimize çocuklarımızı 3 yaşından itibaren almaya başlıyoruz. Fakat artık dünyada çocukların daha erken yaşlarda kreşe başlamaları tavsiye ediliyor. Tabi daha küçük yaşlardaki çocukların bakımı zor ama kreşlerin donanımı da ona göre hazırlanıyor. Bunu da yapmak zorundayız. Eğer kreşler bilimsel olarak işletilirse, eğitim bilimine uygun eğitmenler istihdam edilirse, 2 yaşından itibaren çocukların kreşlerde alabilecekleri çok iyi eğitimler olduğu söyleniyor. Ama biz şu anda 2 yaşındaki çocukları başlatamıyoruz. Çünkü eğitmenler ve bakıcılarımız açısından bir zamana ihtiyacımız var. Fakat bu konuda en hızlı şekilde hazırlıklarımızı yapmamız ve eğitmenlerimizin ona göre eğitimlerini tamamlamaları gerekiyor” dedi.
Kreşlerin önemli eğitim kurumları hale gelmesi gerektiğine vurgu yapan Başkan Gökhan; “Kreşlerimizi sadece çocukların barınma alanı olarak görmememiz gerekir. Kreşleri aynı zamanda bir eğitim alanı olarak görmemiz ve öyle planlamamız gerekir. Çocuklarımız 3 yaşında kreşe geldiğinde, okula gelmiş gibi bilinçli bir eğitim vererek, çocukların gelişimlerine katkı sağlamamız gerekir. Özellikle yerel yönetimlerin bu işi bilimsel olarak yapmaları gerekir. Atam Kreşte çocuklarımızı ciddi bir eğitim sürecinden geçiriyoruz ve onları iyi yetiştiriyoruz. Üst katında Çocuk Kültür Evinin olması işimizi daha kolaylaştırıyor. Burada Çocuk Kültür Evimiz yok ama Altın Yıllar Yaşam Merkezimizin yanına bu mahalleye ait bir yer yapmayı planlıyoruz. Çocuklar orada her türlü bilimsel ve kültürel eğitimi alıyorlar. Böylelikle çocuklarımız her türlü eğitimden yararlanma fırsatı yakalıyorlar” dedi.
Barbaros Mahallesinde yapılacak olan kreşin ismi için isim önerisi alacaklarını ifade eden Başkan Gökhan; “Diğer kreşin isim babalığını ben yapmıştım. Çocukların Atatürk’ü ve kimin sayesinde bugünlere gelindiğini bilmeleri için Atam Kreş ismi koyulsun dedim. Bu kreş için de şöyle bir önerim var; Muhtarımız ve Barbaros Mahalle Meclisimiz kararlaştıracak. Çocuklara uygun ve Cumhuriyet değerlerimizi hatırlatan bir isim koyulacağından hiçbir kuşkum yok. İsim önerisinde bulunmak isteyenler de olursa, Mayıs ayının sonuna kadar belediyenin sitesine yazabilirler. Oradan da çıkan fikirle, hep birlikte, herkesin katkısı ile ismimizi koyalım” dedi.



Çanakkale Belediyesi, artan nüfus ve büyüyen kentin ihtiyaçları doğrultusunda araç filosunu genişletmeye devam ediyor. Bu kapsamda filoya dahil olan yeni araçlar, Cumhuriyet Meydanında düzenlenen etkinlikle basına ve kentlilere tanıtıldı.
Cumhuriyet Meydanındaki araç tanıtım etkinliğine Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, Belediye Başkan Yardımcıları Handan Özyayla Kenar, Ali Sürücü, Özleyiş Çetin, Rebiye Ünüvar, Belediye Meclis Üyeleri, Belediye Birim Müdürleri ve çalışanları, S.S. 18 Nolu Şehiriçi Minibüsçüleri ve Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi Başkanı Hasan Ateş, Çanakkale Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Mehmet Ali Demir başta olmak üzere davetliler ve kentliler katıldı.
Etkinlikte çeşitli müdürlüklerde kullanılmak üzere alınan 4 adet binek tipi araç, bir adet motosiklet, bir adet yangın aracı, bir adet engelli tip minibüs, bir adet finişer asfalt serme aracı, bir adet asfalt kazıma aracı, 4 adet 27 koltuklu engelli tipi otobüs, bir adet 31 koltuklu otobüs, bir adet servis aracı olmak üzere toplamda 15 adet aracın tanıtımı yapıldı.
Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, araçlara ilişkin yaptığı açıklamada; “Belediyeler altyapılarını yaparken, hizmet yaparken, araç ve gereçlere ihtiyaç duyarlar. Biz de Belediye bütçemiz dahilinde ve İller Bankasındaki kredibilitemiz yüksek olduğu için ayrıca kaynaklarımızı verimli kullandığımız için bu araçları alabilme şansımız oldu ve Çanakkale halkının hizmetine sunuyoruz. Araçlarımızdan biri finişer, asfalt serme makinesi. Yoğun biçimde asfalt serme işi yapıyoruz. İhale yaparak müteahhitlerin araçlarını kullanıyoruz ama onların da maalesef araçları yeni olmadığı için serme işlerinde bazen gecikmeler oluyordu. Onun için bir tane bu araçtan almaya karar verdik. Eskiden vardı ancak o da yıpranmıştı. Dolayısıyla yeni bir finişerimiz oldu. Bir diğeri, asfalt kazıma aracı. Bu çok önemli. Çünkü biz mevcut asfaltları kaldırıp yenisini yaparken, asfaltı kepçelerle kazıyorduk ve asfalt parçalarını atıyorduk. Şimdi bu asfaltın zeminini zedelemeden, sadece üst kısmını alarak ve sonrasında yeniden asfalt olarak kullanılmak üzere güzel bir araç.
Hem tasarruf olacak hem de sağlıklı bir hizmet vermiş olacağız. Bir tane yangın aracımız var. İtfaiyemiz her geçen gün zenginleşiyor. Kentimiz her geçen gün büyüdüğü için yeni araçlara ihtiyaç oluyor. Bu araç, dar sokaklarda kullanılmak üzere temin edildi. Yüksekliği de 18 metre. Dolayısıyla bu araç da ihtiyaçtı. Bir tane engelli tip minibüs aldık. İkinci aracımız oldu. Engelli kentlilerimizi taşıyoruz biliyorsunuz, ihtiyaçları doğrultusunda bu araçları kullanacağız. En önemlilerinden biri de 27 koltuklu engelli tip otobüslerimiz oldu 4 adet. Bu yıl içerisinde iki adet körüklü otobüs ile yine 6 adet daha otobüs alacağız. Dediğim gibi kent büyüyor ve ihtiyaç doğuyor.
Kooperatifimizle beraber bu filomuzu büyütüyoruz. Onlar da eski tip otobüslerin engelli tip otobüs olması için bir çalışma yapıyorlar. Bu yılın sonunda umuyorum ki yenilenmiş olacak. Bir adet de 31 koltuklu Sultan araç aldık. O da sivil toplum kuruluşlarının veya kentlilerden başka amaçla talep geldiğinde kullanıma sunuyoruz. Yine çeşitli müdürlüklerde kullanılmak üzere Ford Torneo Courier araçlar aldık. Dediğim gibi şehir büyüdüğü için personelin daha hızlı hizmet verebilmesi adına bu araçlara da ihtiyaç vardı. Park Bahçeler Müdürlüğümüze de personeli taşıma amaçlı bir minibüs alındı. Bir tane motosikletimiz var, Zabıta Müdürlüğümüz için. Zabıta da artık motorize oldu.
Dolayısıyla toplamda 4 milyon TL’lik bir araç parkına sahip olduk. Çanakkale halkının kaynaklarıyla alıyoruz bu araçları. Onun için de Meydanda tanıtımını uygun bulduk. Yeni araç alımı ile ilgili çalışmalarımız da devam ediyor” diye konuştu.
Başkan Gökhan ayrıca, sınavlarda başarılı olarak kooperatif bünyesinde görev yapmak üzere şoför kartı almaya hak kazanan kadın şoförler Aynur Dere ve Aylin Özer’e de kartlarını takdim etti. Başkan Gökhan aynı zamanda, Belediye bünyesinde kadroya geçen kadın şoför Mücella Tezcan’a da şoför kartını takdim etti. Kadın şoförlere yönelik kentlilerden ciddi oranda olumlu geri dönüşler alındığını kaydeden Başkan Gökhan, bunun memnuniyet verici olduğunu belirterek, “Çanakkale’deki bayanlara rica ediyorum, araçlarımızı kullanmak için çaba göstersinler. Daha çok bayan şoförümüz olsun. Kentlilerden bu konuda ciddi memnuniyet var” dedi.



Çanakkale Belediyesi tarafından düzenlenen Tohum Takas Şenliği,
Tohum Sandığı’nda gerçekleştirilen etkinlikte kurulan çok sayıda stantta çeşitli şehirlerden gelen katılımcılar kendi yöresel tohumlarını sergiledi. Kentlilerin yoğun katılım gösterdiği etkinliğe, kent dışından da çok sayıda konuk katılım gösterdi. Belediye Başkan Yardımcısı Rebiye Ünüvar da etkinliğe katılarak stantları ziyaret etti. Stantları dolaşan Başkan Yardımcısı Ünüvar, stant görevlileri ile sohbet ederken, sergilenen ürünler hakkında da bilgiler aldı.
Tohum Takas Şenliği ile ilgili görüşlerini dile getiren Ünüvar; “Çanakkale Belediyesi olarak tohum sandığı kurmuştuk geçen sene, 1 yılı geçti. Çok da geniş bahçesi var ve hatta başka bir alanda da tekrar bir arazi oluşturduk. Bölgemizdeki yerel tohumları ekiyoruz ve onları geliştirdiğimiz saklama biçimleri ile saklıyoruz. Buradaki amacımız, genetiği değiştirilmiş tohumların karşısında yerel, doğal olanı, yani genetiği değiştirilmemiş sağlıklı tohumları saklayıp gelecek nesillere aktarmak. Aynı zamanda, insanlarda bu sağlıklı tohumlar ile ilgili bilinç oluşturmak. Bunun içerisine çevre bilincini de katmayı, doğa koruma anlayışını da katmayı hedefliyoruz. Bölgemiz, termik santraller, altın arama faaliyetleri gibi çok çeşitli kirli çevrede doğal ve sağlıklı tohumlar da olmuyor. Çanakkale de bir tarım kenti. Dolayısıyla bu çalışmaları önemsiyoruz” dedi.
Şenliğin yöresel tohumların takas edilmesi amacı ile düzenlendiğini ifade eden Başkan Yardımcısı Ünüvar; “Türkiye’de yerel tohumların ekilip üretilmesine ilişkin çok çeşitli yasal engeller var. Tabi burada satmak amaçlı değil ama insanların bu konuya ilişkin dikkatlerini çekmek ve o doğal yerel tohumları koruyup gelecek nesillere aktarmak, belki de ileride bu yasal engelleri ortadan kaldırmanın yolunu açmayı da hedefliyoruz. Şenliğimiz, çok da ilgi gördü, sadece Çanakkale değil farklı illerden gelen ve bu işle ilgilenen özellikle CHP’li Belediyeler, bu konu ile çok ilgileniyorlar. Farklı bölgelerin tohumlarını alıp burada deneyeceğiz” şeklinde konuştu.



Çanakkale Belediyesi’nin büyük bir titizlikle üzerinde çalıştığı Yeşil Yerel Yönetim ve Kültür Merkezi Binası’nın inşaat faaliyetleri tüm hızıyla sürüyor. Bina tamamlandığında fiziki yapısı ve kullanılan teknoloji ile birlikte ülkenin yarışma yolu ile seçilen ilk ‘yeşil’ yerel yönetim binası olma özelliğini taşıyacak.
7’den 70’e tüm kentlilerin gündelik yaşamlarını kolaylaştırmaya yönelik çalışmalarını hız kesmeden sürdüren Çanakkale Belediyesinin yeni yönetim binası, yine kentlilere daha iyi bir hizmet sunmak adına tasarlandı. Eski Belediye Binasının günümüz koşullarında hizmet sunumuna ve taleplere yeterli kalmayışından dolayı hızla başlanan çalışmalar doğrultusunda 2012 yılında düzenlenen “Yeşil Yerel Yönetim ve Kültür Merkezi Binası ile Yakın Çevresinin Düzenlenmesi Ulusal Mimari Proje Yarışması” ile süreç de başlatılmış oldu. Yarışma sonrası tüm teknik işlemlerin ardından başlatılan inşaat faaliyetleri ise hızla sürüyor.
‘Yeşil Bina’da Neler Olacak?
Eski Belediye Binasının bulunduğu alanda yükselen “Yeşil” bina, enerji kaynaklarını güneş, rüzgâr, toprak gibi doğal kaynaklardan sağlayacak, enerji israfını engelleyecek ve belediye birimlerini de aynı çatı altında toplayacak.
Proje ile birlikte kentlilerimizin kullanımına açık olacak Kültür Merkezi ile bir kent meydanı da Çanakkale’ye kazandırılmış olacak.
Toplam 27.083 m² kapalı alana sahip yapıda, zemin altı birimleri; 162 araçlık 6602 m²’lik kapalı otopark alanı, 2 adet 814 kişilik 598 m²’lik çok amaçlı salon, 390 kişilik 410 m²’lik nikâh salonu bölümlerinden oluşuyor. Zemin üstü birimleri de, 60 üye/85 dinleyici kapasiteli 290 m²’lik meclis salonu, kent meydanı girişli 404 m²’lik sanat galerisi ve diğer müdürlük ünitelerini kapsıyor. Projedeki açık ofis düzenlemesi, çok sayıda odadan oluşan çalışma mekanlarına göre az sayıda ve total hacimlerden oluştuğu için ısıtılma ve aydınlatılma kolaylığı açısından bir çok fayda sağlıyor. Bu bölümlerde bulunan açılabilen pencereler sayesinde mikro klima etkisi ile çalışma ortamlarının niteliğinin arttırılması hedefleniyor.
Alt zemin kattan itibaren tüm yapı koridorları üzeri cam çatıyla kapatılmış atriyum sayesinde gün ışığından direkt olarak fayda sağlanıyor. Çatı camına yerleştirilmiş yarı geçirgen fotovoltaik paneller, bina için elektrik üretmek ve güneş ışınlarının içeri kontrollü bir şekilde girmesine olanak yaratıyor. Çelik makaslar arasına yerleştirilen hareketli ahşap paneller ses yansımalarını minimuma indirmek, akustik konforu sağlamak ve güneş ışınlarını kontrol altına almak amacıyla kullanılıyor. En alt katta bulunan bitkiler ise CO2 gazı absorbe etmeye faydalı olmak ve aynı zamanda ses yutucu olarak akustik konfora yardımcı olmak amacıyla doğal ışığı direkt alması sağlanacak biçimde yerleştirilecek.
Bina çatısında oluşturulan saçaklar hem yapısal bütünlüğü sağlayacak hem de kullanıcılara gölge alanlar oluşturacak. Otoparklar bodrum katlarda bulunacak. Arazinin kuzeyinde oluşturulan açık bisiklet parkları ve soyunma/duş odalarından da meydana ve belediye binasına ulaşım sağlanacak.
Uzun cepheleri kuzey ve güney yönlerine açılan çalışma bölümleri iklimsel duyarlılığını konumlanış üzerinden göstermeye çabalarken, çalışma ortamları, perfore delikli metal güneş kırıcılar sayesinde güneşten kontrollü faydalanan cephelere yerleştirildi.
Projede Gelinen Son Nokta…
Yapımı devam eden Yeşil Yerel Yönetim ve Kültür merkezi Binasının 2018 yılı sonu itibari ile tamamlanması hedefleniyor. Önemli yapı teknolojisi ve mühendislik eforunun sarf edildiği, işçilik olarak en büyük iş hacmini içeren kaba inşaatın %85’i bitmiş, toplam iş ilerlemesi ise %45 seviyesine ulaşmış bulunuyor. A, D ve E bloklarda betonarme imalatlar tamamen biterken, kaba inşaat işleri de tamamlandı. Betonarme ve Çelik karkas imalatları 1. kat ve üzerinde devam ederken, bu iki blokta yaklaşık 7500 m2’lik betonarme ve çelik imalatı yapılacak. Kaba inşaatın ilerlemesine paralel olarak mevcut durum itibari ile sahada Betonarme, Çelik, Duvar, Sıva, Mekanik tesisat, Elektrik, Elektronik tesisat v.b. iş kalemlerinde imalatlar tüm hızı ile devam etmektedir.



Çanakkale Belediyesi tarafından hazırlanan ve 17 Nisan 2018 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanan Çanakkale Belediyesi Çarşı, Yaşam Merkezi Ve Otopark İle Yakın Çevresi Ulusal Mimari Proje Yarışması süreci başladı.
Çanakkale Belediyesi, kentin çehresini yenileyecek yeni bir projeye daha imza atıyor. Kent Merkezinde, Cumhuriyet Meydanının hemen yanında bulunan mevcut Belediye İş Merkezi ve yakın çevresinin günümüzün gelişen gereksinimlerini karşılamaması nedeniyle bu alanı kapsayacak olan Çanakkale Belediyesi Çarşı, Yaşam Merkezi Ve Otopark İle Yakın Çevresi Ulusal Mimari Proje Yarışması Resmi Gazetede de ilan edildi.
Bu kapsamda, tasarlanacak olan Çarşı ve Yaşam Merkezi’nin farklı yaş gruplarının yararlanabileceği ticaret ve yaşam boyu sosyo-kültürel faaliyetleri destekleyen bir çekim noktası olması amaçlanmaktadır. Ayrıca aynı bütün içinde kent merkezindeki otopark alanlarını arttırmak amacıyla da yarışmaya çıkılmaktadır. Bu amaçla, çağdaş, kent estetiğine uygun ve yakın çevresi ile bütün olacak şekilde bir mimari tasarım hedeflenmektedir.
Yarışma alanında bulunan bina, 1980’li yılların ikinci yarısında Belediye İş Merkezi ve Katlı Otopark olarak yapılmıştır. Mevcut binada 5308,60 m² iş merkezi alanı ve 210 araçlık 4226,50 m² katlı otopark alanı bulunmaktadır. Sözü edilen bu alan “Çanakkale Kentsel Sit Alanı 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı” kapsamında yer almaktadır. Kentsel hizmetlerin çağdaş, işlevsel bir bütün içinde kentlilerin en kolay ulaşacağı bir biçimde verilebilmesi ve yine aynı bütün içinde yeni bir cazibe merkezinin oluşturulabilmesi amaçlanmaktadır. Bu amaca uygun olarak ekonomik, yenilikçi ve işlevsel çözüm, çoğulcu bir seçimle belirlenerek projenin müellifi saptanacaktır.



Çanakkale Belediyesi tarafından yapılarak geçtiğimiz yıl kentlinin kullanımına sunulan ve kentlinin yaz – kış, gece – gündüz yoğun olarak kullandığı Güzelyalı Halk Plajının ardından şimdi de Dardanos’ta Halk Plajı tesislerinin yapımı için çalışmalara başlandı.
Mülkiyeti Çanakkale Belediyesine ait olan, 1361 parselin kuzeyinde, 3087 parselin güneyinde, Hasan Mevsuf 25. Sokak ile, Hasan Mevsuf 32. Sokağın kesişiminde bulunan 2270,12 metrekare alanda Dardanos Halk Plajı ve Tesislerinin konumlanması planlanmaktadır.
Tamamlanması planlanan alanda 124,28 m2 çocuk oyun alanı, 224,18 m2 Kafeterya binası, 9 adet güneşlenme locası, 25 m2 WC alanı tasarlanmıştır. Ayrıca alanda 25 adetlik otopark, 10 adetlik motorsiklet ve bisiklet parkı, denize ulaşımı sağlayan engelli platformu ve engelli otoparkı yer alacaktır.
Alanda yer alan tuvaletler engellilerinin kullanımına uygun olarak tasarlanmıştır. Yeşil alanların toplam alana oranı %60’tır. Bordür ile çevrilen çocuk oyun alanının üzerine özel kum malzemesi serilecektir. Alanda bulunan palamut ağacı korunarak ışıklandırma yapılacak olup, mekan hem gece hem gündüz kullanımına uygun olarak planlanmıştır. Proje ihale aşamasında olup, 2018 yılı içerisinde tamamlanması planlanmaktadır.



Çöp kamyonuyla kentteki çöpleri toplarken fark ettiği çöpe atılmış Türk Bayrağını temizleyip cebine koyan Çanakkale Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü personeli İbrahim Türker’in bu duyarlı davranışı, Belediye Başkanı Ülgür Gökhan tarafından ödüllendirildi.
Çanakkale Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü personeli İbrahim Türker, hafta sonu Müze Kavşağına yakın bir noktada çöpleri topladığı sırada çöpe atılmış Türk Bayrağını fark etti. Bu duruma kayıtsız kalamayan Türker, Bayrağı çöpten alarak önce eliyle temizledi ardından katlayarak cebine koydu. Duyarlı bir kentli tarafından fotoğraflanan o anlar sosyal medyada da paylaşılırken, fotoğraf dakikalar içerisinde paylaşım rekorları kırdı. Duyarlı personelin bu örnek davranışı takdir topladı.
Belediye Başkanı Ülgür Gökhan da İbrahim Türker’i makamında ağırlayarak, bu davranışından dolayı teşekkür etti. Başkan Gökhan, “Temizlik İşleri personelimiz İbrahim Türker, çok güzel bir davranış sergiledi. Bu nedenle arkadaşımızı tebrik ediyorum. Daha önce de bir köpeğin mamasını yemesini bekleyen bir arkadaşımız vardı, ona da ödül vermiştik. Bu sefer de İbrahim arkadaşımızın çöpe atılmış bayrağımızı alıp katlayarak onu çöpten kurtarmış olması sosyal medyada gündem oldu. Çanakkale Belediyesinin bütün çalışanlarının milliyetçi ruhları yüksektir, kutsallarımıza her zaman önem verir ve muhafaza ederler. Bütün çalışan arkadaşlarımız da bunu benimsemiş durumdadır. İbrahim arkadaşımız da bunu bir kere daha göstermiş oldu. Bu davranışı nedeni ile de kendisini kutluyorum” dedi.
Belediye Başkan Yardımcıları Handan Özyayla, Ali Sürücü, Özleyiş Çetin ve Rebiye Ünüvar’ın da katıldığı törende Başkan Gökhan İbrahim Türker’e hediye takdiminde de bulundu. Biz de hem duyarlı personelimize hem de bu güzel davranışı fotoğraflayan kentlimize teşekkür ediyoruz…



Çanakkale Belediyesi’nin il genelindeki 8.Sınıf öğrencilerine Troia Antik Kentini gezdirmek istemiş, İl Milli Eğitim Müdürlüğü’de Çanakkale Tübingen Troia Vakfı’nı “Yabancı vakıf” olduğu gerekçesiyle izin vermemişti. İl Milli Eğitim Müdürlüğünün 7.sınıflar için tekrar başvurun dediği yazısına istinaden başvuru yapan Belediye’ye yine “Yabancı Vakıf” gerekçesiyle izin vermediği ortaya çıktı. Konu Belediye Meclis Toplantısı gündemine geldi.
Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, çocuklara yönelik taciz ve tecavüz iddiaları ile gündeme gelen Ensar Vakfı’na atıf yaparak, vakıf yöneticilerin devlet protokolünde yer kapma yarışı içerisinde iken Tübingen Troia Vakfı’nın bu vakıflarla karıştırılmaması gerektiğini söyledi. Ülgür Gökhan; “Vakfın adını ağzına almayı bilmeyenler, vakfın kimler tarafından oluşturulduğunu bilmeyenler, neye hizmet etmediğini bilmeyenler bu nu yazabiliyorlar.
Allah’a in şükürler olsun ki; bu vakfın tarihinde çocuk tacizi, tecavüz, istismar yok. Kimse bu kişiler ve kurumlar, protokollerde en önde oturan diğer vakıflarla karıştırmasınlar. 2018 yılında böyle bir vakfın bu şekilde anılmasından büyük üzüntü duyuyorum. Bir işi yaparken; ne iş yaptığımızı bile bilmiyoruz, işi ucundan tutuyoruz. Biz Çanakkale Belediyesi olarak 2018 Troia Yılı ile ilgili olarak elimizden gelen gayreti, Çanakkale Belediyesini yok saysalar bile, Troia’nın ilimiz için büyük bir kazanç olduğunu bile bile çalışmaya gayret edeceğiz. Yıllarca da ilimizin değerini dünyaya anlatmaya devam edeceğiz” dedi.



Çanakkale'nin Bir Kardeşi Daha Oldu…
Çanakkale Belediyesi ile Eskişehir Tepebaşı Belediyesi arasında düzenlenen kardeş kent protokolü tören ile imzalandı.

İmza töreni öncesinde Eskişehir Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, Belediye Başkanı Ülgür Gökhan’ı makamında ziyaret etti. Sohbet ortamında gerçekleşen ziyaretin ardından Meclis Salonunda düzenlenen imza törenine geçildi. Törene CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Çanakkale Milletvekili Muharrem Erkek, Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, Eşi Hale Gökhan, Eskişehir Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, Belediye Başkan Yardımcıları, birim müdürleri ile Çanakkale ve Tepebaşı Belediyesi Meclis üyeleri katılım gösterdi.
“Kardeşliğin Bütün Türkiye’ye Yayılmasını Diliyoruz”
Törende konuşan Başkan Gökhan, Tepebaşı Belediyesi ile gerçekleştirilen Kardeş Kent Protokolü nedeni ile büyük bir mutluluk yaşadığını ifade ederek; “Tepebaşı Belediyesi Çanakkale’yi önemseyen bir belediyedir. Zafer Haftası içerisinde bu törenin olması bizim için ayrı bir anlam taşıyor. Bu ziyaret bizleri çok memnun etti. Bu kardeşliğin ve dostluğun bütün Türkiye’ye yayılmasını diliyoruz.
Maalesef ülkemiz ayrıştırılıyor. Bu kardeşlik ilişkileri bizlere pozitif yansımalıdır. İnsanlar bu dostane ilişkilerin ne kadar önemli olduğunu görmelidirler. Ben Sayın Ahmet Başkanıma protokolü imzalamak için Çanakkale’ye teşriflerinden dolayı teşekkür ediyorum. Eskişehir Türkiye’nin en güzel illerinin başında geliyor. Oradaki tüm başkanlarımız son derece başarılı bir biçimde kentlerini yönettiler ve örnek kent oldular. Eskişehir’le kardeşlik çok daha anlamlı oldu” dedi.
“Kardeşliği Yaygın Hale Getirmeliyiz”
Eskişehir Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç ise konuşmasında; “Bugün yine Çanakkale’deyiz. Çanakkale’ye gelmek bana ayrı bir mutluluk veriyor. Burada bir savaş değil bir destan yazıldı. İnsanların yakın tarihini çok iyi öğrenmeleri gerekiyor. Bizim iki önemli destanımız vardır. Birincisi Çanakkale Destanı, ikincisi Kurtuluş Savaşı Destanı’dır. Tarihini bilmeyenlerin coğrafyasını, başkaları çizer. Çanakkale olağan üstü, milli bir toprak. Nereye bakarsanız şehit var. Halen daha şehitlerin kokusu alınabiliyor.
Eskişehir’e burayı gezip gelen insanlarımız bir başka geliyorlar. Yaşlılar biz umreye neden başka yerlere gidiyoruz diyorlar. Tepebaşılı olarak Eskişehir’de Çanakkale’yi görmeyen kalmayacak. Yarın da bin 500 kişi Çanakkale’ye gelecek. Bugün bu güzel topraklarda, bu güzel etkinliğin sözleşmesini imzalayacağız. Daha iyi erkinlikler ortaya çıkacak diye düşünüyoruz. Siyasal görüşleri örtüşen, halkların nasıl yaşadıkları kardeş şehir için önemlidir.
Bizim ilk kardeş şehrimiz Küba’dan oldu. Şimdi Filistin’den bir şehirle görüşüyoruz. Oradan da kardeş bir şehir Eskişehir’e yakışır. Şehirlerin kardeş şehir olmaları önemlidir. Bunu daha yaygın hale getirebilirsek, Cumhuriyet Halk Partisi’nin daha başarılı olacağını düşünüyorum. Ne kadar çok belediyemiz olursa, o kadar çok iktidar olma şansımız artar” ifadelerini kullandı.
“Mustafa Kemal Atatürk’ün İzindeyiz”
Törende son olarak söz alan CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Çanakkale Milletvekili Muharrem Erkek; “Hem Belediye Başkanlarımıza hem de iki Belediyenin meclis üyelerine teşekkür ediyorum. Kardeş şehir olmak önemlidir. Bu hafta hem Çanakkale için hem de ülkemiz için önemlidir. Çanakkale ruhuna yakışır bir biçimde 18 Mart’ı kutlayacağız. Türkiye Cumhuriyetin temelinde Çanakkale vardır. Biz bunu direnişle hareket ediyoruz. Bu memleketin her köşesinde yurttaşımız birlikte bağımsızlık mücadelesi verdiler. Bizde Mustafa Kemal Atatürk’ün izinde yürüyoruz. Kardeş kent protokolünde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi.



Çanakkale Belediyesi tarafından başlatılan yenileme projesi kapsamında Halk Bahçesi yeni çehresine kavuşuyor.
Halk Bahçesi yenileme çalışmaları kapsamında, Amfi Tiyatronun Kapasitesi arttırılarak yeniden yapılması, sarnıcın tadilatının yapılması, Zübeyde Hanım Kapısı giriş konstrüksiyonun yapılması, havuzun şekli korunarak su oyunları fıskiye sistemli havuza dönüştürülmesi, güvenlik kamera sistemi kurulması, güvenlik kulübesi inşası, yağmursuyu ve tuvalet için altyapı yapılması, otomatik sistem sulama sistemi yapılması, 441 m2 kayrak taşı ile patika yol yapılması ve 450 mt koşu parkuru yapılması planlanıyor.
Proje kapsamında ayrıca Halk Bahçesi alanına 15 bin 569 m2 rulo çim uygulaması ve 6 bin 149 Adet çok yıllık fidan dikiminin yanı sıra 1 adet tuvalet yapılacak. Yapımına başlanan yenileme çalışmaları Ağustos ayında tamamlanarak, Halk Bahçesi yenilenen yüzü ile kentlilerimizin hizmetine sunulacak.



Çanakkale Belediyesi, üreticileri desteklemek, Kaz Dağları’nın doğası hakkında farkındalık yaratmak ve kentlileri sağlıklı beslenmeye teşvik etmek amacı ile geleneksel olarak düzenlediği Kaz Dağları’nın altını “elma” dağıtımı etkinliği, kentin tüm mahallelerinde ev ev yapılan elma dağıtımı ile devam ediyor.
ATAM Kreş ve Gündüz Bakım Evi, Çocuk Kültür Evi, Altın Yıllar Yaşam Merkezi ve Sosyal Yaşam Evleri’nin yanı sıra özel kreşler ile başlayan elma dağıtımı, Mahalle Muhtarlıkları, Mahalle Meclisleri, Kent Gönüllüleri ve Çanakkale Belediyesi çalışanları tarafından mahallelerde ev ev dağıtılmaya devam ediyor.
Başkan Gökhan Gönüllüler İle Bir Araya Geldi
Mahallerde yapılan dağıtım öncesinde Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, Esenler Mahalle Muhtarlığı ve Esenler Mahalle Meclisini ziyaret ederek, elma dağıtımı yapan gönüllüler ve belediye çalışanları ile bir araya geldi. Ziyaretlerde elma dağıtımı etkinliği hakkında açıklamada bulunan Başkan Gökhan şöyle konuştu;
“Doğamızın Tanınması İçin Sürdürüyoruz”
“Bildiğiniz gibi Çanakkale’nin Kaz Dağları’nın çok önemli bir ürünüdür elma. Özellikle elma üreticilerini de desteklemek ama aynı zamanda çocukların kendi coğrafyalarını, kendi ürünlerini tanımaları açısından okullarda elma dağıtımını sürdürüyorduk. Bütün okullara götürüp çocukların hem meyve yeme akışkanlığı, hem meyveye ulaşamamış çocukların hiç olamazsa meyveye ulaşmaları ve yöredeki ürünleri tanımaları için bu şekilde meyve dağıtımı yapıyorduk. Bu yıl maalesef Milli Eğitim Müdürlüğü buna izin vermedi.
Neden izin verilmediği konusunda da bir gerekçe yok. Biz de birebir mahalle muhtarlıkları ve mahalle meclisleri kanalı ile tek tek evlere ulaştırıyoruz. Demokrasilerde çare tükenmez. Ben Çanakkale halkına hizmet etmek için görevimi yerine getiriyorum. Bunu ilk defa yapmıyorum. İnşallah son defa da yapmayacağız. Çocuklarımıza eğitimleri ve öğrenimleri süresince bir takım bilinçlendirmeler yapmak zorundayız. Doğa, ekonomi, tarım bilinci vermeye ve çocukları bu yönde bilinçlendirmeye çalışıyoruz. Yöremizin ürünü, çiftçimizi destekleme, ürünümüzü tanıtma ve doğamızı tanıtma noktasında bunu gerçekleştiriyoruz”.
Belediye Başkan Yardımcısı Ünüvar da Dağıtıma Katıldı
Başkan Gökhan’ın ziyaretinin ardından Mahalle Muhtarları, Mahalle Meclisleri, Kent Gönüllüleri ve belediye ekipleri mahallelerde ev ev dolaşarak elma dağıtımı gerçekleştirdi. Elma dağıtımı etkinliğine destek veren Belediye Başkan Yardımcısı Rebiye Ünüvar da gönüllüler ile birlikte evlere elma dağıtımında bulundu.



Çanakkale Belediyesi ve Tüm Bel-Sen arasında 8 Ocak 2018 Perşembe günü düzenlenen tören ile toplu iş sözleşmesi imzalandı.
Başkanlık makamında düzenlenen törene Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, Belediye Başkan Yardımcıları Rebiye Ünüvar, Handan Özyayla, Özleyiş Çetin ile Ali Sürücü, Tüm Bel-Sen Çanakkale Şube Başkanı Bülent Barın ve yönetimi katıldı. Başkan Gökhan ve Tüm Bel-Sen Şube Başkanı Barın arasında imzalanan sözleşme ile belediyede çalışan kamu personellerine, sosyal denge tazminatının en üst seviyesinde yapılan artışla bürüt bin 31 lira 23 kuruş ( net 870 lira) ek ödeme yapılacak.
“En Üst Seviyede Bir Sözleşme İmzaladık”
Toplu İş Sözleşmesi imzalarının ardından konuşan Başkan Gökhan, “Anayasa değişikliğinin ardından toplu sözleşme yapabileceği noktasında bir hüküm vardı. Biz de bu yayınlanır yayınlanmaz oturduk toplu sözleşme protokolü yaptık. O zaman hatırlayacaksınız, haklarda iyileştirmeler yaptık, bayramlarda ikramiyeler koyduk. Eşlerin birbirine karşı şiddet gösterdiği takdirde maaşlarının bir bölümü diğer eşe ödeneceği noktasında madde koyduk. Yani ileri bir seviyede toplu sözleşme yapmıştık. Ama sonrasında hükümetin bu konuda yaptığı düzenleme ile elde ettiğimiz daha ileri bir mevzuattan geri adım atmak zorunda kaldık. Bugün hükümet tarafından belirlenen şablonun en üst seviyesinde bir sözleşme imzaladık” dedi.



Çanakkale Belediyesi ile Kepez Belediyesi arasında hazırlanan Toplu Ulaşım Ortak Hizmet Projesi Protokolü Başkanlık Makamında düzenlenen törenle imzalandı.
Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, Kepez Belediye Başkanı Ömer Faruk Mutan ve birim müdürleri katıldı. Törende protokol ile ilgili basın mensuplarına açıklamada bulunan Başkan Gökhan; “Çanakkale Belediyesi ile Kepez Belediyesi arasında yapılan toplu ulaşım protokolü için bir araya geldik. Daha önce 2006 tarihinde bir protokol yapılmıştı ve daha sonra Kepez’in nüfusunun artması, kurumların daha yoğun olarak yer alması nedeni ile bu protokolün bir kez daha gözden geçirilmesi gerekliliği doğdu. Kepez Belediyesinin de bu yönde bir talebi vardı. Bu talep ulaşım müdürleri tarafından irdelendi ve sonuçta bir noktaya varıldı" dedi.
“Protokol İle Sorunu Çözdük”
Protokolde ulaşım ile ilgili ana unsurların yer aldığını ifade eden Başkan Gökhan; “Daha önce Sayın Başkan ve ilgiler ile bir toplantı yaptık. Protokolü A’dan Z’ye irdeledik ve sonuçta protokolü imzalama noktasına getirdik. Hukukçularımız da bu konuda bize destek oldu ve onlarında oluru ile protokolümüzü noter huzurunda imzalayacağız. Protokolde çok fazla bir detay yok ama ana unsurlar yer alıyor. Kepez Belediyesinin de taleplerinin yerine getirilmesi nedeni ile biz de memnununuz. Farklı iki kurumuz ama aynı zamanda da bir siyasi partinin Belediye Başkanlarıyız. Bu nedenle de herhangi bir çatışmanın olmaması gerekir. Biz de bu protokol bağlamında bunu çözmüş oluyoruz” dedi.
“Hayırlı Olmasını Temenni Ediyorum”
Kepez Belediye Başkanı Ömer Faruk Mutan ise törende yaptığı konuşmada; “Sayın Ülgür Başkanıma protokolün hazırlanması ve imzalanması noktasında teşekkürlerimi iletiyorum. Aynı zamanda protokolde emeği geçen ulaştırma müdürlerimiz ve hukuk işlerimize de ayrıca teşekkür ediyorum. Bu süreli bir protokol. Önümüzde bütün şehir ve büyükşehir süreçleri var. Bir yıl sonra ne olacağını bilemiyoruz. Ama her şeye rağmen, Başkanımızın da dediği gibi, büyüyen Kepez’in ihtiyaçlarına dönük entegre ulaşım ağı ile ilgili imzalanan bir protokol. Çanakkale ile Kepez halkına ve Belediyelerimize hayırlı olmasını temenni ediyorum” dedi. Konuşmaların ardından Başkan Gökhan ve Kepez Belediye Başkanı Mutan protokol imzaları noter huzurunda atıldı.



Çanakkale Kent Konseyi Engelliler Meclisi ve Mahalle Meclisleri tarafından sürdürülen çalışmalarla mahallelerde tespit edilen ihtiyaç sahibi engellilere manuel ve tekerlekli sandalyeleri Çanakkale Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğünün katkılarıyla ihtiyaç sahiplerine Belediye Başkanı Ülgür Gökhan tarafından teslim edildi.
Belediye Başkanı Ülgür Gökhan Çanakkale Kent Konseyi ofisinde düzenlenen törende yaptığı konuşmada; “Çanakkale Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğünün devlet malzeme ofisinden temin ettiği akülü ya da manuel tekerlekli sandalyelerin ilgililere dağıtımı için burada bulunuyoruz. Engelliler meclisi ve mahalle meclislerinden aldığımız taleplerle bunları oluşturduk. Şu anda 11 manuel, 2 akülü tekerlekli sandalye verilecek.
Akülü sandalye alma şartlarını sağlayanlara akülü veriyoruz. Bir kereye mahsus değil ihtiyaç doğdukça bunu devam ettireceğiz. Çanakkale Kent Konseyi bu kentte hep beraber katılımcı bir şekilde sorunları çözebilmek için önemlidir. Ben kendilerine teşekkür ediyorum. Herkes bir gün engelli olabilir.
Hiç kimse bu engelli ama ben olmam diye düşünmesin. Tam tersine empati yapmalı ben de bir gün engelli olabilirim diye düşünerek engellilere destek ve yardımcı olunmalı. Her türlü engelliyle birlikte yaşamanın yolunu bulmalıyız. Biz de spastik çocuklar için okul yaptık, alt yapılarını yapıyor, ulaşımını sağlıyoruz. Olabildiğince destek oluyoruz. Ben bunu bir kere aldım kırılır, bozulur diye düşünmeyin her zaman bu imkan var. Araç gereçlerde gelişti. İnşallah bunlarla kentin her yanında dolaşır bizle beraber olursunuz. Engelliler evde değil sokakta olacaktır. Herkes sokağa çıkacak. Birlikte yaşayacağız” dedi.
Çanakkale Kent Konseyi Başkanı Engin Kandemir de yaptığı konuşmada; “Şehrimizde herkes engelli adayıdır. Yaşlı insan da engelli adayıdır. Sayın başkanımızdan her konuda destek görüyoruz. Engelliler, engelli aile bireylerini bir yere bırakamıyor. Engelliler için geçici günübirlik yerler kurabilsek faydası olacaktır. Ailelerin bazen işleri çıkabilir, sosyal hayatları daha farklı olabilir. Bu konularda ilerleme kaydedeceğimize eminim. Sizlerle bir arada olmaktan mutluluk duyuyorum. Hepiniz çok değerlisiniz” dedi.
Konuşmaların ardından 11 manuel, 2 akülü tekerlekli sandalye ihtiyaç sahiplerine teslim edildi.



Dünyanın 5. büyük turizm fuarı olarak gösterilen EMITT Doğu Akdeniz Uluslararası Turizm ve Seyahat Fuarı, 25 Ocak 2018 Perşembe günü kaplarını açtı. Çanakkale Belediyesi de fuarda açtığı stantla 2018 Troia Yılı’nın kapsamlı tanıtımını gerçekleştiriyor.
Bu yıl 25-28 Ocak 2018 tarihleri arasında düzenlenen EMITT Doğu Akdeniz Uluslararası Turizm ve Seyahat Fuarı, yurtiçi ve yurtdışından çok sayıda ziyaretçinin katılımı ile başladı. Uzun yıllardır olduğu gibi Çanakkale’nin tanıtımını gerçekleştiren Çanakkale Belediyesi, bu yıl fuara 2018 Troia Yılı tanıtımı ile damgasını vuruyor.
Çanakkale’den çok sayıda kurum ve kuruluşun yanı sıra turizmcilerin de yer aldığı fuarda Çanakkale Belediyesi açtığı stantla fuara gelen ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. 2018 Troia Yılı görselleri ile Troia Antik Kentinin tanıtımının aktif olarak yapıldığı stantta, ayrıca Çanakkale’nin tarihi, doğal güzellikleri ve kültürü ziyaretçilere tanıtılırken, Çanakkale Belediyesi çalışmaları hakkında da katılımcılara bilgiler veriliyor.
Açılış törenine katılarak fuarı gezen Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, fuarın en ilgi çeken stantlarından bir olan Çanakkale Belediyesi standına gelen konuklar ile de yakından ilgilenirken ziyaretçileri 2018 Troia Yılında Troia Antik Kentini gezmeye ve Çanakkale’ye davet etti. Başkan Gökhan ayrıca Çanakkale Belediyesi faaliyetleri hakkında da konukları bilgilendirdi.
Açılışla birlikte ziyaretçi akınına uğrayan Çanakkale Belediyesi standında zengin içerikli tanıtım materyallerinin yanı sıra canlı seramik performansı ve Çanakkale Belediyesi atölyesinde üretilen ahşap atlar büyük ilgi görüyor.
Kentin kültürel ve sosyal yapısının yanı sıra doğal güzelliklerinin de etkin biçimde anlatılarak, kent tanıtımına katkı sunan Çanakkale Belediyesi standı, fuar alanında bulunan 5’nolu salonda 28 Ocak 2018 Pazar gününe kadar ziyaretçilere açık olacak.



Araştırmacı gazeteci ve yazar Uğur Mumcu tüm yaşamını ve gazetecilik kariyerini korkusuzca verdiği mücadelenin zorlu yolunda karanlık iş birliklerini, kirli ilişkileri aydınlatmaya adamıştı. Cumhuriyetin, Atatürk Devrimlerinin savunucusu, özgürlükçü ve halkçı gazetecimiz
Uğur Mumcu’yu 24 Ocak 1993’te otomobiline yerleştirilen bombalı düzeneğin patlatılması sonucu kaybettik.
Kendisini kaybettiğimizde sadece bir babanın, bir eşin, bir gazetecinin acı kaybını hissetmedik. Mumcu’yla beraber, her insanoğlunun içinde var olması gereken vicdanı da kaybettik biz. Biliyorum ki, Uğur Mumcu sadece araştırdıkları, yazdıkları, gizli kalması istenenleri açığa çıkardığı için öldürülmedi, o henüz yazmamış oldukları için de öldürüldü.
Öylesine sağlam bir zihin, satır aralarında gizlenen boşlukları doldurduğu için rahatsız etti çeyrek asırlık saklı faillerini.
Tıpkı filozofun söylediği gibi, aydınlanma için özgürlükten başka bir şey gerekmez. İşte bu karanlıklar da aklı, fikri her bakımdan özgürce kullanabilme fırsatını elimizden almaya çalışanların rengidir.
Ben, ülkemin güneşli ve aydınlık günlere kavuşacağını biliyor, karanlıklarda bile milyonlarca çiçeğin filizlendiğini görüyorum. Demokrasinin, özgürlüklerin ve adaletin hâkim olduğu barışla bezeli bir geleceğe inanıyorum. Çünkü bizler; Abdi İPEKÇİ, Muammer AKSOY, Bahriye ÜÇOK, Hrant DİNK, Onat KUTLAR, Necip HABLEMİTOĞLU ve daha nice kaybettiklerimizin hatırasına sahiplenerek, aklın ve bilimin ışığında, Ulu Önderimiz Mustafa Kemal ATATÜRK’ün devrimlerinin yolunda başımız dik yürüyoruz.
25 yıl önce karlı bir Ankara sabahında, az önce vedalaşıp ayrıldığı ailesinden, yaşamından, halkından alçak bir pusuyla koparılan Uğur Mumcu’yu ve yine bir 24 Ocak gününde, Diyarbakır Emniyet Müdürü iken makam aracında uğradığı hain suikasta kurban giden Gaffar Okkan’ı sevgi, saygı ve rahmetle anıyorum.
Ülgür GÖKHAN - Belediye Başkanı



Çanakkale Belediyesi tarafından bu yıl 5’incisi düzenlenen Büyük Truva Deve Güreşlerinde 200’e yakın devenin güreş mücadelesi ilgi ile izlendi. Güreş esnasında bazı develerin tel örgülerin arkasında güreşleri izleyen seyircilerin üzerine doğru yönelmesi heyecan yarattı. Güreşlere, ‘10’uncu Yıl Marşı’ damgasını vurdu.
Çanakkale’de 5’inci Büyük Truva Deve Güreşleri Festivali, Belediye Kurban Satış alanında gerçekleştirildi. Güreşlere Marmara, Ege ve Akdeniz bölgesinden 200’e yakın deve katıldı.
Belediye Başkanı Ülgür Gökhan: "Düzenlediğimiz deve güreşlerimizde, bu bölgenin yanı sıra komşu il ve ilçelerden de insanlarımız bir araya geldi. Kardeşlik ve birlik içinde bir arada oluyoruz. Kaynaşıyoruz. Barış böyle bir şey. Kültürün barışa etkisi denilen şey budur. İnsanlar bir araya gelerek, ortak zevklerde buluşacak, mutlu olacaklar. Mutluluğu paylamak bizi barışa götürecek. Kültürel etkinliklerin, soyut olmayan mirasın, burada sürdürülmesi çok önemli. Biz de bu kültürü devam ettiriyoruz. İnşallah daha nice deve güreşlerinde buluşacağız. Bugün düzenlediğimiz bu deve güreşlerimizi de mutlu bir biçimde sonuçlandıracağız.”
Güreşlerde, dereceye giren deve sahiplerine protokol tarafından Belediye Başkanlığı, Kültür ve Sosyal İşler, Mevlüt Oruçoğlu Ağalık ve Ali Kahraman Kupaları verildi. Çanakkale Belediye Başkanlığı kupasının final mücadelesi sonunda 'Çakırbey' ve 'Ömerbaba' isimli deve sahiplerine kupalarını Belediye Başkanı Ülgür Gökhan verdi.



Çanakkale Belediye Meclisi’nin 2018 yılı ilk toplantısı, Belediye Meclis Üyeleri ile birlikte pasta kesimi ve toplu fotoğraf çektirilmesi ile gerçekleşti.
Yeni yılın ilk meclis toplantısında pasta kesiminin ardından, Troia Antik Kenti’nin UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası listesine alınışının 20. yılı olan 2018’in Troia Yılı ilan edilmesi nedeni ile meclis üyeleri, Troia Yılı için hazırlanan şapkalar ile toplu fotoğraf çektirdiler.
“Fuar ve Festivallerde Troia Yılını Tanıtacağız”
Toplantıda meclis gündemi öncesinde açılış konuşması yapan Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, Troia Yılının önemine vurgu yaptı. Başkan Gökhan konuşmasında; “Troia Antik Kentinin UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası listesine alınışı nedeniyle hepimizin bildiği gibi 2018 yılı Troia Yılı olarak ilan edilmişti. Çeşitli kamu kuruluşları ve STK’ların öncülüğünde yürütülen çalışmalara, Çanakkale Belediyesi olarak bizler de çeşitli etkinliklerle destek vereceğiz. Bu kapsamda ilgili birimlerimizin hazırlamış olduğu çalışmalar var; çeşitli sergilerin yanı sıra katılacağımız fuar ve festivallerde Troia 2018’e dikkat çekeceğiz” dedi.
“Şarkı Çalışmamız Var”
Troia Yılı nedeni ile Çanakkale Belediyesi tarafından yapılması planlanan etkinlikler ile ilgli bilgi veren Başkan Gökhan; “Troia Yılı kapsamında bir şarkı besteletme çalışmamız var. Bu konuda ünlü söz yazarları ve bestecilerle temas halindeyiz. Görüşmelerimiz neticesinde bir şarkı besteletip bunu festivalde kullanmayı düşünüyoruz. Bu arada 10 Ocak tarihinde 17 Burda AVM’de “Bir Zamanlar Troia” resim sergimiz başlayacak. Tüm kentlimizi resim sergimize davet ediyorum” dedi.



Çanakkale Belediyesi ile Dr. (h.c) İbrahim Bodur Kaleseramik Eğitim,
Sağlık ve Sosyal Yardım Vakfı ortaklığında Eski Tekel Şarap ve Kanyak Fabrikasının bulunduğu alana yapılacak olan Dr. (h.c) İbrahim Bodur Çanakkale Çocuk Bilim Merkezi için imzalar atıldı.

Dr. (h.c) İbrahim Bodur Çanakkale Çocuk Bilim Merkezi için 19 Aralık 2017 Salı günü Parion Otel’de düzenlenen imza törenine Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, Çanakkale Milletvekili Av. Muharrem Erkek, Kale Grubu Başkanı ve Dr. (h.c) İbrahim Bodur Kaleseramik Eğitim, Sağlık ve Sosyal Yardım Vakfı (KSV) Mütevelli Heyeti Başkanı Zeynep Bodur Okyay, Belediye Başkan Yardımcıları, Belediye Meclis Üyeleri, Birim Müdürleri, KSV yetkilileri ile davetliler katıldı. Tören, proje ekibinden Mimar Boğaçhan Dündaralp’in Çocuk Bilim Merkezi projesi hakkında yaptığı bilgilendirmenin ardından, projenin görsellerinden oluşan sinevizyon gösterimi ilebaşladı.
Proje hakkında yapılan bilgilendirmenin ardından konuşan Başkan Gökhan, proje alanı hakkında bilgi verdi. Başkan Gökhan konuşmasında şunları söyledi;
“Hiç Unutulmaması Gereken Bir Örnektir”
“Bugün burada uzun süredir kentlimizin ve Belediye Meclisi’nin gündeminde yer alan önemli bir konu üzerinde vardığımız iş birliğini resmiyete taşımak, Çanakkale Belediyesi ve Dr. (h.c) İbrahim Bodur Kaleseramik Eğitim, Sağlık ve Sosyal Yardım Vakfı ortaklığında önemli bir projenin imzalarını atmak üzere toplandık. Öncelikle, kıymetli büyüğüm rahmetli İbrahim Bodur’un adıyla, üzerinde yükselecek Çocuk Bilim Merkezinin arsası hakkında sizi bilgilendirmek isterim. Çünkü bu arsa kamu kaynaklarının yeniden kamuya kazandırılması adına herkes tarafından bir kez daha anımsanması ve hiç unutulmaması gereken bir örnektir”.
“Çanakkale Halkına Geri Döndü”
“Arsamız, 1962 yılında kurulan kentimize uzun yıllar katma değer ve istihdam sağlayan Eski Tekel Şarap ve Kanyak Fabrikasının bulunduğu yerdir. Geçmişteki sürece bakacak olursak, Tekel Şarap ve Kanyak Fabrikası, uzun yıllar verdiği hizmetin ardından 2003 yılında özelleştirildi. Özelleştirmenin ardından kısa bir süre hizmet veren fabrika, 2007 yılında üretim yetersizliği gerekçesiyle kapandı ve başka bir firma tarafından satın alındı. Eylül 2008’de Belediye Meclisimizde aldığımız karara istinaden, yeni mülkiyet sahibi şirket, deniz kenarında bulunan alanı 15 Ocak 2014’de ‘Çanakkale Belediyesine’ bağışladı. Böylece, deniz kenarında yer alan 12.026,56 m2 lik çok kıymetli taşınmaz, Belediye mülkiyetine resmen geçti, yani gerçek sahiplerine, Çanakkale halkına geri döndü”.
“Ufuk Açıcı Bir Alan”
“Kıymetli Misafirler; kentin Belediye Başkanı ve Çanakkale halkının temsilcisi olarak en başından beri, “Bu alan Çanakkale halkının olmalıdır, bu alan kentlilerimizin isteği ve ihtiyacı doğrultusunda değerlendirilmelidir.” düşüncemden bir an olsun vazgeçmedim. Yapılan bu hibe sonrasında, ilk iş olarak kentlimizin, Belediye Meclisimizin, Sivil Toplum Kuruluşlarımızın fikirlerini aldık. Müze, sergi salonu, kentteki kültürel aktivitelerin gerçekleştirileceği alan gibi pek çok değişik fikir sunuldu. Ortak oluşturduğumuz en iyi fikir ise, çocuklara, gençlere yönelik, aynı zamanda eğitici, yaratıcı, ufuk açıcı bir alan oluşturmaktı”
“Bilim Merkezi Olarak Değerlendirmeye Karar Verdik”
“Bunun yanında halkın da, deniz kıyısından faydalanıp, yeni kordonda 50 kuruşa çay içebileceği yeni bir cazibe alanına sahip olması bizim için ayrıca önemliydi. Biz de Çanakkale Belediyesi ve Dr. (h.c) İbrahim Bodur Kaleseramik Eğitim, Sağlık ve Sosyal Yardım Vakfı ortaklığıyla bu alanı, Çocuk Bilim Merkezi projesiyle değerlendirmeye karar verdik”
“Toplumsal Katılımı Arttırmak Benim İçin Önemli”
“Toplumları refaha, gelişmişliğe ulaştıracak temel iki faktör vardır; İlki gençlerimiz, çocuklarımız. İkincisi evrensel bilim ışığında eğitimdir. Çocuklarımızın ve gençlerimizin bilimin ışığında, sorgulayarak, üreterek yetişmesi toplumumuzun en değerli yatırımı, aydınlık günlerin de anahtarıdır. Çocukların ve gençlerin gelişimine yatırım yapmak, onları geleceğin dünyasına hazırlamak, sorumluluklarının farkında, aktif, üretken, bilime, sanata meraklı bireyler olarak toplumsal katılımlarını arttırmak benim için her zaman en önemli konulardan biri olmuştur”

“Dünyada İşaret Edilen Merkezlerinden Biri Olacak”
“Türkiye’de eğitim sisteminin bilimsellikten giderek uzaklaştığı böyle bir zamanda, şehrin yerel temsilcileri olarak, çocuklarımıza ve bilime her türlü yatırım ve hizmeti yapmaktan, bu alanda ki sorumluluklarımızı yerine getirmekten büyük mutluluk duyuyorum. Gençlerin ve çocukların bir araya gelmeleri, öğrenmeleri, üretmeleri, yaşama katılmaları, seslerini yükseltmeleri kuşkusuz çok önemlidir. Bizim de görevimiz öğrenme süreçleri için elverişli bir kent ortamı oluşturmaktır. Planlanan Çocuk Bilim Merkezi sadece ülkemiz için değil, dünyada işaret edilen çocuk bilim merkezlerinden biri olacaktır”.
“Kentimize Ve İnsanımıza En İyisini Kazandıracağız”
“Sadece Çanakkale için değil, ülkemiz adına da önemli bir prestij kaynağı olacak Çocuk Bilim Merkezi için; Her zaman olduğu gibi kentimize ve insanımıza en iyisini kazandırmak adına önemli çalışmalar yürüten, yaptığı her işte olduğu gibi bu projeye de yürekten inanan, sevgili babasının açtığı yoldan cesaretle yürüyen, Sayın Zeynep Bodur Okyay hanımefendi başta olmak üzere, Dr. (h.c) İbrahim Bodur Kaleseramik Eğitim, Sağlık ve Sosyal Yardım Vakfı’ nın tüm çalışanlarına, Belediye Meclis Üyelerimize, özellikle bu proje için yoğun çaba sarf eden, Vakıf ile aramızda köprü görevi üstlenen Belediye Meclis Üyemiz Saffet Kocabaş’a ve Çanakkale Belediye çalışanlarına da çok teşekkür ederim”
“Görebilmesini Çok Arzu Ederdim”
“Çanakkale’nin sanayi devrimini, uzun yıllar önce, kısıtlı imkanlarla, zamanın elverişsiz koşullarına rağmen cesaret ve inançla gerçekleştirerek gururumuz olan Kale Holdingi bugünlere taşıyan, Değerli Büyüğüm rahmetli İbrahim Bodur amcamın da Çanakkale’nin çocuklarına ve gençlerine, bilime ve eğitime sunulan bu çok kıymetli katkıyı görebilmesini çok arzu ederdim, ama bizleri hissettiğine inancım sonsuz. Merhumu tekrar sevgi ve saygı ile anarak, adının yaşayacağı Çocuk Bilim Merkezi’nin kentimize hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum”.
“Ülkenin Geleceğine Yatırım Yapacağız”
Başkan Gökhan’ın ardından söz alan Kale Grubu Başkanı ve KSV Mütevelli Heyeti Başkanı Zeynep Bodur Okyay, Kale Grubunun her zaman insan odaklı projeler ürettiğini ve bunun kendileri için en önemli husus olduğundan bahsederek; “Bugün Çanakkale’miz için, İbrahim Bodur’un çok sevdiği çocukların geleceği için bir aradayız. İlk adımını attığımız Çocuk Bilim Merkezi ile merak eden, keşfeden ve teknoloji üreten yeni İbrahim Bodurların yetişmesine fırsat yaratacağız. Sadece Çanakkale’ye değil, ülkenin geleceğine yatırım yapacağız” dedi.



Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, 3 Aralık Engelliler Günü nedeni ile düzenlediği programda Çanakkale Belediyesinde çalışan engelli personel ile bir araya geldi.
Gökhan, “Engelli kardeşlerimizin çalışma hayatında olmamaları için hiçbir neden yok. Tüm engelli kardeşlerimiz engel durumuna uygun işlerde çalışabilirler. Bu konuda dünyada birçok örnek var. Hiçbir yeri tutmayan ve sadece beyni çalışan insanların büyük işler yaptığını biliyoruz. Onun için daha az derecede engel durumu olan arkadaşlarımızın çalışmaya hayatında olmaları gayet doğal. Çanakkale Belediyesinde sadece bedensel engelliler değil, işitme, görme ve zihinsel engelliler de var. En son bizimle birlikte çalışmaya başlayan bir arkadaşımız da Down Sendromlu” dedi.
“37 Engelli Personelimiz Var”
Belediyede toplamda 37 engelli personelin çalıştığını belirten Başkan Gökhan; “Bu arkadaşlarımızın çalışma hayatında olmaları güzel bir şey. Şu anda engelli statüsünde 4 stajyerimiz var, 3 arkadaşımız hizmet gruplarında, 9 engellimiz işçi kadrosunda, 3 memur ve 18 kişi de taşeron olarak bizimle birlikte çalışıyor. Toplamda 37 engelli arkadaşımız var. Devletin taşeronla ilgili bir çalışması var ve umarım buradan sağlıklı bir sonuç çıkar, tüm insanların haklarının verileceği bir düzenleme yapılır ve 18 taşeron işçimiz de kadrolu olurlar” şeklinde konuştu.
“Öncelikli Olarak Onların İhtiyaçlarını Gidermeye Çalışıyoruz”
Çanakkale Belediyesinin engelliler için yürüttüğü çalışmalara değinen Başkan Gökhan; “Çanakkale’de engelliler ile ilgili Belediyenin önemli çalışmaları var. Zihinsel engelli merkezimiz var ve çocuklar orada eğitim alıyorlar. Bu konuda önemli bir katkı sağlayarak binayı bitirdik ve Milli Eğitime devrettik. Şimdi orada engelli kardeşlerimiz kendilerini geliştiriyorlar. Okulların özel sınıf denilen engelli sınıfları var. Bu özel sınıflarda eğitim alan çocuklarımızın ulaşımlarını sağlıyoruz, yemeklerini veriyoruz. Her türlü araç gereçlerini de öncelikli olarak sağlıyoruz. Okullara verdiğimiz desteklerde öncelikli olarak özel sınıfların ihtiyaçlarını gidermeye çalışıyoruz” dedi.
“Hayatlarını Kolaylaştırabilmek Adına Çaba Gösteriyoruz”
Engelli kentlilerin yaşamını kolaylaştırmak amacı ile çalışmalar yürütüldüğünü ifade eden Başkan Gökhan; “Yollarımızda da özelikle görme engelli vatandaşlarımızı düşünerek çalışmalar yapıyoruz. Bu bağlamda her geçen gün engellilerin hayatlarını kolaylaştırabilmek adına çaba gösteriyoruz. Bunların yanında engelli parklarımız var ve yapmaya da devam ediyoruz. Bu günlerde herkes bir şeyler söyler ama bir şeyler söylemenin ötesinde onlar için bir şeyler de yapılması gerekir. Biz de bunları yapmaya çalışıyoruz. Bu konuda öneriler olursa da, bunların tamamlanabilmesi için elimizden geleni ardımıza koymayız. Mecliste de bu konu ile ilgili çalışmamız var. Ocak Meclisinden itibaren işitme engelli tercümanı da mecliste görev yapacak. Her geçen gün engelli vatandaşlarımız için bir şeyler yapmaya çalışıyoruz. Çalışmalarımızın dışında bir de Down Kafe yapma hedefimiz var” dedi.
“Engellileri Sokakta Ve Hayatın İçinde Görüyoruz”
Engellilerin her zaman hayatın içerisinde olması gerektiğini vurgulayan Başkan Gökhan; “Belediye Başkanı olduğumdan beri hep söylediğim bir şey var, hiçbir engelli evde kalamayacak, herkes sokağa çıkacak. Hep şöyle bir anlayış vardır, engelliler dışarıya çıktığında insanları rahatsız eder mi, rahatsız edilirler mi diye. Kim ne der bilmiyorum ama engelliler evde oturacağına, bunları diyenler evlerinde otursun. Çözüm budur. Engelli vatandaşlarımızdan rahatsız olanlar evlerinde otursun. Biz bu anlayışı çok şükür yıktık. Bu anlamda kentte olumlu adımlar atılıyor. Engellileri artık sokakta ve hayatın içinde görüyoruz” şeklinde konuştu.
“Empati Kurmalıyız”
Herkesin bir gün engeli olabileceğini unutmaması gerektiğini belirten Başkan Gökhan; “Hepimiz bir gün engelli olabiliriz. Yani yaşlanınca ya da bir hastalık sonunda engelli olabiliriz. İlla doğuştan engelli olunmuyor. Bu nedenle engelli vatandaşlarımız ile empati kurmamız lazım. Biz öyle olsaydık ne olabilirdik diye düşünmeliyiz. Çalışma arkadaşlarımıza burada görev düşüyor” ifadelerini kullandı.
“Örnek Olacaksınız”Çanakkale Belediyesinin engellilerin yaşama katılabilmesi amacı ile her türlü desteği sunduğunu belirten Başkan Gökhan; “Biliyorsunuz tekerlik sandalye basketbol takımımıza destek veriyoruz. Bilek güreşinde dünya şampiyonumuz Ümit Burunlar var, ona da destek oluyoruz. Tekerlekli sandalyelerimiz için servisimiz var. Çanakkale Belediyesi engelli dostudur. Hayatın tüm noktalarında yer almaya çaba gösteriniz. Özellikle da belediyede çalışan engelli arkadaşlarım, diğer engelli arkadaşlara örnek olacaksınız. ‘Ben bir engelliyim ama çalışabiliyorum, yapabiliyorum’ demelisiniz. Büyük bir özveri ve inançla hareket etmelisiniz” dedi.



Belediye Başkanı Ülgür Gökhan'ın 5 Ekim 2017 Tarihli Gündeme İlişkin Basın Açıklaması…
4 Ekim 2017 Çarşamba günkü Ekim Ayı Belediye Meclis Toplantımız normal seyrinde başlamış devam ederken, maalesef Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkan Vekili Tülay Ömercioğlu’ nun genel değerlendirmelerinin ardından, Cumhuriyet Halk Partisinde devam eden delege seçimleri süreciyle ilgili konuşmaya hazırlandığı ilk anda kendisine, bu konunun asla Belediye Meclisinin konusu olmadığını, bu konu ile ilgili sonsuz eleştiri hakkına sahip olduklarını, kendi parti merkezlerinde eleştirilerini kamuoyu ile paylaşabileceklerini ama Belediye Meclisi çatısı altında buna izin veremeyeceğimi önce rica ederek, defalarca ifade ettim.
Ancak kendisinin ısrarlı ve bu konuyu mutlaka meclis gündemine taşıması talimatının heyecanıyla, benim de ısrarla bu konuyu Çanakkale halkının meclisini kullanarak gündeme getirmesine izin vermeyeceğimi ifade etmeme rağmen, sabrımı taşırmak üzere grupça üstlendikleri rollerini başarıyla sergilemişlerdir. Yaygara çıkararak mağduriyet yaratmak, konuyu asıl merkezinden uzaklaştırmak konusunda mahir olan arkadaşlar, Çanakkale halkının oylarıyla bir bir seçilerek geldikleri meclisi terk ederek, asıl saygısızlığı yapmışlardır.
Çanakkale halkı benim kadına, çocuğa, yaşlıya, gence sevgimi, saygımı, nezaketimi gayet iyi bilir. Ben kadına saygının en yüksek perdeden yaşandığı bir aileye doğdum ve tüm yaşantımı da böyle sürmekteyim. Belediye Meclisinde Adalet ve Kalkınma Partili iki kadın üyenin sürekli tahrik edici, ısrarcı, imalı sözleri sadece dün yaşanan meclis toplantısında değil, pek çok toplantıda yaşanmaktadır. Onların partimde yaşanan delege seçimi süreci hakkında ki ısrarlı söylemlerine karşılık, CHP’li üyelerin de kendi aidiyetlerini savunmak için yapabilecekleri girişimler mecliste arzu edilmeyen görüntülere sebep olabilirdi, oluşması muhtemel bu tabloyu görüp gerekli önlemleri almak, söz almadan konuşanları uyarmak da meclis başkanı olarak görevimdir.
Kamuoyunun bilgisine saygılarımla



25 Kasım 1960'ta Dominik Cumhuriyeti'nde diktatörlüğe karşı mücadele eden Mirabel kardeşlerin, tecavüz edildikten sonra vahşi bir şekilde katledildikleri utanç gününün ve insanlık ayıbının yıl dönümüdür. Bu vahşetin ardından 25 Kasım, Birleşmiş Milletler tarafından "Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü" olarak ilan edilmiştir.
25 Kasım, insanlık tarihi boyunca kadınlara uygulanan şiddetin, insanlık ayıbının, utancın yıldönümü olduğu gibi, aynı zamanda kadınların erkek egemen toplumsal şiddete karşı duruşunun da yıldönümü olmuştur.
İçinde bulunduğumuz yüzyılda; bilim, teknoloji bu denli ilerler, bilim insanları Mars’ta yaşam, robotlar ve yapay zekâ konusunda ileri çalışmalar yürütürken, hala kadına, çocuğa, hayvana, doğaya, her tür canlıya şiddetin varlığından bahsedebiliyor olmak, insanlığın geldiği nokta adına son derece düşündürücü ve kaygı vericidir.
Maalesef tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de hala şiddet gören, hakarete uğrayan, tecavüze maruz kalıp öldürülen kadınlarımız, töre uğruna çocuk yaşta evlendirilen, eğitim hakkı engellenen genç kızlarımız bir utanç tablosu olarak karşımıza çıkmakta, tehdit ve baskı ile özgürlükleri kısıtlanmaktadır. Şiddetin şekli ilk akla geldiği gibi yalnızca fiziksel de değildir. Şiddetin duygusal, ekonomik, cinsel, tehdit etme gibi farklı maskeleri yüzünden her kesimden milyonlarca kadın baskı altında karabasan bir yaşam sürüyor, toplumsal hayata daha az katılıyor, zorla evlendiriliyor, sakat kalıyor ya da öldürülüyor. Şiddetin etkisi, halka halka büyüyor ve toplumsal yaşama da yıkıcı, ağır darbeler indiriyor.Son yıllarda ülkemizde kadına karşı şiddetin, kadın cinayetlerinin sayısı giderek ürkütücü boyutlara ulaşmıştır. Üstelik bu cinayetlerin büyük çoğunluğunun faillerinin eski eşler, eski sevgililer, kardeşler ve yakın akrabalardan oluşuyor olması daha da dehşet vericidir. Şiddet ve sevmek, sevdiğine şiddet göstermek asla kabul edilebilir ve yan yana gelebilecek kavramlar değildir. Sadece medyaya yansıyan kadın cinayetleri haberlerinden yola çıkılarak yapılan bir araştırmanın sonuçları dudak uçuklatıyor. 2010 yılından günümüze 1915 kadın öldürülmüş, 1915 kadın.
Bugün hala televizyonlarda, gazete manşetlerinde töre cinayetleri, eşi, eski eşi, sevgilisi, abisi, babası tarafından şiddete, tecavüze, istismara maruz bırakılan, öldürülen kadın haberleri görüyorsak ve var olan yasalar, önlemler buna engel olamıyor, bu zihniyetin önüne geçemiyor, kadını koruyamıyorsa; teknolojiyi geliştiren, bilimde, sanatta, sporda harikalar yaratıp yaşadığımız zamanı ileriye taşıyan bizler, hepimiz insanlık adına ilerleyemiyoruz demektir.
25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Gününde tüm kadınlarımızın yanında ve destekçisi olduğumu belirterek; kadına, çocuğa, her canlıya yapılan her türlü şiddeti kınıyor, herkes için özgürlüğün, demokrasinin, aydınlığın doyasıya yaşandığı, şiddetin, savaşların olmadığı bir dünya diliyorum.
Saygılarımla
Ülgür GÖKHAN
Belediye Başkanı



 Minibüs şoförlerinin şehir içi otobüslerde kullandıkları H plakalar ise bugün Belediye Başkanı Ülgür Gökhan ve Kepez Belediye Başkanı Ömer Faruk Mutan arasında mahkemelik olan bir konu olarak gündemdeki yerini korumaya devam ediyor.
Geçtiğimiz günlerde Kepez Belediye Başkanı Ömer Faruk Mutan yanında AK Parti Kepez İlçe Başkanı Alper Altınok ve eski belediye başkanı İsmail Yaşar Oğuz ile Kepez halkının da katılımı ile Mehmet Akif Ersoy Devlet hastanesine kadar yürümüşlerdi.
 Kamuoyuna Eşekli Ulaşım olarak haber olan protesto yürüyüşüne bugün Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan yanıt verdi.
“HALK OTOBÜSLERİ 7/24 HİZMET VERİYOR
Çanakkale Belediyesi Ulaşım Hizmetleri Müdürü Hayati Gürses yaptığı sunumda Çanakkale’de 7 gün ve 24 saat boyunca kesintisiz ulaşım hizmeti verildiğini açıkladı. Günde 65 bin yolcu taşıyan Çanakkale Halk Otobüslerinin yeni hizmete giren Mehmet Akif Ersoy Hastanesine de gece 00.00’dan sonra da saat başı olmak üzere Esenler ve Güzelyalı’dan ulaşım hizmeti verildiğini, bunun dışında 9 hatla da hastaneye ulaşımın sağlandığını açıkladı.
“H PLAKA HAKKI ÇANAKKALE BELEDİYESİNDEDİR”
Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan ise yaptığı açıklamada; Kepez’de düzenlenen Eşekli Protesto yürüyüşüne bir anlam veremediğini ifade etti. Seferden kaldırılan minibüs sahiplerini mağdur etmemek amacıyla H Plakalarının başkasına devredilemeyeceğini belirten Gökhan; “Dönemin Kepez Belediye Başkanı İsmail Yaşar Oğuz ile Çanakkale Belediyesi arasında yapılan protokol gereği şehiriçi ulaşım hizmetleri Halk Otobüsleri ile Çanakkale Belediyesinin uhdesindedir. Protokol öncesinde hak sahibi olan minibüs şoförlerine H Plaka hakkı tanındı ve bu plakaları verme yetkisi Çanakkale Belediyesindedir” dedi.
EŞEĞİN ARKASINA NEDEN TAKILMIŞLAR ANLAMADIM!
Kepez Belediyesi önünde başlayan ve Mehmet Akif Ersoy Hastanesi önünde son bulan Eşekli Protestoya bir anlam veremediğini belirten Ülgür Gökhan; “Bir eylem yağmışlar hastaneye yürümüşler. Eşeğin arkasına neden takılmışlar anlamadım. Ulaşımda bir sıkıntımız yok, kimden ne şikâyet hangi öneri gelirse anında değerlendiriyoruz. Çanakkale Şehir içi Ulaşım Otobüslerinin yüzde 47’si Kepez’e doğrudan gidiyor. Hastaneye ulaşım için geceden sabaha kadar çalışan otobüste hizmete sunduk. Yapılan protokolde Kepez Belediyesinin resmi plakalı otobüs çalıştırma hakkı da verildi. Bir tane araçları zaten çalışıyor, istiyorlarsa alsınlar 2-3 otobüs daha resmi plakayı verelim çalıştırsınlar” dedi.
“YÜRÜYECEĞİNE HASTANE EKSİKLİKLERİNİ TAMAMLAMASINI İSTERDİM”
Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan protesto yürüyüşü yapmak yerine yeni hizmete giren Mehmet Akif Ersoy Devlet Hastanesindeki eksikliklere dikkat çekerek Kepez Belediye Başkanı Ömer Faruk Mutan’ı eleştirdi. Gökhan; “Ulaşımda bir sıkıntımız yok. Protesto yürüyüşü yapmak yerine ben kendilerinden daha farklı şeyler beklerdim. Bakın Devlet Hastanemiz yeni hizmete girdi. Çok güzel bir hastane oldu. ama hastane önünde bir Otobüs durağı bile yok! Kendilerine ulaşıp söyledik siz
yapıncaya kadar gerekirse üstündeki Çanakkale Belediyesi yazısını da sileriz, siz yapıp yerine koyana kadar oraya bir otobüs durağı koyalım dedik. Kabul etmediler. Vatandaş orada yağışlı havada Çınar ağacının altında bekliyor. Dün yine bir belediye otobüsü Devlet Hastanesinin orada battı! Koskoca otobüs yağan yağmurun orta yerinde çamura batmış. İki saat uğraşmışlar traktörle mi kepçeyle mi çıkartmışlar. Önce buradaki yolları yapmasını beklerdim” dedi.
ÇANAKKALE’YE KÖRÜKLÜ OTOBÜS GELİYOR!
Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, deneme seferlerine başlayan Körüklü Otobüs ile ilgili de açıklamada bulundu. Ülgür Gökhan; “Dün gelen bir körüklü otobüs var. 2018 yılbaşına kadar çeşitli hatlarda, daha çok yoğunluğun yaşandığı hatlarda çalıştırmak üzere deneme seferlerine başladı. 180 kişi kapasiteli Körüklü otobüsten verim almamız halinde 3 tane satın alarak vatandaşlarımızın hizmetine sunmayı planlıyoruz” dedi.



Bu yıl 15-18 Kasım 2017 tarihleri arasında Antalya Expo Center’da düzenlenen 25. YAPEX Yapı, İnşaat ve Restorasyon Fuarı'nda
Çanakkale Belediyesi de yer aldı.

Çanakkale Belediyesinin de üyesi bulunduğu Tarihi Kentler Birliğinin (TKB) de desteklediği fuarda bu yıl da belediyeler, sektör uzmanları, restoratörler, yatırımcılar, yükleniciler, endüstri kuruluşları ve daha pek çok katılımcı yer aldı.
Fuar 15 Kasım 2017 Çarşamba günü ziyaretçilerine kapılarını açarken, Çanakkale Belediyesi de fuar boyunca hem yapısal anlamda restore edilerek kent yaşamına kazandırılan hem de kente değer katan projelerinin tanıtımını gerçekleştirecek. Bu kapsamda, Çanakkale Belediyesi tarafından kentte yürütülen projelerin yanı sıra zengin tanıtım materyalleriyle de kent tanıtımına katkı sunuluyor. Stantta ayrıca canlı seramik performansı da gerçekleştiriliyor.
Fuarın açılış törenine Belediye Başkanı Ülgür Gökhan da katılarak, hem Çanakkale Belediyesi standını hem de fuar alanındaki diğer stantları gezerek bilgiler aldı. Açılış törenine Başkan Gökhan’ın yanı sıra eşi Hale Gökhan, Belediye Başkan Yardımcısı Rebiye Ünüvar ve birim müdürleri de katılım gösterdi.
Çanakkale’nin kültürel ve coğrafi güzellikleri başta olmak üzere tüm değerlerinin tanıtıldığı 3. Hall 635/A’da yer alan Çanakkale Belediyesi standı, katılımcıların ilgi odağı oldu. Çanakkale Belediyesi standı fuarın ilk gününden itibaren hem Tarihi Kentler Birliği yönetiminden hem de fuar katılımcısı pek çok ziyaretçisini ağırlarken, fuar 18 Kasım 2017 Cumartesi gününe kadar Antalya Expo Center’da ziyarete açık kalacak.



Tarihi Kentler Birliği (TKB) tarafından bu yıl 16.’sı düzenlenen
“Tarihi ve Kültürel Mirası Koruma Proje ve Uygulamalarını
Özendirme Yarışması”nda Çanakkale Belediyesi
Uygulama Ödülüne layık görüldü.

YAPEX Fuarında düzenlenen ödül töreninde Çanakkale Belediyesi’ne, Kentin çok kültürlü kimliğini yansıtan, sivil mimarlık örneği olarak tescillenen yapının yok olmamasını, Geleneksel Çanakkale Konut Mimarisinin yaşatılmasını ve devamlılığını sağlamak, Kentin tarihsel değerlerinden olan yapıların korunması, yaşatılması ve diğer atıl durumda yok olmaya yüz tutmuş binaların da restore edilerek kente kazandırılmasına öncülük edilmesi amacıyla yapılan restorasyon sonucunda, Tarihi Kentler Birliği Uygulama Ödülü verildi. Ödül törenine katılan Belediye Başkanı Ülgür Gökhan’a ödülü, Tarihi Kentler Birliği ve Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz verdi.
Ödüle layık görülen yapı, Çanakkale İli, Merkez, Cevatpaşa Mahallesi, Kayserili Ahmet Paşa Caddesi’nde 51 Pafta, 867 (Eski:416) Ada, 66 parselde kayıtlı bulunan taşınmaz Necip Paşa Camii ve Golf Çay Bahçesine cephelidir. Taşınmaz Çanakkale Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 21/03/2010 tarih ve 4777 sayılı kararı ile korunması gerekli kültür varlığı olarak tescillenmiştir.
Mülkiyeti Maliye Hazinesine ait olan taşınmaz 03/09/2014 tarihinde Belediyemize tahsis edilmiş olup, Çanakkale Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 30.06.2015 tarih 2438 sayılı kararıyla onaylanan restorasyon projesi kapsamında, restore edilmiştir.



İçişleri Bakanlığı’nın PKK Terör Örgütü mensupları ile benzer şekilde hareket etme suçlaması ile Belediye Başkanı Ülgür Gökhan hakkında verdiği soruşturma izni Danıştay tarafından iptal edildi.
Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan; Sur Belediyesine Kayyum atanması ile ilgili verdiği bir röportajda kullandığı “Kayyumu tanımıyorum” ifadeler nedeniyle İçişleri Bakanlığınca soruşturma izni verilmişti. İçişleri Bakanlığı’nın soruşturma iznine itiraz eden Belediye Başkanı Ülgür Gökhan’ın itirazı Danıştayca kabul edilerek soruşturma izni kararı kaldırıldı.
SORUŞTURMAYA KONU OLAN AÇIKLAMALAR
Sur Belediyesine Kayyum atanması sonrasında AK Parti Çanakkale Milletvekili Bülent Turan’ın “Yeni Kardeşimiz Kayyum” ifadelerini basında yer almıştı. Bülent Turan’ın açıklamaları sonrasında Ülgür Gökhan, bir gazeteye yaptığı açıklamada; “Kayyum halkı temsil edemez, Sur halkı ile kardeşliğimiz ilelebet devam edecek. Biz kayyumla kardeş falan olamayız. Çanakkale Halkı Sur Halkı ile kardeştir. Bu kardeşlik kurulmuştur e ilelebet devam edecektir. Biz demokrasilerde kayyumların halkı temsil etmediğine inanırız. Kayyumlar demokrasilerde halkı temsil edemez.
Halkı seçilmiş olan insanlar temsil eder. Eğer böyle bir sıkıntıları varsa; seçim yapar, kim seçilirse halkı o temsil eder. Ama bizim kardeşliğimiz, anlaşmamız, Çanakkale halkı ile Sur halkının kardeşliğidir. Dolayısıyla kayyum falan bizim muhatabımız değildir, kendileri muhatap alsınlar. Onlara da o yakışır. Bu durumun sık sık gündeme getirilmesi son derece yakışıksızdır. Bilgisizce yapılan yorum ve değerlendirmeler siyasi ortamı geliştirmez. Demokrasiden haberi olmayan insanlar demokrasi havarisi kesiliyor. Bir halkı kayyumun temsil edemeyeceğini bilmeyen, anlamayan insanlar Çanakkale halkı ile Sur halkının kardeşliğine laf ediyor. Kendi işlerine bakacaklar. Biz kardeşliğimizi sürdüreceğiz onlara rağmen” ifadelerini kullanmıştı.
İÇİŞLERİ BAKANLIĞI ÜLGÜR GÖKHAN’A SORUŞTURMA İZNİ VERMİŞTİ
Belediye Başkanı Ülgür Gökhan’ın yaptığı bu açıklamalar sonrasında harekete geçen İçişleri Bakanlığı, PKK Terör Örgütü mensupları ile benzer şekilde hareket etme suçlaması ile Belediye Başkanı Ülgür Gökhan hakkında soruşturma izni vermişti. İçişleri Bakanlığının vermiş olduğu soruşturma iznine itiraz eden Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan’ın yaptığı itiraza bakan Danıştay Birinci Dairesi itirazı kabul ederek İçişleri Bakanlığının verdiği soruşturma iznini iptal etti.
DANIŞTAY “İFADE ÖZGÜRLÜĞܔ DEDİ SORUŞTURMA İZNİNİ İPTAL ETTİ
Danıştay Birinci Dairesi aldığı itiraz kararının gerekçesinde; Çanakkale ile Sur Belediyelerinin 21.03.2012 tarihinden buyana kültürel ve sosyal işbirliği protokolü imzalandığına dikkat çekere; KHK ile Sur Belediyesine kayyum atandığı hatırlatıldı. Danıştay Birinci Dairesi; Ülgür Gökhan’ın “Kayyumları tanımıyorum” sözlerini ifade özgürlüğü olarak değerlendirdi. Danıştay Birinci Dairesi verdiği gerekçeli kararda; Ülgür Gökhan’ın sözlerini, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 26’ncı maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 10’uncu maddesinde teminat altına alınan ifade özgürlüğü kapsamında kaldığı, bu nedenle hakkında soruşturma açılmasını gerektirecek nitelikte olmadığından İçişleri Bakanlığının verdiği soruşturma izninin kaldırılmasına oy birliği ile karar verdi.



Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, Belediye çalışmalarına gönüllü olarak katılan ve destek veren Kent Gönüllüsü kadınlar ile kahvaltı programında bir araya geldi.
Başkan Gökhan, Çanakkale Belediyesi’nin sosyal ve kültürel çalışmalarına gönüllü olarak katılarak, hizmetlerin tüm kente yayılması için emek veren Kent Gönüllü kadınlara teşekkür etmek için kahvaltı programı düzenledi. 1 Kasım 2017 Çarşamba günü Lodos’ta düzenlenen kahvaltı programına Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, eşi Hale Gökhan, Belediye Başkan Yardımcıları Rebiye Ünüvar ile Özleyiş Çetin, Belediye Meclis Üyeleri, ilgili birim müdürleri ve Kent Gönüllüleri katılım gösterdi.
Keyifli bir sohbet ortamında geçen kahvaltıda ilk olarak söz alan Belediye Başkan Yardımcısı Rebiye Ünüvar, Kent Gönüllüsü kadınlara çalışmaları nedeni ile teşekkürlerini iletti. Kendisinin de Kent Gönüllülerinin bir üyesi olduğunu ifade eden Ünüvar; “Kent Gönüllüsü arkadaşlarımız ile birlikte bu şehirde 2014 yılından bu yana büyük bir yol aldık. Aslına bakılırsa bunu biraz da kurucularımıza borçluyuz. Onlar böyle bir gönüllülük hareketini başlattılar. Böylelikle belediye hizmetlerini şehrin her yerinde götürebiliyor ve görünür olabiliyoruz. Hem belediye hizmetlerinin halka götürülmesi, hem de halkın istek ve taleplerinin belediyeye geri dönmesi gibi güzel bir sinerji yaratabiliyoruz. Belediye Başkanımız da Kent Gönüllülerine büyük bir değer veriyor. Çünkü böylelikle kadınlar şehirde görünür oluyor. Kadınların olduğu yerde de özgürlükler genişliyor. O nedenle bütün arkadaşlarımın şahsında tüm kadınlar adına Başkanımıza teşekkür ediyorum. Bu şehre kattığınız bütün katkılardan dolayı sizlere teşekkür ediyorum” dedi.
“Mustafa Kemal de Kadınları Her Zaman Ön Planda Tuttu”
Programda konuşan Başkan Gökhan ise, kadınların toplumdaki önemine vurgu yaparak; “Türk toplumunun temel unsuru kadınlardır. İstiklal Savaşında bunun en canlı örneklerini gördük ve okuduk. Geçmişimizde de, Orta Asya kökenimizde de, Türk boylarında kadınlar ön plandadır. Çünkü kadın üreticidir, doğurgandır. O nedenle o zamanlarda da kadınlar hep ön planda tutulmuştur. Anadolu’ya geldikten sonra da, tarih boyunca kadınlarımızın efsanelerini dinlemişizdir. Mustafa Kemal de Cumhuriyeti kurarken her zaman kadınları ön planda tutmuştur. O nedenle de biz Çanakkale’de kadının önemini bilen bir anlayışa sahibiz. Bu anlayışın doğru olduğunu da siz ispat ediyorsunuz. İşte Çanakkale’nin gönüllü kadınları kentin gelişimine canı gönülden destek veriyorlar. Hem de hiçbir karşılığı olmadan” dedi.
“Bu Haksızlıklara Karşı Sahiplenmedir”
Kendine yönelik yapılan algı operasyonlarına karşı Kent Gönüllüsü kadınların verdiği desteğe teşekkür eden Başkan Gökhan; “3 gün önce Cumhuriyetimizin 94. Yılını büyük bir coşku ile kutladık. Çanakkale’de yer yerinden oynadı. Orada baktım, Kent Gönüllüleri zincir oluşturmuş gidiyorlar. İşte bu sahiplenme duygusudur. Haksızlıklara karşı sahiplenmedir. Bana karşı yapılan her algıya karşı bir zincir halkası oluşturmaktır” şeklinde konuştu.
“Haklı Olduğumuz Ortaya Çıktı”
Gündeme ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Başkan Gökhan; “Son günlerde farklı şeyler oluyor. Yeniden Cumhuriyeti sahiplenme bilinci ortaya çıktı. Yıllardır biz söylüyorduk; T.C.’leri kaldıranlar, onları geri vermek zorunda kalacaklardı. Bunları unutmuyoruz ve yutmayız. Çünkü biz, kandırılmadık, kandıramazlar. Biz yıllardır Cumhuriyetimize sahip çıkmak için mücadele verdik, tepkimizi koyduk. Türkiye Cumhuriyetine, Mustafa Kemal Atatürk’e, bu ülkenin kurucu unsurlarına, şehitlerimize canı gönülden sahip çıktık. Şimdi arkadaşlar yavaş yavaş geliyorlar. Bu konuda ne kadar haklı olduğumuz ortaya çıktı” şeklinde konuştu.
“Kent Gönüllüleri Olarak En Önde Gidiyorsunuz”
Kent Gönüllüsü kadınların çalışmaları ile kente sahip çıktığını ifade eden Başkan Gökhan; “Çanakkale’de sizler Cumhuriyetin kadınları olarak kentinize, Cumhuriyetinize olduğu gibi sahip çıkıyorsunuz. Türkiye’de de Kent Gönüllüleri olarak en önde gidiyorsunuz. Çanakkale’de devamlı çoğalarak çok güzel işler yapıyorsunuz. Çoğaldıkça da daha güzel işler yapacaksınız, çünkü yeni katılan arkadaşlarınızın da projeleri olacaktır. Biraz önce öğrendim, 300 kişiye yaklaşmışsınız. Tabiatı ile daha çok olmalıyız. Erkeklerimizi de buraya davet ediyoruz. Onların da katılması önemli. Burada kadın erkek diye bir ayrım söz konusu değil” dedi.
“Önemli Katkılar Sunuyorsunuz”
Kent Gönüllülerinin her koşulda kentlilerin yanında olduğunu vurgulayan Başkan Gökhan; “Bu kentte sosyal işlerin yürütülmesinde çok önemli katkılar sunuyorsunuz. Örneğin, sabah üniversite öğrencilerine çorba dağıtan kadınlarımız var. Para almıyorsunuz, sabah ayazında kalkıyorsunuz ve bu soğukta, bu kentin gençlerine bir anne gibi hizmet ediyorsunuz. Acılı günlerde ailelerin yanında oluyorsunuz. Bebekler doğuyor, ailelerine paketler götürüyorsunuz. Askere gidenlere, ailelerine destek oluyorsunuz. Sosyal Yaşam Merkezlerindeki birçok etkinliğe katkılarda bulunuyorsunuz. Altın Yıllar Yaşam Merkezine olabildiğince katkı sunmaya çalışıyorsunuz” dedi.
“Sizi Hissediyorlar”
Bu noktada çabalarınız çok kutsal. Birçok şey saydım. Tüm bunları zamanınızdan, ailenizden, çocuklarınızdan zaman ayırarak yapıyorsunuz. Sizler işsiz güçsüz insanlar değilsiniz ki, kimi torun bakıyor, çalışan var, yaşlısı olan var. Ama sizler hepiniz canı gönülden çalışmalara destek veriyorsunuz. Bu kentte siz biliniyorsunuz. Kentin her yerindesiniz ve sizi hissediyorlar. Sizin sayenizde bu kent özgürlükçü bir kent oldu. İnsanlar özgürce yaşamanın sevincini yaşıyorlar. Bu nedenle de mutlu bir kentiz. Bana ne yaparlarsa yapsınlar. Sonuçta ben de bir faniyim ve bugün varsam yarın yokum. Ama kente bu anlayışı aşıladık. Siz bu aşı sonucunda meyve verdiniz ve bu ağacı kurutmayacağız. Bu ağacı sizler sayesinde devamlı büyütüp yeşerteceğiz ve bu kenti kadın düşmanlarına, Cumhuriyet düşmanlarına teslim etmeyeceğiz.
“Nefret İle Kınıyorum”
Cevatpaşa Mahalle Meclisi seçimlerinde yaşanan tartışmaya da değinen Başkan Gökhan; “15 yıldan bu yana Belediye Başkanlığı yapıyorum. 15 yılda da bütün anlayışımı biliyorsunuz. Ülgür Gökhan’ın kadın hakkındaki düşüncesi nedir, toplum hakkındaki düşüncesi nedir biliyorsunuz. Kimseyi dışlamadığımı, herkesin kökenine, inancına, kimliğine saygı duyduğumu biliyorsunuz. Onları da savunduğu mu da bilirsiniz. Geçtiğimiz gün bir Mahalle Meclisi seçiminde, Fevzipaşa Mahalle Meclisi Başkanının eşine, maalesef yine bir hanımefendi kimliği ile ilgili bir söylemde bulunuyor. ‘Ucube, çingene’ lafını ediyor ve ‘O mahalleye girmekten korktum’ diyor. Bugüne kadar o mahalle üzerinden çok spekülasyon yapıldı ama her seferinde ben bunlara engel oldum. Dedim ki, onlar birer insan, onlar bu kentin asli unsuru ve onlar bu şehri kurdu. Fatih Sultan Mehmet döneminde kalenin yapımı için buraya geldiler, sonra bizler geldik. Bu kentte Yahudiler de vardı, Rumlar da Ermeniler de vardı. Şimdi çeşitli insan gruplarımız da var. Biz hiç kimseyi dışlayamayız. Hepsi Çanakkaleli hemşerilerimdir. Onların da kültürleri, yaşam tarzları var. Eğer biz onların yaşam tarzlarını düzeltmek için çaba göstermezsek, bu kabahat bizimdir, onların değil. Burada biz suçlu oluruz. Onları kötüleyemezsiniz. Onlar da bu memleketin insanları. Onlar da oy veriyor, vergilerini veriyorlar. Böyle bir yaklaşımı nefret ile kınıyorum” dedi.
“Siyasi Kimlik Değilim, İnsani Bir Objeyim”
Konuşmasını sürdüren Başkan Gökhan; “Aşağılık bir şekilde benim kökenimi sorgulamaya çalışarak, bu Kürt ve Tuncelili diye nitelemeye çalıştılar. Ben de kökenimi anlattım. Velev ki Tunceliliyim, velev ki Kürdüm, ne olacak? Ben bu yurdun insanı değil miyim? Ben Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı değil miyim? Şu anda bu ülke coğrafyası içerisinde Ay Yıldızlı kimliği taşıyan herkes benim yurttaşımdır. Nereden geldiği, kim olduğu, cinsiyeti, ırkı dili ve ırkı hiç önemli değil. Onu kucaklamam için o kimlik yeterli. Bu kentte de ben bunu yapıyorum. Ben 15 yıldır Belediye Başkanlığı yapıyorum ve bir tek gün üstümde parti rozeti görmemişsinizdir. Çünkü ben Çanakkale’nin Belediye Başkanıyım. Burada yaşayan herkesin Belediye Başkanıyım. Şu anda doğup, ağlamakta olan bebeğin de Belediye Başkanıyım, Şu anda hasta yatağında son nefesini vermekte olan insanın da Belediye Başkanıyım. Dolayısı ile kimseyi ayırt etmeye hakkım yoktur. Onun için Çanakkale’de insanlar beni seviyorlar. Ben bu kette bir siyasi kimlik değilim, insani bir objeyim. Bu anlayışla hizmet ediyorum. Bunu anlayamıyorlar ve saldırıyorlar. Sen de benim gibi yap, sen de kazan” dedi.
“Devamlı İftira Var”
Başkan Gökhan; “Kent gönüllüsü olarak bir kapıyı çaldığınız zaman, sizin yüzünüzü karartacak bir şey yapmadım. Size bu Belediyede nasıl gönüllü olarak çalışıyorsunuz, bu adamın yönettiği bir kentte nasıl gönüllü olabilirsiniz diye kimse sormuyor. Tam tersine size güvenle bakıyorlar ve katkı veriyorlar. Kapıyı Belediye gönüllüsü olarak çaldığınızda, eğer Belediye Başkanı ile ilgili hırsızlık, yolsuzluk, ahlaksızlık noktasında bir zafiyet olursa size de yansır. Bunu size söylerler. Peki ne var? Devamlı iftira var. Ben bunları ortaya koya koya illallah dedim, ama onlar iftira atmaya illallah demedi. Ben yine doğru bildiğimi söylerim. Zaten bu noktada da beni anlayanlar anlıyor” şeklinde konuştu.
“Türkiye’ye De Örnek Oldunuz”
Kent Gönüllülerine çalışmaları nedeni ile teşekkürlerini ileten Başkan Gökhan; “Kent Gönüllüsü olarak bugüne kadar yaptığınız hizmetler nedeni ile kentliler adına hepinize teşekkür ediyorum. Bundan böyle yine çoğalarak gideceksiniz ve hizmetleriniz devam edecek. Yeni projeler ile ilgili de çabalarınızı eksik etmeyeceksiniz, bundan da eminim. Türkiye’ye de örnek oldunuz. Bu bağlamda Belediye Başkan Yardımcımız Rebiye Hanım başta olmak üzere Belediye çalışanlarımıza da teşekkür ediyorum.
Bu toplumun temeli kadındır demiştim, bunu lafta söylemediğimi de görüyorsunuz. Kentin mimarı kadınlarımızdır. Belediyede 4 Başkan Yardımcımız var ve 3’ü kadın. Belediye’deki müdürlerimizin yüzde 70’i kadın. Hatta bir tane de kadın otobüs şoförümüz var. Bu bile bizim anlayışımızı göstermeye yeterli.” dedi.



Belediye Meclis Üyeleri'nden Başkan Gökhan'a Destek…
Eylül ayı olağan Belediye Meclisinde yaşanan tartışmanın ardından bazı basın organlarında yer alan haberler üzerine Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan’a yönelik yapılmaya çalışılan algı yönetimine karşı Belediye Meclis Üyeleri Başkan Gökhan’a destek verdi.
Destek olmak amacı ile 17 Ekim 2017 Salı günü Belediye binası önünde toplanan Belediye Meclisi üyeleri, Başkan Gökhan’ı çiçekler ile karşıladı. Burada Başkan Gökhan’a destek olmak amacı ile bir araya gelen Belediye Meclis Üyeleri adına açıklamada bulunan Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkanvekili Avukat Adnan Güler; “Bugün bizler Cumhuriyet Halk Partisi Belediye Meclis Grubu ve üyeleri olarak Sayın Başkanımıza hoş geldin diyoruz ve kendilerine son gelişen olaylar karşında desteğimizi iletmek üzere gelmiş bulunuyoruz.
Son gelişen olaylar hepimizin malumu. Maalesef Çanakkale’de son birkaç yıldır Belediye Başkanımızı yıpratmaya yönelik algı yaratmak amacı ile bir takım girişimler gündeme geliyor. Ben Belediye Meclis toplantılarında da Belediye Meclisinde yaptığım çeşitli açıklamalarda bu hususlara değinmiştim. Başkanımızı yıpratmaya dönük algı yaratma eylemlerinin Çanakkale’de karşılık bulamayacağını söyledim. Çünkü Çanakkale halkının bilinçli bir halk olduğunu, okuduğunu ve izlediğini sağlıklı bir şekilde değerlendirdiğini, bu nedenle de bu tip algı yönetimlerine ve kafa karışıklıklarına izin vermeyeceğini belirtmiştim. Bunu son olayda da gördük” dedi.
Güler; “Maalesef mecliste kameraların önünde gerçekleşen ve Başkanımızın son derece iyi niyet ile müdahale ettiği bir olayın, bir takım görüntüleri kırparak, montajlayarak, Başkanımız hakkında olumsuz bir algı yaratılmaya çalışılmıştır. Ama o görüntüleri baştan sona izleyen herkes, o algının yanlış olduğunu ve Başkanımızın orada meclisin kurallarına uygun olarak gerekli müdahaleyi yaptığını görüntüleri baştan sona izleyenler göreceklerdir. Meclisin bir çalışma yönetmeliği var. Meclis, belirli kurallar ile çalışan resmi bir kurum.
Bu anlamda da yönetmelik uyarınca kimlerin mecliste hangi konularda görüş belirteceği ve konuşacağı da belli. Meclisin gündemi ile alakası olmayan ve mecliste konuşulmaması gereken bir konunun mecliste konuşulması, siyasi anlamda çok büyük bir hatadır. Birinci hata budur. İkinci hata, o konuyu gündeme getiren kişinin de o yetkiye sahip olmamasıdır. O konuyu Çanakkale’de gündeme getirecek olan il ve ilçe başkanlarıdır. Onlar da gerekli açıklamaları zaten yapmıştır. Meclis Grup Başkanvekilinin bu konuyu yetkisi olmadan ve yersiz bir şekilde meclis gündemine getirmesi siyaseten hatalı bir davranıştır” ifadelerini kullandı.
Çanakkale’deki huzur ve barış ortamının bozulmaması gerektiğini vurgulayan Güler; “Biz her zaman şunu vurguladık; Çanakkale’de huzur ve barış istiyoruz.
Mecliste yaptığım birçok konuşmada da bunu belirttim. Gereksiz konular meclis gündemine gelmesin, mecliste bir gerilim yaratılmasın ve meclis çalışmaları daha sağlıklı, daha verimli bir şekilde yürüsün dedik. CHP Meclis Grubu olarak hep bunun için gayret ettik. Ama maalesef AKP grubu bazen haksız, iftira dolu girişimler ve çıkışlar yapıyor. Bunlar da meclisin çalışmasını olumsuz bir şekilde engelliyor. Bundan sonrası için bir mesaj vermek istiyorum. Lütfen Çanakkale Belediye Meclisinde herkes aklıselim davransın. Görevinin ve yetkilerinin bilincinde olarak hareket etsin. Meclisin sağlıklı çalışabilmesi için de elinden gelen gayreti göstersin. Göstersin ki, bu meclis Çanakkale halkını geçmişte olduğu gibi bugün ve bundan sonrasında da güzel işler ile temsil edebilsin. Bizler mecliste gerilim ve kavga ortamı olmasını istemiyoruz. Umarım bu olay son olur. Bundan sonra huzur ve barış içerisinde meclis çalışmalarımızı gerçekleştiririz” ifadelerini kullandı.
Konuşmasına, “Belediye Meclis Grubundaki arkadaşlarımıza bu nazik davranışlarından dolayı teşekkür ediyorum” diyerek başlayan Başkan Gökhan ise mecliste yaşanan tartışmaya değinerek; “Aslında bu olayın izahı çok basit. Belediye Meclisinde bir siyasi parti temsilcisinin suç işlemesini engellemiş oldum. Çünkü meclislerde siyaset konuşulamaz ve konuşulmaması gerekir. Bu bizim yasamıza da terstir. Bu konuyu da ısrarla gündeme getirmemesini istememim sebebi de budur. Olayın buralara kadar gelmiş olması algı operasyonu yaratılma çabasıdır. Ben Çanakkale halkının Belediye Başkanıyım. Ben sadece Çanakkale halkını temsil ediyorum. Şu anda hangi siyasi partiden olursa olsun, ben herkesi temsil ediyorum. Dolayısı ile ben Çanakkale halkının ne düşündüğüne, ne dediğine, nasıl algıladığına bakarım” şeklinde konuştu.
Çanakkale halkının algı yönetimine kanmadığını ifade eden Başkan Gökhan; “Benim izlediğim kadarı ile şu an itibari ile Çanakkale halkı olayı kavramıştır.
Çanakkale halkı akıllıdır. Takip eder, izler, kararını öyle verir. Olumlu ya da olumsuz, Çanakkale halkının kararına saygı duyarım. Benim izlenimim, Çanakkale halkının olumlu yönde düşündüğüdür. Yani mecliste siyasi bir partinin iç meselelerinin konuşulmaması gerektiğini düşünüyor. Olmamış bir olayı, orasından burasından kırparak basına servis edilmesi ile bir algı operasyonu yaratılmaya çalışıldı, ama tutmadı. Hatta bu işin içerisine maalesef Sayın Cumhurbaşkanımızı da kattılar. Ona da eksik bilgilendirme yaptıklarını zannediyorum. Dolayısı ile burada süreç onların aleyhine gelişti. Ben bunun bir daha olmamasını diliyorum” dedi.
Belediye Meclisinin düzenini sağlamaya devam edeceğini belirten Başkan Gökhan; “Bundan sonra da görevim süresince, Belediye Meclisinde nasıl davranılması gerekiyorsa öyle davranılmasını sağlamak için görevimi yapacağım. Bundan sonra olursa yine müsaade etmem. Meclis kendi konularını üslubu içerisinde sağlıklı biçimde götürür ve Belediye Başkanının ikazlarına dikkat edilir. Dikkat edilmezse ne olur? Edilmezse, böyle olur.
Böyle olmasını bir daha istemiyoruz. Böyle bir kaotik ortamı Çanakkale halkı da istemiyor. Zaten Türkiye’nin yeteri kadar sorunu var, Çanakkale’de artık bu barış ve huzur ortamının bozulmasını istemiyor.
Burada yıllardan beri görev yapıyoruz. Kimin hakkında ne düşündüğümüz de belli. Kadınlar, çocuklar, engelliler, herkes için ne düşündüğümüz belli. Biz bir tek şey istiyoruz, Çanakkale’de halkın barış, huzur ve esenlik içerisinde özgürce yaşamasını istiyoruz. Bunun sağlamak için de çalışmaya devam edeceğiz. Umuyorum bundan sonra da böyle olaylar ile Çanakkale halkı yüz yüze gelmeyecektir diye temenni ediyorum” şeklinde konuştu.



Kent genelinde teknik hizmet anlamındaki çalışmalarını ara vermeden sürdüren Çanakkale Belediyesi, araç filosunu da her geçen gün yeniliyor ve geliştiriyor. Bu kapsamda Çanakkale Belediyesi araç filosuna katılan yeni araçlar, Belediye Atölyesi’nde düzenlenen törenle basına tanıtıldı.
Başkan Gökhan belediye araç filosuna yeni katılan dozer, asfalt silindiri, pikap, kar küreme bıçağı ve tuz serme araçlarını basına tanıttı. Başkan törende yaptığı konuşmada; “Bugün burada son günlerde belediyemize kazandırdığımız araçların tanıtımı için bir araya geldik. Bu noktada aldığımız araçlar ile ilgili birkaç bilgi sunmak istiyorum. Bir dozerimiz var. Bu çok önemli bir araç. Daha önce 40 yaşında bir dozerimiz vardı. Sürekli olarak tamire gidiyordu. Tamirden geldikten kısa bir süre sonra yeniden bozularak tamire gönderilmek zorunda kalınıyordu. Bunun yanında bir de iş kaybımız oluyordu. Dozer orada kalıyor ve işler aksıyordu. Yeni aracımız 1 milyon 463 bin liraya mal oldu. Aracımızı Devlet Malzeme Ofisinden aldık” dedi.



Çanakkale-Kepez belediyeleri arasındaki toplu ulaşım konusunda eleştirilerde bulunan Kepez Belediye Başkanı Ömer Faruk Mutan’a Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan’dan yanıt.
2006 yılında toplu taşıma konusunda yetkilerin belediyelere devredilmesinden sonra Çanakkale Belediyesi ile Kepez Belediyesi dönemin Belediye Başkanı İsmail Yaşar Oğuz ile arasında protokol yapıldığını ve yapılan protokolün devam ettiğini hatırlattı. Başkan Ülgür Gökhan; “O yıllarda Çanakkale ve Kepez arasında iki ayrı hat vardı. Yetki çıkınca önce Çanakkale içerisindeki hat sahipleri oturup anlaştık.
Kendilerinin M plakaları yerine ihale ile kendilerine E plakası verdik. Daha sonra Kepez Belediyesi ile dönemin başkanı İsmail Yaşar Oğuz’du yaşanan sorunları, Kepez’de yaşayanların Çanakkale merkeze gelmesi, buradakilerin oraya gitmesi konusundaki karmaşayı çözmek amacıyla bir protokol yaptık. Bu protokolün yasal dayanağına göre; Belediyeler Yasası 5393 sayılı kanunun 75’nci maddesindeki ‘…Taşıma işlerinin yapılmasında bedelli veya bedelsiz üstlenebilir yada kuruluşlarla ortak hizmet gerçekleştirebilirler’ hükmüne göre oturup anlaştık. 27 Aralık 2006 tarihindeki bu protokol ile oradaki minibüsçü arkadaşlarda kooperatif uhdesine alınarak; toplu taşıma sistemi Kepez Beldesini de işin içine kattık” dedi.
“KEPEZ BELEDİYESİNİN DIŞLANMASI SÖZ KONUSU OLAMAZ”
Yapılan protokol ile oluşturulan komisyonda Kepez Belediyesi’nin de görüşlerinin alındığını belirten Başkan Ülgür Gökhan; “Yapılan protokol ile bir komisyonun oluşturulması ve toplu taşıma sisteminin iyileştirilmesi ve diğer konularda Kepez Belediyesinin görüşlerinin de alınması kararı alınmıştır. Şu anda da komisyonda Kepez Belediyesinin yetki verdiği arkadaşlar komisyona katılabiliyor kararlarda söz hakkını kullanabiliyor. Kepez Beldesinin içerisinde hat organizasyonun yapılmasında yetki bizlere geçmiş olmasına rağmen; belediyenin de görüşlerine başvuruluyor. Bu güne kadar da görevlendirilen arkadaş, her hafta yapılan toplantılarımıza katılıyor.
Dolayısıyla Kepez Belediyesi dışlanmamış, tamamıyla Kepez ile ilgili sorunlarında gündeme getirilip sorunlarının tartışılarak çözüm getirildiği bir süreç yaşanıyor. Ayrıca bu protokol ile Kepez Belediyesinin iki adet otobüsü de söz konusu hatlarda çalışabileceği belirtiliyor. Şu anda Kepez Belediyesinin sadece bir otobüsü bu hatlarda görev yapıyor. Protokole göre iki otobüs çalıştırma hakları var ama şifai görüşmelerimizde kendilerine Kepez Belediyesinin, belediye resmi plakası olmak üzere daha fazla otobüs çalıştırabileceğini, hatta isterse kendi Kepez sınırları içerisindeki güzergâhlarda destek verebileceğimizi ilettik” dedi.
“AKTARMA YAPMAK MEVCUT ULAŞIM SÜRESİNİ KISALTMAZ, UZATIR”
Kepez Belediye Başkanı Ömer Faruk Mutan’ın dile getirdiği; “Esenler’den kalkan otobüsler Kepez’e bir saatte gelebiliyor” sözlerine de yanıt veren Başkan Ülgür Gökhan, “Esenler-Kepez arasında hizmet veren expres otobüslerimiz var. 35 dakikalık bir süreçde bu otobüsler sefer yapıyor. Bu kadar uzun bir güzergahta bu kadar sürenin geçmesi de normal karşılanmalıdır. Burada bir aktarma talebi var ama; aktarma süreyi kısaltmaz tam tersine süreyi uzatır.
İndiniz yeni araca binecekseniz yeni ücret vereceksiniz.
Bunun verimli olmadığını düşünüyorum. Elbette ki burada bir trafik yoğunluğu olduğu zaman bu süreçler uzayabilir ama bu sadece Çanakkale’ye özgü bir sorun değil, trafik yoğunluğu olan tüm şehirlerde neredeyse bu tür ulaşım sorunları yaşanıyor. 117 adet toplu taşıma sistemimizde araç var. Kepez-Çanakkale arasında tam sekiz hatta hizmet veriliyor. Sistemimizde belediyeye ait 66 aracın 40 tanesi Kepez belediyesine kadar hizmet veriyor. Kışın bu sayı daha da artıyor. Kepez’e ulaşım sıkıntısından bahsetmemiz bu durumda söz konusu değil” dedi.
“YENİ DEVLET HASTANESİNE ULAŞIMIN ENGELLENMESİ SÖZ KONUSU OLAMAZ”
Kepez Belediye Başkanı Ömer Faruk Mutan’ın söylediği; “Kepez Belediyesi toplu ulaşım sorunu çözülmezse; Yeni açılacak devlet hastanesine gelecek olanlar Kipa’da iner” sözlerine de yanıt veren Belediye Başkanı Ülgür Gökhan; “Değerli Başkan çok yanlış bir ifadede bulunmuş. Bu sözleri halklara karşı yapılmış olmasını doğru bulmuyorum. Çünkü yeni açılacak Devlet Hastanesi de toplu taşıma sisteminin içerisindedir. Herhangi bir engellemenin yapılması da söz konusu olamaz.
Böyle bir şey söz konusu olursa da yetkili kurumlar devreye girer; devletin Valisi var gerekli tedbirler alınır. Neden böyle bir söz söyledi anlayamıyorum. Bu tür tehditlerde bulunmak; sosyal demokrat bir belediye başkanına açıkçası pek yakışık kalmaz diye düşünüyorum. Bu sistem devam ediyor; devam etmeye de devam edecektir. Eğer mahkeme kararıyla bu protokol bozulursa; vatandaşların sağlıklı ulaşımı için oturulur yeni çalışma yapılır” dedi.
“İLÇE OTOBÜSLERİNİN KEPEZ’E GİRMESİ YETKİSİ KENDİLERİNDE!”
İlçelerden gelen otobüslerin Kepez Belediyesine girip-girmemesini de değerlendiren Başkan Ülgür Gökhan; “Lapseki ve o taraftan gelen araçlar garajda yolcularını boşaltıyorlar, insanlar Kepez’e gelmek için bir sürü araç değiştirmek zorunda kalıyorlar şeklinde bir sitem var. Bu ifadeler tamamıyla bilgisizlikten kaynaklanıyor. 2011 yılında yapılan yasa değişikliği ile belediyelerin yetkisine verilmiştir ilçe minibüslerinin şehir merkezlerine girişleri.
Biz ilçe minibüslerine eski garajın oradan dolaşarak ring yaparak gitmelerine müsaade ettik. Hatta tespitlerimize göre günün bazı saatlerinde de bu minibüsler Troya Caddesinde gidip geliyorlar. Bunlarda bir sıkıntı yok. Bu yetkiler bizim belediyemizde olduğu için biz bunlara müsaade ettik. İsterlerse Kepez Belediyesi de yetkisini kullanarak bu otobüslere yetki verebilirler” dedi.



Çanakkale Belediye başkanı Ülgür Gökhan, Kazdağları’nda yaşanan tahribata dikkat çekerek, Kazdağları’nın doğal güzelliğinin korunması ve gelecek nesillere bırakılması amacı ile verilen mücadelenin önemini vurguladı.
“İda, Çanakkale Demektir”
Yani Biga’sından Çan’ına, Bayramiç’inden Ayvacık’ına kadar, bütün bölgeyi kapsar. Hatta Gökçeada’yı da kapsar. Gökçeada’nın en tepesinde bir su kaynağı vardır. O su, Kazdağları’nın suyudur. Kazdağları aynı zamanda Midilli Adası demektir. Yani bu coğrafyanın kutsal ve mitolojik bir bağı vardır. Kazdağları, doğal zenginlikleri yaratan bir dağ olmuş. Aynı zamanda doğurgan da bir dağdır. Oksijeni ile su kaynakları ile doğal bitkileri içinde barındıran, kendine özgü ağaçları ile anılan ve mitolojiden beri gelen, bin pınarlı bir dağdır. Yani sadece ülkemizin değil, dünyanın da en önemli dağlarından bir tanesidir. Coğrafi konumu ve üstünde taşıdığı zenginlikler bakımından bir bütünlük arz eder. Onun sonucunda, oradan gelen sular, oksijen ve alüvyonlar ile ovalarımız oluşmuştur. Bu ovalarımızda da bildiğiniz gibi bölgemize özgü ürünlerin oluşmasına, üretilmesine kaynak olmuştur. Eğer bugün Çanakkale Domatesi, Ezine Peyniri diyorsak ya da şeftali ve kirazımızdan bahsedebiliyorsak, zeytinyağımızın kalitesinden söz edebiliyorsak, bunun bir numaralı sebebi Kazdağları’mızın varlığıdır. Onun için Kazdağları’nın, İda Dağı’nın üzerinde titriyoruz”.
“Çocuklarımız İçin Korumak Zorundayız”
“Biraz önceki konuşmada derneğin yaşlılardan oluştuğu söylendi. Bunun çok hızlı bir biçimde gençleşmesi lazım. Yani yöneticilerin yaşlarından bahsetmiyorum, gençlerin ilgisinden bahsediyorum. Bizler, yani belli bir yaşın üzerindekiler Kazdağları’nı yaşadık, nimetlerinden faydalandık, faydalanmaya da devam ediyoruz. Hep beraber varlığımızı koruma gayreti içerisindeyiz. Kimin için? Kendimiz için değil. Biz yararlandık ve yaşadık. Ama biz çocuklarımız için bunları korumak zorundayız. Çocuklarımızın bu zenginliği yıllar boyu yaşayabilmesi için bizim bu coğrafyayı korumamız lazım. Korumak için de mücadele etmemiz lazım. Bu bizim boynumuzun borcu. Biz bunu lütuf olarak yapmıyoruz. Bu bizim insanlık borcumuz. Geleceğe olan borcumuzu ödemek zorundayız ve ödemeye de çalışıyoruz”.
“Mücadele Bittiği Noktada Tekrar Ortaya Çıkacaklardır”
“Eğer hep birlikte verdiğimiz bu mücadele olmasaydı, şu anda her taraf tarumar olmuştu. ÇED’lere karşı yapılan mücadele olmasaydı, eylemler yapılmasaydı, tüm bunlar gündeme getirilmeseydi, bu gün daha kötü bir durumda olurduk. En son Ayvacık Gülpınar’da zeytinlikler için yapılan mücadele kazanıldı. Zannetmeyin ki gittiler, bir köşeye sindiler. Mücadele bittiği noktada tekrar ortaya çıkacaklardır. Çünkü o rant ve para hırsı var ya, sanki bu hayat bitmeyecekmiş gibi düşünüp çok paranın kendilerine mutluluk getireceğini düşünenler var ya, işte onlar pusuda bekliyorlar. Onlar pusudaysa, biz de tam tersine nöbette olmaya devam etmek zorundayız”.
“Lokomotif Olmamız Gereken Noktadayız”
“Burada tabi kendi menfaatimiz de var. Bunu sadece çocuklarımız için yapmıyoruz. Çünkü suyumuzun, havamızın kirlenme riskine karşı bu mücadeleyi yapmak zorundayız. Doğa bozulduğu zaman bunun geri dönüşü yok. Son dönemlerde yaşanan yağışlardan sonra olanları görüyorsunuz.
Dere yataklarının kapatıldığında, ormanların kesildiğinde, yakıldığında neler olduğunu görüyorsunuz. Doğa bize bir şeyleri gösteriyor. Yapmayın diyor, yeşili bozma, oksijeni yok etme, suları kirletme diyor. Ama biz anlamamakta direniyoruz. Sanki o para, rant bizim hayatımızı kurtaracak zannediyorlar. Bizim gibi düşünen insanlar çok fazla, ama lokomotif olmamız gereken noktadayız. İda Dayanışma Derneği bu konuda büyük mücadele yürütüyorlar. Biz de onlara destek oluyor ve mücadelelerine katılıyoruz”.
“Kadınların Verdiği Mücadeleyi Kutluyorum”
“Gülpınar’a gittik ve orada verilen mücadeleye katkı verdik. Orada mücadele veren kadınlar kazandı. Kadınların bu bağlamda verdikleri mücadeleyi kutluyorum ve kendilerini tebrik ediyorum. Neden kadınlar bu mücadeleye sahip çıkıyor? Çünkü kadın anadır, doğurgandır ve üretimin ne olduğunu bilir. Onun için kadınların bu mücadelesini çok önemsiyor ve kadınlarımızı kutluyorum. Gülpınar’da da kadınlar bu mücadeleyi verdi. Gittik, destek olduk ve onlar da mücadeleyi kazandılar. Geçtiğimiz akşam festivalde onları misafir ettim. Yine mücadeleci bir kadınının, Ümmiye Koçak’ın programına onları davet ettim. Neden? Çünkü mücadelenin sonunda farkındalık yaratıldığını bilmeleri lazım. Eğer mücadele ediyorlarsa, bu mücadelenin kutsallığının farkında olmalarını bilmelerini istedim. Her yerde de bunu yapmaya çalışıyoruz. Gençleri de bu mücadelenin içerisine katmamız lazım. Bu bağlamda gençleri bilinçlendirmemiz şart. Gençler ile beraber bu mücadeleyi vermek için destek vermeye devam edeceğiz”.
“Ben Gelecek Kuşaklara Olan Borcumu Ödüyorum”
“Bugün Belediye Başkanı olsam da olmasam da İda Dağı ve çevre mücadelesi içerisinde yer alacağım. Ben gelecek kuşaklara olan borcumu ödüyorum. Kazdağları’nın tahrip edilmesine neden olanlar, bunların altına imza atanlar, onay verenler, emin olun ki en büyük günahkarlar. Çünkü Allah’ın yarattığı ve gelecek nesillere aktarmamız için bunları korumamızı söyleyen Allah’ın emirlerine aykırı davranıyorlar”.
“Maden Çıkartarak Toplum Zenginleşmez”
“Madenciliğe karşı mısın diyorlar. Hayır karşı filan değilim, ama doğanın üstü altındaki madenden daha değerliyse, elbette ki doğamızı koruyacağız. Madenler zenginliğimiz ise doğamız zenginlik değil mi? Doğamız da zenginlik. Birçok kıraç alan var ve orada işleyebilirsin. Orada madeni işlerken de doğaya dikkat edeceksin. Havasına suyuna dikkat edeceksin. Maden çıkartarak toplum zenginleşmez”.
“Toplumun Kalkınması Bilimden Geçer”
“Avrupa’da birçok çevre kirliliği yaratan tesis kapatılıyor. Bizim gibi ülkelerde de bunları teşvik ediyorlar. Çimento fabrikaları, termik santraller, nükleer santraller kapatılıyor. Almanya’da petrol mü var? Ama ne yapıyorlar, başka yönden zenginleşiyorlar. Bugün en büyük zenginlik bilimdir. Toplumun kalkınması bilimden geçer. Ama biz ne yapıyoruz? Ranta gözümüzü dikmişiz, imarda rant, çevrede rant, eğitimde geriye dönüş. Sonuçta kendi kendilerinin ayaklarına sıktıklarının farkına varacaklardır. En son sınav sonuçlarını da görüyoruz. O çocuklar başarısız değil, o imam hatiplere gitmiş çocuklar başarısız değil. Onlar da en az diğer okullara giden çocuklar kadar zeki. Ama siz onlara doğru eğitim vermezseniz sonuç bu olur. Halbuki kalkınmamız için hem çevremizi koruyacağız, hem geleceğimizi koruyacağız. Bunun için de öne bilimi koymak zorundayız”.



Zeytin Nöbetine Destek…
Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, Ayvacık’ın Gülpınar Köyünde yapılmak istenen jeotermal çalışmalarına karşı zeytin ağaçlarını korumak amacı ile direnişe geçen köylülere destek verdi. zeytin ağaçlarına sahip çıkmak için nöbet tutan köylüleri ziyaret etti.
Jeotermal arama çalışmaları nedeni ile yaşanan tahribatı incelemek ve zeytin ağaçlarını korumak için nöbet tutan köylülere destek vermek amacı ile Gülpınar’a ziyaret düzenleyen Başkan Gökhan’a Çanakkale Milletvekili Muharrem Erkek ve CHP Ayvacık İlçe Başkanı Mesut Bayram eşlik etti. Başkan Gökhan ziyaret kapsamında ilk olarak Gülpınar Köyü Muhtarı Ünal Karagöz’ü ziyaret etti. Başkan Gökhan, Muhtar Karagöz’den jeotermal çalışmaları nedeni ile yaşanan tahribat hakkında bilgi aldı. Başkan Gökhan ardından jeotermal arama çalışmalarının yürütüldüğü alanda zeytin ağaçlarına sahip çıkmak için nöbet tutan köylüleri ziyaret etti. Başkan Gökhan, alanda incelemelerde bulunurken, yaşanan tahribat hakkında bilgiler aldı.
Burada nöbet tutan vatandaşlar ile sohbet eden Başkan Gökhan; “Özellikle 14 Nisan 2017 tarihli Çanakkale Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünün yazısı beni ilgilendiriyor.
O yazıda şöyle diyor; ‘İlgili belgelerin değerlendirilmesi sonucunda P2, P3, P6 nolu alanlarda yapılmak istenen jeotermal kaynak arama amaçlı sondaj çalışması talebi, 3573 sayılı Zeytinlerin Islahı ve Aşılattırılması adlı kanunun 20. maddesi kapsamında uygun görülmemiştir’. Devam ediyor; ‘P7, P8, P9 ve P10 nolu alanlarda yapılmak istenen sondaj çalışması talebiniz, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı kanunun 14. maddesi kapsamında uygun görülmemiştir’ diyor.
Bitmedi, devam ediyor; ‘P1, P4, P5, P11 alanlarında yapılmak istenen sondaj çalışması talebiniz, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı kanunun 13. maddesi kapsamında uygun görülmüş, ama arama faaliyetlerinizi 12 ay süresince tamamlamanız gerekmektedir. Ancak söz konusu işlem geçici bir ön değerlendirme olup, Bakanlıktan alınması gereken izinlerin mevzuatlarını içermemektedir. Bu nedenle, jeotermal su kaynağı bulunması ve yatırım yapılmak istenmesi durumunda Koruma Kanunu kapsamında yeniden izin alınması gereklidir. Tarım İl Müdürlüğü 14 Nisan’da bunları yazmış, daha sonra Mayıs ayında yukarından bir parmak el atmış bu işe. Sonrasında Bakanlık tarafından yazılan yazıda; ‘Bakanlığımızca yapılan yeniden değerlendirme sonucunda, çevresinin zeytinlik alan ile kaplı olduğu tespit olunan bahse konu arazinin vasfının zeytinlik olmadığı, üzerinde zeytin ağacı bulunmadığına’ deniyor. Ama burada zeytinler var” dedi.
Sondaj çalışmalarının yapıldığı alanda bir vatandaşın da mülkünün işgal edildiğini ifade eden Başkan Gökhan; “Bir başka konuda şu, bu alan hazinenin olabilir. İzin de verilmiş olabilir, ama şu anda bulunduğumuz alan başka bir kişinin mülkiyeti. Şahsın mülküne de tecavüz etmiş. Yol buradan geçirilmiş. Bunların izni var mı? Hiçbir şey yok. Bunların dışında bir başka konu da, 3 kilometre mesafesi olayı var.
Onu da vaz geçtim, buna 300 metre diyelim. Ama burada 30 metrede zeytin var. Biraz önce bir arkadaşımız söyledi, burası organik zeytin üretim çabası içerisinde. Bunu burada yaptığınız an, organik üretim vasfınız sıfırlanır. Çiftçinin menfaati de sıfırlanmış olur. Bu tür çevreyi zehirleyen malzemeler kullanılarak araştırma yapılması çok tehlikeli. Mebran branda kullanmışlar. O brandanın delinmeyeceğini kim garanti edebilir? Buraları deprem bölgesi. Deprem nedeni ile o mebranın zedelenmeyeceğini kim garanti edebilir? Böyle bir durumda o sülfürik asidin tüm bölgeye yayılması söz konusu olacaktır” dedi.
Altın madenciliğine karşı da aynı mücadeleyi yürüttüklerini belğirten Başkan Gökhan; “Aynı mücadeleyi altıncılar ile Kazdağları’nda da yapıyoruz. Siyanürle altın aramaya karşı orada da mücadele ediyoruz. Maalesef bir de termikçiler var. Çanakkale’nin coğrafyası, sadece burası değil, Biga Yarımadası da buna dahil, Türkiye’nin en güzel ve en verimli coğrafyası. Ama bunu ne hikmetse perişan etmek için, buralardan rant etmek için buraların talan edilmesine müsaade ediyorlar. Mücadelemizi engellemeye çalışıyorlar. Maalesef iktidar partisinin milletvekilleri de buna ön ayak
oluyorlar. Yani bu yörenin insanlarının hak ve hukuklarını koruyacaklarına, buradan rant elde edecek, bir menfaat elde edecek kurumların, şirketlerin menfaatleri doğrultusunda hareket ediyorlar. Tüm bunlar nedeni ile yapmış olduğunuz bu eylem çok kutsal. Verdiğiniz mücadele nedeni ile hepinizi ayrı ayrı kutluyorum” şeklinde konuştu.
Başkan Gökhan, nöbetin devam etmesinin önemine vurgu yaparak; “Buradan sizin gitmenizi bekliyorlar. Eğer siz yorulursanız, gelir biz bekleriz. Bir hafta da gelir biz bekleriz. Zeytin bizim, bu bölgenin varlığının nedeni. O nedenle zeytinimiz çok önemli. Dünyada giderek kuraklaşan bir iklim var. O nedenle zeytinimizi ne kadar çok koruyabilirsek, o kadar bizim menfaatimize olur. Bizim bir ağacımız bile çok önemli. Ne olacak şuradan 5 ağaç gidiversin diye düşünmemeliyiz. Tam tersine 5 ağaç daha dikmeliyiz” dedi.
Sondaj çalışmalarının hukuksuz bir şekilde devam ettiğini ifade eden Başkan Gökhan; “Burada bir kere hukuksuzluk ve yasadışılık var. Bir hemşerimizin mülküne tecavüz var. Zaten bu konu ile ilgili de dava açılmış. Gözünüzün içine baka baka gitmenizi bekliyorlar. Benim hemşerilerim, Çanakkale’de savaşan atalarımızın torunları. Hiçbir yere gitmezler. Nasıl ki o gün düşmanı savuşturdularsa, bunları da buradan savuştururlar. Bu konuda hiçbir sıkıntımız yok. Sonuna kadar arkanızdayız. Bu konu siyasi bir konu değildir. Bu konu tamamen insani konudur. Bu bir ülke konusudur. Sadece burada değil, bu eylem tüm Türkiye’deki hukuksuzluklara ve çevreye verilen zararlara karşı verilen mücadeleye destek olacaktır. Mücadeleniz hayırlı olsun” dedi. Başkan Gökhan, konuşmasının ardından köylülerin taleplerini dinlerken, mücadelenin devam etmesi için gereken desteği vereceğini ifade etti.



Çanakkale Belediyesi tarafından yöresel ürünlerin korunması ve sürdürülebilir olması amacı ile başlatılan Tohum Sandığı projesi kapsamında üretilen yerli ürünlerin ilk hasadı yapıldı. Hasat öncesinde Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, incelemelerde bulundu.
Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, ilk hasat öncesinde Tohum Sandığı’nı ziyaret etti. Başkan Gökhan, Tohum Sandığında yerel tohumların gelecek nesillere aktarılması amacı ile ekilen ürünleri incelerken, Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekiplerinden ürünler hakkında bilgi aldı. Başkan Gökhan, Çanakkale’nin marka ürünleri arasında yer alan domatesleri de yakından incelerken, tatlarına da bakarak lezzet kontrolü yaptı.
Çanakkale Belediyesinin çevre ve doğaya yönelik en önemli projelerinden biri olan Tohum Sandığında ilk ürünler, Çanakkale Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekipleri tarafından hasat edildi. Yerel tohumların üretilebilmesi amacı ile olgunlaşan karpuzları toplayan ekipler, Tohum Sandığının ilk hasadını gerçekleştirdi.



Çanakkale Belediyesinin ana destekçisi olduğu 4. Çanakkale
Korolar Festivalinin salon etkinlikleri açılış töreni, ÇOMÜ İÇDAŞ
Kongre Merkezinde yapıldı.

ÇOMÜ İÇDAŞ Kongre Merkezinde başlayan açılış törenine Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, eşi Hale Gökhan ve çok sayıda kentli katılım gösterdi. Törende açılış konuşmasını Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Öğretim Görevlisi Mete Gökçe yaptı. Gökçe konuşmasında; “Korolar Festivali’nin akademik anlamda birleşme çerçevesinde olabildiğince önemli. Hem birbirleri ile hem de Çanakkale halkı ile şehirde yaşayan herkesle kaynaştırmak için büyük bir koro olmaya gayret ediyoruz. Bu anlamda da büyük ülke içerisinde büyük bir koro olabilirsek, barış içinde birbirimizi anlayabilirsek daha çok gelişebileceğimize inanmaktayız“ dedi.
Gökçe’nin ardından konuşmasını yapmak üzere sahneye Belediye Başkanı Ülgür Gökhan çıktı. Başkan Gökhan, Çanakkale’ye kültürün ve sanatın yakıştığını ifade ederek; “Özellik Çanakkale ve Kurutuluş Savaşları sonrasında kurulmuş olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nde, bağımsız bir ülkenin özgür insanları olarak artık ülkemizin kalkınması için elimizden gelen çabayı gösterme zamanı gelmiştir.
Bu kalkınma yalnız ekonomik ve sosyal anlamda değil kültürel anlamda da kalkınma zamanı gelmiş ve giderek gelişme noktasında olacaktır. Yeter ki bugünkü sıkıntılarımızdan bir nebze olsun kurtulabilelim ve bu bağlamda bu noktaya göz dikebilelim” dedi.
Başkan Gökhan; “Kültür ve sanat bir toplumun en önemli damarlından bir tanesidir. Biz, korolar festivaline ev sahipliğinin dördüncüsünü yapıyoruz. Dün gece çok güzel bir başlangıç oldu. Festivali halkla beraber açtık. Eğlendik, güldük, dans ettik. Festivale uygun bir açılış töreni gerçekleştirdik. Herkes mutluydu, çünkü ortada sanat vardı. Demek ki, sanat insanı mutlu eden bir kavram. Bu noktada sanatın ve kültürün Çanakkale’ye çok yakıştığını söyleyebilirim. Sloganımız ‘Çanakkale Barışın Kenti’ diyoruz. Artık savaşlarla değil. Barış kültür ve sanat ile anılmak istiyoruz” dedi.
Festivalin uluslararası bir noktaya gelebilmesi için imkan sunmaya hazır olduğunu belirten Başkan Gökhan; “Biz, bu etkinliği 18 Mart Üniversitemize borçluyuz. Çünkü o olmasaydı festival olmayacaktı. O zaman bunu renklendiren gençlerde olmayacaktı. Diğer aktörler ile Mete hocamızın önderliğinde bu festivalimiz gerçekleşiyor. Finalinde güzel olacağına inanıyorum. Bundan sonra uluslararası olması noktasında imkanlarımızı sunacağız” dedi.
Başkan Gökhan son olarak; “Geleceğimizi kaybetmediğimiz, pırıl pırıl umutları yeşerttiğimiz, huzur, barış ve kardeşlik içerisinde yaşadığımız yarınları umut ediyorum. İnanıyorum ki, aynı bir koro gibi çok sesli, çok renkli, ama ahenkli bir ortak seste buluşmak hepimizi birleştirecektir” ifadelerini kullandı.



AK Parti İl Başkanı Yeşim Karadağ’ın yaptığı basın açıklamasında Çanakkale’nin CHP’li Belediye Başkanlarının katıldığı adalet yürüyüşünü ‘FETÖ, PKK gibi terör örgütlerine destek veriyorlar’ sözleriyle eleştirmişti.
Karadağ’ın yakın akrabasının FET֒nün kadın yapılanmasına yönelik operasyonda tutuklandığına atıf yapan Ülgür Gökhan; “Çanakkale’de FETÖ ile irtibatlı siyasi İl Başkanı da var! Saklı, ailede saklanmış" dedi.
Gökhan, AK Parti İl Başkanı Yeşim Karadağ’ın yaptığı basın açıklamasında kullandığı; “İlk bakışta masum bir yürüyüş olarak gözüken bu yürüyüşe FETÖ, PKK gibi terör örgütleri de destek veriyor, yürüyüşte DHKP-C Marşları çalınıyor” sözlerine yanıt verdi. Başkan Ülgür Gökhan; “FET֒cülere destek, köstek şudur budur gibi ifadeler var. Bu lafları Eden insanların konuşurken Aynaya bakmalarını tavsiye ederim. Bizlere FET֒cüler destek oluyorlar, FET֒cüler gibi konuşuyorlar diyenlere tavsiyem var; aynayı karşılarına koyacaklar bu lafları ederken FET֒cüleri görecekler. Beni FETÖ ile hiç yan yana görmediniz, bizi FET֒cüler ile hiç yan yana görmediniz” dedi.
ÇANAKKALE’DE FETÖ İLE İRTİBATLI SİYASİ İL BAŞKANI VAR!
4 Ocak 2017 tarihinden Çanakkale’de yürütülen FET֒nün Kadın yapılanmasına yönelik operasyonda AK Parti İl Başkanı Yeşim Karadağ’ın yakın akrabası olan A.K gözaltına alınmıştı. Yapılan yargılamanın ardından da Karadağ’ın akrabası A.K tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. İl Başkanı Yeşim Karadağ’ın akrabasının FET֒nün kadın yapılanmasına yönelik operasyonla tutuklanmasına atıf yapan Belediye Başkanı Ülgür Gökhan; “Çanakkale’de FETÖ ile irtibatlı birçok siyasi İl Başkanı da var! Saklı, ailede saklanmış! Ama bende böyle bir şey yok. Beni kimse FETÖ ile ilişkilendiremez. Bu noktada Sayın AK Parti İl Başkanı Yeşim Karadağ’a meclis toplantısında cevap vereceğim.



Sevgili Hemşerilerim; biliyorsunuz önce göz bebeğimiz Kaz Dağları, ardından Atikhisar Barajı Su Toplama Havzası bölgesindeki altın arama çalışmaları ve bu çalışmaların doğaya, suya, toprağa, insana, hayvana kısaca tüm yaşama vereceği zararlar, zeytinlik alanların ölüm fermanı olarak nitelenen bir sürecin gölgesinde “ 5 Haziran Dünya Çevre Günü” nü kutluyoruz.
Tüm bu karanlık tablo için bu günü kutlamak çok yerinde bir tanım olmayabilir, ancak çevre için, tüm bu kötü tabloyu engelleyebilmek için mücadele eden herkesi gönülden kutluyorum.
Yerel yönetim anlayışı; yalnızca yol, imar, çöp, su hizmetlerini sağlamak değil aynı zamanda, kentte yaşayanların ve gelecekte yaşayacakların sağlıklı bir çevrede yaşamlarını sürdürebilmeleri için gerekli önlemleri almak, gerekli çalışmaları yapmak demektir. Biz bugün yaşayanların, geleceğe borcu ve büyük sorumlulukları var. Bu anlayıştan hareketle geçtiğimiz Nisan ayı Belediye Meclisinde bir karar aldık. Nihayetinde bu sorun tüm Çanakkale’yi ilgilendiren bir sorundu ve Belediye Meclisi olarak bu soruna bir el atmamız gerekiyordu. Geçtiğimiz günlerde de değerli meclis üyesi arkadaşlarımla Balaban Tepesinde toplandık ve Atikhisar Barajı’na sahip çıkmak ve olası felakete dikkat çekmek amacıyla bir basın açıklaması düzenledik.
Üzülerek söylemeliyim ki doğa tahribatı gizli oyunlar içinde kendisini iletiyor. Kaz Dağları’nda da aynı mücadeleyi verdik, hala veriyoruz. Altın arayışında yemyeşil Kaz Dağları’mız ve su kaynaklarımıza gözler çevrildi. Daha çok yeni, zeytinlik sahalarda yapılaşmanın önünü açacak yasa tasarısı ile karşı karşıya geldik. Umudumuzu kaybetmedik. Bunun sonucunun ne gibi felaketlere yol açacağını anlattık.
Ben, bu şehrin Belediye Başkanı olarak tüm duyarlı kesimleri ve bu kentin insanlarını kendi geleceklerine sahip çıkmaya davet ediyorum. Birlik olmalıyız beraber olmalıyız. Biz ki, Gezi Parkı’nda bu direnişin en yücesini göstermiş insanlar, şimdi de Çanakkale’yi Çanakkale yapan değerlerimizi, suyumuzu, toprağımızı ve temiz havamızı koruyacağız. Doğaya yapılan her türlü kötü girişime karşı çıkacak, gözümüzün önünde doğa katliamı yapılmasına izin vermeyeceğiz. Milyonlarca yıl önce bu hava, bu toprak, bu su vardı, bundan sonra da olacak. Gerek bu şehrin Belediye Başkanı, gerek Ülgür GÖKHAN olarak mücadele vermeye devam edeceğim.
5 Haziran Dünya Çevre Günü’nü doyasıya kutlayabileceğimiz günlere hasret, sevgi ve saygılarımla.
Ülgür GÖKHAN - Belediye Başkanı



Çanakkale Belediyesi, geçen 6 Şubat da Ayvacık'ta meydana gelen 5.3 büyüklüğündeki ve 10 mahallede hissedilen depremde mağdur olan depremzedelere Ayvacık İlçe Pazaryeri'nde iftar yemeğine verdi.
Davete, Çanakkale Belediye Başkanı CHP'li Ülgür Gökhan, Ayvacık Belediye Başkanı
AK Parti'li Mehmet Ünal Şahin, Küçükkuyu Belediye Başkanı CHP'li Cengiz Balkan,
CHP Çanakkale İl Başkanı Nejat Önder, vatandaşlar ve depremzedeler katıldı
Yemeğin ardından konuşan ve depremde özellikle Tuzla, Yukarıköy ve Gülpınar'ın çok etkilediğini belirten Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, "Allah'a şükür bir ölüm yok. Ama sonuçta depremden hasar gören köyler var.
Köylülerin evlerinde yıkımlar var. Deprem uzun sürdü. Defalarca sarsıntılar oldu. Dolayısıyla depremzedelerin moral ve motivasyonunda bir bozukluk oldu. Depremzedelerle biz daha önce Çanakkale'de kahvaltıda bir araya geldik. Sportif faaliyetlere de onları misafir etmiştik. Bu akşam da o bölgenin köylüleriyle bir iftar programı yapalım dedik. En azından onlara dayanışma içerisinde olduğumuzu, onları unutmadığımızı ve bir sıkıntıları olduğunda onların yanında olduğumuzu ifade etmek istedik. Mübarek Ramazan ayında bir kez daha acılarını hafifletmek için böyle bir organizasyon yaptık" dedi.



KİRAZLI ALTIN MADENİNE KARŞI BELEDİYE DE HUKUKİ MÜCADELE BAŞLATACAK
Çanakkale'nin Çan İlçesi'ne bağlı Kirazlı Köyü'ndeki altın madeninin yakın bir zamanda işletmeye açılacağını duyup bir süredir bunu protesto eden çevrecilere Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan ile belediye meclis üyeleri de destek verdi.

Madenin, kentin içme suyu ihtiyacını karşılayan Atikhisar Barajı'nı zehirleyeceği iddiasıyla Çanakkale Belediyesi konuyu yargıya taşıyacak.
Kirazlı'da bulunan Balaban tepesi orman gözetleme kulesi sahasında bir süredir yürütülen altın arama çalışmalarına karşı mücadele veren çevreciler, madenin yakında işletmeye açılacak olması nedeniyle yeni bir kamuoyu oluşturmaya hazırlanıyor. Çanakkale İda Dayanışma Derneği, Çanakkale Kent Konseyi Çevre Meclisi gibi sivil toplum örgütleri, olayın ciddiyetini anlatmak için bugün Çanakkale Belediye BaşkanıÜlgür Gökhan ve bazı belediye meclis üyeleriyle birlikte kent merkezine bağlı Kirazlı Köyü bölgesindeki maden sahasına gitti. Katılımcılar, altın madenine karşı olduklarını anlatan pankartları gözetleme kulesine astı. İda Dayanışma Derneği Başkanı İlhan Pirinçciler, konuyla ilgili olarak hazırladıkları dosyadaki bilgileri Belediye Başkanı Ülgür Gökhan ve meclis üyelerine anlattı. Pirinçciler, "Kirazlı altın madeni işletmesinin açılması Çanakkale suyunun ölüm fermanı olacak. Ton olarak buradaki siyanür girdisi 26 bin ton. ÇED raporundan çıkardık. Zehirli ağır metaller toplamı 40 bin ton. Bunun 17 bin 400 tonu arsenik, 87 tonu civa" dedi.
BAŞKAN GÖKHAN HALKI DESTEĞE ÇAĞIRDI
Çanakkale'nin 10 kilometre yakınında 51 milyon metreküp su kapasiteli Atikhisar Barajı'nın birçok yeraltı ve yerüstü su kaynağıyla beslendiğini belirten Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan da sunları söyledi:
"Şu anda bulunduğumuz tepe, komple çukur hale getirilecek. Bu ormanlık alanda 600 metre çapında ve 400 metre derinliğinde bir çukur oluşacak. Buradan çıkarılacak olan kayaçlar, zehirli ağır metallerle, özelikle siyanürle işlenmek suretiyle ayrıştırılarak altın içinden alınacak. O topraklar olduğu gibi kalacak. Çünkü burası bir deprem bölgesi, burada en ufak bir çatlamada sızıntılar, sular buradan giderek, kılcal damarlar suretiyle bizim barajın içine girecek. Bu metaller barajı kirlettiği andan itibaren geri dönüşü yok. Biz de yasal sürece belediye olarak bilfiil katılmak amacıyla geçen ay bir meclis kararı aldık. Yazılarımızı yazdık. Cevaplar geliyor. Bu cevaplara karşı hukuki mücadeleyi başlatacağız. Bunun kararını aldık. Çanakkale halkının da harekete geçmesi gerekir. Artık sadece sivil toplum kuruluşu, gönüllüler ya da sadece belediye ile kalmamalı bu iş. Burada herkesi davet ediyoruz. Sadece Çanakkale'yi değil, tüm Türkiye'yi bu konuya sahip çıkmaya davet ediyoruz."
Altın madenine karşı düzenlenen etkinlik orman gözetleme kulesi önünde toplu fotoğraf çekilmesiyle son buldu. Toplu fotoğraf çekimi sırasında grup ellerini kaldırarak, 'dur' işareti yapıp, altın madeni işletmeciliğine 'dur' mesajı verdi.


KENTİN HİZMETİNE GİRDİ


Çanakkale Belediyesinin önemli projelerinden birisi olan ve yaklaşık
11 bin metrekarelik bir alanda bulunan Sağlıklı Yaşam Parkında
kentliler, keyifle spor yapabilecek.

Çanakkale Belediyesi, kentlileri sağlıklı yaşama ve spora teşvik etmek amacı ile yürüttüğü çalışmalarına devam ediyor. Kentlilerin konforlu ve rahat bir şekilde spor yapabilmeleri amacı ile Çanakkale Belediyesi'nin yürüttüğü Sağlıklı Yaşam Parkı Projesi, 16 Mayıs 2017 Salı günü gerçekleştirilen açılış töreni ile hayata geçirildi.
Esenler Mahallesi'nde gerçekleştirilen açılış törenine Belediye Başkanı Ülgür Gökhan ile eşi Hale Gökhan, Vali Yardımcısı Bekir Sıtkı Dağ, Çanakkale Cumhuriyet Başsavcısı Hikmet Turan, Belediye Başkan Yardımcıları, Belediye Meclis Üyeleri ve çok sayıda kentli katıldı. Açılış töreni Çanakkale Belediyespor Kulübü jimnastik takımının gerçekleştirdiği gösteri ile başladı. Törende ilk olarak konuşan Çanakkale Belediyespor Kulübü 2'inci Başkanı Doğan Türkmen; “Çanakkale Belediyespor Kulübü olarak 1987 yılından bu yana, aralıksız 13 branşta kent sporunun gelişmişine katkı sağlamaktayız.
Kulübümüzün temel ilkesi, çocuklarımıza ve gençlerimize sporu sevdirmek, dayanışmayı, yardımlaşmayı, mücadele etmeyi ve kazanabilirlik becerisini aşılamaktır. Bu bağlamda kulübümüz ulusal ve uluslararası müsabakalarda yarışacak sporcular yetiştirmektedir ve yetiştirmeye de devam edecektir. Şu anda açılışını yapıyor olacağımız Sağlıklı Yaşam Parkında tenis kortları, kaykay, paten pisti, buz pisti, basketbol sahası, yürüyüş yolları, çok amaçlı spor aletleri, fitness salonu ve çok amaçlı faaliyetleri ile birlikte her yaştaki insana spor yapma olanağı sağlamaktadır. Bu açıdan siz katılımcıları ve tüm Çanakkale halkını bu tesislerden faydalanmaya davet ediyorum.
Bu tesisler Çanakkale Belediyesinin Çanakkale halkına sunduğu çok değerli bir hizmet anlayışıdır. Çanakkale Belediyesi Sağlıklı Yaşam Parkı'nı Çanakkale'ye kazandıran değerli Belediye Başkanımız Sayın Ülgür Gökhan'a ve bütün emeği geçenlere kulübümüz adına sonsuz teşekkür ediyoruz” dedi.
Törende konuşan Belediye Başkanı Ülgür Gökhan; “Esenler Mahallesi eski Çanakkale'den sonra yeni yerleşim alanı olarak planlanmış bir mahalle. Eski Çanakkale, Barbaros Mahallesi dahil olmak üzere, özellikle Kemalpaşa, Namıkkemal, Cevatpaşa, Fevzipaşa gibi mahallelerimiz, bunlar eski Çanakkale'nin mahalleleri. Ama Esenler daha sonra yerleşime açıldı. Dolayısı ile de planlı bir yerleşim alanı Esenler Mahallesi'nin bulunduğu alan. Dolayısı ile bu planlama içerisinde takdir edersiniz ki, elbette ki yeşil alanlar daha fazla. Fazlası ile yeşil alan, sosyal alan yaratma fırsatımız var burada. Örneğin biraz ileride Özgürlük Parkı var. Hemen karşımızda yine bir piknik alanımız var.
Şimdi de bu alanı bir spor alanı olarak gerçekleştirdik. Daha ileride de başka parklarımız var. Ayrıca Yörem Meyve Bahçesi’ni oluşturduk. Geçen sene bu meyve bahçesinin de fidanlarını diktik. Şimdi de, 60 metrelik yolun sol tarafında yeni planlanan, imara açtığımız bir alanımız var. Orada da iki tane 75’er bin metrekarelik yeşil alanımız var. Bu tür tesisler ile Çanakkale'deki her kesimin yararlanacağı, spor yapma, en azından yeşil alanda keyif yapma fırsatını yaratmış oluyoruz. Dolayısı ile güzel bir mahalledeyiz ve bugün de burada bir spor alanını tamamladık” dedi.
Sağlıklı Yaşam Parkı alanının Hazineden devralınarak hayata geçirildiğini ifade eden Başkan Gökhan; “Bu alan Hazineye ait bir mülk idi. İmarda yeşil alan olarak görülüyordu. Hazine arazileri yeşil alan olduğu zaman Belediyelere tahsis ediliyor. Bu alanın tamamı karşı tarafla beraber 26 bin metrekare. Spor tesisi olarak yaptığımız alan 11 bin metrekarelik bir alan. Hazineden buranın devrini aldık ve bu şekliyle de tesisimizi açma fırsatı bulduk ve Çanakkale halkının hizmetine sunduk” dedi.
“Gençlerimizin Başarısı İçin Spor Şart”
Spor yapmanın önemini de vurgulayan Başkan Gökhan; “Spor çok önemli. Toplumlarda spor yapma alışkanlığı giderek artıyor. Özellikle sağlıklı yaşam için sporun çok önemi var. Bunu televizyonlarda, okullarda, her yerde duyuyoruz. Bunu yapabilmek için de insanlara fırsat yaratmak lazım. Bu tür alanlar, kentte yaşayan herkesin, çocuğundan tutun büyüğüne kadar, hatta yaşlısına kadar önemli alanlar. Yaşlısı ne yapacak? Yürüyecek. Çocuklar için oyun alanlarımız var, bunun dışında kafeteryamız, fitness alanı, bir basketbol sahamız, bir kaykay pistimiz, buz pateni pistimiz, iki tane tenis kortumuz var. Bu şekli ile olabildiğince daha fazla spor aktivitesinin yapılabileceği bir alan. Kentte yaşayanlara bu fırsatı yaratmak zorundayız. Çünkü Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk'ün bir sözü var, 'Sağlam kafa, sağlam vücutta bulunur'. Çok doğru bir söz. Kafanın çalışması için spor aktivitesi çok önemli. Biraz önce Lapseki'den gelen bir öğretmen ile iki öğrencisi vardı.
Plevne Ortaokulu öğretmeni ve iki öğrencisi ile açılıştan sonra röportaj yapacağız. Röportajın konusu ise şu; ‘Acaba öğrenciler spora ilgi duyarlarsa derslerinden geri kalırlar mı?’ Ailelerde böyle bir anlayış vardır biliyorsunuz; 'Oğlum bırak topu şimdi dersine çalış' gibi. İşte, topu bırakmadan başarılı olunabilir mi, diye soracaklarmış. Ben şimdiden söyleyeyim, kesinlikle spor yapan daha başarılı olur. Bunu iddia ediyorum. Sadece ben etmiyorum, uzmanlar da bunu söylüyor. Biliyorsunuz batı ülkelerinde ders başarıları, okul başarıları için spor yapan çocuklar, kültürel hizmetlerde bulunan çocuklar, ekstra puan alırlar. Örneğin, 10 üzerinden 7 aldıysa, o çocuğun notlarına ilave puanlar verilir. Hatta yurtdışındaki okullara müracaat edildiğinde, o formların içerisinde lisanslı olarak hangi sporları yapıyorsun diye sorular vardır. Onlar kabullerde sizi iki basamak yukarı çıkarır. Dolayısı ile spor için mücadele edeceğiz ve yeni tesisler yapmak için yatırımlarımıza devam edeceğiz. Spor Müdürlüğü ile de bu bağlamda diyaloglarımız var. Onlara da fırsatlar yaratmaya çalışıyoruz. Güzelyalı'da Gençlik Kampı yapılacak. Yine bu bağlamda her yatırıma destek olmaya çalışıyoruz” dedi.
“Bu İmkanları Özellikle Gençlerimiz İçin Yaratmak Durumundayız”
Gençleri kötü alışkanlıklardan kurtarmanın en iyi yolunun gençleri spora yönlendirmek olduğuna vurgu yapan Başkan Gökhan; “Özellikle gençler ve çocuklarımız çok önemli. Biliyorsunuz çocuklarımız ve gençlerimiz için en büyük tehlike, uyuşturucu tehlikesi. Onların bu illetin kucağına düşmemesi için, spor ve aktivite noktasında onlara her türlü imkânı yaratmak hepimizin boynunun borcu. Sadece devlete bırakmak olmaz. Biz de yerel yönetimler olarak, aileler olarak, sosyal kurumlar olarak gençlerin sosyal ve sportif aktivitelerde bulunmaları için onlara fırsat yaratmak durumundayız” dedi.
Parka Şehit Kıvanç Kaşıkçı’nın Adı Verilecek
Sağlıklı Yaşam Parkı'na şehit Kıvanç Kaşıkçı'nın adının verilmesinin planlandığını belirten Başkan Gökhan; “Maalesef bir şehidimiz var. Astsubay Kıvanç Kaşıkçı şehidimiz var. Onunla ilgili demiştim ki ailesine, eğer müsaade ederseniz bu alana şehidimizin adını verelim, o şekilde anılsın. Önümüzdeki mecliste konuyu gündeme getireceğim. Belediye Meclisimiz de bu kararı verecektir, bunda hiç şüphemiz yok. Daha sonra önümüzdeki ay içerisinde, Ramazan'dan sonra, burada yine bir anma töreni ile beraber bu alana onun adının verilmesi için buluşacağız. O şehitler olmazsa, bizler bu işleri burada yapamayız. Bunu unutmamamız lazım. O şehitler sayesinde burada ayakta duruyoruz. Hem karşıdaki şehitlerimizi, hem de bugün vatan savunması için canlarını veren şehitlerimizi asla unutmayacağız, unutmamalıyız. Unutursak, yok oluruz. Millet için, var olabilmemiz için, bizler adına yapılan fedakarlıkları unutmayacağız. Kimseye de unutturmayacağız. Mustafa Kemal'i de unutturmayacağız, şehitlerimizi de, gazilerimizi de unutturmayacağız. Bu ülke için fedakarlık yapan herkesin başımızın üstünde yeri olacaktır” dedi.
Açılış konuşmalarının ardından Belediye Başkanı Ülgür Gökhan ve protokol üyeleri kurdele keserek Sağlıklı Yaşam Parkı'nın açılışını yaptı. Kurdele töreni sonrasında ise Başkan Gökhan ve davetliler tesisleri gezerek Sağlıklı Yaşam Parkı ile ilgili bilgiler aldı. Başkan Gökhan, açılış töreni sonrasında Lapseki Plevne Ortaokulu öğretmen ve öğrencileri ile bir araya gelerek sohbet ederken, Sağlıklı Yaşam Parkı'nın açılış töreni katılımcılara pilav ikram edilmesi ile son buldu.
Sağlıklı Yaşam Parkı Hakkında
Çanakkale Merkez Esenler Mahallesi Özgürlük Caddesi üzerinde bulunan 771 ada 258 parselde 11,347 m² alana projelendirilen Sağlıklı Yaşam Parkı, açık ve kapalı alan düzenlemeleri ile kent geneline hitap eden spor alanıdır.
Açık sahalara hizmet eden 953 m² kapalı alana sahip binası ile birlikte, sentetik buz pisti, kay-kay platformu, basketbol sahası, tenis kortu, yürüyüş yolları, çocuk oyun alanları, yetişkin, çocuk ve engelli spor alanları ile bir bütün olarak tasarlandı.
Hizmet binasında ise, fitness salonu, dinlenme alanı ve soyunma odalarının yanı sıra kafeterya ve idari ofisler bulunuyor.



Gelecek nesillere aktarılacak olan yerli tohumların korunup temin edilebileceği Tohum Sandığı Projesi hizmete girdi.
Tohum Sandığı Projesi ile birlikte yerli tohumların toplanması, korunması ve saklanmasının yanı sıra Kazdağlarına da dikkat çekmek amacıyla “Kaz Dağları Çevre Koruma Koordinasyon Merkezi” adıyla çevre konularına ilişkin bilgilendirme faaliyetlerinde de bulunulması amaçlanıyor.
Çanakkale Belediyesinin çevre ve doğaya yönelik en önemli projelerinden biri olan Tohum Sandığının açılış töreni gerçekleştirildi. Tohum Sandığında, yerli tohumlarımız toplanacak, saklanacak ve gelecek nesillere aktarılacak…
Tarihi Emile Vitalis binasının bulunduğu alandaki Tohum Sandığının açılış törenine, Çanakkale Milletvekili Muharrem Erkek, Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, Ziraat Odası Başkanı İsmail Kaya, Belediye Meclis Üyeleri, Muhtarlar, Sivil Toplum Kuruluşlarının Temsilcileri, Belediye Başkan Yardımcıları, Belediye çalışanları, kent gönüllüleri ve çok sayıda davetli katıldı.
Açılış töreninde ilk konuşmayı Çanakkale Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürü Göksel Koyuncu gerçekleştirdi. Projeye ilişkin bilgiler veren Koyuncu, “Tohum Sandığı gibi tesislerin kurulmasının amaçlarından biri, ticari kaygı gözetmeksizin yerel tohumların üretici ve hobi sahipleri arasında tohum alışverişini sağlamaya öncülük ederek, yerel çeşitlerin korunmasına katkı sağlamaktır. Yerel tohumlar önemli çünkü; hibrit ve laboratuvar koşullarında üretilen GDO’lar doğadaki gen kaynağımız olan yerli ve yabani ırklarla tozlanabiliyor.
Biyolojik çeşitliliğimizi ve ekosistemi tehdit ediyor. Dirençli gen kaynaklarımızın yitirilmesi, patentli sertifikalı tohumların yaygınlaştırılması sonucu farklı strese dayanıksız ve coğrafyamıza ait olmayan türlerin olası kuraklık, hastalık ve böcek saldırıları karşısında yaşanacak kayıplar nedeniyle doğabilecek kıtlığa sebep olunabiliyor. Yapılan araştırmalar biyolojik çeşitliliğin azalması ile astım, alerjik hastalıklar, kanser çeşitleri hatta depresyon gibi hastalıklar arasındaki bağlantıya dikkat çekiyor. Bir tarafta dirençli ve besleyici gen kaynaklarımız yitiriyor, patentli sertifikalı tohumları yaygınlaştırıp tohum tekellerini zenginleştirip yerli tohumları tohum bankalarına hapsederken, diğer yanda gıda güvenliğimizi çokuluslu birkaç şirketin eline bırakıyoruz” dedi.
Pek Çok Tohum Toplandı
Proje çalışmalarının başlamasıyla birlikte pek çok tohuma ulaştıklarını kaydeden Koyuncu, “Tohum sandığımızın yapımına başlanılması ile kendi yöremiz, ailemiz ve arkadaşlarımızla yerli tohum arayışına başladık. Gördük ki hala yöremizde köylerimiz, bahçe ve balkonlarımızda bu çeşitler kullanılıyor ve aranıyordu. Üretim alanında müdürlüğümüz seralarında çimlendirilen bu tohumların bazıları ekildi ve yetiştiriliyor.
Biga’dan, Bayramiç’ten, Çan’dan ve merkez köylerimizden temin ettiğimiz mısır, kara karın börülce, tez gelen kabağı, sarı nohut, bamya, karakılçık buğdayı, yerli alaca karpuz, sakız bakla, domates, pembe domates, fıstık, kış kavunu, günebakan ve dağ çileği fideleri gelişiyor. Mor fesleğen, karagöz kadife, kına, portakal nergisi ve kedi tırnağı gibi mevsimlik çiçekler hem bu alanda hem de Park ve Bahçeler Müdürlüğünün seralarında tohum hasadından sonra üretilerek kentimiz peyzajına kazandırılması amaçlanıyor. Ayrıca, şekerpancarı, sarı kunduz buğdayı, susak kabağı, maydanoz, bal kabağı, susam ve bostan tohumlarımız da ekimi beklemektedir. 1900’lü yıllarda Emile Vitalis tarafından yapılmış, Belediyemizce su makineleri tesisi olarak kullanılmış bu binanın peyzaj ve yetiştirme alanlarındaki sulama suyu, önceki yıllarda kentimize su temin eden keson kuyunun tekrar çalıştırılması ile elde edilmiştir. Binada bulunan toplantı salonu ve derslikte ekolojik tarım, amatör bahçıvanlık, çevre bilinci konularında kurslar, seminer ve toplantılar düzenlenmesi hedefleniyor. Ayrıca gerek STK’lar gerekse üniversitemiz ve gönüllülerle ortak projeler geliştirmeyi hedefliyoruz” diye konuştu.
Yerli Tohumun Önemi Büyük…
Açılış töreninde bir konuşma yapan Belediye Başkanı Ülgür Gökhan ise, tarımın ülkenin önemli kaynaklarından biri olmasına rağmen en çok ihmal edilen sektörlerden biri olduğuna değindi. Gökhan, “Her yıl, Belçika büyüklüğündeki toprağımızı ekemiyoruz. Tarımdan uzaklaşıyoruz, toprağımızın kirlenmesine engel olamıyoruz. Tohumlarımızı geliştiremiyoruz. İthal tohumlar, GDO’lu ürünler ya da hibrit tohumlara mahkum olmuş durumdayız. Tabi onlar da kendi hastalıklarını getiriyor. Bu sefer de kendi hastalıkları ile uğraşıyoruz. Bir örnek verelim, Çanakkale domatesi… Hibrit tohum geldi ama TUTA ile beraber geldi. Şimdi TUTA ile mücadele ediyoruz. Yarın başka bir üründe başka şeyler oluyor. Dolayısı ile kendi yerel tohumlarımızın burada önemini bir kez daha vurgulamak için bu girişimi yapıyoruz. Çünkü yerel tohum ne demektir? Bu yörenin şartına kendini yıllar, yüzyıllar boyu oluşturmuş, bu yörenin kendi iklim şartlarının oluşturduğu bir sürece girmiş ve bu yörenin en önemli tohumu, ürünü olmuş. Bizim de bunu yaratmamız gerekir. Tabi bu bilim adamlarımızın yapacağı bir iş, bizim işimiz değil ama biz en azından bizim yörenin tohumlarını kaybolmadan, yok olmadan muhafaza altına alalım, bunları üretelim, buralarda üremesini sağlayalım. Bu süreç içerisinde bilime de bir alt yapı sağlamış oluruz. En azından biz de buralarda yetiştirip, yayılmasını sağlayabiliriz” dedi.
“Çanakkale Belediyesi Olarak Tarıma Önem Veriyoruz”
Başkan Gökhan, konuşmasını şöyle sürdürdü; “Tarım noktasında Çanakkale Belediyesi olarak, mesela yukarıda, Esenler’de meyve bahçesi yaptık. Her çeşit meyveden ağaç diktik. Niye çünkü çocuklar, insanlar yörelerinin meyvelerini tanısın diye yaptık. Okulların hobi bahçeleri yapmalarına fırsat veriyoruz. Yani tarımı özendirmek, halkı tarımla buluşturmak ama aynı zamanda da özellikle tohum noktasında yöremizin tohumlarının kaybolmadan muhafaza etmek için bu binayı yaptık. Bu bina Emile Vitalis tarafından 1900 yılında yapılmış. Su müteahhitti aslında, belediyelerin kanallarını yapmış. 1999’lara kadar da burası faaliyet gösteriyordu. Daha sonra yeniledik. Bu bağlamda hem kültürel bir varlığımızı koruyoruz hem de yerel tohumlarımızı burada korumuş oluyoruz. Onun için ben bunu çok önemsiyorum.”
“Ürünlerimiz İle İlgili Riskleri Ortadan Kaldırmamız Lazım”
Kazdağlarındaki çevre mücadelesine de değinen Başkan Gökhan, “Tam Atikhisar Barajımızın üzerinde bir altın işletmeciliği teşebbüsü var. Ona engel olmak için elimizden geleni yapıyoruz. Tarım alanlarımızı sulayan bu kaynakların, bütün barajlarımızın çok iyi korunması lazım. Tarım alanlarımızın çok iyi korunması lazım. Buraların kirlenmemesi lazım. Dolayısı ile iklimin yok olmaması lazım. Burada bir iklim var ve bu bütün. Kazdağları, bütün Çanakkale ilinin tam göbeğinde, suyu ile oksijeni ile bu bölgeyi besleyen bir konumda. Bu iş yine sonunda tarıma gelip dayanıyor. İçme suyu için de önemli, ama tarım alanlarımız için de son derece önemli. Ürünlerimiz ile ilgili riskleri ortadan kaldırmamız lazım. Bu mücadelede maalesef aşırı ilaçlama, iyi ve sağlıklı bir ürün elde edememenin sonucunda hibrit tohumlar nedeni ile hastalığın da birlikte gelmesi ile aşırı ilaçlama, yanlış gübreleme, bunları alt alta koyduğumuzda, ihracatımızı da vuruyor, mallarımız geri geliyor. Dolayısı ile bunlar bir bütün. Biz de belediye olarak en azından bir teşebbüste bulunduk, bir ön açtık. Üniversitemiz, hocalarımız bize her zaman yol gösterebilirler. Bize destek olabilirler. Hep beraber bu duyarlılığı topluma ulaştırmış olacağız. Bunu bütün toplum, hepimiz, bir kez daha tarımın önemini aklımıza koymamız lazım. Mesela dün burada bir peynir çalıştayı yapıldı ve iyi oldu. Ben memnun oldum. Çanakkale’de olması doğrudur. Yakıştı ve herkes de bundan memnuniyet duydu. Mesela Sayın Bakanın ifadesi var, tarım alanlarını konuta açmayacağız diye. Çok doğru bir tespittir. Yöremizi korumamız lazım. Sayın Valimizin konuşması çok anlamlıydı. Sanki ben konuşuyorum gibi hissetim. Çünkü doğayı korumaya, Çanakkale’nin doğasını kavramaya ve bu doğanın mutlak korunması gerektiği konusunda en üst düzeydeki insanlar da bilinçlenmiş. Bundan büyük bir memnuniyet duydum. Özelikle herkesin katkılarını bekliyoruz. Elinde yerel tohumlar olan arkadaşlar varsa getirsinler. Biz de alalım, büyütelim, yetiştirelim ve depolayalım” diye konuştu.
Başkan Gökhan, konuşmasının ardından Tohum Sandığı projesine tohum bağışlayan kentliler ile binanın yapımında katkısı bulunan yüklenici firma yetkililerine plaket takdiminde bulundu. Binanın temsili açılışı da gerçekleşirken, konuklar hem bahçe hem de bina alanını gezerek bilgi alma fırsatı buldu.
Tohum Sandığı Hakkında
Yaklaşık 3.800 metrekarelik bir alan üzerinde bulanan Tohum Sandığı proje alanındaki binada toplantı ve teşhir salonu, bahçede tohum takas şenliği yapılabilecek alanlar ile 1.400 m2 peyzaj düzenlemesi ve 1.300 m2 tohum yetiştirme ve kurutma alanı bulunuyor.
Öte yandan proje ile birlikte yerli tohum temini üzerine çalışmalar da başlatıldı. Tohum Sandığı ile yörede kullanılan yerli tohumlar yaşayacak, genlerin korunması için bir adım atılacak, kentlilerimizin de bu tohumlara olan ihtiyacı giderilmeye çalışılacak.
Ayrıca Proje ile birlikte yöremizin doğal güzelliklerinden ve dünyanın sayılı oksijen merkezlerinden biri olan Kazdağlarına da dikkat çekmek amacıyla “Kaz Dağları Çevre Koruma Koordinasyon Merkezi” adıyla çevre konularına ilişkin bilgilendirme faaliyetlerinde bulunulması da amaçlanıyor.



Uzun yıllar kent ekonomisine katkı veren eski Trutaş fabrikasının bulunduğu alanın yaklaşık 10 bin metrekaresi Çanakkale Belediyesine hibe edildi.
Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, firma yetkilisi Yıldıray Ahmet ile Çanakkale Belediyesi Emlak ve İstimlak Müdürü Zeki Çakır’ın da katıldığı protokol imza töreninde bir konuşma yapan Başkan Gökhan, “Trutaş, kurutulmuş gıda üzerine yıllarca kente hizmet veren ama artık şehrin merkezinde kalmış olan bir müessese. Burasıyla ilgili bir plan tadilatı yapmıştık.
Orada Belediyeye hibe edecekleri bir alan vardı. Bu alanın tamamına baktığımız zaman, yüzde 49’unu almış oluyoruz. Yani Trutaş’ın imar plan tadilatı yaparak, sanayi alanından konut, işyeri, turizm, park, yeşil alan olarak terkleriyle, yollarıyla toplamda mülkiyetin yüzde 49’unu almış oluyoruz” dedi.
Başkan Gökhan, “Bununla birlikte bir adayı bize hibe ediyorlar. Ve bu adanın toplam metrekaresi itibariyle de, 10 bin 408 metrekarelik alanı, turizm tesis alanı, ticaret alanı, otopark ve yeşil alan olarak bize şartsız hibe ediyorlar. Dolayısıyla bundan sonra ikinci adada oradaki hakkımızı da inşaat aşamasında, ruhsa aşamasında kat karşılığı verecekleri mülkler olacaktır. Daha sonra onun protokolünü yapacağız.
Şimdi hibe alanıyla ilgili imzalarımızı atıyoruz. Ben Sayın Yıldıray Ahmet Bey’e teşekkür ediyorum. Çanakkale’ye hayırlı olmasını diliyorum” diye konuştu.



Çanakkale Belediyesi Ulaşım Hizmetleri Müdürlüğü bünyesinde hizmetlerini
sürdüren Yat Limanı, yat ve tekne sahiplerinin en çok tercih ettiği duraklardan
birisi olmaya devam ediyor.

Yat Limanının kent merkezinde yer alması yat ve tekne sahiplerinin çeşitli ihtiyaçlarını karşılamalarını oldukça kolaylaştırmaktadır. Kentin en yoğun sosyal yaşam alanı olan kordon bölgesinde bulunan yat limanı, kullanıcıların kentin sosyal yaşamına katılmalarına da olanak sağlamaktadır. Uluslararası ve ulusal düzeyde en yoğun olarak kullanılan İstanbul -Akdeniz yat güzergahı üzerinde bulunan Çanakkale Belediyesi Yat Limanı, Çanakkale Havalimanına yaklaşık 10 dakika mesafede oluşuyla da kullanıcıların tercih ettikleri limanların başında gelmektedir.
Yat Limanı Kullanıcılarına Çevre Dostu Çözümler
Ülkemizde kent yaşamıyla iç içe olan sayılı yat limanlarından birisi olan Çanakkale Belediyesi Yat Limanında, yatçıların kenti gezmeleri ve alışveriş merkezlerine gidip gelmeleri için ücretsiz bisiklet hizmeti de verilmektedir. Böylece yat limanı çevre dostu alternatif ulaşım araçlarının özendirilmesine ve karbon ayak izi miktarının azaltılmasına da katkı sağlamaktadır.
Hizmet Kalitesi Her Geçen Gün Artıyor
Yat Limanında 2016 yılında gerçekleştirilen iyileştirme çalışmalarıyla beraber kapasite ve hizmet kalitesi artırımı sağlanmıştır. Aynı zamanda Yat Limanımız geçici hudut kapısı olduğundan transit Log işlemleri marina personeli tarafından kısa süre içinde yapılmaktadır. Yatçılarımızın elektrik, su, akaryakıt, sıcak duş, tuvalet, çamaşır yıkama, internet gibi ihtiyaçlarının karşılanabildiği marinamızda palamar, tonoz ve zodyak hizmetleri de mevcuttur. Ayrıca marinamızda yat ve tekne sahiplerinin rahat etmelerini sağlamak amacıyla misafir salonu da bulunmaktadır.
Çanakkale Boğazının ortasında kullanıcılar için güvenli bir liman olma özelliğini koruyan Yat Limanımızda, özel güvenlik personeli ve idari personelimiz tarafından 7/24 hizmet verilmektedir. Yine Yat Limanımızda her türlü güvenlik tedbirleri alınmış olup, gece görüşlü kameralar vasıtasıyla 7/24 izlenmektedir.











http://www.burasicanakkale.com ©  2000  - Bütün hakları Saklıdır.